Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Hayri Beşer: Sow değil, pozitif enerji membaı

Tarih09 Şubat 2012 , 08:50

HABER İLE İLGİLİ TAKIMLAR

Belki yıllara yayılmış bir kariyeri yok ama Fransa Ligi'nin (Ligue 1) gol kralı.

Liperpool ve Tottenham'ın renklerine bağlayabilmek için kapısını çaldığı bir yıldız. Ama o 'küme düşme tehdidi' bir Demokles'in kılıcı gibi başında sallanan ve Avrupa kupalarında akıbeti meçhul Fenerbahçe'yi tercih etti. İşte bu, Sarı-Lacivertli yönetimin başarısıdır, becerisidir.

Senegal'de sözü geçer akçe kabul edilen Mamadou Niang ile Dia'nın telkinleri elbette etkili olmuştur. Ayrıca Lille'de yılda kazandığı 1,1 milyon Euro'ya karşılık Sarı-Lacivertli kulübün 4,5 yıl için 10 milyon Euro'yu gözden çıkarması da cazip gelmiştir. Yine de bu süreçte Musa Sow'u F.Bahçe'ye ikna etmek sadece maddi sebepler muvazenesinde açıklanabilecek bir durum değil.

Şimdi kısaca Musa'nın kariyerine göz atalım. 2004 yılında Rennes formasıyla Ligue 1'de top koşturmaya başlıyor. 2007'de kiralık olarak oynadığı Sedan'da 30 maçta 6 defa fileleri havalandırıyor. Bir sezon sonra tekrar Rennes'e dönüyor ve bu takımın formasıyla çıktığı toplam 82 maçta 12 gol atıyor. 2010'da ise Lille transfer oluyor ve geçtiğimiz sezon 25 golle krallık tacını başına takıyor. Görüldüğü gibi hikâyenin parıltılı kısmı 'bir sezon'dan ibaret. Doğal olarak bu durum Güiza gerçeğini akıllara getiriyor. Ancak bu kıyaslamayı sağlıklı bulmadığımı hemen belirteyim.

Ve sadede gelelim. F.Bahçe'deki ilk maçına Beşiktaş karşısında çıkan Musa Sow, belki de topa en az temas eden isimdi. Yine de futbol aklıyla bu pasif görüntünün üzerini örtmeyi başardı. Sırtı dönük oynayabilmesi ve topla arasına rakibini yaklaştırmaması atacağı gollerin ötesinde hücum organizasyonlarına çok ciddi katkı yapacağının göstergesiydi. Yırtıcılık konusunda bir Niang performansıyla karşılaşır mıyız bilmiyorum ama rakip savunmaların işi hiç kolay görünmüyor.

Ancak benim asıl anlatmak istediğim Musa Sow'un F.Bahçe'ye yapacağı sportif katkı değil. Bazı insanların sadece varlıkları bile tebessüm sebebidir. Onu gördüğünüzde, düşündüğünüzde ve düşlediğinizde kendinizi iyi hissedersiniz. Yüzünüzde ve gönlünüzde gülücükler açar. Musa şu anda sadece F.Bahçelilerin değil, bütün futbolseverlerin sempati hücrelerine hitap eden bir figür. Şüphesiz bunda Müslüman kimliğinin ve Beşiktaş maçında da gördüğümüz gibi attığı gollerden sonra secdeye kapanışının da payı var.

Sözün özü Fenerbahçe Musa ile birlikte 'bir pozitif enerji membaı' da transfer etmiş oldu. Bunun getirilerini tahvile çevirmek mümkün değil. Şu kasvet ve kargaşa dehlizinde Sarı-Lacivertli takımın herkese tebessüm eden bir yüzünün olması sahalarımız için büyük kazanım vesselam.

Meselenin başka bir boyutu daha var. Malum, başka dine mensup futbolcuların dini ritüellerine hoşgörüyle bakan medyamız, muhafazakâr kimlikli yerli futbolculara karşı tahammülsüzdür. En küçük bir beyanat ya da tavrın ardından laik-antilaik tartışması başlar. 'İrtica sahaya indi' başlıkları atılır. Spor yazarları bile politik yazılar kaleme alır. Sanırım Musa, bu tahammülsüzlüğün kırılmasına da katkı sağlayacak.

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.

SON HABERLERTüm Haberler
  •  
RESİM GALERİLERİ
AKTİF HABERLERTüm Haberler
ÇOK OKUNAN HABERLERTüm Haberler
AjansOtomobil.com

ah