Diğer Sporlar

F.Bahçe ders niteliğinde enteresan bir galibiyet aldı
05 Şubat 2012 , 23:53
Spor Toto Süper Ligi'nin 25. haftasında sonucu merakla beklenen, yılın ilk derbisinde Fenerbahçe ile Beşiktaş, Şükrü Saracoğlu Stadı’nda karşı karşıya geldiler. Maç öncesi favori gösterilen ve ligde 34 maçtır evinde yenilgi yüzü görmeyen Fenerbahçe, Beşiktaş'ı konuk edip, seyircisinin desteğiyle ezeli rakibini 2–0 gibi net bir skorla yenerek, hem iç sahada yenilmezliğini sürdürdü hem de zirve yarışında önemli 3 puanı almayı başardı. Takım olarak ciddi eksikleri olan Beşiktaş ise dar alan oyuncularından yoksun olmasının dezavantajını yenilerek ödedi.
Konuk ekip Beşiktaş; maça, baskılı oynayan rakibinin oyun kurgusuna hızlı kontrataklarla yanıt vererek başladı. Maç 0–0 dengede giderken çok önemli iki pozisyonu Holosko ile değerlendiremedi. Sonrasında duran top organizasyonundan bir gol yiyerek oyunda skor olarak geriye düştü. İlk yirmi dakikadan sonra Beşiktaş skoru yakalamak için daha ofansif oynamaya çalıştı. Sahada koşan ancak gol bölgelerinde top kullanma ve organize atak yapmakta başarısız olan bir takım görüntüsü verdiler. Orta sahada ise etkisiz kaldılar. Savunmanın sağında oynayan Tanju, ilk yarıda Stoch ile girdiği tüm ikili mücadeleleri kaybetti. Ona en yakın stoper mevkiinde oynayan Sivok hep tedirgin oldu. Maçın ilerleyen dakikaları tipik bir derbi maçı havasında geçti ve Beşiktaş ilk yarıyı yenik kapatan taraf oldu.
İkinci yarıda farklı bir Beşiktaş vardı. İkinci yarıya Beşiktaş biraz da skorun verdiği dezavantaj ile çok ofansif başladı. Rakibe önde basan, oyunu dar alana sıkıştıran bir taktik anlayışını maça çok iyi yansıtarak maç genelinde çok baskın oynadılar. Özellikle, Fenerbahçe’nin kanat bekleri ve stoperlerine basarak ileri çıkmalarını engellediler. Ofans futbola prim tanıyan ve sürekli golü düşünen ataklarını çoğaltarak rakip yarı alanda çok sayıda pozisyonlar bulup, tehlikeler yarattılar. Ancak Beşiktaş takımı, bunca geliştirdiği ataklarda Quaresma ve Almeida gibi dar alan oyuncularını çok aradı. Çünkü onca baskıya rağmen final pasları ve vuruşları tamamlayan bir forvet hattından yoksundu Beşiktaş takımı.
Savunmanın sağında oynayan Tanju, ikinci yarıda ilk yarının tersine mükemmel bir performans sergiledi. İkili mücadelelerde Stoch’a geçit izni vermedi. Bu üstünlüğü sayesinde daha fazla moral bulup ve cesaretlenerek ileriye sık sık çıkıp sağ kanat ataklarında çok başarılı oldu. Orta sahada büyük üstünlük kurarak oyunun hakimi olan Beşiktaş takımı sol kanatanda Edu ve Simao ile bindirmeler yaptı. Maçın kırılma noktası ise Fabian Ernst’in ceza alanı dışından attığı mükemmel bir şutun üst direğe çarparak auta çıkmasıydı. O şut gol olsa maçın şekli yüzde yüz değişebilirdi. Maçın sonlarına doğru iyice risk alarak rakip yarı alana yüklenen Beşiktaş takımı, kendi yarı sahasında rakibe inanılmaz geniş alanlar bırakıyor ve Fenerbahçe’ye ikinci gol davetiyesini çıkartıyordu. Bu ciddi hataya hiç dikkat etmediler. Oysa Beşiktaş takımı bu dakikalarda oynadığı takımın Fenerbahçe olduğunu unutarak haddini çok aşmıştı. Sonuçta Fenerbahçe bu, son derece dikkat etmek gerekirdi. Beşiktaş takımının bu zayıflığı kalelerinde 2. golü görmelerine neden oldu. YAZIK.
