Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
Reklam
  • 00:44
  •  (Dak: 88') GOL
  • Real Mamore  1-1  Bolivar
  •  
  • Bolivya : Apertura

Silkin ve kendine gel!

Tarih20 Aralık 2007 , 15:18

Galatasaray senenin başından beri üst düzey maç kazanamadı, üst düzey dediğim de Sion deplasman, Bordeaux, Helsinborg, Wien ve Fenerbahçe maçları. Gerçekten Fenerbahçe ve Bordeaux deplasmanı dışında hangisi üst düzey onu da oturup bir ara yazmamız gerekir herhalde.

Büyük takımlara bakınca kadrolarının hücum gücü çok yüksek futbolcularla dolu olduğunu görüyoruz. Peki, en önemli özellikleri bu mu acaba? Bir kaçı dışında hangisi çok sayıda gol atmasıyla ön planda? Esas olan takım olarak oynamaları, takım savunması yapmaları. Sürekli defans yapmaları değil ama rakip ataktayken tek bir futbolcunun dahi topun arkasında olmaması. Yıldız futbolcu diye bir kavram yok çünkü. Hepsi birer yıldız ama kaprisi olan, ben koşmam, beni böyle kabullenin diyen yok. Takım ataktayken topla oynamasını daha iyi becerenlere nasıl yardımcı olunuyorsa, rakibi karşılarken de herkes birbirine yardımcı oluyor. Bu sadece büyük takımlar için değil, herkes için geçerli Avrupa’da. Gol nasıl takımın adına bir şey yapmaksa, gol yememek de takımın adına bir şey yapmaktır. Koşmadan, mücadele etmeden, rakibini karşı sahada kıstırmadan kolay kolay gol yok artık futbolda. Peki, Galatasaray’da iki işi beraber yapan bir futbolcu var mı?

Sürekli hücum etmek herhangi bir oyun planı değil. Takım olmanın zevki golü de beraber atmaktır, gol yememeyi de beraber başarmaktır. Ancak öyle takım olunur. Oynadıkça da zevk alırsın. Orayı ben kapatayım, dur şu arkadaşımın pozisyonunu rahatlatayım, kademe yapayım dersin. Yardımlaştıkça, koştukça gelişir yardımlaşma, takım olma duygusu. Bunlar öyle kendiliğinden olacak şeyler değildir. Motivasyon önemlidir tüm takım olarak oynamakta. Bir bütün olmak insan için hiçbir yerde kolay olmamıştır. Takım arkadaşını sevmiyorsundur, teknik direktörünü sevmiyorsundur ama yine de işini yapmalısın. Yedekte olsan, kadroda da olmasan oranın bir parçasısındır ve bulunduğun yerin başarısı senin başarındır. Fakat bir sene boyunca bir bütün olarak, bir makine edasıyla çalışmak için antrenman yapıyorsan ve yine de bunu beceremiyorsan kim olursan ol, işini yapmıyorsun demektir. Galatasaray’ın en büyük sorunu yardımlaşmanın, arkadaşlığın bitmiş olmasıdır. Yönetiminden, futbolcusuna kimsenin birbirine güveni kalmadı. Takımın kadrosunda, şurasında burasında sorun yok. Takımın planında, sisteminde, kafalarda sorun var. Taraftar bu yönetime küs, kimi getirirsen getir bu yönetimle taraftarın arası düzelmeyecek.

Temizliğin öyle on futbolcuyu göndermekle olmayacağı açıktır. Başka bir şey yapılmalı. Ve bu yapılacak olan profesyonelce olmalı. Dinamizmle, didişmeden, kimseyi kırmadan, kimseye vefasız davranmadan yapılmalı. Avrupa’ymış, ligmiş bunlar önemli değil. Galatasaray seyircisizliğiyle, futbolcusuyla, yönetimiyle, camiasıyla Trabzonspor gibi olmaya başladı. Dikkatli olunmazsa hasar kalıcı olabilir.

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Berkay Aytekin Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar