Paraşüt tutkusu organizatör yaptı

Paraşüt tutkusu organizatör yaptı

Organizatör Muhammed Şirali, yaptığı açıklamada, yaklaşık 30 yıldır yamaç paraşütüyle uğraştığını, başladığı zamanlarda bu sporun çok gelişmediğini anlattı. 

Üniversite kulüplerinin daha çok bu işe öncülük ettiğini belirten Şirali, "Ben de Boğaziçi Üniversitesi'nde yetiştim. Sonra yavaş yavaş halka indi, artık daha çok özel kişiler bu eğitimi alıyor. Teknoloji de ilerledi. O zamanlar herhangi bir basılı kağıt, doküman bulmak zordu. İngilizcemiz olduğu için paraşütçüleri yurtdışından getiriyor ve kendimizi geliştirebiliyorduk. Artık internette her şeyi görebiliyorsunuz, daha hızlı gelişiyor" ifadesini kullandı. 

Şirali, her zaman yurtdışındaki yarışma ve festivallere gittiğini, orada nasıl bir organizasyon yapıldığını gördüğünü dile getirerek, şunları söyledi:

"Arama-kurtarma, itfaiye, ambulans, yay ekibinden nasıl organize olunması gerektiğini öğrendim. Aynı şeyi Türkiye'de yapmak istedim. İlk festivalimizi 1999 yılında Bolu'da gerçekleştirdik. O en tatlısıydı çünkü finansman bulmakta çok zorlanmıştık. Bir firma bize sponsor olmuştu. Çadırlar, uyku tulumları, başka firma da yemekleri vermişti, o şekilde başladı."

- "Riski sıfıra indiremiyoruz"
Yamaç paraşütünün uçaktan farksız, tamamen doğal bir spor olduğunu belirten Muhammed Şirali, koşarak enerjinin kanada aktarıldığını, onun sayesinde uçuşun gerçekleştiğini aktardı. 

Şirali, spora yeni başlayanlar için iyi bir eğitmen, malzeme ve bakış açısının çok önemli olduğunu ifade ederek, "Hiçbir zaman bu sporda riski sıfıra getiremiyoruz ama bütün o tedbir ve eğitimlerle farklı yerlerde uçarak kendi becerinizi geliştirebiliyorsunuz, riski azaltmaya çalışıyorsunuz. Hava şartları iyi değilse, kişi 'ben uçarım' derse o artık riski artırmış oluyor" şeklinde konuştu. 

Yamaç paraşütünde zaman zaman kaza yaşanabildiğini, o nedenle daha çok organizasyonda yer alan kişileri uçurmaya çalıştıklarını vurgulayan Şirali, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Hava şartları pek uygun değilse ileri seviye pilotları çıkarmaya çalışıyoruz. Her yıl 10 binlerce kişi trafikte hayatını kaybediyor. O sıradanlaşıyor ama bir paraşütçü kaza yaptığı zaman bomba gibi patlıyor. Tabii ki bu insanları etkiliyor, 'ayağım yerden kesilmesin' diyor. O yüzden bölgeyi bilen kişilerle uçmalarını ve hava şartlarını zorlamamalarını istiyoruz. 'Ben Türküm, her şeyi yaparım' mantığı bizde çoğunlukla ağır basıyor. Mutlaka eğitime zaman ayırmaları, sabırlı olmaları gerekiyor."

Tarih: 26.08.2015 11:30
Haberin Etiketleri
;