
Anlatılmaz, yaşanır...
11 Mayıs 2008 , 14:14
11 Mayıs demiştim ama 10 Mayıs'a denk geldi çıldırma günü. Ne gün, gerçekten çığırından çıkan bir gün oldu Ali Sami Yen’de. Ali Sami Yen’in belki de son tarihi günlerinden biri yaşanırken orada olmak, bu sevinci yaşamak bile yeterken, daha neler oldu neler. Çok çılgınca bir ortam vardı, dün orada olanlar neler olup bittiğini ancak bu sabah idrak edeceklerdir. Organizasyon oldukça başarılıydı, neredeyse her şey düşünülmüştü.
Bu şampiyonluk için neler söylenebilir bilmiyorum, herkes ne söylenmesi gerekiyorsa söylendi zaten. Buna rağmen, şuna rağmen, ona rağmen yazımı geçen hafta yazmıştım, bu hafta daha çok geceden ve geceden yansıyanları yazmak istiyorum. Stada giriş üniversiteye girmekten daha zordu, nedense emniyet güçleri ve stat görevlileri yeni açıkta maç izlemeye gelenlere bir şaka, bir komiklik düzenlemişlerdi. Ali Sami Yen tarihinin en kalabalık günlerinden birini yaşarken kapıları açmamakta, yığılan insanları dağıtmamakta kararlıydı görevliler. İşin sonu ezile ezile, birçok tanımadığın insanla güneşinde etkisiyle tek vücut olarak stada girmem oldu. Yine de hiçbir şey stada girdikten sonraki mutluluğuma engel olamadı. Her şeyi bir anda unutuverdim. Taraftar uzun zaman sonra tek vücut olmuştu, neşesi yerindeydi, herkes beraber eğleniyordu, tribünler maçtan önce dahi tek bir an susmadı (Kötü tezahürat gecenin tek kötü yanıydı, Galatasaray sezona yine seyircisiz başlayabilir).
Maç başladı, sahada futbolcuların gergin olduğu açıktı, bir de Oftaş’ın olumlu önde basan futbolu Galatasaray’ın bocalamasına neden oldu, ta ki Yattara’nın golüne kadar. Trabzon’da bu gole bu kadar sevinilmiş midir bilmiyorum. Herkes rahatlamış, şarkılarla, tezahüratlarla eğleniyordu, bir de Hakan Şükür’ün golü gelince ballı lokma tatlısı oluverdi. Şampiyon tezahüratları ortalığı inletmeye başladı, üstüne ilk yarılar kapanırken hem Trabzon’dan gelen gol, hem de sezonun en güzel gollerinden birini atan Hakan Balta’nın golü (tam arkasından kaleye gidişini izlemek, süzülüşünü görmek futbola olan sevgimi bir kat daha artırdı, işte bu anlar için seviyorum futbolu diye düşündüm o an) ile çılgınlık tam anlamıyla başladı. İkinci yarı nasıl geçti, ne oldu pek hatırlamıyorum, sadece eğlendiğimizi hatırlıyorum, zaten herkes bitse de çıldırsak diye bekliyordu, futbolcular dahil.
Maç bitti, muhteşem sahneler, Aykut’un kendinden geçişi, belki de şampiyonluğu ilk defa bu kadar sahiplenmesi, futbolcuların tek vücut olması, birbirleriyle diyalogları, yönetimin, teknik kadronun bütünleşmesi her şeyi anlatıyordu. O bölgeden ruh fışkırıyordu, birliktelik fışkırıyordu. Gerçekten hepsine bir kez daha bravo. Hepsi çok büyük işler başardılar, en alt kademeden en üst kademeye kadar. Yiğit Şardan’ın bu takıma, taraftara çok şey katacağı kesin. Çıldırın şarkısı, sahadaki organizasyon, gerçek bir aslanı sahaya getirmek, Kenan Doğulu konseri (izlemedim umarım iyi geçmiştir konser), ışık oyunları, havai fişekler, futbolcuların ilk defa bu kadar onurlandırılması taraftarı coşturdu. Belli ki Yiğit Şardan üstüne ağırlık çöken Galatasaray taraftarını tekrar heyecanlandıracak, tribüne çekecek. Dün Galatasaray ilk defa bir başarısını paraya döndürmeye başardı. Benim gördüğüm kadarıyla gerçekten çok fazla şey satıldı dün. Galatasaray tribünleri ilk defa bu kadar GS Store’dan giyinmişti.
Benim için en anlamlı şey ise Ali Sami Yen’in çimlerine inmek oldu (biliyorum yanlış ama birçok kişi sahaya inmişken deli gönül durmuyor ki, nasıl durabilirsin orada bir tarih yatıyor, orada bir sürü hüzün, bir sürü sevinç var, bir sürü güzel anı var, o çimlere kimler bastı kimler, durur mu deli gönül), kendimi kutsal topraklarda gibi hissettim. Ortaya çok ilginç görüntüler çıktı gerçekten. Sami Yen çimlerinde ilk defa simit satılmış olabilir mesela. Neyse şimdi bir kenara oturup rahatlama zamanı, oturup bu sezonun güzelliklerini düşünme zamanı, tüm taraftarlar, tüm takımlar, kısaca herkes için. Tabi başarılı olanı kutlamayı da bilmek gerekir: Bravo Cim Bom’a, bravo şampiyonlukta emeği geçen herkese, bravo ama en çok bravo futbolculara.


Futbol
İlker Ateş - Forma aslanın ağzında!
Selçuk Yula - 10 gün sabredin!
Fatih Demireli - Avrupa'nın yeni parlayan yıldızı
Aslı Şenderin - Lincoln ve Jardel
Halil Fincan - Terlik, Flamenko, Kanguru ve Horon
Metin Kösedağ - Güle güle Gökhan Ünal!
Serhat Zafer - Sivasspor düşman çatlatıyor!
Aytekin Akay - Terimle Güneş arasında sıkışmak!
Can Tanaydı - Sivas'ın şarjı bitti!
Önder Varol - Teşekkürler Belediyespor!
Koray Düşova - Scout dediğin böyle yapılır
Berkay Aytekin - Bu iki isim neden takımın kaptanlarıydı?
Ökkeş Özekşi - Tehlike yaklaşıyor..
İbrahim Bulut - Taraftarın sabrı bitti!
İlhami Tek - Stretching nedir?
Hakan Yılmaz - Kocaelispor bu ligi sallar!
Emre Polat - Guiza yanlış tercih!Basketbol
Nejat Sayman - Ankara'da müthiş gece!
İsmail Arslan - Akatlar yolcusu kalmasın!Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Kızlarımız gümbür gümbür!Hentbol
Tayyar Sümen - Varımız, yoğumuz futbol!Yazarlar Anasayfa