Gelelim Fenerbahçe’ye; maç öncesi kağıt ortamında kesin favori takımdı. Ancak maç genelinde favori gibi oynamadan maçı hem de 2–0 gibi net skorla kazandı. Maça iyi başladı. Golü bulana kadar sahada etkin oynadı. Aradığı golü bulunca beklentilerin aksine pasif bir oyun kurgusu sergilediler. Rakibe hem ilk yarı hem de ikinci yarıda çok pozisyonlar verdiler. İlk yarıda gol sonrası savunmada kalmalarına rağmen ilerleyen dakikalarda zaman, zaman ileriye çıkıp şut organizasyonlarını denediler. Ancak gerek attıkları şutlarda ve gerekse rakip ceza alanı içinde Alex, Stoch, Ziegler, Mehmet Topuz, Cristian, Emre ile olduğu gibi, yakaladıkları pozisyonlarda timing hataları yaparak çok erken ve aceleci davrandılar. Yinede ilk yarıyı öyle ya da böyle tek golle önde kapatmasını bildiler.
İkinci yarıda tamamen savunmaya gömülerek, rakibin oynamasına müsaade ettiler. Hal böyle olunca savunmadan başlayarak orta saha dahil topu oyuna iyi sokamadılar. Seri şekilde peş, peşe gelen Beşiktaş ataklarını şuursuzca tek top oynayarak gelişi güzel ileriye vurdular. O toplar ise sanki bir tenis maçını andırırcasına savunmaya hep geri döndü. Elbette bu olayın en etkin nedeni topu rakip yarı alana çabuk ve etkili taşıyan iki önemli oyuncuları olan Emre ve Gökhan’ın sakatlanarak oyundan çıkmalarıydı. Çünkü Fenerbahçe çok iyi pas yapan, saha parselizasyonlarına hakim olan, böyle bir kurgu içinde oynadığı vakit her iki kanat beklerini ileriye çıkartarak, oyunu rakip yarı alana yıkan ve pozisyonlar üretip tehlikeler yaratarak gol ya da goller bulan oldukça kompakt bir takımdı. Bu maçta o özelliğini sahaya yansıtamadı. Ama hiç olmazsa gol de yemedi.
Çünkü futbol karşıtlar oyunudur. Gol atmak kadar, yememekte önem arz eder. Fenerbahçe bu anlamda önce golü attı, sonra yememeye zorlansa da özen gösterip başarılı oldu. Daha sonra da rakibin bir anlık zaafından yararlanarak 2. golü bularak, pek alışkın olmadığımız enteresan bir futbol dersi verdi. Çünkü Fenerbahçe, maç boyunca kadro kalitesinin varlığına her zaman güvenen bir takım olmasıyla maç sonuna kadar mücadeleyi bırakmadı.
Sezon başından beri iyi oynasa da eleştiri alan bir futbolcu olan Caner oyuna girince olay bitti. İkinci yarı 45 dakika boyunca adeta kendi savunmasına gömülüp ileriye hiç çıkmayan Fenerbahçe takımı, başta Caner olmak üzere Stoch ve Sow ile uzatmalarda olsa ileriye bir çıktı pir çıktı. Hazırlanış bakımından son derece güzel bir organize atakla skoru 2–0’a taşıyan golü yeni gözdesi Sow ile bularak, bu güzel gecenin son sahnesinde perdeyi kapattı. Fenerbahçe belki o baskılı ve bunaltıcı futbolunu sergilemedi ya da sergileyemedi. Hatta belki normal bir futbol bile oynamadı. Belki de beklentilere aksine pasif bir takım oyunu ile kaldı. Ama Fenerbahçe bu stratejik önemi büyük olan maçta galip gelerek 3 puanı almasını bildi. Önemli olan da galibiyetti. Çünkü 3 puanı iyi oynayana değil, galip gelene veriyorlar. Galibiyet ise her türlü hatayı örtüyor. Fenerbahçe takımını kutluyorum.
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Dr. Sedat Hayran Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






