Diğer Sporlar
At üstünde "Anne-Oğul" rekabeti..
18 Ekim 2011 , 10:11

Yıldırım, 14 ve 18 yaşlarında iki erkek çocuğu olduğunu belirterek, bu
spor dalıyla büyük oğlunu götürdüğü binicilik kulübünde tanıştığını söyledi.
İki yıldır at bindiğini ve biniciliği çok sevdiğini ifade eden Yıldırım,
''Ev hanımı olduğum için monoton hayattan kurtulmak adına biniciliği tercih
ettim. Binicilik monoton olmayan bir spor dalı'' dedi.
Ailece ata bindiklerini, bunun da aile içinde rekabeti artırdığını
vurgulayan Ümran Yıldırım, ''Herkes adeta birbiriyle yarışıyor. Zaten çocuklar,
anne ve babalarıyla, eşler de birbirleriyle yarışır. Bu nedenle birbirimizle
yarışarak binicilikte daha ileri gitmeyi düşünüyoruz'' diye konuştu.
-Sırada baba ve küçük oğul var-
Aldığı dersler sonrasında lisans aldığını ve yarışlara girdiğini söyleyen
Yıldırım, ''Ben de büyük oğlum da lisans aldık. Şimdi sıra babamızda ve küçük
oğlumuzda'' ifadelerini kullandı.
Küçük oğlunun da yakında lisanslı bir sporcu olacağının altını çizen
Ümran Yıldırım, şöyle devam etti:
''Başkent Binicilik Kulübü, bizlere gerçekten çok rahat ettiğimiz bir
ortam sunuyor. Burası kendi evimiz gibi, geldiğimiz zaman istediğimiz rahatlığı
buluyoruz. Gençlere de kafe gibi yerlere gitmek yerine, bu tür sporlar
yapmalarını öneriyorum. Bir süre sonra insan kafede oturmaktan sıkılır. Binicilik
öyle değil. Çünkü at, canlı bir varlık, ne yapacağı belli değil. Dün iyi
binerken, bugün kötü binme ya da daha iyi binme olasılığı var. Yani sürekli bir
olasılıkla atın üstüne çıkıyorsunuz. Hiçbir şeyi daha önceden kestiremiyorsunuz.
Sonuç ne olacak belli değil. Düşme tehlikeniz var ama onun da ayrı bir tadı var.
İnsan farklı bir duygu karmaşası içine giriyor. Hepsi bir arada, mutluluk, neşe,
hüzün, hırs... Yani o yüzden gençlere kafelerde vakit geçireceklerine,
enerjilerini barlarda, diskolarda harcayacaklarına, at ile canlı bir varlıkla
geçirmeleri bence en doğrusu. Birlikte ortak hareket etmeyi öğrenmek, zaten bütün
enerjinizi alıyor. Başka şeye enerjiniz kalmıyor. Tesisten ayrıldıktan sonra tek
düşüncemiz, bir an önce dinlenip, ertesi gün daha iyi şekilde ata binmek. Atlar
da insanlar gibi, bazen neşeli oluyor, bazen hüzünlü. Bazen çalışmak istemiyor,
bazen çok çalışıyor. Kısacası bu sporda her şey var.''
-Oğul Yıldırım-
Oğul Tuna Yıldırım ise yaklaşık 3 yıldır ata bindiğini, dışarıda zaman
geçirmek yerine atlarla birlikte olmayı daha çok istediğini söyledi.
At binerken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını belirten oğul Yıldırım,
''Annemle ata binmek çok farklı bir duygu. Çünkü aynı zamanda biniyoruz, buradan
çıkıp eve gittiğimiz zaman da tek muhabbet at oluyor. 'Nasıldım, bunu nasıl
yaptım, nerede hatalıyım, sen nasıldın' gibi sorularla birbirimize destek
oluyoruz. Aramızda biraz rekabet de var. Annem beni yakalamaya çalışıyor. Ondan
daha iyi olduğumu annem de kabul ediyor. Bu sene üniversite sınavına girdiğim
için pek düzenli çalışamadım, sadece Adana ve Ankara'da birkaç yarışa katıldım.
İlerleyen dönemde daha çok zaman ayırmaya çalışacağım. Bütün arkadaşlarımı buraya
getirmek istiyorum. Arkadaşlarıma tavsiye ettiğim gibi, herkese biniciliği
tavsiye ediyorum'' şeklinde konuştu.
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
FACEBOOK YORUM
Toplam Yorum
SON HABERLERTüm Haberler
RESİM GALERİLERİ
AKTİF HABERLERTüm Haberler
ÇOK OKUNAN HABERLERTüm Haberler
AjansOtomobil.com










