"Türkiye'den korkuyorum!"
15 Mayıs 2008 , 13:27

Brezilya Milli Takımı'nı çalıştırırken bazı Brezilyalı oyuncular
hakkında bilgi almak için Terim ile bir araya geldiğini anlatan Scolari,
''Bazı Brezilyalılar Fatih Terim'in takımında oynuyordu. Bana oyuncular
hakkında bilgi vermesini istedim. Brezilya dışında çok tanınan biri
değildim. Kendisi çok daha fazla tanınan bir insandı. Beni çok iyi
karşıladı. Milan'da oynayan Brezilyalı oyuncular konusunda bana iyi
bilgiler verdi. Bu sayede bir dostluk geliştirdik'' dedi.
Fatih Terim'den övgüyle söz eden Brezilyalı çalıştırıcı, ''Milan'da
Fatih Terim'in oyuncusu olan Roque Junior Türkiye'ye geleceğimi
söylediğimde, Terim'e çok büyük sevgilerini gönderdi ve 'Dikkat et,
kendisi çok iyi bilir, hayatını 2008 Avrupa Şampiyonası'nda
zorlaştıracak' dedi. Bir futbolcu bunu söylüyorsa teknik direktörün ne
kadar önemli olduğunu gösterir'' diye konuştu.
Scolari, Brezilyalı teknik direktörlerin Avrupa'da fazla başarılı
olamamasıyla ilgili bir soru üzerine, ''Zico ve ben Avrupa'da en çok
bilinen teknik direktörleriz, ama bizim haricimizde de Avrupa'da
kaliteli Brezilyalı teknik direktörler var. Brezilya'da çok rahatlıkla
teknik direktör olunabiliyor. Fakat seçimlerinizin kalitesi konusunda
çok dikkat etmelisiniz. Gerek benim, gerek Zico'nun başarısının devam
etmesi bu konuda kapıyı açacaktır. Kültür farkından dolayı biraz
çatışmalar yaşıyoruz'' şeklinde konuştu.
Brezilyalı teknik direktör, karşılaşma sırasında yedek kulübesinde
yaptığı hareketlerin, doğal, içinden gelen şeyler olduğunu söyledi.
-SCOLARİ HAYATINI ANLATTI-
Scolari, konferansta hayatını ve nasıl başarıya ulaştığını fotoğraflar
eşliğinde anlattı.
Çocukluğunda yeterli maddi imkanlarının olmadığını anlatan Scolari,
İtalyan asıllı olan babasının futbol oynamasını desteklemediğini
kaydetti. Çocukken sol ayağının çıplak olduğu bir fotoğrafı gösteren
Scolari, ''Diğer kramponu sol ayaklı bir arkadaşım kullanıyordu. 40-50
yıl önce bugünkü futbolcuların imkanlarına sahip değildik'' dedi.
Bir sene hukuk, sonra fizik okuduğunu ifade eden Scolari, ''İyi
kazanıyorum, fakat çok çalıştım. Bazen medya, teknik direktörlüğü çok
basit bir şeymiş gibi gösteriyor. Tembellik yapsaydım bugüne
gelemezdim'' diye konuştu.
Brezilyalı teknik direktör, 16 yıl orta saha ve defans olarak futbol
oynadığını belirterek, ''Kariyerimde çok rekorum var. Hayatım boyunca 4
gol attım, hepsini kendi kaleme. Bu yüzden Guiness Rekorlar Kitabı'na
girdim'' dedi.
Scolari, teknik direktörlük yaşamında Brezilya'da, Suudi Arabistan,
Kuveyt ve Japonya'da çalıştıktan sonra 1998 yılına kadar uluslararası
bir başarısı olmayan Brezilya'nın Palmerias takımına gittiğini ve
Libertadores Kupası'nı kazandıklarını, sonra da Brezilya Milli Takımı'na
gittiğini söyledi.
Scolari, Brezilya Milli Takımı ile 2002 Dünya Kupası'nı nasıl
kazandıklarını ve stratejilerini de anlattı. Dünya Kupası'nda
Türkiye-Brezilya maçından bir örnek veren Scolari, ''Bir penaltı
kazanmıştık. Ronaldinho atacaktı, 21 yaşındaydı, çok gençti, biraz
kendine güveni ve yeterince fiziksel gücü yoktu ve biraz korkmuştu. 2.
yarının 40. dakikasında iç güdüsel olarak Rivaldo'yu uygun gördük. Çok
soğukkanlı ve tekniği vardır. Topu koydu ve penaltıyı attı. Brezilya
Çin'e karşı 2-1 öndeydi, penaltı oldu, Rivaldo topu aldı, Ronaldinho'ya
verdi. Şimdi sen atacaksın bunu dedi. Önemli değil atamasan da biz zaten
kazanıyoruz dedi. Ekip ruhunu ve arkadaşını düşündü. Ronaldinho da golü
attı. Bu ekiptir, grup çalışmasıdır. Çok büyük futbolcular vardır, ama
takım ruhuna sahip değildir. Luis Figo en katılımcı, en fazla ekip
ruhunu taşıyan futbolcudur'' diye konuştu.
