DÜNYA KUPASI TARİHİ - Kupalar
1930 Uruguay
Kazanan: Uruguay
Katılan takım sayısı: 13
Önemli eksikler: Avrupa'nın büyük ülkelerinden sadece Fransa katılmadı.
Turnuvanın sürprizi: ABD'nin 3. olması
Altın Ayakkabı: Guillermo Stábile (Arjantin)
Şampiyona istatistiktikleri:
Atılan gol: 70 (maç başına 3.89 ortalama)
En fazla gol atan takım: Arjantin (18)
Düzenleniş şekli: Eleme aşamasında biri 4, diğer üçü 3'er takımdan oluşan 4 grupta maçlar oynandı. Gruplarınında 1. olan takımlar yarı final oynadı.
Oynanan maç sayısı: 18


Şampiyonadan ilginç bilgiler
  • Turnuvanın başlamasına 8 hafta kala hiçbir katılımın olmayacağı Avrupa kıtasından 4 ülke, FIFA başkanı Jules Rimet'in tüm masrafları karşılamayı garanti etmesine üzerine ikna oldu.
  • Arjantin ve Fransa arasında oynanan grup maçı, Arjantin 1-0 öndeyken hakem hatası yüzünden 6 dakika erken bitirildi. Yarım saatlik bir beklemenin ardından maç kaldığı yerden devam ettirildi fakat başka gol olmadı.
  • Peru kaptanı Placido Galindo, Romanya'ya ile oynanan grup maçında çıkan ve polis tarafından yatıştırılan olaylar sonucunda turnuvada kırmızı kart gören ilk futbolcu oldu.
  • Final maçında iki top kullanıldı. Birini ilk yarı sonunda Uruguay, diğerini ikinci yarı sonunda Arjantin aldı.
  • Oyunculardan birine saldırmak için sahaya atlayan Amerikalı taraftar, yere düşürdüğü elindeki bir şişe kloroformu almaya çalışırken koklayarak kendini bayılttı.
  • Uruguay kalecisi Antonio Mazzali, ailesiyle görüşebilmek için gizlice otelden ayrıldığı anlaşılınca turnuva kadrosundan çıkarıldı. Peru ve Romanya arasında oynanan ve tribünlerde 300 kişinin izlediği maç, hala Dünya Kupalarının en az seyirci karşısında oynanan karşılaşması.
  • Orijinal ismi ''Zafer'' olan kupa Fransız heykeltıraş Abel Lafleur tarafından tasarlandı.
NASIL DÜZENLENDİ, NELER YAŞANDI?

Arjantin'li Guillermo Stábile, Amerikalı kaleci
Jim Douglas'ın yanından 6. golü kaydediyor.
Her ne kadar İngilizler sistemli futbolu dünyaya hediye etmişlerse de, bu oyunun en önemli turnuvası bizlere Fransızlardan miras kalmıştır. Federation Internationale de Football Association (FIFA) 1904 de Paris de kuruldu ve başkan Jules Rimet uluslar arası anlamda en iyiyi belirleyecek bir turnuvanın fikrini sundu.1929'da FIFA ilk Dünya Kupası'nı düzenlemek için bir oylama yaptı.

Uruguay kupaya ev sahipliği yapmaya gönüllü olan tek ülkeydi. Bağımsızlığının 100. yılını kutlayan ve Olimpik futbol ünvanının o zamanki sahibi olarak ev sahipliği için mükemmel bir seçimdi.

95.000 kişi kapasiteli çok amaçlı tasarlanmış Estadio Centenario Stadı'nın inşasının turnuva başladıktan 5 gün sonra bitirilebilmesine rağmen, Uruguay'ın davetini kabul eden 13 takım bir karnaval havasında karşılanmıştı.

Sadece dört Avrupa takımı; Fransa, Belçika, Yugoslavya ve Romanya gemilerle 3 hafta süren bir yolculukla okyanusu aşarak Güney Amerika'ya ulaştı. Romanya Takımı, bunu kendine görev bilen Kral Carol'un oyuncağı gibiydi. Fakat çiçeği burnunda bir turnuvada takımın daha ilk turda elenmesi kraliyeti pek de sarsmadı. Yugoslavya dışında bütün Avrupa takımları grup maçları sonunda elenince yarı finallerde Arjantin ABD ile eşleşirken Uruguay da Yugoslavya ile karşılaştı.

Fifa başkanı Jules Limes, ilk dünya kupasını
Uruguay federasyon başkanı Dr. Raul Jude'a veriyor.

İngiliz ve İskoç göçmenlerden oluşan kadrosuyla ABD grup maçlarında Paraguay ve Belçikayı silip süpürdü ve hiçbir Amerikan takımının o zamana kadar olamadığı kadar başarılı oldular. Fakat rüya yarı finalde ağır bir yenilgiyle bitti. Formunun zirvesinde olan forvetleri Guillermo Stàbile ile Arjantin ABD yi 6-1 gibi bir skorla hezimete uğrattı. Yugoslavlar da aynı skorla Uruguay karşısında havlu attılar. Birçoklarına göre defansları delip geçen en başarılı ilk siyahi oyuncuları José Andrade ile ev sahibi turnuvanın favorisiydi.

Final maçı River Plate'in iki yakasındaki ezeli rakipleri karşı karşıya getirmişti. Arjantin Stàbile'nin turnuvadaki sekizinci golüyle 2-1 öne geçmesine rağmen, Uruguay'ın onlara turnuvayı kazandıracak üç golüne cevap veremedi. Santos Iriarte'nin 22 metreden gelen şutuyla öne geçen Uruguay, Stàbile kenara geldikten sonra düğümü çözen gol son dakikada; sol elini çocukluk yıllarında bir kazada kaybetmiş olan forvetleri Hector Castro ile buldu. Estadio Centenario'yu dolduran çoşkulu kalabalık artık takımların Dünya Şampiyonu olarak çağırıyordu.

Dünya Kupaları
Efsaneler
Önemli Anlar