Diğer Sporlar
Hakem, Hakan ve Volkan...
28 Şubat 2008 , 10:17

Bu maçın tek bir yıldızı var, o da hakem. Bir derbi ancak bu kadar kötü yönetilebilir. Elinden gelse herkesi atacak ancak rahatlayacaktı. Sanırım maçtan önce ayna karşısında nasıl kart çıkarması gerektiğini çalışmıştı, en yakışıklı kart çıkarma stiliyle herkese bir kart gösterdi. Lugano’ya gösterdiği kırmızı kartta yerden göğe kadar haklıydı ama o kartın altından psikolojik olarak kalkamadı. Galatasaray’dan birini atma psikolojisine büründü ilk yarının geri kalanında, ikinci yarıda ise gösterdiği kartlarda eşitlik olması için uğraşırken maçın kontrolünü tamamen kaybetti. Gereksiz kolay kartlar başına bela oldu. İnsiyatif kullanamadı, yorum getiremedi pozisyonlara. Kişiliksiz bir maç yönetti. Kırmızı kartlarda haksız değildi ama maçı bu konuma getiren kendisiydi. Beni de hayatımda ilk defa hakem hakkında konuşturdu.
Maça gelebilirsek, açıkçası Galatasaray iki maçta tek bir pozisyon vermeden turu sonuna kadar haketti. Turu ancak son dakikada alabildi, o da gol pozisyonlarındaki hovardalıklarından. Maça öyle bir başladı ki Galatasaray, sanki formalar değişmişti. Derbide alıştığımız Fenerbahçe’nin topu üç kişiyle kovalaması, erken gol bulması, rakibini tamamen dağıtmasıydı. Çok övülen ilk maçtan çok daha üstün oynuyordu Galatasaray. Lugano atılınca işin rengi değişti. Hem hakemin saçmasapan kararları, maçı hiçbir şekilde oynatmak istememesi, kolay kartaları hem de Galatasaray’ın anlamsız rehaveti maçın seyrini değiştirdi. Galatasaray on bir kişiye karşı oynadığı baskılı, yerden oyunu terk etti. Özellikle ikinci yarıda şişirme üzerine bir oyun oynadılar ki anlaşılır gibi değildi. Eksik rakibini yorma, yerden daha fazla adam eksilteyim gibi bir düşünceleri hiç olmadı. İşin Galatasaray için güzel yanı tek bir pozisyon vermediler bu dakikalarda. Yenilen gol de tamamen Gökhan’ın bireysel başarısı. Ortada bir pozisyon yokken muhteşem bir şut çıkardı Gökhan. Zaten Fenerbahçe adına sahada tek başına didinen, uğraşan adamdı. Galatasaray anlamsız oyununa devam ederken son dakikalarda gelen gol turu hakeden tarafa getirdi. Fenerbahçe adına bu turda söylenecek pek birşey yok. İki maçta da ezik ve siliktiler. Özellikle dün orta sahayı bile geçemediler.
Hakan Şükür’ü özlediğim gibi buldum dün ilk yarıda. Çok koştu, takımın iyi oyununun baş mimarıydı. Presi hücumdan başlatınca, defanstan çıkmakta zorlanan Fenerbahçe’yi hapsettiler kendi sahalarına. İkinci golde de topun üstünden atlaması son noktayı koydu performansına. Gerçekten bravo. Özlediğim Hakan Şükür bu işte.
Volkan’a değinmek istiyorum. Ne kadar profesyonel, ne kadar yenilgiyi hazmedecek zekaya sahip bir futbolcu olduğunu gösterdi. Bu adam büyük ihtimalle Avrupa Şampiyonası’nda Milli Takım’ın kalesini koruyacak. Kimleri kovalayacak orada bakalım, kimleri tekmeleyecek. Bir de maçtan sonra yaptığı ırkçı ve terbiyesiz açıklama inanılır gibi değil. Yabancıymış, hiçbir Türk futbolcusu bu kadar şerefsiz olamazmış. Ne kadar iğrenç bir açıklama. İsviçre maçında “Why penalty, why?” cümlesi ile ingilizcesini bize göstermişti. Nedense ingilizce tüm küfürleri biliyormuş Volkan. Lincoln’ün ana, bacı, tüm ailesine küfür ettiğini söylüyor. Lincoln de etmediğini. Etse de bir profesyonel futbolcunun saha içinde adam kovalama, tekme atma hakkı yok. Daha ağır şeyler söylemek istiyorum ama dilim bu kadaraına varıyor. Volkan en az beş maç ceza almalı. En az beş maç diyorum ama içimden geçen daha fazlası açıkçası.
Güzel bir seri olamadı, Galatasaray’ın ikinci maçtaki oyununa hakemin gölgesi düştü. 11’e 11’ken maç Galatasaray muhteşem bir futbol ortaya koyuyordu. Bu unutulacak ve maç tamamen hakem olayına dönüşecek. Yine de hakeden tarafın turu alması hayırlı oldu.
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Berkay Aytekin Son Yazıları

RESİM GALERİLERİ
Ajansspor.com Anket
Adnan Polat'ın "Lincoln dönse de artık Galatasaray forması giymeyecek" açıklamasını nasıl buluyorsunuz?

Duvar Kağıtları



























