Diğer Sporlar
Ali Sami Alkış: Görünen köye kargadan kılavuz
14 Şubat 2012 , 09:23
Şu andaki puan durumuna göre lig bitmiş olsa; Play-Off kuralları açısından, final turunun başlangıcı şöyle olurdu: G.Saray 29 puan, F.Bahçe 26 puan, Beşiktaş ve Trabzon 23’er puan...
Kimin avantaj, kimin için değil; bir bakalım:
Trabzonspor; Play-Off dışındaki normal ligde, G.Saray’ı geçmek için (G.Saray’ın sürekli kaybetmesi şartıyla) 5 maç kazanması gerekiyor. Ama Play-Off’ta bu 3 maça düşecek.
Trabzonspor’un 23 puanı; normal ligdeki 45 puanının yarıya indirilmesi durumunda buçuklu kaldığı için, otomatikman yarım puan yükseltilerek en yakın düz rakama ulaştırılmak durumunda... Yani tekli puanla Play-Off’a kalmak avantaj... Ekstra değer kazanıyorsun.
Anlayacağınız geride kalanları, öndekine doğru itekleme durumu var. Puanların bölünmesi, normal ligi en tepede bitirenlere zarar veriyor. Çünkü lidere avantaj yok.
Bu sistem adil midir, tartışılır.
***
Ligin 8. haftası sürerken “Ben yaptım oldu” mantığıyla getirilen sistem; oyun oynanırken kural değiştirmek gibi bir emrivaki oldu. Şu anki lig sıralamasında ilk dörtte “4 Büyükler” var. Sezon da böyle biterse; Play-Off sistemi G.Saray, F.Bahçe, Beşiktaş ve Trabzon’un kendi aralarında yapacağı muhteşem bir final turunu müjdeliyor gibi... Uygulama adil değil ama, oynandığında çok heyecanlı olacak. Türk futbol tarihinde görülmemiş bir biçimde; tüm maçların derbi olduğu olağanüstü günler yaşayacağız. O dönem geldiğinde, belki de “İyi ki böyle olmuş” diyeceğiz.
Ama korktuğumuz bir şey var: Bunca heyecan bize biraz fazla gelmesin... Yüksek dozajda stresi kaldıracak psikolojiye henüz sahip değiliz. Bir kaç ayda bir oynattığımız derbilerde neler olduğunu hep beraber görüyoruz. Bu gerilimin kısa bir dönem içinde ve arka arkaya gelmesi durumunda; yüksek adrenalin, muhtemel bir Mısır faciası örneğini başımıza musallat etmesin.
Stoch’un içine Sabri kaçmış!
Bizim gazetede, takımına attırdığı gol nedeniyle “Stoch alay konusu” oldu diye bir haber vardı. Sosyal medyada “Stoch’un içine Sabri kaçmış” benzetmeleri yapıldı.
Öyle bir kontrolsuz geri pası vermek için, insanın aklının karışık olması gerekir. Bazı televizyonların dedikodu programlarında, Stoch’la ilgili uygunsuz magazin haberleri vardı. Bir gece kulübünden alkollü çıkarak kız arkadaşlarıyla yarı sarhoş arabasına binen Slovak futbolcu; iki gün sonra o büyük hatayı yaptı. Demek ki, hiçbir şey nedensiz değil. Alkol, kızlar, uykusuzluk, alem merakı; bir çok fuftbolcuyu “Olacağı kadar olamayan” durumuna düşürmüştür. Kadro dışı kaldığında boynu bükük kalanlar; kadroya alınıp goller de atmaya başladığında, böyle zıvanadan çıkıyor. Zaten saçını o garip şekilde kestirmesinden de, dikkatinin başka yerlerde olduğu açıkça ortadaydı. Ben teknik direktör olsam, bu tür ekstrem heveslere izin vermem. Çünkü sonu böyle oluyor.
Bir linç belgeseli: Son Kale F.Bahçe
Ömer Serim; TRT’nin önemli bir ismidir. Eşi Tuna Serim de; meslek yaşamımda gördüğüm en başarılı gazeteci, televizyoncu ve roman yazarıdır. TV’lerde program yaparken bir kaçına konuk olarak katılmıştım. Açılışı yaparkenki sunuş konuşmaları o kadar akıcı, düzgün ve ilginçti ki, ben Promter’dan okuduğunu sanırdım. Doğaçlama olduğunu anlayınca, ağzım bir karış açık kalırdı. İkisinin de ortak özelliği; kitap da yazmaları ve çok sıkı F.Bahçeli oluşlarıdır.
Ömer Serim’in “Bir Linç Belgeseli; Son Kale F.Bahçe” adlı kitabı; tam da duruşmaların başladığı döneme denk geldiği için, gerçeği anlamak isteyenlere iyi bir kaynak oldu. Bu açıdan, F.Bahçeli olmayanların da rahatça okuyacağı bir eser. Nokta Kitap yayınları arasında çıktı. (0-212-221 73 96 )
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
SON HABERLERTüm Haberler
- 23:35 Kral Barça!
1
- 23:00 4 Türk sporcu final grubunda!
- 22:39 İstanbul altılısı 17.943,69 TL verdi..
- 22:25 Uluslararası Güreş Turnuvası yapıldı!
- 22:20 Gosso: "Orduspor'u özledim"
7
RESİM GALERİLERİ
AKTİF HABERLERTüm Haberler
ÇOK OKUNAN HABERLERTüm Haberler
AjansOtomobil.com






























