
Kazanan: İtalya
Katılan Takım Sayısı: 15
Elemelerdeki Takım Sayısı: 37
Önemli Eksikler: Arjantin, Uruguay, İngiltere, İspanya
Turnuvanın Sürprizi: Endonezya, Küba
Altın Ayakkabı: Leônidas (Brezilya)
İstatistik: Toplamda 84 gol(maç başına 4.67 gol) atıldı. En çok gol atan takım 15 golle Macaristan
Turnuva Formatı/Düzenlenme Şekli: Tek maçlı eleme usulü, beraberlik halinde maç tekrarı
Oynanan Maç Sayısı: 18
Tıpkı Mussolini'nin 1934 de yaptığı gibi Hitler de 1936 Olimpiyatları propaganda aracı olarak kullanmıştı. Bu yüzden FIFA herhangi bir politik şikeye mahal vermemek adına tarafsız bir buluşma yeri belirledi; federasyonun doğduğu yer, Fransa. Fakat hala çok önemli eksiklikler vardı.

1934'de olduğu gibi bazı takımların turnuvaya katılmak için kat ettiği uzun mesafelere bakılmaksızın, tek maçlı eleme usulü oynandı maçlar.
İlk turda eski şampiyon İtalya uzatma dakikalarında ofsayt gerekçesiyle golü sayılmayan Norveç karşısında çok şanslıydı.
Birinci turun, turnuvanın hatta o zamana kadar ki Dünya Kupaları'nın en ilginç maçı Leônidas'ın hat-trick yaptığı Wilimowski ise 4 gol atıp yine de Polonya'nın Brezilya karşısında 6–5 kaybettiği maçtı.
Diğer tarafta kadrosunu 1934 Avusturya Wunderteam ile güçlendiren Almanlar tekrar maçında İsviçre'ye karşı kaybedip elendiler.
Leônidas'ın iki gol attığı heyecanlı seri sonunda Brezilya, Çek Cumhuriyeti'ni yenerken ev sahibi Fransa çeyrek finalde İtalya'ya mağlup oldu.
Brezilya sahada harikalar yaratırken Leônidas turnuvanın oyuncusu seçilmeye adım adım yaklaşıyordu. Röveşata'nın mucidi olduğuna inanılan ve dünyanın ileride görmeye alışkın olacağı gerçek bir sambacıydı. Fakat sonra Brezilya yönetimi, Çek Cumhuriyeti karşısında oynanan iki yorucu maçın ardından belki de Dünya Kupası tarihinin en çılgın kararını vererek Leônidas ve diğer forvet Tim'i final maçı için dinlendirdiler. Böylesine bir aşırı güven, hala çok formda olan Giuseppe Meazzalı İtalya karşısında sonlarını hazırladı. Romeo'nun geç gelen tek golüyse Brezilya'nın tek tesellisi oldu.
"Kara Elmas" Leonidas, İsveç ile oynanan üçüncülük maçı için tekrar sahadaki yerini aldı ve gollerine devam etti. Brezilya turnuvalardaki en iyi derecesini alırken, Leônidas da gol kralı oldu. Belki de o “dinlendirme” kararı olmasaydı Brezilya için daha da fazlası olabilirdi.

Öne geçtikten sonra İtalya skoru korumaya yönelik oynamaya başladı, Gyorgy Sarosi'nin golü durumu 3–2 yaptı ve Macarları tekrar oyuna ortak etti. Sonucu belirleyen golü ise yine Piola kaydetti.
Pozzo yarattığı iki farklı takımla kupayı ikinci kez kazandı. Yıllar sonra Mussolini'nin Faşist İtalya'sının kuklası olmakla eleştirilse de hala İtalya'nın gelmiş geçmiş en büyük teknik direktörü olarak anılıyor. Maalesef bu turnuva gelecek 12 yıl boyunca düzenlenen son turnuva olarak anıldı. Dünya savaşı çıkmıştı ve futbola geri dönüldüğünde dünya haritası belirgin bir şekilde değişmişti.