Portekiz Milli Takımı'nda kendi dönemindeki değişimi de anlatan Scolari,
şunları söyledi:
''Yunanistan-Portekiz 2004 Avrupa Şampiyonası finalinde kaybettik.
Neden? 8 Portekizli futbolcu daha meşhurdu Yunanlılara göre. Fakat
Yunanların takım yardımlaşması daha iyiydi. Grup içinde bizde
bireysellik vardı. Teknik olarak biz iyiydik, fakat onlar kollektif
futbol anlayışını daha iyi yansıttılar. 2006 Dünya Kupası'nda da
iyiydik. Brezilya'da futbol hayattır, Avrupa'da biraz daha farklıdır.
Milli takım renklerine daha fazla değer vermek gerekiyor. Milli marşı
birlikte söylemek, pozitif elektrik vermek, milli marşla rakibin
karşısında dimdik durabilmek önemli. Ben bu şekilde Portekiz'de başarılı
olduğumu düşünüyorum.
Bütün metotlara güvenirim. Fakat bazen sonuç vermeyebilir. Her zaman
ikinci plan olmalı. Ön görmedik bir şey olursa kendimizi hazırlarız ve
bir fırsat varsa onu değerlendirmek için bekleriz. Harekete geçmezsek
hiçbir şey olmaz.''
Bu arada, katılımcılardan 700 Avro alındığı konferansta, salonun
yarısının boş olduğu görüldü.
BASIN TOPLANTISI
Brezilya Milli Takımı ile Dünya Kupası kaldırma başarısı gösteren ve
Avrupa Şampiyonası'nda Portekiz'in başında mücadele edecek Luiz Felipe
Scolari, Türk futbolundaki oyun stilinin Brezilya'yı andırdığını
kaydetti.
Avrupa Şampiyonası'nda yer alan tüm takımların güçlü olduğunu ve favori
bir ekip gösteremeyeceğini söyleyen Scolari, Türkiye için ise ''Aslında
medya bizim bildiğimizden fazlasını veriyor. Türk futbolu, oyun stiliyle
Brezilya futbolunu andırıyor. Daha iyi çalışılmış, estetik görünümler
var. Sertlik de az'' dedi.
-''TÜRK MİLLİ TAKIMI'NDAN KORKUYORUM''-
Scolari, Avrupa Şampiyonası'ndaki ilk maçlarını Türkiye ile yapacak
olmalarıyla ilgili yöneltilen bir soru üzerine, şöyle konuştu:
''Tek tek oyuncu söylemem doğru olmaz. Tüm Türk Milli Takımı'ndan
korkuyorum. Futbol takım oyunudur. Demek ki 2006'daki problemler çözüldü
ve Avrupa Şampiyonası'ndalar. İlk maçta alacağımız iyi bir sonucun bizim
adımıza güzel olacağını düşünüyoruz. Güçlü bir ekiple maç yaparak
başlamak her zaman zorluk yaratır. Başka bir ekibe karşı olsak belki
daha rahat olabilirdik, ama Türkiye şu anda bizi korkutuyor. Bizim
Türkiye'ye saygımız ve sevgimiz çok büyük.''
Türkiye'de olduğu gibi Portekiz'de kadro seçimlerinin eleştirilere neden
olduğunu ve her yerde benzer şeylerin yaşandığını anlatan Brezilyalı
teknik adam, ''Kadro tartışmalarının olmaması mümkün değil. Herkesin
favori ilk 11'i var zaten. Fakat teknik direktör olarak biz bu görevi
icra ettiğimiz için, kadroyu biz seçeceğiz. Sonuçlara göre yorumlar
sonra yapılır'' ifadelerini kullandı.
Manchester United'da başarılı bir sezon geçiren Christiano Ronaldo gibi
kaliteli bir oyuncuya sahip olduğu hatırlatılarak, bu oyuncuya
kulübündekine benzer bir serbestlik verip vermeyeceğinin sorulması
üzerine Scolari, ''Önce Fatih Terim'e sorun bakalım, serbest bırakacak
mı onu'' derken, ''Her ülkenin kendine ait bir futbol anlayışı vardır.
İngiliz mantığında çok iyi bir oyuncu ve serbestlik tanınıyor. Ama aynı
şeyin Portekiz Milli Takımı'nda olacağı anlamına gelmez'' diye konuştu.
Ayrıca, Portekizli bir gazetecinin, 2004 Avrupa Şampiyonası'nda final
oynayan Portekiz takımındaki ruh ile Türk Milli Takımı'ndaki mevcut ruhu
çok benzettiğini belirtmesi üzerine Scolari, ''Türkiye büyük bir
ihtimalle bunu gösterecek. Tabii ki bizim aleyhimize olan bir durum.
2004'te takım ruhumuz vardı ve kenetlenmiştik. Şimdi aynı ruh Fatih
Terim'in arkasında. İşimiz güç olacak'' dedi.
Terim ve Scolari, toplantının ardından birlikte basın mensuplarına poz
verdiler.

















