Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Şimdi 'özür' zamanı!

Tarih07 Ağustos 2011 , 16:25

Bu büyük leke sporumuzdan çıkmadığı sürece hiçbir maçın önemi de olmaz…
Öyle ki önümüzde bir milli mücadele var ama kimsenin umurunda bile değil!
Bundan 3 ay önce olsaydı; Hiddink’in aday kadrosu sorgulanırdı…
Şu an baktığımızda kadroya çağrılan isimlerin hiçbir önemi yok…
Hatta ‘milli takım toplanmış mı toplanmamış mı?’ diye merak eden bile yok.
Varsa yoksa şike soruşturması!

‘3. dalga oldu sıra 4. dalgada’ diyenlerin sayısı tahmin edilemeyecek kadar da çok.
Alınıp sorgulananlar yargısız infaz edilirken, bir kısımda ‘sıra şimdi kimde?’ diyerek birbirine soruyor…
Eski-yeni futbolun içinde yer alan futbolcular, gölgesinden korkmaya başladı.
Kendilerini arayanlara cevap vermemek için telefonlarını kapatmayı tercih ediyorlar.
Tüm bunlar yaşanırken kim bundan sonra futbolu sahadaki oyun için seyredecek ve konuşacak ki?
Bu büyük lekenin temizlenmesi yıllarca sürecek gibi!

Avrupa ileri giderken, yeni nesil geri gidecek.
Anne ve babalar çocuklarını eskiden ellerinden tutup seçmelere götürürken, bugün futbol oynamayı yasaklıyor…

Var ama yok!
Şike ve teşvik yıllarca konuşuldu.
‘Şike var’ dedi, 'Yalancı ve deli' diye yargılandı!
Kim mi?
2006 tarihinde Aziz Yıldırım’ın yasa dışı yollarla maçları aldığını iddia eden Cihan Oskay!
Bunları bir televizyon kanalında cesaretle çıkıp anlatan Cihan Oskay yuhalandı!
Aziz Yıldırım’ın nasıl maçları satın aldığını belgelerle ortaya atan Oskay’a deli muamelesi yapıldı!
Bugün şikeden dolayı gözaltına alınanların içinde Aziz Yıldırım da var!
Türk adaletine güvenim sonsuz!
İsterdim ki 26 Kasım 2006 tarihinde Oskay’ın iddialarını savcılarımız bugünkü gibi önemsesin.
Oskay, geç de olsa haklı olduğunu gösterdi…
Belki o başka bir olaydan dolayı bugün cezaevinde!
Ama Türk futbolunda bugün yaşanan kaosu önceden haber veren biri.
O dönemde bazı önemli spor adamları Oskay’a destek verdi.
Ancak Aziz Yıldırım, bu olaydan sıyrılmak için tüm gücünü kullandı.
Başardı da!
Derler ya çekirge bir sıçrar iki sıçrar ama üçüncüde yakayı ele verir.

O günlerde Yıldırım’ı destekleyen; kimine göre iyi yorumcu bana göre şovmen Ahmet Çakar’ın Oskay’a bir özür borcu var.
Gerçi o dönem sözlerinden dolayı zamanın para birimiyle 27 milyar tazminat ödedi.
Yine aynı günlerde Fanatik’te Cem Dizdar, Çakar için şu sözleri köşesinde kaleme almıştı: Ahmet Çakar’ın üzerine bir şeyler yazmaya gerek var mı, bilmiyorum. Belki sadece şu: Ne kadar rezil olursak o kadar iyi… Belki Çakar bu süratle kepazeleşen dilde bir gelecek bulur.
Dizdar’ın, Çakar için dile getirdiği bu düşüncelerin yıllar sonra ne kadar doğru olduğu da görüldü.

Yıllarca şikenin ve teşvikin olduğunu savunan Erman Toroğlu, bugünlerde çok huzurludur.
Toroğlu; 12 Aralık 2006 tarihinde Vatan gazetesine verdiği röportajda Oskay’ın iddialarını destekleyerek, "Ben de söylüyorum. Yıllardır Türkiye’de şike var ama gerisini getiremiyorsunuz, çünkü sizi dava ediyor, kazanıyor, nasıl olacak bu iş… Şu anda paraya ihtiyacım var, çocuklarım okuyorlar. Şu anda çalışmayı kessem ben ömrümü rahat rahat yaşarım, ama çocuklarım var’ demişti.
Yine Erman hoca 29 Kasım 2006 tarihinde Hürriyet gazetesinde ‘Bozuk Sistemi Bozmazlar’ şeklinde bir yazı yazıyor.
Ve bu köşesinde şu ifadelere yer veriyor: Hep diyorum ki Türkiye’de her haltı kulüp başkanları yapıyor. İstesinler ama canı gönülden istesinler ne şike kalır ne teşvik ne de kavga ve kaos. Futbol Federasyonu Başkanı istesin bunların çoğunun yollarını keser.

Bugün şike ve teşvik sorgulaması yapılıyorsa savcılarımızın Toroğlu gibi değerli bir spor adamının da ifadelerine başvurmasını isterim…
Bakın daha neler neler çıkacaktır…
Hiçbir zaman geri adım atmayan Erman ağabeye bu duruşundan dolayı da teşekkür ediyorum.

11 Aralık 2006 tarihinde Sn. Fatih Altaylı ‘Teke Tek’e Oskay’ı çıkarır.
Altaylı, ‘Çıkın istediğinizi söyleyin’ diyerek Oskay’a destek verirken, yayın öncesi şu sözlerle de uyarır: Bana babamın bir nasihati vardı. ‘Türkiye’de Cumhurbaşkanı ile uğraş, Başbakanla uğraş ama sakın Fenerbehçe’yle uğraşma’ demişti.
O gün yayında bir anket de yapılır Oskay için ‘doğru mu söylüyor yoksa yalan mı?’ şeklinde.
Ve sonuçta Oskay’ın anlattıkları seyredenler tarafından doğru bulunmuyor…

Şimdi sorarım o gün doğru bulmayanlar bugünkü olaylar karşısında ne cevap verecekler?
Onların da bir özür borcu var!

Futbolculuğu döneminde kendisine beni hayran bıraktıran ve yıllarca karşı karşıya oynadığım Rıdvan Dilmen’in yorumlarını da beğeniyle dinliyor ve takdir ediyorum…
Rıdvan abi, Oskay’ın iddialarını Sabah gazetesinde ‘Teşvik vermeyen yok, teşvik primini her kulüp veriyor, bunun belgesi yok’ diyerek dile getiriyor.
Bu da yetmiyor, bir de örnek veriyor: Ben Bolu’da oynarken bir Fenerbahçe maçında, hakemin Fenerli futbolcuya ‘Kendini yere at’ dediğini duydum, sonra o futbolcu ceza sahasında kendini yere attı ve hakem penaltı verdi.
İşte bu sözler 2006’da dile gelmişti.
Yani biz biraz geç olsa da gerçekleri görmeye başladık..
Sanki şike ve teşvik bugün çıkmış gibi kıyametleri koparıyoruz…
Geçmişimizi unutmayalım…

Fenerbahçe’nin efsane başkanı Sn. Ali Şen’in ünlü bir lafı var: Son maçlar futbolcuların değil yönetimlerin maçlarıdır. Büyük başkanlar burada ortaya çıkar.
Aziz Yıldırım’ın masumiyetinden çok Türk futbolunun ne kadar çirkin tezgahlar içinde olduğunun hesabını yapalım…
Yıldırım, 2001’de Fenerbahçe’yi şampiyon yapan Mustafa Denizli’nin görevine son verirken, ‘Bu takımı Mustafa Denizli mi şampiyon yaptı zannediyorsunuz?’ şeklindeki sözleri herkesi şaşırtmıştı.
Yine aynı Yıldırım’ın, ‘Artık şampiyonlukların sadece sahada kazanılmadığını öğrendik’ diyerek meydan okuyuşunu da dün gibi hatırlıyorum…
Geçekler her zaman acı verir…
Bunu da unutmayalım…
‘Temiz futbol’ diyerek de kendimizi kandırmayalım…
Biraz gerçekçi olmaya sizleri davet ediyorum…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Ali Karaboğa Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar