Diğer Sporlar
"Mersin İdmanyurdu'nu seviyorum"
21 Şubat 2012 , 16:25

HABER İLE İLGİLİ TAKIMLAR
SKOR TAHMİN OYUNU
Nobre, kulübün internet sitesine verdiği röportajda, küçük yaşlardan
itibaren futbola büyük bir ilgi duyduğunu, yolda yürürken yerde taş veya pet şişe
gibi gördüğü her şeyi top olarak kullandığını ve çocukluk yıllarında gününün
büyük bir çoğunluğunu top oynayarak geçirdiğini söyledi.
1997 yılında başladığı profesyonel futbol hayatını başarılı bir şekilde
sürdürdüğüne inandığını ifade eden Nobre, 8 yıldır Türkiye'de forma giydiğini ve
Türkiye'de mesleki anlamda önemli başarılara imza attığını, kendisini de
geliştirme imkanı bulduğunu vurguladı.
Geçen sezon Beşiktaş'ta forma giyerken eşi Priscila Nobre'nin de
desteğiyle Mersin İdmanyurdu'ndan gelen transfer teklifini değerlendirme kararı
aldığını hatırlatan tecrübeli forvet, şöyle devam etti:
''Adaptasyon anlamında Mersin'e geldiğim günden beri hiçbir problem
yaşamadım. Mersin zaten bizim ülkemize çok benziyor. Rahat, sıcak, güzel, deniz
kenarı, insanları çok sıcakkanlı, yemyeşil ve ulaşım çok kolay. Mersin'e ilk
geldiğim zamandan itibaren bu kenti çok sevdim. O bakımdan şehir olarak zaten bir
adaptasyon sorunu hiç yaşamadım. Takıma gelirsek, ben bu takıma ilk geldiğim
günden beri kendimi evimde gibi hissettim. Beşiktaş'ta oynadığım yıllardan beri
tanıdığım insanların bazıları da buradaydı. Bu durum da benim işimi bir anlamda
kolaylaştırdı. Mersin'de herkes birbirine çok güzel ve sıcak davranıyor.''
Türkiye'deki insanların da Brezilya'daki gibi futbola adeta aşık olduğunu
dile getiren Nobre, ''Mersin'de de insanlar futbola aşık. Taraftarların bize
davranışları, bizi desteklemeleri, bize gönülden bağlı olmaları çok güzel. Bunu
sokağa çıktığınız anda bile görebiliyorsunuz. Bunlar bizim için çok güzel şeyler.
İkinci yarıda bazı maçları kaybettik. Ama taraftarlarımız bizden desteğini hiç
esirgemediler. Bu çok önemli bir şey. Sonuç olarak Mersin İdmanyurdu'na transfer
olduğum için çok mutluyum ve Mersin İdmanyurdu'nu seviyorum'' diye konuştu.
-Nobre'nin aile yaşantısı-
Nobre, bir antrenörün takım için ne kadar önemli olduğuna işaret ederek,
''Antrenör bir takımı alır, bazen yoktan var eder, şampiyon yapar. Nurullah Hoca
da yine aynı şekilde çok önemli biri. Takımın, bugüne kadar elde ettiği
başarılarda antrenörün büyük katkısı var. Her şeyden önce, Nurullah Hoca çok iyi
bir insan'' dedi.
Eşi Priscila ve oğlu Nicholas'ın hayatının tamamını oluşturduğuna
vurgulayan Nobre, şunları kaydetti:
''Benim hayatım demek, ailem demek. Benim için hayatta önemli olan iki
şey var; biri ailem, diğeri işim. Eşim benim sadece karım değil, aynı zamanda
arkadaşım, dostum ve hatta bazen annem veya babam. Biz hayatta her şeye beraber
karar veriyoruz. Onsuz bir hayat zaten düşünemiyorum. Eşim bana çok güzel bir
hediye verdi. Nicholas gibi bir oğlum var ve bunun için kendisine her fırsatta
teşekkür ediyorum.''
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
SON HABERLERTüm Haberler
- 23:35 Kral Barça!
1
- 23:00 4 Türk sporcu final grubunda!
- 22:39 İstanbul altılısı 17.943,69 TL verdi..
- 22:25 Uluslararası Güreş Turnuvası yapıldı!
- 22:20 Gosso: "Orduspor'u özledim"
7
RESİM GALERİLERİ
AKTİF HABERLERTüm Haberler
ÇOK OKUNAN HABERLERTüm Haberler
AjansOtomobil.com






























