Perek: ''Kulüpler Vergi yüküyle karşılaştı''
01 Aralık 2007 , 11:25
Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda devam eden
Fenerbahçe 100. Yıl Spor ve Bilim Kongresi çerçevesinde
gerçekleştirilen, ''Sporun Finansmanı ve Vergilendirme'' konulu panel,
Dr. Tevfik Altıok'un moderatörlüğünde, Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu
Üyesi Tahir Perek, Efes Pilsen Kulübü Asbaşkanı Çetin Çeki ve Yapı Kredi
Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hamit Aydoğan'ın katılımıyla yapıldı.
Kulüplerin çok ağır vergi yükü altında olduğunu ifade eden Tahir Perek,
özellikle stopaj vergilerinden yakınarak, ''Spor ve vergi, birbirine hiç
yakışmayan iki kavram'' dedi.
Perek, sporcularla yaptıkları anlaşmalarda verilen ücretlerin
vergilerini ödemenin yine kulüplere kaldığını ifade ederek, şunları
söyledi:
''Sporcular sözleşmelerini net bedeller üzerinden yapıyor ve yüzde
15'lik vergi yükü kulübe kalıyor. Bu da çok büyük külfet demek.
Trilyonları geçen rakamlar. Kulüplerin yıllık ödedikleri vergi rakamları
20-25 milyon YTL'yi buluyor. Kulüplerin gelirleri ise sadece profesyonel
futbol takımıyla sınırlı. Amatör şubelerin geliri yok ama yaptıkları
faaliyetler çok önemli. Devletin bir takımı veya sportif faaliyeti yok.
Kulüplerin amatör şubelerinde yetişen sporcular milli formaları giyiyor
ve madalyalar getiriyor. Kulüpler futbol gelirlerini amatör şubeler için
harcamak zorunda değil. O zaman devlet bu amatör şubeleri finanse etmek
zorunda. Kesin inancımız o ki, devletin amatör şubelerin harcamalarını
kulüplerden alacağı vergilerden mahsup etmesi lazım. Her yerde bunu
savunuyoruz.''
-ÇEKİ: ''SPORCULARI ÜCRETLERİ ÇOK YÜKSELDİ''-
Efes Pilsen Kulübü Asbaşkanı Çetin Çeki, özellikle giderek artan sporcu
ücretlerinin kulüpler için önemli bir gider haline geldiğini vurguladı.
Kulüp olarak finansmanı tamamen kendi içlerinde yapmanın zorluklarına
değinen Çeki, ''Daha önce 1980'li yılların ortasında iki kaliteli ABD'li
oyuncuya sezonluk toplam 45 bin dolar ödemiştik. Bugün orta karar yerli
bir oyuncu bile bunun 5-10 misli para talep ediyor'' dedi.
Avrupa standartlarında bir kulübün harcama kalemlerinin yüzde 80'ini
sporcu ücretleri, yüzde 20'sini ise deplasman giderlerinin oluşturduğunu
anlatan Çetin Çeki, Türkiye'de bu durumun neredeyse tam tersi duruma
dönüştüğünü ifade etti. Türkiye'nin basketbol geliri açısından mücadele
ettikleri tüm ülkelerin gerisinde olduğunu belirten Çeki, ''En önemli
gelir tabii ki sponsor gelirleridir. Ama Türkiye'de önemli ticari
faaliyetleri bulunan uluslararası firmaların basketbolu destekleme
konusunda neredeyse hiçbir etkinlikleri yok. İsrail'de Maccabi Tel
Aviv'in salonunun adı Nokia Arena, Litvanya'da Lietuvos Rytas'ın salonun
adı Siemens'dir. Bu kurumların Türkiye'de sponsorluk yaptığın gördünüz
mü. Bu durum, firmaların pazar büyüklüklerine bakıldığında, Türkiye
yapılan çok büyük haksızlıktır'' ifadelerini kullandı.
Ayrıca, paneli izleyenler arasında bulunan Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı
Şekip Mosturoğlu'nun yönelttiği, ''Ülker'in Fenerbahçe ile yaptığı gibi,
bir kulübe destek olma yoluna gitmeyi düşünmüyor musunuz?'' sorusuna da
Çeki, ''Biz kendi kulübümüzün sahibi olmayı 30 yıl önce benimsedik ve
bunu değiştirmeye niyetimiz de yok. Müessese kulübü ayrımı yapılmasının
da doğru olmadığını düşünüyorum'' cevabını verdi.
Öte yandan, Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hamit Aydoğan ise,
bankaların kulüplere kredi vermeye sıcak bakmadıklarına değinerek,
''Klasik yöntemlerle finanse edilen her türlü spor etkinliği, bankalar
için artık cazip değil. Çünkü bankalar kulüp başkanı ve yönetim kurulu
üyelerinin imzasıyla verilen kredilerin geri dönüşünü sağlamakta önemli
sıkıntılar yaşadılar'' şeklinde konuştu.
DAKİKA DAKİKA TAKİP


















