Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Bir akıl hocanız da mı yoktu?

Tarih30 Eylül 2011 , 16:01

Vücut Geliştirme Federasyon Kupası ve Milli Takım Seçmeleri, geçtiğimiz hafta sonu Eskişehir'de yapıldı. Çok yakın bir zamanda yapılan seçimlerden sonra, yepyeni bir federasyon ve yeni bir ekip düzeni içerisinde gerçekleşen ilk yarışmamız oldu.

Uzun zamandır vücut geliştirme ve bilek güreşi spor dallarının aynı federasyon çatısı altında bulunması artık alışageldiğimiz bir duruma dönüştü. Bu yeni dönemdeki başkanımızın bilek güreşi camiasının bir ferdi olması, olumlu eleştiri ve yorumların gelmesine neden oldu. Birlik ve beraberliğimiz adına uzun zamandır görmek istediğimiz bu gelişmeler, konuyla ilgili herkes tarafından takdir gördü.

Yarışma esnasında ümit veren bu tablo oluşurken, iki arkadaşımızın hakemlerin hemen arkasındaki alanda önemsiz bir mesele nedeniyle kavga etmesi ne yazık ki günün en önemli olayı olarak kayıtlara geçti.
Arkadaşımız diyorum, çünkü ismini vermek istemediğim bu arkadaşları neredeyse tüm camia tanıyor. Yazımın başında bahsettiğim birlik ve beraberliğe aykırı bir yaklaşıma neden olan bir gruplaşma örneği teşkil etmesi bana göre bu olayın en üzücü yanıdır. Arkadaşlardan biri küfür edip ve hatta soyunmaya başlayıp durumu iyice abartıyor; ardından güvenlik görevlileri ve polisin devreye girmesiyle olay kontrol altına alınıyor. Her zamanki gibi medyada bu yarışmayla ilgili, kavga dışında hiç bir haber bulunmuyor.
''Sadece kaslarını geliştirmişler'' gibi manşet ve başlıklarla alay konusu edilmesi de, adeta spora ve sporcuya yapılmış bir karalama propagandası niteliğindedir.

Toplumumuzun ve medyanın kronikleşmiş bir önyargıyla baktığı vücut geliştirme sporu, dünyanın en zor ve masraflı olan spor dallarından biridir. Bilimin de en çok hizmet ettiği spor dalı olma özelliğini taşır. Bir vücut geliştirmecinin başarılı olabilmesi için öncelikle üstün bir medeni cesarete ve mücadele ruhuna sahip olması gerekir. Aldığı her gıdayı ve tükettiği enerjiyi, her birimiyle ve içinde bulunduğu şartlara göre değişen oranlarıyla detaylı olarak hesaplayacak bir matematik zekası da olmalıdır.

Yılda birkaç kez yakalayabileceği zirve formunu adeta milimetrik bir zamanlamayla podyuma taşıyabilmesi için tüm bu özelliklerle birlikte, kararlılıkla yoluna devam edebilecek sağlam bir psikoloji de bu işin olmazsa olmazlarındandır.

Temsil ettiği birim veya ideolojisi ne olursa olsun, bu ülkede yaşayan her bireyin artık farkında olması gereken birlik - beraberliği amaçlayan sosyal mesajlara gerek bile kalmamalıdır diye düşünüyorum. Toplum olarak birbirimize sıkıca sarılmamız gereken bu dönemde, en azından biz sporcular bu durumun en güzel örnekleri olmalıyız. Halkın gözünde zaten kötü bir imaja sahip olan camiamız, medyada çıkan son görüntülerle bir darbe daha almış oldu. Ne yazık ki akıllarda yalnızca çirkin bir kavga fotoğrafı kaldı.

Tarihin utanç verici bu tekerrürünü yaşatan arkadaşlarımıza sormak istiyorum; bir akıl hocanız da mı yoktu?

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Erhan Delibaş Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar