Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Nerede Avrupa finali?

Tarih18 Şubat 2011 , 13:49

Sezon başından beri Beşiktaş Avrupa Ligi’nde finale gider mi diye konuşuluyor.
Yönetiminden futbolcusuna herkes finali istiyor. Taraftar buna inanıyor. Ama bakıyorsun, Beşiktaş eli yüzü düzgün iki takımla oynuyor (Porto ve Kiev) ve sonuç hüsran.

CSKA Sofua ve Rapid Wien gibi iki zayıf rakip karşısında alınan galibiyetler herkese umut vermekten öteye geçemiyor. Ne oldu final? Nerede o hedefler? Şimdi ne diyeceksiniz taraftara? Plansız, programsız iş yapmak bu olsa gerek. 14 yabancı futbolcuya sahip olup, elimden nasıl çıkaracağım diye bakan yönetim de aynı yönetim, plansız yönetim işte.

Buradan şuraya varacağım, açıkçası Beşiktaş’ta yönetim zaafları ön plana çıkıyor. Ortaya koydukları hedefler, yapılan hatalardan ders alınamaması, disiplin getirmeye çalışırken daha disiplinsiz bir takım haline gelme, Schuster’e verilen sonsuz kredi (burada açıklamalarından bahsediyorum, yoksa tabi ki teknik anlamda sonsuz kredi gerekiyor), uzar gider bu liste böyle.

Sene başından beri söylüyorum; Galatasaray’ın yaptığı tüm hataları tekrarladı Beşiktaş, isimli bir teknik adam ve yıldız futbolcular getirildi takıma. Gel gör ki, onların çalışabileceği bir ortam yaratılamadı. Mesela, Schuster ligi bilmemekle suçlanıyor. Bu adam Real Madrid’fen geldi, oynayacağı rakibi izleyen bir değil, herhalde birkaç adamla çalışıyordu orada. Rakibi hakkında bilgi sahibi olarak çıkıyordu tüm maçlara.

Ayrıca hızlı pasa dayalı, savunmasını öne çıkaran bir hücum takımı düşünüyor fakat ne yazık ki özellikle Türk futbolcularının bu futbolu oynayacak yeterli altyapıları yok.
Bir çoğu oyunun sadece tek yönünü oynayabilen futbolcular.

Gelelim kendisine tanınan sonsuz krediye. Dün yaptığı açıklama kabul edilebilir gibi değil. Sen burada kalıcı değilsin, kulübün sahibi değilsin, gerçek sahibi taraftardır bir kulübün. Sen onlara maça gelmesinler, evlerine gitsinler diyemezsin. Bunu dediğinde yönetimin çıkıp bir şeyler söylemesi gerekir açıkçası.

Daha önce de buna benzer açıklamalarda bulundu. 1960 futbolu oynanıyor diye. Herhalde Dünya’nın önde gelen teknik direktörü Mourinho’nun oynattığı oyunla İBB’nin oynadığı oyunu karşılaştırabilecek yetiye sahip değil. Aslında bire bir aynı yapıya sahip oyunlar, tek fark Avcı’nın elindeki kadro kapasite olarak oldukça alt seviyede. Çıkıp bu futbola 1960 futbolu demek, kendi kafasının gerilerde kaldığını gösteriyor. Bu açıklamaları için bir şekilde uyarılmalı.

Disiplin adına İbrahim Üzülmez takımdan uzaklaştırıldı, Toraman oynatılmadı. Bu hafta sonu da derbi var. Bu olay bir hafta saklanıp, Kiev ve Fenerbahçe maçları bittikten sonra yapılacaklar yapılsa olmaz mıydı? Belki de en önemli maçından önce bu kararı almak intihar gibi bir şey oldu açıkçası. Yönetim burada da zaafiyetini ortaya koydu. Ayrıca disiplinse Quaresma’nın gördüğü kırmızı kartlar hakkında bir şey yapılacak mı merak ediyorum. Bile bile lades, tekme atıp kırmızı kart görüyor. Olacak iş mi bu?

Takımın ilk yarıdaki en büyük sorunu tam bir takım olamamaktı. İkiye bölünmüş bir takım görüntüsü veriyordu ama yönetim yine de sadece hücuma transfer yaptı. Sonuç, harika bir hücum hattı ve arkada beş yalnız adam. Olacak iş değil, asla akıllanmıyor yönetim, ders almıyor.

Diyeceğim şudur ki; Beşiktaş yönetimi bir şeyler yapıyor ama herhangi bir planları yok. Günlük yaşıyorlar. Hedeflerini yanlış koyuyorlar planları olmayınca. İlk yapmaları gereken bir plan, bir program ortaya koymak olmalı yönetiminin. Onun üstüne inşa etmeliler gelecek senenin takımını, hedeflerini.

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Berkay Aytekin Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar