Güiza analizi!
03 Temmuz 2008 , 18:45
Son yıllarda yakaladığı ivme ve gösterdiği performans ile kendini kanıtlayan isimlerden biri oldu. Bu doğrultuda İtalyan Marco Borriello, Amauri De Carvalho ve Andrei Arshavin gibi golcülerde geçen sene izlediğimiz ve tıpkı Güiza gibi bir anda dikkatleri üzerine çekerek fiyatlarını katlamayı başaran isimlerden. 2005 yılında 800 bin euro'ya transfer olduktan sonra 2007 sezonunda Mallorca'ya 5 milyon euro'ya transfer olarak değerini her geçtiğimiz yıl arttıran bir isim Daniel Güiza..
Bu sezon Fenerbahçe'ye transfer olması beklenen 28 yaşındaki Güiza için bu sezon biçilen fiyat baz alınacak olursa; 28 yaşındaki Amauri 15.3 Milyon Euro + 1 İtalyan futbolcu karşılığında transfer olurken, 27 yaşındaki Rus Arshavin için Ruslar 25 milyon Euro, İtalya'da geçen sezon 19 gol atarak gol krallığında üçüncü olan 27 yaşındaki İtalyan Marco Borriello için Milan 20 milyon euro değer biçiyor. Tüm bunlara bakıldığında dünyanın en zor liglerinden birinde gol kralı olmuş olan 28 yaşındaki Güiza için biçilen değerin yüksek olduğu söz konusu olamaz.
Güiza'nın La Liga'da yaptığı müthiş patlama ve elde ettiği gol krallığı unvanı hiç ama hiç küçümsenecek bir başarı değil. Gol kralı olduğu 2008 sezonunda 37 maçta 27 gol atarak birçok futbolseveri kendine hayran bıraktı. Mallorca'dan ayrıldığı takdirde yönetim kuruluna taraftarlarca kınama geleceği bile konuşuluyor. Onun başarısı Luis Aragones'i bile etkiledi ki Aragones geçmişte Güiza'yı Mallorca'dan göndereden isimlerden birisiydi. Şimdi aynı Aragones O'nu milli takım için Raul'un yerine bile tercih etti. Artık başarı merdivenlerini tırmanan biri Güiza, bu konuda Chelsea'nin yıldızı Didier Drogba'yı andıran bir görüntüsü var. Drogba'da Le Mans'da dikkatleri çekti, Guingamp'da golcülüğünden söz ettirdi ve Marsilya'da 1 sezon oynayıp 35 maçta 18 gol atarak patlama yaptı. Daha sonra 26 yaşında Chelsea macerası başladı ve Chelsea'de neler yaptığını tüm dünya gördü. Sürekli kendini geliştirdi ve basamakları tırmandı. Bir kıyaslama yapacak olursak hem stil olarak hem de kariyer olarak Guiza ile Drogba birbirine benzer futbolcular. Sıradan futbolculardan dünya starı olduğunun en büyük göstergelerinden biri olan Drogba'nın yaptığını Fenerbahçe'de Güiza'nın yapmaması için bir neden yok. Güiza 28 yaşında olmasına rağmen başarıya aç bir yapıya sahip, dolayısıyla kariyerinde tavan yapabileceği dönem şimdi başlıyor.
Mallorca, Güiza'nın hayatında bir mabet olarak yer alıyor, ona ilk profesyonel lisansı çıkaran ve yetiştiren kulüp olan Xerez takımında daha 17 yaşında forma giyen bir genç iken onu ilk keşfeden yine Mallorca kulübüydü… 19 yaşında ilk kez Mallorca'ya transfer olduğunda takımın başında Mallorca için efsane bir isim olan Hector Cuper vardı. Güiza ilk zamanlarda kendinden beklenen çıkışı sergileyemedi. Bu sırada Cuper takımdan ayrıldı ve yerine bir başka Arjantinli Mario Gomez geldi. Fakat kulüp Cuper dönemindeki eski başarılarına bir türlü kavuşamadı. Bir düşüş dönemi yaşanıyordu ve eski başarılar aranıyordu. Hal böyle olunca bu dönemde transfer olduğu için Güiza'nın kariyer tahtasına başarısızlık yazıldı. Milenyum Güiza'ya kötü şans getirdi, 2000 yılında üç sezonluk Mallorca macerası sona erdi. Takımın başına Euro 2008'de O'nu Raul pahasına kadroya alan Aragones geçti. Aragones, Güiza'yı yetersiz bularak kiralanması kararını veren ve belkide hayatını değiştiren isim oldu. İkinci lig takımlarından Dos Hernanas kulübüne kiralandı ve bir sezonluk kiralık döneminde 8 gol atmayı başardı. Ancak bu Aragones için yetersizdi ve Güiza'nın biten sözleşmesi yenilenmedi. Recreativo Huelva kulübü O'nu denedi ve sözleşme imzaladı. Daha sonra da kısa bir Barcelona macerası yaşadı. Kulüp yeteneğini sezdi ve Güiza'yı rezerve takımı olan Barcelona B takımına aldı. Güiza hiçbir zaman sıradan bir golcü muamelesi görmedi. O'nu transfer edenler O'ndaki yeteneğin hep farkındaydı ama Güiza bir türlü yeteneklerini tam manasıyla sahaya yansıtamıyordu. 2003 -2005 sezonları arasında Murcia kulübüne transfer oldu ve forma giydiği 81 maçta 36 gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Çok genç yaşta birçok kulübe imza atan Güiza yeni bir macera için Getafe'ye transfer oldu. Patlama yapmadan önce La Liga'ya yükselmeye çalışan Real Murcia ve Getafe gibi takımlarda futbol hayatının birkaç yılını ikinci ligde mücadele ederek heba etse de bu durum O'nun tekrar parlamasına yol açtı. 2005-2007 sezonu içerisinde yine bir ikinci lig takımı olan Getafe'ye geçti. İkinci ligde Getafe formasıyla 61 maçta attığı 20 golle Getafe'nin La Liga'ya yükselmesinde de büyük pay sahibi oldu. Diğer yandan Mallorca kulübü bir zamanlar keşfettiği Güiza'yı tekrar takibe aldı ve transferini gerçekleştirdi. İlk sezonunda 27 gol atarak devasa yıldızların boy gösterdiği İspanya ligine damga vurdu. Bu sıradan bir golcünün yapacağı bir başarı değildi. Bir dönem Mallorca forması giyen ve Mallorca tarihinin en golcü futbolcusu unvanını taşıyan Samuel Eto'o bile bir sezonda 21 golde takılı kalmıştı. Fakat Güiza tam 27 gol atarak hem golcü kimliğini kanıtladı hem de kulüp tarihine geçti. 27 yaşına gelene dek çok kulüp gezdi, çok sistemde forma giydi, çok hoca ile çalıştı, çok sayıda futbolcuyla maç ve idman yaptı. Çok tecrübe kazandı ve artık büyük bir golcü olarak anılıyor.
Şimdi transferi Fenerbahçe için söz konusu olan Güiza'nin en verimli olduğu formasyonlar; 4-3-1-2, 4-4-2, 4-4-1-1 olarak biliniyor. Mallorca hocası Manzano'nun genelde uygulattığı 4-3-1-2 formasyonunda Güiza ve forvet partnerinin arkalarında genelde Ariel Ibagaza oynadı. Luis Aragones'in de kullandığı formasyonlardan biri olan bu diziliş şayet uygulanır ise; Alex bu sistemde Mallorca'da Güiza'yı attığı paslarla besleyen ve pozisyona sokan Ibagaza'yı aratmayacaktır. Bu doğrultuda Alex-Emre ikilisinin olduğu bir Fenerbahçe'de Güiza Mallorca'da kendisine servis yapan Arango, Basinas ve İbagaza'yı aramayacaktır. Fenerbahce mevcut kadrosuna baktığımız zaman şayet transfer gerçekleşir ise Güiza, Emre ve Alex gibi Avrupa'da aktif olarak oynayan iki klas pasörle oynayacak, yani bu Güiza'nın başarılı olması babında büyük şans olarak sayılabilir. Fenerbahçe'nin bu futbolcudan faydalanamaması için hiç bir engel yok. Yani yeri geldiğinde tek santrafor, çift santrafor üç veya dörtlü forvet oynandığında Güiza hepsine uyum sağlayabilecek kapasitede oynayabiliyor. Stil olarak bir Didier Drogba ve Cristian Vieri gibi top atıldığında, beslendiği takdirde golü atabilecek 6. his ve zekayı taşıyor. İspanya'da attığı gollerde özellikle şut atma yeteneğinin de ne kadar etkili olduğunu kanıtladı. Ceza sahası içi ve civarından bazen plase bazen sert ve etkili şutlar atabiliyor. Bu tip oyuncular hava toplarında etkisizdir genelde fakat Guiza komple bir golcü olduğu için her halükarda golü bulabiliyor. Zaafı ise çok hızlı bir oyuncu değil, yani ondan topu aldığında Gökhan Gönül gibi dripling yaparak iki veya üç kişiyi geçmesi beklenemez. Zaten böyle bir özelliği olsaydı forvet arkası da oynar ve İspanya'nın Kaka'sı olabilirdi. En sistematik özelliği rakip defansı veya kendisini markajlayan futbolcuya karşı fiziği ile üstünlük kurabilmesi, alt edebilmesi olarak göze çarpıyor. Güiza'nın yeteneği tıpkı orta çağda savaşlarda ve kuşatmalarda, aşılmaz kale duvarlarını hasara uğratmak için kullanılan, uzak mesafelere fırlatmalar yapılan bir kuşatma makinesi olan mancınık silahına benzetilebilir. Kapalı rakip defansların üzerine yollandığında kilidi açabilen bir forvet oyuncusu…
Güiza geldiği vakit rekabete gireceği en kuvvetli isim Semih Şentürk olarak gösterilebilir. Semih tıpkı Güiza gibi bir çok sistemi benimsemiş bir isim, Guiza ve Semih ileri ikilide yan yana oynar mı tartışmaları, Semih mi Güiza mı gibi kıyaslamalar yapılacaktır. Fakat her iki ismin de çok kaliteli olması ve iyi bir ikili olmaları tamamen Aragones'e bağlı bir durum. Birçok sisteme uygun futbol zekasına sahip olan Semih ve Güiza, Aragones'in uygulayacağı sisteme kolay uyum sağlayacak yapıya sahipler. Aragones'in vazgeçemediği diziliş 4-4-2 olarak bilinir, bununla beraber oyuncuların tarzına göre 4-3-3, 4-2-3-1, 4-1-3-2 ve 4-1-4-1 dizilişleri de gerek maç içinde gerekse rakibe göre uyguladığı diğer dizilişler. Bu dizilişler çerçevesinde Semih-Güiza tüm sistemlere elverişliler fakat bir Kezman onlar gibi değil. Özellikle Zico'nun tek santrforlu sisteminde çok verimsiz maçlar çıkarmıştı. Bu bağlamda Kezman, Semih ve Güiza'nın gerisinde kalabilir, Güiza ile Semih iyi birer partner olabilirler.
Güiza'nın özel hayatı ise sık sık gündeme gelecek gibi görünüyor. İlişki yaşadığı Nuria Bermudez İspanya'da çok popüler ve ünlü bir isim, bununla beraber Güiza ile olan ilişkisinden iki çocuğu var. Nuria İspanya'da ünlü bir aktris, cesur pozlar vermiş bir fotomodel ve İspanya federasyonuna kayıtlı Fifa lisanlı resmi bir menajer olarak biliniyor. Aslında Nuria Bermudez hakkında daha fazla detaydan bahsetmenin lüzumu yok, çünkü yerli medyamızda Güiza'nın futbolculuğundan çok Nuria Bermudez'in nasıl biri olduğu hakkında zaten haberleri yer almıştı. Şayet uyum sorununu atlatır ve bir an önce gerçek performansını gösterirse zaten her yıl gol krallığına 1 veya 2 futbolcu sokan Fenerbahçe Güiza ile bu geleneği sürdürebilir.
Güiza için son söz:
Dani Guiza'nın futbolculuk yaşamı boyunca idol olarak benimsediği futbolcu İspanya futbolunun en önemli golcülerinden biri olan Kiko'dur. Güiza, gol sevinçlerinde tıpkı Kiko'nun geçmişte attığı gollerden sonra yaptığı gibi savaşta yayla ok atan bir asker gibi poz atar. Fernando Torres de Güiza gibi Kiko'yu idol olarak benimseyen bir başka isim, bu sebeple iki yıldız da gollerden sonra bazen Kiko'nun kulaklarını çınlatmak için ''archer'' pozu atıyor.

Haber Analiz: Koray Düşova / Ajansspor.com
koraydusova@turksportal.net














































