Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

TT Arena'dan yükselen ıslıklar..

Tarih16 Ocak 2011 , 16:35

Olay oldu bitti… Yankıları sürüyor. Sürmeli… Ancak yankılar hep aynı. Katılıyorum. Emeği geçenlere ayıp oldu. Ancak bunun yüzde yüz haklı olduğunu söylemek mümkün değil. Ana Sorun; “Başta Siyasiler olmak üzere bizler her zaman sporu siyasete alet etmişiz…” Çözüm; başlangıç olarak ; “Ben yaptım”, “Biz yaptık” demek yerine; “Bu yapıldı ve hep beraber faydalanmalıyız.” demeçleri verilmeli konuşmalarda.. Düşünceleri işleyelim şimdi…

TOKİ Başkanı
Asıl tepki ve Başbakan'ın sahadan ayrılmasına sebep olan olay kesinlikle TOKİ Başkanı'nın konuşması üzerinedir. Belki de Başbakan bu konuşmadan dolayı utanıp sıkılıp gitmiştir.

O konuşmanın en önemli ve biraz aşağılayıcı içeriğinden bir kesit şöyledir; "Galatasaray Yönetimi Ali Sami Yen ile ilgili kiracılık yükümlülüklerini yerine getiremezken bize geldi. Hem Ali Sami Yen'de hem de burada yükümlülüklerini yerine getiremedi. Özhan Canaydın'ın karşımıza gelip naif ve sessiz sedasız duruşu dün gibi aklımda…" Kim, nerede söylüyor bunları? Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanı (TOKİ) Erdoğan Bayraktar, TT Arena açılışında.

Bu sözler yenilir yutulur sözler değil taraftar için ve gerçekten erdem sınırlarını zorlayan sözler. Bu taraftar; “Tuğla yığınına ruhunu satmaz…” Bu böyle biline… Ne yani bu sözlerin üzerine alkış mı tutsalardı. Bu olayın, garibana ulu orta yerde ekmek verme erdemsizliğinden ne farkı var? Bu sözler açıkça “Sporun siyasete alet edilmesidir…” TOKİ Başbakanlığa bağlıdır. Anladınız sanırım. Bu çok açık ve net. Bu konuşmalardan sonra da Başbakanımız, Kulüp Başkanımız ve diğer önemli protokol üyeleri stadı terk ettiler…

Bu konuşma öncesinde “Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’ın ıslıklanmasını tam olarak doğru bulmuyorum ancak taraftarın da haklılık payı var. Şöyle ki;
1- Hiçbir Başbakan ülkedeki tüm gruplara kendisini sevdiremez. Bu, bu olayda da geçerli. Her ne kadar Başbakanımızın çok önemli desteği ile yapılsa da bu stat, bu durum tepkileri engellemeye yetmez ve “Mevcut sporun siyasete entegre bir şekilde yürütülmesi” koşulunda yetmemeli de zaten… Aşırıya kaçıldığını da asla düşünmüyorum.

2-Biz her zaman ülke olarak sporu siyasete alet etmişiz. Tüm siyasiler ve özellikle belirtmekte yarar var ki son dönemdeki siyasetçiler “Siyaseti sporun içine öylesine sindirmiş ki, sonuna kadar tepkiyi hak ediyorlar…
Bakın bu konuda ki düşüncelerimi Yerel Medya Haberleri'ne dayandırıyorum.
X ilçesinde bir halı saha yaptırıyor Belediye ve tabi Bakan veya milletvekili de geliyor oraya. Açılış malum. Konuşma yapıyor. Diyor ki; “Bu spor tesisini yapmak her babayiğidin harcı değildir.” Evet, ister inanır ister inanmazsınız ancak bunu gerçekten söylüyorlar. Parayı kendi ceplerinden veriyormuş edasıyla yapılan söylemler bütünü kısaca… “Kimin parasıyla kime artistlik yapılıyor.”

Biz bunu yapanı alkışlıyoruz ya da yalandan alkışlayıp yaranmaya çalışıyoruz da (Şakşakçılığa soyunmak) ıslığa mı tahammülümüz yok! 52.647 tane yumurta yağsaydı sahaya ne olacaktı o tribünlerden? Sorarım size!

Tamam. Başbakanımız o stadın yapımı için çok büyük emek verdi ama “Sporun içinde siyaset” varlığını kabul edelim artık. Ve bu zihniyeti yıkmak için başta siyasiler olmak üzere topyekün çalışalım. Bu, her ne kadar yerinde tepkiler olmasa da haklılık payının kısmen de olsa olduğuna inananlardanım. Ya bunun aksine eğitilelim ya da siyasiler işi bu yola sokmaktan artık vazgeçsinler.

Fatih Altaylı'nın yazısı
Öncelikle Sn. Fatih Altaylı'nın ara sıra da olsa spor ile alakalı yazmış olduğu yazılarını, düşüncelerini genel olarak beğendiğimi ifade ediyorum. Bunun dışında Altaylı daha önce Galatasaray Spor Kulübü'nde yöneticilik yapmış bir isim ve dolayısıyla sporun içinden geliyor. Ancak son yazısını bütün olarak kabul edilebilir bulmak mümkün değil…

Değerli büyüğüm Altaylı'nın yazısında şöyle bir alt başlık var; “Başbakan bunu ödetir Galatasaray’a” demiş. Başlığın altında da taraftarın yaptığının ayıp olduğunu söylemiş. Bu tam olarak doğru değil ve nedenlerini yazım içinde anlattığımı düşünüyorum. Başbakan bunu eğer Altaylı'nın dediği gibi Galatasaray’a ödetmeye kalkarsa Galatasaraylı da Başbakanın ödettiğini ödetir. Bu yanlış ve inanıyorum ki bu protestolardan sonra Sayın Başbakanımız “Neden böyle oldu?” sorusunu kendisine soracaktır. Altaylı bu başlığın son cümlesinde;
“Siz siyasetle sporu, siyasetle konukseverliği birbirine soktunuz mu, o da sokuverir. Bu hakkı da ona siz vermiş olursunuz. Anladınız mı!" demiş. HAYIR, anlamadık Sayın Altaylı! Sporu siyasete alet edenleri de açıkladım az önce çünkü. BU KONUDA GERÇEK SUÇLU ÜLKEMİZDE VAR OLAN SİSTEMDİR. SUÇ HEPİMİZDEDİR…

Muhteşem bir stadın açılışına gölge düşürüldü… Yazık oldu. Ancak gün geçti ve dünden ders almak şart.

Çıkarın kalemi kağıdı yazılı yapıyoruz…
Tek Soru; “Şapka – Öne Almak – Düşünmek” kavramlarını anlamlı ve kurallı bir cümle haline getirip bu cümle ile alakalı düşüncelerinizi yazınız…

Süre: Acele edin…


YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Gökhan Hacıoğlu Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar