Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Kara Melek ve Onu getirenler !..

Tarih22 Şubat 2011 , 14:00

Beşiktaş kendi saha ve seyircisi önünde Fenerbahçe’ye 4-2 mağlup oldu. Gayet normal sonuç. Neticede bir futbol karşılaşması. Mutlaka biri birini yenecek veya berabere kalacaklardı. Bunda o kadar da büyütülecek bir durum olmamalı.

Bu iki ekip yüz yılı aşkın bir süredir defalarca karşılaşmış yenmiş, yenilmiş ve berabere kalmışlar. Hatta Beşiktaş’ta Fenerbahçe’yi sahasında defalarca mağlup etmiş, kalecisiz ve 9 kişiyle farklı yenmiştir. Demek ki birbirlierini kendi sahalarında yenmeleri yeni bir durum olmadığı gibi çokta büyütülecek bir sonuç değil. Herkesin başına gelebiliyor.

Beşiktaş’ta asıl sorun mantalite.
Teknik Direktör Bernd Schuster, Fenerbahçe karşısına o gün kazanmaya yetecek bir takım sahaya sürebildi mi? Maç içinde oyun bir o takıma bir bu takıma gidip gelirken gereken doğru hamleleri yapabildi mi?

Bana sorarsanız sayın Schuster maçı aynı benim gibi zaman zaman yerinde heyecanlanarak, zaman zaman da kızarak izlemekten başka bir şey yapmadı. O zaman demek ki Beşiktaş’ı ben de, benim gibi binlerce kişi de çalıştırabilir.
O gün yedek kulübesinde Sayın Sarı Meleğin oturduğu gibi.
İyi bir kondüsyoner ve 2,5 milyon Euro karşılığında bizler de bu takımı çalıştırmaya talibiz. Belki Türk olduğumuz için de bizler, O'nun aldığından daha düşük bir paraya evet diyebiliriz.

Bizim yöneticilerimizin asla ama asla anlayamadığı birkaç şey var. Özellikle de cebinde para olduğu için ya da kulüp başkanına zamanında çok ağır eleştiriler yapıp en ciddi muhalefet kanadında yer alıp boğazına sarıldığı için futbolun başına getirilen isimlerin asla anlayamayacağı göremeyeceği ama futbolun gerçekleri olan GERÇEKLER…

Şimdi soruyorum; Beşiktaş Futbol Komitesi Başkanı Sayın Serdal Adalı, kendi şirketinde Beşiktaş’ın Schuster’e verdiği para kadar para alan bir adama bu kadar dayanır mıydı?
Ya da böyle bir parayı kendi parası olsa bu kadar kolay harcar o kişiyi göreve getirir miydi?
Ayrıca Sayın Sarı Melek’in ne başarısını izlemiş, takip etmiş, görmüş ve şahit olmuş da Siyah Beyazlı Takımın başına bu çalıştırıcıyı getirdi. Kriteri neydi?

Bu kişinin bir zamanlar Alman Milli Takımında oynamak için para istemesi mi, yoksa her gittiği takımda başarısız olduğu için kovulması mıydı ?
Ya da sırf dünya devi Real Madrid’i çalıştırdığı için mi?
Emin olun bugün Real Madrid’i bu yazıyı okuyan herhangi biri bile çalıştırsa ve o kişinin sadece futbol zevki az da bilgisi olsa sanırım onun kadar başarız olurduk.

Şunu anlamamakta yöneticilerimiz ısrar ediyor. Kardeşim benim param var, kariyerim var, İyi Beşiktaşlıyım, futboldan da az biraz anlarım ben futbolun başına geçerim demekle bu işler olmuyor. Bu işler öyle yürümüyor.

Dünyadaki büyük takımlara bir bakalım hangisinin parası olduğu için ya da başkana iyi muhalefet yaptıkları için bir takımın sportif direktörü, futbolun tek patronu veya transferin tek sorumlusu.

Onlar oralarda asla öyle bir şey yapmazlar. Çünkü futbol her ne kadar eğlence de olsa belli birikimi, bilgisi, futbol geçmişi olmayan hele hele o takımda yıllarca oynamış başarılara imza atmış biri değilseniz futbol takımının başında yer almanız gece yatarken kuracağınız hayallerden öteye gitmez.

Alman olup Alman ekolü taşımayan, Alman olup İspanyolca konuşmayı tercih eden, futbol tarzının ne olduğu belli olmayan bir kişiyi milyonlarca Euro harcayarak kurduğunuzun takımın başına getirmek olsa olsa beceriksizlik, iş bilmemezlik ve futboldan anlamamak olur.

Organ nakli yaptırmak zorunda kalsanız öncelikle sizin dokunuza uygun olup olmadığı, kanınızın uyup uymadığına bakılır. Buradaki amaç nakil yaptıracağınız organın vücudunuzda işe yaraması, hastalığınızı geçirmesi ve sizin normal bir yaşam sürdürmenizi sağlamaktır.

İyi de Beşiktaş şu an yaptığı Schuster naklinden istediği hiç bir sonucu alamamışken daha neyi bekliyor. Vücudun o organı istememesinden dolayı kangren olup ölmeyi mi? Tabii ki Beşiktaş kişiler kim olursa olsun ölmez ölemez yaşamaya devam edecektir ama böyle giderse ve çok bildiklerini iddia edenler yüzünden sezonun geri kalanını bir alt lige düşmemek için mücadele edecek.

Kusura bakmasınlar ama bunu Beşiktaş taraftarına yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Suçu artık başkalarında aramayı bırakıp geldikleri gibi sessizce çekip gitmelerinin zamanı gelmiştir.
Sayın Yıldırım Demirören, Sayın Serdal Adalı ve Sayın Cengiz Zülfikaroğlu artık başkalarına suçu yüklemeyi bir kenara bırakın. İkinci devrenin başında şampiyonluğa havlu atan, Avrupa Kupasından elenmesine neredeyse ramak kalan, Türkiye Kupası'nda ne yapacağı belli olmayan takımınız cebinde son liralarını toplayarak maça gelmeye çalışan, soğukta, yağmurda, karda ve sıcakta boğazı yırtılırcasına takımını desteklemek için tribünde yerini alan insanların sabrını taşırdı. En azından tekrar tekrar yapılan aynı hatalar yüzünden benim ve benim gibi düşünenlerin sabrı taştı.

Durmuş bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterirken siz Koskoca Beşiktaş camiasına hangi hakla hep yanlışı göstermeye, yaşatmaya devam edebilirsiniz.

Yeter artık diyenleri hiç mi duymayacaksınız Sayın Demirören, yanlış yapa yapa yanlışlarınızdan hala mı ders almayacaksınız ?
Hala mı bizlere, Beşiktaşlılara gözümüzün içine baka baka Yeni stad yapacağım diyecek ve yine yanlış hocalar, yanlış oyuncular transfer edecek, yanlış kişileri futbolun başına geçirmeye devam edeceksiniz !..
Samimiyetinizden Beşiktaşlılığınızdan kuşkum yok ama artık yeter. Ne siz ne de kulübe verdiğiniz milyon dolarlar Beşiktaş’tan sadece Beşiktaş’ı desteklemek için tribünleri dolduran BEŞİKTAŞLILARDAN büyük değil.
Ya bir an önce doğru seçimler yapmaya başlayın ya da artık Beşiktaşlılara kahır dolu sezonlar yaşatmayı bırakın.
Bu sadece Beşiktaş’ı karşılıksız sevenlerin isteği…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Gökmen Örkmez Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar