DÜNYA KUPASI TARİHİ - Kupalar
1978 Arjantin

Kazanan: Arjantin
Katılan Takım Sayısı: 16
Elemelerdeki Takım Sayısı: 107
Önemli Eksikler: İngiltere, Çekoslavakya,Sovyetler Birliği
Turnuvanın Sürprizi: İran, Tunus
Altın Ayakkabı: Mario Kempes (Arjantin)
İstatistik: Toplamda 102 gol(maç başına 2.68 gol) atıldı. En çok gol atan takım 15’er golle Arjantin ve Hollanda oldu.
Turnuva Formatı/Düzenlenme Şekli: Dört takımdan oluşan 4 grup, her gruptan ilk iki sıradaki takımlar iki gruptan oluşan bir üst tura yükselecekler grup birincileri finalde karşılaşacak.
Oynanan Maç Sayısı: 38

Tartışmalar/Anlaşmazlıklar
• 1976’da Arjantin’de askeri darbe oldu. Turnuvanın hazırlık sürecinde bazı takımlar katılıp katılmama konusunda tartışsalar da, turnuvayı boykot eden takım olmadı.
• Arjantin’in bütün maçları gece başladı. Böylece Arjantin kendi maçlarından önce oynanan maçların skorlarını öğrenerek kendilerine avantaj sağladılar. FIFA bu kuralı 1982’de değiştirdi.
• Arjantin finalden önceki son engelde Peru’yu 4 golle geçmek zorundaydı. Maçı 6-0 kazandılar. Bazı yorumculara göre maç şüpheli denecek kadar kolay olmuştu. Komplo teorisyenleri Peru kalecisi Quiroga’nın aslen Arjantin doğumlu olduğuna dikkat çektiler ancak iddiaların hiçbiri asla kanıtlanamadı.
• Brezilya ve İsveç arasında ki ilk tur maçının kayıp zamanları oynanırken Zico kornerden gelen topu kafayla gole çevirdi ancak hakem henüz top havadayken maçı bitirdiğini ve son düdüğü çaldığını iddia ederek golü iptal etti. Maç 1-1 berabere kaldı.
Dünya Kupası Hakkında Bilmedikleriniz

• Macaristan maçında Fransa takımı yerel bir takım olan Atletico Kimberley takımının formalarını giydi. Arjantin televizyonu sadece siyah beyazdı ve iki takımın da standart çizgili formaları ayırt edilemiyordu.
• Brezilya hiçbir maçını kaybetmemesine rağmen finale çıkmayı başaramadı.
• Hollandalı Ernie Brandts iki takım için de gol attı. Önce İtalya adına bir golü kendi kalesine atan Brandts, ardından da kendi ülkesi adına bir gol de İtalya kalesine attı. Maçı Hollanda 2-1 kazandı.
• Frankfurt’ta bir rahibe, Avusturya’nın Batı Almanya’yı yenmesini kutlayan bir adamı boğmaya çalıştığı için tutuklandı.

16 yıl sonra kupa tekrar Güney Amerika’ya döndü, üstelik bu kez hiçbir anlaşmazlık olmadan. Arjantin kanlı bir darbeyle yönetime gelen askeri cunta tarafından yönetiliyordu. Birçok ülke insan haklarını ihlal eden bu durumu protesto etmeyi düşünse de sonunda bütün takımlar elemeler için yerini aldı.

Hollanda protesto için çağrıda bulundu ancak hala Johan Cruyff’suz yapacak işleri vardı. Cruyff, sözüm ona bir kaçırılma girişiminden sonra eşine Güney Amerika’ya gitmeyeceğine dair söz vermişti. Bu arada Batı Almanlar da Backenbauer’sizdi. 1974 takımının gölgesinde kalmışlardı.

Ev sahibi takım favoriydi. Yıldızları Mario Kempes 1974’ün tecrübeli isimlerindendi. Teknik direktör Cesar Luis Menotti ayrıca Daniel Passarella ve kaleci Ubaldo Fillol’a çok güveniyordu. Hatta 17 yaşında ki harika çocuk Diego Maradona’yı kadro dışında bırakacak kadar çok.

Ama Arjantin,genç yıldız Michel Platini’li Fransa’yla karşılaştıkları ilk turda zorlanıyordu. 2-1 lik zor bir galibiyetin ardından İtalyanlar karşısında kazanmak zorundaydılar. Böylece maçlarını Buenos Aires’de oynamaya devam edebileceklerdi fakat başaramadılar. Roberto Bettega’nın tek golüyle İtalyanlar kazandı.

Hollandalılar Cruyff’un yokluğunun sıkıntısı yaşıyorlardı. Peru’nun birinci olduğu gruptan zar zor çıkmayı başardılar. İskoçya teknik direktörü Ally MacLeod’s'in tahminine göre turnuvayı kazanabilirlerdi. Peru’ya yenilip, Dünya Kupaları'nın gelmiş geçmiş en kötü maçı olarak kabul edilen maçta İran'la berabere kalmasalardı.

İskoçlar'ın Hollanda’yı iki farklı yenmesi gerekiyordu artık. Archie Gemmill’in attığı efsanevi golle 3-1 öne geçen İskoçlar sanki bir rüyadaydılar. Ama fazla uzun sürmedi. Johnny Rep sadece 4 dakika sonra bu gole cevap verip Hollanda’yı bir üst tura çıkarttı.

İkinci tur 1974 finalinin rövanşına sahne oldu. Hollanda Batı Almanya ile karşılaştı. Rene van de Kerkhof’un geç gelen golüyle beraberliği kurtardılar ama grubun asıl dikkat edilmesi gereken takımı; herzamanki güçlü defans ve orta sahalarını Bettega ve Paolo Rossi’nin oluşturduğu forvet hakkıyla kuvvetlendiren İtalyanlar'dı. Hollanda Avusturya’yı 5-1 ile geçtikten sonra finale gidecek takımı belirleyecek maç da ortaya çıktı. Willy Brandts kendi kalesine attığı golle İtalya’yı öne geçirdi. Daha sonra hatasını telafi ederek beraberlik golünü kaydetti. Sonucu belirleyen golü 36 metreden gönderdiği füzeyle Arie Haan attı ve Hollanda’yı finale taşıdı.

Arjantin ise ikinci tur maçlarına iyi başladı. Güçlü Polonya karşısında alınan 2-0 lık skorun ardından ezeli rakipleri Brezilya ile golsüz berabere kaldılar. Arjantin’in final biletini kazanabilmesi için Peru’yu 4 farkla yenmesi gerekiyordu. Spor tarihinin en tartışmalı sonuçlarından birinin sonunda Arjantin ihtiyacı olan şeyi aldı. Peru kalecisi Quiroga Arjantin doğumluydu ve sanki askeri yönetimin dokunuşundan biraz daha fazlası vardı. O zamanlardan beri Perulu yetkililere 50 milyon dolar rüşvet verildiğinin sözü edilip durur.

Hollanda final maçına iyi başlayan taraf olsa da Kempes Arjantin’i öne geçirdi. Ama Hollanda geriden gelip kenardan oyuna dahil olan Dirk Nanninga ile bitime 10 dakika kala beraberliği buldu. Uzatma dakikalarında Kempes oyunun kontrolünü tamamen eline aldı ve kaleci Jan Jongloed’den dönen topu ağlara gönderdi. Bitime beş dakika kala Daniel Bertoni skoru belirledi ve Arjantin’in adını tarihe 1978 Dünya Kupası Şampiyonu olarak yazdırdı.

Dünya Kupaları
Efsaneler
Önemli Anlar