
Kazanan Uruguay
Katılan Takım Sayısı 13
Elemelerdeki Takım Sayısı 34
Önemli Eksikler Fransa, Almanya, Macaristan
Turnuvanın Sürprizi Bolivya
Altın Ayakkabı Ademir (Brezilya)
İstatistik Toplamda 88 gol (maç başına 4.00 gol) atıldı. En çok gol atan takım 22 golle Brezilya
Turnuva Formatı/Düzenlenme Şekli Birincilerinin, her takımının birbiriyle karşılaşacağı (round-robin) final turuna yükseldiği dört grup vardı. Turnuvadan çekilen takımlar sebebiyle gruplardan ikisi 4, biri 3, biriyse 2 takımdan oluştu.
Oynanan Maç Sayısı 22

12 yıl önce düzenlenen son Dünya Kupası'na göre birkaç değişiklik vardı bu kez. Ev sahibi takım bu kez finale yükselebildi. Tek maçlık eleme sistemi yerine kupaya 2 aşama getirildi. Dört gruptan birincilerin çıkacağı ilk tur ve herkesin birbiriyle oynayacağı final turu. Ayrıca kazanan bu kez Dünya Kupası'nın kurucusu ve FIFA'nın 25 yıllık başkanının adını taşıyan Jules Rimet Kupası'nı kazanacaktı.
İngiliz futbolu uzun zamandır büyük bir kendini beğenmişlik içindeydi ve bu camianın önde gelenleri; Dünya Kupası'na küçümseyen gözlerle bakarlarken, dünyanın en iyi takımına sahip olduklarından hiç şüpheleri yoktu. "Ancak yüzlerine karşı başarılı olamadınız" demek bile hafif kaçardı. İlk maçta Şili karşısında alınan 2-0'lık galibiyeti, Belo Horizonte'de (Brezilya'nın 26 eyaletinden biri olan Minas Greais'in başkenti) belki de İngiltere'nin aldığı en utanç verici mağlubiyet olan 1-0'lık ABD yenilgisi takip etti.
Sonucu belirleyen golü, sonraları üzücü şekilde kendi ülkesinde François 'Papa Doc' Duvalier'in (Haitili diktatör) terör rejiminin kurbanı olan Haiti göçmeni Joe 'Larry' Gaetjens kaydetti. İngiltere'de maçın sonucu büyük öyle bir şok yarattı ki okuyucular gazetelerde basım hatası olduğunu, gerçek skorun 10-1 olduğunu zannettiler. İspanya'ya da kaybederek turnuvadan elenen İngiltere'nin üzerinde ki o kendini beğenmişlik duygusu da sonsuza dek yok olmuş oldu.
Diğer tarafta ev sahibi Brezilya grupta rahat ilerliyordu. Forvetleri Jair, Zizinho ve Ademir rakip takımları hallaç pamuğu gibi atıyorlardı. İlk finalini 1930'da oynayan Uruguaysa, Juan Schiaffino'nun dört golüyle Bolivya'yı 8-0 yenerek ikinci tura adlarını yazdırdılar.
Bu bir final maçı olmayan tek Dünya Kupası'ydı ama şampiyonu belirleyecek maç az önce bahsettiğimiz iki Güney Amerika takımı arasında oynandı. İsveç'i 7-1, İspanya'yı da 6-1'lik skorlarla yendikten sonra Brezilya Mili Takımı'nın kupayı ülkelerine kazandırmaları için sadece bir beraberliğe ihtiyaçları vardı. Ama olmadı.

Ghiggia önce Schiaffino'ya beraberliği getirecek olan golün pasını verdi. Sonra da çok dar bir açıdan yaptığı vuruşla kaleci Barbosa'yı geçerek son darbeyi (coup de grâce) vurdu.
Bu bütün Brezilya için milli bir felaket olmuştu ve ülke derin bir yasa büründü. Sadece 3 milyon nüfuslu Uruguay ise iki Dünya Kupası'na katılmış ve iki kupayı da kazanmıştı.