Diğer Sporlar

Gündem-2
03 Mart 2011 , 17:12
Öncelikle hafta boyu bekledim. Beşiktaş cephesinden yönetici, taraftar vs kimseden ses yok. Hakem hakem diye bağıranların Ekrem'in ofsayttan attığı gol için tek kelime bile etmemesi, siyah beyazlı camianın göz bebeği Şifo'sunun hakkının yendiği bir ortamda oldukça manidar kalmış ve kişilik testinde yine sınıfta kalınmıştır.
Eğer haksızlıklarla,yanlışlarla savaşmak ise gerçek niyetimiz, kendine müslüman çoğunluktan artık ayrılmalı ve ucu bize de dokunsa samimiyetimizi hareket ve sözlerimize artık yansıtmalıyız. Türk futbolunun öncüsü sıfatı herkesin kendine pek kolay yakıştırdığı ağır bir misyon. Bu bayrağı taşımak için artık bu taraftar daha fazla durmamalı, örnek olmalıdır. Kendisine yapılan haksızlıkta feryat eden kendi yararına yapılan bir yanlışta susuyorsa gelecekte de başına gelecekleri hak etmiş demektir.
Kasımpaşa maçıydı, Beiktaş'ın golü iptal edilip ardından 92'de penaltı çalınmış, Çarşı ayağa kalkmıştı: "Eyyamcı hakem, eyyamcı hakem istemiyoruz" tarihe geçmiş bir andı.
O maçın hakemi de Antalya maçını yöneten Bülent Yıldırım'dı.
Hani şu Trabzon'da Rüştü'yü hatalı atan, ama aynı poziyonda 3-0 kaybedilen G.Saray maçında kaleci Leo Franco'yu oyunda tutan!
2 yol var: Ya, "Bu hakemler kötü arkadaş. Herkesin canını yakıyorlar ama kasıtlı da değiller, gerçekten kötüler'' diyeceksiniz ya da "Bu hakemler eyyamcı arkadaş, hakkımızı yiyorlar, moralimizi bozuyorlar, sonra başka hafta pat ince ayar yapıyorlar" diyeceksiniz, ona göre bir duruş sergileyeceksiniz.
Siz ne yapıyorsunuz???
Susuyorsunuz...
Şimdi konuşma, samimi olduğunuzu, adaletinizi değil ADALETİ istediğinizi haykırmanın zamanıdır. Bu şekilde gitmez (!) deme anıdır. Ama üzülerek söylüyorum bu tür fırsatlar hep kaçırılıyor.
GAZİANTEPSPOR KENDİNE ÇOK GÜVENİYOR
Galatasaray-G.Antep maçı ilginç bir rövanştı. Beşiktaş'ın kupadaki yeni rakibi Türk Telekom Arena'da iki farklı yarı, iki farklı ve ilginç görüntü sergiledi.
3-2'lik bir maçın rövanşının ilk yarısı doğrusu G.Antep'in oynaması gereken bir tarz değildi. Tolunay Kafkas'ın takımı kendine son derece güveniyor ve karşısında büyük bir takım olduğunu unutan bir anlayışla geçirdiği 45 dakikada golü atıp işi bitirme isteğine o kadar kendini kaptırdı ki az kalsın 2-0 geriye düşecekti, olmadı.
İkinci yarıda herhalde kulaklar biraz çekilmiş ki daha kontrollü ve sonuca yönelik bir oyun oynadılar, şanslarının da yardımıyla turu buldular..
Topa daha fazla sahip olma kaygısındaki misafir ekip yüzünden kazanmak zorunda olan G.Saray'ın kontra atak oynaması ilk 45 dakikada son derece ilginç bir durum yarattı.
BEŞİKTAŞ RAKİBİ DİKKATE ALARAK OYNAMALI
Beşiktaş'ın gitmesi gereken yol bana göre G.Saray maçının ilk 45 dakikasında kendini gösterdi. Orta alanın ortasını kapatıp Murat Ceylan'a rahat top dağıtma şansı verilmemesi ve santrfor bölgesinde mutlak yakın markajla Cenk'in de çizgiye kaymaya zorlanması Beşiktaş'ın işini hayli kolaylaştıracaktır.
