Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
Reklam
  GÖZDEN KAÇIRMA : VİDEO | Spor Toto Süperlig | Puan Durumu

Napolyon ve Trabzonspor..!

Tarih10 Haziran 2009 , 18:57

Türkiye’de en kolay tahminlerin yapıldığı kurumlardan biridir orası. Her dönemde sportif ve idari krizleri ceptedir.

Neredeyse kriz ülkesidir orası. Enflasyonda yıl sonu tahminleriniz tutmayabilir ama orada kriz tahmininiz er geç tutar. Beş yılda bir kesin şampiyonluğa oynarlar ve kesin ikinci olurlar.

Bazen başkalarına kızar, kavga ederler, bazen kendilerine kızar, yine kavga ederler. Yerli sevdalılarıdır ama en çok yabancıyı alkışlarlar. Dışarıdan yabancıya kapalı görünürler, yabancılar kendi topraklarına inince –sonu hüsran olsa da- omuzlarından indirmezler.

İki yılda bir spor salonlarında toplanır, başkanlar yöneticiler seçerler. Önce seçerler sonra değerlendirirler. Daha doğrusu önce seçerler, sonra kendi seçtiklerine küfrederler. ‘Niye gelmiyorsun, bizi kurtarmıyorsun’ dediklerine, ‘ne zaman gideceksin de senden kurtulacağız’ deyip dururlar.

Hepsini tek bir şey birleştirir: Şampiyonluk. Ancak bu soyut bir birleşmedir. Herkes kendi adamı, hocası, başkanı, yöneticisi varken şampiyon olmayı önemser; dillendirir. Eğer kendinden bir şey bulamazsa, şampiyonluk gelmese de olur diye düşünür.

Birlik-bütünlük-dayanışma eşittir akşam yemeği anlamına gelir. O akşam birlik olunmuştur. O akşam dayanışma sağlanmıştır. ‘Ne güzeldi eski günler’ denmiştir. Aslında o masalarda, dünyanın en hızlı ayrılıkları, ayrışmaları, karşı çıkmaları yaşanmaktadır. Masadan kalkmak için dar beklerler. Sabah oldu mu dün akşamki yemek, gülmek, birlik-bütünlük unutulur; asli vazifelere dönülür.

Bu bütünlük lafı o kadar yalandır ki, Trabzon’un doğusu, batısı, denize yakın mahallesi, işhanı, oteli, caddesi, sokağı, ilçesi, köyü, vadisi hepsi ayrılık nedeni olur. Amatördeki kulübün, sevdiğin eski futbolcu, kaleci antrenörü, şehirli misin yukarı yerli misin, O'cu musun, Bu’cu musun hepsi burada yaşanır. Sonunda bu işin faturası bir yere çıkar. O yer, Trabzonspor.

Aslında gerçek bir başarı hikayesinin temsilcisidirler. Ama bu başarı hikayesini bile doğru dürüst anlatamazlar. Süleyman Rıza Kuğu’yu, Taka Naci’yi, Barbon Ziya’yı, Akrep Celal’ı, Asoseyşin Futbol’u anlatmak yerine, "Ofsayttan gol yemeseydik, hoca zamanında değişiklik yapsa, golcü topu auta atmasa, başkan bize o adamı alsa" türü demode bahanelerle kendi kendilerini inkar ederler.

Karizma lafını sevmezler, ama karizmatik adamlar isterler. Dünyaya mal olmuş, dünya üzerinde tanınan bilinen, en kariyerli isimlerinin üzerinde bile elli parçaya bölünürler.

Napolyon yaşasa ve Trabzonspor’un bu halini görse ne derdi sizce?
“Bana savaş deyin Trabzonspor demeyin..!"

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Aytekin Akay Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar