
Futbolun Değişimi!
11 Haziran 2008 , 15:13
2004 Avrupa Şampiyonası’ndan sonra bu turnuva için beklentilerimi üst seviyede tutmuyordum açıkçası. İlk gün ve Avusturya-Hırvatistan maçlarını izleyince de sanırım yine aynı tas, aynı hamam. Bir gol at, üstüne yat mantığı devam edecek diye düşündüm. Ta ki Pazar akşamına kadar.
Almanya ilk maçlarda göze en hoş gelen futbolu oynadı. Yıllardır böyle bir Milli Takım performansı görmemiştim. Avrupa'nın büyük kulüplerinin bir arada oynama alışkanlığından meydana gelen yardımlaşma, hızlı futbol ve pas trafiğini Almanya’da gördüm. İlk maçlar sonunda da Almanya’nın bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Yine ilk iki günde Portekiz beklenildiği üzere iyi bir oyun sergiledi ama karşısında onları zorlayacak bir rakip de olamadığımız çok açık. Portekiz’in 2006’da gördüğümüz kapalı defansları açamama hastalığının bir yerde nüksedeceğini düşünüyorum.
Sonraki iki günde ise daha çok favoriler oynadı. Fransa ve İtalya’nın kafası 2006’da kalmış gibi. Defans yapmanın pek işe yaramadığı bir döneme geldiğimizi söylememiz lazım. Öne çıkan takımların hızlı, saldırgan takımlar olduğu açık. İtalya ve Fransa ise bundan önceki turnuvaların oyununu oynamaya çalışıyor. Bu turnuvada kulüp takımlarının oynadığı futbola daha yakın futbol oynamayı başarabilen takımlar başarılı olacak gibi. İspanya ve Hollanda ilk maçlarda flaş sonuçlar aldılar. İyi de oyun sergilediler fakat bu takımlar her turnuvada bu tür işleri yapıp daha sonra enteresan bir yerde takılıyorlar. Bu da bir gerçek. Yine de öne çıktıklarını söyleyebiliriz. Futbolun değişiminden takım kadroları dolayısıyla iyi yararlandıkları ortada. Forvet ve orta sahaları hızlı ve yardımlaşmaları futbolu oynamaya çok elverişli. Son şampiyonun kafası ise o şampiyonluğunda kalmış, hala defans yapıp duruyorlar. Bu kadar çirkin bir oyun artık iş yapmamalı, umarım da yapmayacak. İsveç ise her zamanki İsveç, İbrahimoviç de öyle. Yine güzel futbollarıyla güzel bir tat olacaklardır.
Türkiye, Romanya, Rusya, Hırvatistan, Polonya ve Çek Cumhuriyeti ise hayal kırıklıkları. Romanya her turnuvada olan bir geleneğin devamı olacak gibi. Eleme grubunun flaş takımı turnuvaya gelir, gözler üstündedir fakat genelde gol atamadan elenirler. Romanya'nın öyle bir potansiyeli var, Hırvatistan ise oldukça kötü bir oyun sergilemesine rağmen aldığı şanslı galibiyetle gruptan çıkma şansını elde etti gibi.
Burada bir takıma değinmeden geçemeyeceğim. Avusturya ilk maçlar sonunda ikinci maçı en çok beklenen takımlardan biri olmayı başardı. Maçın adamı Pletikosa olmasa güzel bir galibiyetle başlayacaklardı turnuvaya. Umarım böyle oynamaya ve tat vermeye devam ederler.
Ve umarım ki Milli Takım’ımız da kendine gelir. Takımdaki isimler bazında düşünüldüğünde oldukça iyi bir takıma sahibiz, bunu hepimiz biliyoruz, sadece biz de önce gol yememeyi değil, gol atmayı düşünmeliyiz. Gol yemeyince en fazla bir puan alırsın ama gol atınca puan şansın yükselir. Kolay bir felsefe ama bunu kafamızdan bir an bile çıkarmamalı ve saldırmalıyız. Zaten defansı başaramadığımız apaçık ortada.

Futbol
İlker Ateş - Beyefendi gibi gitti
Selçuk Yula - Geçersiz mazeret
Atakan Kurt - Beşiktaş'taki yanlışlıklar!
Erce Kaftan - Ertuğrul Sağlam kendi sonunu hazırladı!
Fatih Demireli - Avrupa'nın yeni parlayan yıldızı
Aslı Şenderin - Lincoln ve Jardel
Halil Fincan - Global terfi sorunu
Metin Kösedağ - Çifte zafer!
Serhat Zafer - Sivasspor düşman çatlatıyor!
Aytekin Akay - Sizce..!
Can Tanaydı - Sivas'ın şarjı bitti!
Önder Varol - Horoz değişti!
Koray Düşova - Scout dediğin böyle yapılır
Berkay Aytekin - Fizikten sınıfta kaldılar!
Ökkeş Özekşi - Makinanın dişlileri tıkır tıkır çalışıyor
İbrahim Bulut - Havaya girmek!
İlhami Tek - Stretching nedir?
Hakan Yılmaz - Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam
Emre Polat - Guiza yanlış tercih!
İrfan Şeker - Futbol şaşırtıcı bir oyunBasketbol
Nejat Sayman - Ankara'da müthiş gece!
İsmail Arslan - Yeni rotasyon ve yine farklı takım kimyası!Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Kızlarımız gümbür gümbür!Hentbol
Tayyar Sümen - Filenin genç aslanları umut verdiYazarlar Anasayfa







