Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
SİTE ARAMA:
 
Reklam
Özel Röportaj
Abdullah Avcı içini döktü! (Özel)

Abdullah Avcı içini döktü! (Özel)

Tarih27 Kasım 2007 , 14:34

Türk futbolunda geleceği en parlak gösterilen teknik direktörlerin başında gelen ve gerek milli takım gerekse de kulüp takımlarında gösterdiği başarılı performans ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Abdullah Avcı, AjansSpor Denizli temsilcisi Önder Varol'a çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Önder Varol'un kaleminden Abdullah Avcı'nın ilgi çekici açıklamaları...

Hiçbir idmanını izleme şansı yakalayamadığım Abdullah Avcı ile İstanbul seyahatim sayesinde yaratabildiğimiz bir sohbet ortamında birlikte olduk. Şahsı hakkında duyduğum övgü dolu sözler aklımın bir köşesinde başladığım bu röportajda merak ettiğim soruları sorma imkanı da yakaladım kendisine.

Ufuk İskender'e de bu röportajın gerçekleşmesindeki katkıları nedeniyle teşekkür ediyorum...

Abdullah Avcı ile buluştuğumuzda ilgimi çeken ilk şey Avcı’nın televizyonlarda gördüğüm kendinden emin ve samimi tavırlarını bizzat canlı olarak görebilmekti.

İlk kez yüz yüze görüşen ve daha önceden birbirini tanımayan 2 insanın konuşmalarında olabilecekler oldu. Ancak konu futbol olunca sohbet de güzelleşti.

Nasılsınız iyi misiniz? gibi karşılıklı soruların ardından genç, çağdaş ve bir o kadar da zeki; 'ben' demeyen ve 'biz' görüşü ile işini yapmaya çalışan; İstanbul gibi bir şehirde hedefleri olan bir teknik direktöre klasik ama onun daha iyi tanınmasını sağlamak amacıyla bazı sorular sordum.

Şu bir gerçek ki Abdullah Avcı için futbol bir sektör ve bu sektörde sadece İstanbul yok. Dünya ile birlikte tüm Türkiye var. Abdullah Avcı için ''Başarmak için her yol mubahtır'' sözü de pek geçerli değil. Lise mezunu olmaktan gocunmadığı gibi tam aksine yüzündeki akademik tavrı ile ilginç bir teknik direktör Avcı. En önemlisi kendinden emin. Kendisine güveniyor ama futbolda aşırı güvenin ne sonuçlar doğuracağını da bilenlerden. Bana bir yerde Ersun Yanal'ın ilk günlerini hatırlattı.

Geçen sezondan 6–7 oyuncunun yanında 12 yeni isim ile yollarına devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyespor, UEFA kriterlerine uygun 7 kulüpten de birisi.

Biz sorduk Abdullah Avcı da cevapladı. Sorular belli ama cevaplar bir o kadar net ve klasik olmaktan öte. İşte Avcı’nın söyledikleri...

''1980–1990 yılları arasında futbolda fiziki şartlar bu kadar iyi değildi. Daha sonra futbolun özerk olması ve kulüplerin yapılanması ekonomik anlamda da ivme kazandırdı bu sürece. Şu gün ise futbolda fiziki şartlar çok iyi olmamakla birlikte standartlar konusunda ağır gittiğini söyleyebilirim. Futbolda öncelik artık toplu eğitime bağlı''

''SIKINTI PROVOKE EDEN OYUNCULAR''
''Futbola bakış açısı çok önemli. İşini doğru yapmak en başta gelmeli. Hakemler futbolda sıkıntı değildir. Sıkıntı oyunu provoke eden oyunculardır. Basın ve yönetici topluluğudur. Kimse dışarıda konuştuklarını toplumun önünde konuşmamaktadır. Mağlubiyetin dünyanın sonu olmadığını anlatmak zorundayız''

''YÖNETİCİ TOPLULUĞU SONUÇLARA GÖRE KARAR VERİYOR''
''Futbolda seyirci azalıyor. Bunun sebepleri ortada. Stadlar kötü, futbol kötü. 9 haftada 8 teknik adam gitti. Bazı takımlar 3. teknik adamla çalışıyor. Oysaki ligde daha 13. hafta oynandı. Yönetici topluluğu sonuçlara göre kararlar verdiğinden altyapı, sistem, devamlılık ve eğitim faktörleri çok fazla önem taşımıyor''

''HER BAŞARIMA TESADÜF DENDİ''
''Bugüne kadar acaba ne yapacak? diye beklenenlerdenim. Pozitif yapsam da negatif bakılıyor. Başarılarınız hep tesadüfe bağlanıyor ve öyle karşılanıyor. Dünya 4.’sü olduk tesadüf denildi. Lig A da şampiyon olduk yine öyle. Süper Lig’de ne yapacak beklentileri var şu anda. Yaptıklarımız ortada ama yine de tesadüflere bağlanacak. Yarın da başarılı olsak yine de öyle söylenecek. O yüzden piyasada 6 ayda bir takım değiştiren ve dolaşan teknik direktör olmak istemiyorum. Olmayacağımda. Türkiye’de hedeflerim var. Olmazsa da Avrupa’da çalışmayı düşünüyorum''

''GALATASARAY İLE ANILMAK RAHATSIZ EDİYOR''
''Basında Galatasaray ile ismimin anılmasını yanlış buluyorum. G.Saray’ın bir teknik direktörü var. Doğru bir davranış şekli değil. Bu şekilde gündeme gelmek beni rahatsız ediyor. 3-4 maç kaybeden bir takımın maçına boşta olsam da gidip o takımın yöneticileri ile görüşmem. Soyadım Avcı ama avlanmam. Çok yanlış buluyorum bunu. Onun yanında bir teknik direktörlük görevinden ayrıldıktan sonra bazı isimlerin televizyon yorumculuğu yapmasını da yanlış buluyorum. Ya yorumculuk yapacaksınız ya da teknik direktörlük''

''DOLDUR BOŞALT OYNAYACAĞIMA KAYBETMEYİ TERCİH EDERİM''
''Benim ekibimle başında olduğum takımda sistem olur. Başarı olur. Her sistemi oynayabilen, kaybedince bile çok güzel oynayan, ayağa sağlam, göze hoş gelen bir takım oyunu olur. Doldur boşalt sistemi ile maç kazanmaktansa, kaybetmeyi tercih ederim. Futbolumuz da sonucumuz da iyi olmalıdır. Türkiye’de herkesin futbol bilgisi var ve herkes bir yorum yapabiliyor. Eğitim öncelikli olmazsa olmazlarımızdan. Futbol kötü ve seyircinin azalması da bundan kaynaklanıyor''

''TEK HEDEFİM DOĞRU İŞLER YAPMAK''
''Takımların başında sportif direktör olmalı ve yönetici topluluğu kendi sınırlarını aşmamalı. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyespor’da UEFA kriterleri ve bize inanan insanlarla çok iyi bir ortamda çalışıyorum. Sonuçlara göre değil güzel çalışmalarla değerlendirildiğim için memnunum. Sezon sonunda sözleşmem sona eriyor. Kulüp benimle sözleşme imzalamazsa başka takımlarla görüşürüm. En büyük hedefim doğru işler yapmak ve doğru işlerle anılan bir teknik direktör ve insan olarak anılmak''

Röportaj: Önder Varol / AjansSpor Denizli Temsilcisi

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Özel Röportaj
Reklam