
11 Mayıs: Çıldırma Günü...
05 Mayıs 2008 , 13:16
5 hafta peşpeşe olmak üzere 6 maçını seyircisiz oyna, teknik direktör sorunu yaşa, başkanlık seçimi olsun, en yakın iki rakibinle son üç haftada peşpeşe oyna, futbolcuların hakkında sayısız konu ortaya atılsın, Avrupa’dan çok kötü bir şekilde elen. Bunları getirsem uzaydan birini bu takım bu sene bunları yaşadı, sence kaçıncıdır desem: “Herhalde son sıralardadır” cevabını alırım.
Bu takım gerçekten çok badire atlattı, buna rağmen ligin başından beri şampiyonluğun içindeydiler (ki ben dahil birçok kişi Fenerbahçe’nin arkadan gelip şampiyonluğu alacağını düşünüyordu). Bu sezon öncelikle futbolcuların eseridir. Gerçekten büyüğü, küçüğü, yabancısı, Türk’ü hepsi bir oldular. Bir sürü badire atlattılar, hocalarıyla ters düştüler, birbirleriyle ters düştüler ama son haftalarda öyle bir birlik oldular ki, insanın bu tabloya baktıkça arkadaşlığın, takımdaşlığın, ne demek olduğunu bir kez daha herkese gösterdiler. Hüznü, umutsuzluğu bir kenara attılar ve müthiş bir sinerji yaratıp, hep olumlu baktılar, hep kendilerinden son derece emin oldular. Bu güvenlerini de sonuna kadar sahaya yansıttılar, neden bu kadar başarıdan emin olduklarını bize gösterdiler. İnanılmaz bir açlık, sonuna kadar efor, kora kor mücadele, yardımlaşma, ne gerekiyorsa hepsini yaptılar. Tribünle yarattıkları birliktelik son senelerde kurulan en iyi iletişim oldu, Arda’nın dünkü ilk golünden sonra tribünlerle bütün oluşunda takım ruhu denilen çok ötesinde birşeyler vardı. Futbolcular bir terslik olmazsa bu başarıyı sonuna kadar kutlamalılar. En çok onlar haketti.
Yönetim ve teknik heyeti burada beraber ele almalıyım diye düşünüyorum (birbirine girmiş durumda zaten). Teknik direktörün gidişini paniklemeden, hızlı bir çözüm öngördüler. Abdullah Avcı idi o çözüm. Olmayınca da tamam böyle devam dediler. Cevat Güler’in Türk filmlerindeki Münir Özkul modeli olduğunu düşünüyorum. Kendi kendine devam edebilecek bir takıma yol göstericiydi, onlara babalık yaptı, ne yapmaları gerektiğini, ne yapmamaları gerektiğini bildirdi onlara ama sıkmadı. Başarılı bir yönlendirici oldu. Yönetim ortamı germedi, daha çok kendilerinden emin bir şekilde şarkılar hazırlattı, tribün şovları yapıldı, futbolculara gerek primlerle, gerek açıklamalarıyla, uçağa yabancı almamalarıyla, bir çok şeyle motivasyon ve konsantrasyon sağladılar. Yönetimi ve teknik kadroyu ayrıca kutlamak gerek.
Son 6 haftaya kadar bir çok yönden eksik olan Galatasaray, son 6 haftada ortaya koyduğu futbolla olmasa da mücadele ile birçok övgüyü haketti. Bir terslik olmazsa ki, zannetmiyorum, 11 Mayıs çıldırma gününe davetli tüm Galatasaraylı’lar. Çılgınca kutlanacak bir şampiyonluk olacak bu.

Futbol
İlker Ateş - Tek forvetle devam
Selçuk Yula - Bardak boş mu?
Atakan Kurt - Beşiktaş'taki yanlışlıklar!
Fatih Demireli - Avrupa'nın yeni parlayan yıldızı
Aslı Şenderin - Lincoln ve Jardel
Halil Fincan - Skibbe kalsın, ancak..
Metin Kösedağ - Pankart ayıbı!
Serhat Zafer - Sivasspor düşman çatlatıyor!
Aytekin Akay - Bugün, yarın, Trabzonspor!
Can Tanaydı - Sivas'ın şarjı bitti!
Önder Varol - Gençlerle daha güzel!
Koray Düşova - Scout dediğin böyle yapılır
Berkay Aytekin - Bunun çözümü Fatih Terim'de
Ökkeş Özekşi - Tehlike yaklaşıyor..
İbrahim Bulut - Yeni başkan, yeni umutlar!
İlhami Tek - Stretching nedir?
Hakan Yılmaz - Kazanmayı öğrenmek
Emre Polat - Guiza yanlış tercih!Basketbol
Nejat Sayman - Ankara'da müthiş gece!
İsmail Arslan - Yeni görüntüsü ile Efes Pilsen 2009Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Kızlarımız gümbür gümbür!Hentbol
Tayyar Sümen - Eğri oturup, doğru konuşalım!Yazarlar Anasayfa