Virtüöz denilen Wagner'in söylenildiği kadar iyi bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Tabata kadar bile etki yaratması şüpheli bence. İyi bir alan savunması ile orta sahadaki muhtemel etkisi kaybolur gider. Ancak Popov ve B planı Olcan'ın kanat akınlarında mutlak set defansı yapılması önlerine boş alan bırakılmaması gerekir.
Kanatlara rahat top atamayacak bir G.Antepspor'un ortadan tehlikeli olma reçetesi pek yok gibi...
Topa sahip olma ve aşırı güveni rakibe karşı kullanacak bir Beşiktaş'ın yıldızlarının da kontra atakta maharetlerini artık (!) göstermesi halinde finalin yolu açılacaktır.
Haaa rakibi kaale almazsan, ''Ben Beşiktaş'ım arkamı düşünmeden saldırırım'' diyorsan o zaman Dinamo Kiev maçlarının benzerlerini seyretmeye mahkumuz. Skora yansır mı bilmiyorum ama rakibe bol pozisyon imkanı verilir burası kesin. O yüzden Schuster ve kurmayları artık akıllarını başlarına almalı, kupa yolunu açmalı. Aksi halde Galatasaray gibi bir noktadan sonra büyük takım olun, kupayı isteyin, mücadele edin hepsi hikaye kalabiliyor çünki artık karşınızdaki takım sizden korkmuyor.
SENEYE DİYE BİR ŞEY YOK!
Ben hayatım boyunca istisnalar kaidemi bozmaz, şuna inandım: Yapacak adam yapar! Bunun 2 ayı da bir, 6 ayı da bir, 2 senesi de...
Yönetim size enkaz bile devretmiş olsa sizde yüksek düzeyde teknik direktörlük becerisi varsa, B planınız varsa, detayları doğru yorumluyor ve futbolcunuzdan maksimum verim almayı biliyorsanız, geminizi günün şartlarına göre en kötü su yüzeyinde tutarsınız, batırmazsınız!
Ama kağıt üzerinde çok yetenekli oyuncular grubundan gol bile atamayan bir hücum ekibi yaratabilmişseniz ancak (!) konuşulacak söylenecek bir şey yoktur.
6 tane hücumcuyla oyna goller sağ bekten gelsin!!!
Aman ne futbol!
Bernd Schuster budur, Beşiktaş'ın ona sabredecek 3-5 senesi yoktur.
Birine sabredersin mesela Gordon Milne gibi bir adama. Kulüpte para yok, kaliteli yabancı alamıyorsun takımın gücü belli. Adam seni 2 sene üst üste ikinci yapmış, 7. YA DA 8. DEĞİL!
Avrupada eleniyorsun tamam ama Klinsmann'lı Voller'li Bergamo'lu, Matthaus'lu Zenga'lı Inter'e, oyuncu kalabalığı yapmayalım açın bakın muazzam kadrolu bir Dortmund'a, böylesine isimsiz bir kadroya sahip olan değil efsane kadro adayı olarak gösterilen bir Dinamo Kiev'e, kendi kalene voleyle gol atarak bir Malmö'ye, daha sayacak çok şey var. Adama verdiğin kadronun kalitesi bellidir isteyebileceklerin de...
Ama Schuster altını gümüş yapmayı başarmış hem bireysel hem de takım anlamında önemli değer kaybettirmiş bir teknik adamdır. Bakın bu camia İbrahim Üzülmez'i orta yapabilsin diye 10 sene bekledi, sonra herhalde tamam olmuş olacak ki gönderdi! Onu bekle, bunu bekle, deneme tahtası değil, Beşiktaş bu...
Bundan 4 ay önce benim ya da ben gibi düşünen küçücük azınlığın iddia ve görüşlerine büyük şiddet gösteren kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, dediğimize yine gelmemeye, "sabır, seneye farklı olacak" masallarını dinleyip kendilerini inandırmaya çalışıyorlar. Bu benim beklediğim bir şeydi şaşırmadım. Çünkü insanımız hata yaptığını ya da hatalı düşündüğünü bir türlü kabul etmek istemeyen bir toplumun üyeleri genellikle.
SCHUSTER, MILNE YA DA FERGUSON DEĞİL
Sorun değil ama düşünürken, karşılaştırırken, düşüncenize haklı örnekler ile destek vermeye çalışırken, elma ile armutu karıştırmamak lazım. Bana Gordon Milne'i ya da Alex Ferguson'ın Manchesterdaki ilk yıllarını örneklerseniz sırf haklı çıkma adına ben size el insaf (!) derim. Çünki Schuster ile Ferguson ya da Milne'in, futbol anlayışı ya da kişilik olarak alman teknik adamla uzaktan yakından alakası yoktur.
Schuster ile Fenerbahçe'nin eskilerinden Zeman'ı eşleyebilrisiniz.. Pendik faciasını hatırladığınızda "Allah'tan G.Antep Bld'ye 1-0 kaybederken eleme turu yani eski sistem yoktu da elenip gitmedik" diye dua edebilirsiniz. "Oyuncuya göre sistem yapmam, benim sistemim budur başka bir şey oynamayacağız" sözlerini arşivden bulup Schuster'inkilerle eşleyebilirsiniz. Sonra Rijkaard'ı karşılaştırabilirsiniz.. Hücum anlayışları, futbol kültürleri, geçtikleri yollar, 1 sezonda yapamadığını ikinci sezonun başında da yapamayacağını vs...
Hollandalı teknik adama baktığınızda ise büyük ihitmalle gelecek sezon Beşiktaş'ın düşeceği durumu görürsünüz yani bu anlayışla SENEYE DİYE BİR ŞEY YOK, OLAMAZ DA!
ALİ ŞEN'İN SÖZLERİ FUTBOLUN GENEL REÇETESİ
Düşülen durumu bir türlü kabullenmek istemeyen arkadaşlara tavsiyem, Kemal Belgin ya da Hıncal Uluç'u dinlemek yerine futbol bilgi ve tecrübesi herkes tarafından takdir gören Ali Şen'in son sözlerine biraz olsun kulak kabartmalarıdır. Öykünmeyin, iyi okuyun, adam futbolun reçetesini veriyor, 11 tane yıldızla küme düşersiniz diyor. O kadar doğru açıklamalar ki bunlar, o kadar doğru tespitler ki, altına imza.
Ama ben aylardır bu imzayı bir tıkla halen ulaşabileceğiniz yazılarımda zaten çoktan atmıştım. Sayın Şen'in sözleri futbol denen sporun genel reçetesi, bu reçeteyi uygularsın sonra detaylarda başarılı olduğun nispette farklı başarı düzeyi yakalarsın. Ama olmazsa olmazlar vardır sırtını dönemezsin. Dönersen de eğer Beşiktaş'ta olduğu gibi bir çuval gol yersin!
Fikirlerime katılın ya da katılmayın ama sizden ricam artık kendiniz kandırmayın. Ne boş hayallerle ne de çok zor olmasına karşın alınabilecek bir Türkiye Kupası ile!!!
SERCAN YERİNİ BULDU
3 büyüklerin her daim listesindeki türünün tek örneği YILDIZ!!! (Şampiyon takımda bir sezonda 4 gol atabilen forvet) sonunda dünyada cenneti keşfetti, nokta atışı gerçekleştirdi. 21 yaşında gençliğin tüm imkan ve enerjisini kullanmayı abartıp yaşam biçimi haline getiren Sercan kardeş, Lokomotif Moskova'da kadın menbaasının içinde boğulmazsa eğer en iyi ihtimalle çok geçmeden Türkiye'de bir takıma kiralık olarak yollanır. Bursaspor'a gelince, onlarınki bir transfer başarısıdır.
Dip not: Sercan'ın bizi hayretler içinde bırakma ihtimali kendi elindedir!!!
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Güney Mergen Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






