Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
Reklam
  GÖZDEN KAÇIRMA : VİDEO | Spor Toto Süperlig | Puan Durumu |
Şike davası
Dava aşamasından haberler
[18:57] ''Söylenecekleri başkan söylüyor zaten''  [17:59] Yıldırım Sturm Graz maçını neden izletti?  [14:40] İŞTE AZİZ YILDIRIM'IN SAVUNMASI!  

Trajedi de bir zaferdir!

Tarih12 Kasım 2011 , 17:12

Avrupa 2012'ye giden yolun koşu bandında yine kahır, yine hüzün.

Yanlışlarla uğraşmayı değer sananlar, yok sayılması gereken futbolun var olduğunu göstermekten artık vazgeçmelidir. Gerçeklere göz yummak istemiyorsak eğer!

Oyuna kısaca bir göz attığımızda;

Dün akşamki onbirin en zayıf halkası Giray'dı. CSKA maçında rakip oyuncunun slalomları karşısında etkisiz kalan Giray'ın, milli takımın defans hattının ortasına konulması, maçın başlamadan bitişiydi aslında.

2012 umutlarının aylar önce bittiğini bilsem de, Gökhan Gönül'ün bu maçta Corluka karşısında bu kadar çaresiz kalacağını hiç düşünmezdim. Kaleci Volkan'ın hava toplarına çıkmayıp seyretmesi, orta sahada Selçuk ve Emre'nin isteksiz futbolu, Sabri'nin ayağıyla değil, sportmenlikten yoksun ağzıyla oyunu, ülkemizde golcü olarak yere göğe sığdırılamayan ancak, gerçek bir defans karşısında topu bile göremeyen Burak Yılmaz'ın şişirilmiş balonuyla alınan farklı mağlubiyet, hayatın esası kadar acıdır.

Ülkemizde futbolun onurunu Burak Yılmaz'ın kurtardığını sanan köşe yazarları, karanlığa savrulduğumuz bir futbol gecesinde, sağlam bir defans karşısında, Burak Yılmaz'ın değil gol pozisyonuna girmek, bir hava topu bile alamadığını, ofsaytta kalan futbolunu, gerçeğin gözlükleriyle görerek maçı bir daha izlesinler.

Gerçeği oynayanlar kazanıyor, yalanı oynayanlar elbette kaybediyor.

Maçtaki hataları, olmayan futbolu, Hiddink'in İstanbul'da turist olarak bulunduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Kısa vadede mutluluk planlayan, takımda optimal bir denge kuramayan, çözüm üretemeyen Hiddink'in doğru tespit ettiği tek şey, Hırvatistan gibi rakiplerle Türkiye arasında, kalite-güç ve sportmenlik farkı olduğudur.

Hırvatistan Milli Takımı'nda Vedran Corluka, Simunic, Manduzukiç, Srna, Rakitic, Modric, Olic gibi Avrupa'nın önemli kulüplerinde oynayan deneyimli oyuncular, oynadıkları güzel futbolla maç boyunca göz dolduran isimlerdi. Doğru onbiri kuran Bilic'i kutlamak gerekir.

Hırvatistan onbirinin profesyonel bir anlayışla; 90 dakika güçlü, dengeli, üst düzey futbolunu izledikçe futbolumuzun zayıf olduğunu açıkça görmüş olduk. Bu sonuçları ciddiye almadıkça, Giray'dan, Servet'ten stoper düşünenleri ülkemizden şutlamadıkça bu hüzünlü tabloları çok yaşarız gibi gözüküyor.

Aynaların yeni olması gerçekleri gizlemeye yetmiyor.



Maç yorumcusu Rıdvan Dilmen, Hırvatistan 1-0 öndeyken Hırvatların futbolunu beğenmediğini söylüyor, "biz daha iyiyiz" diyor. 3-0 olunca bu sefer "aslında biz bu değiliz", "duygusalız" diyerek, izleyenlere sempatik görünmek için saçmalayıp, kandırmaya çalışıyor. Oysa ülkemizdeki futbolun gerçeklerini menfaatleri doğrultusunda gizlemeye çalışması doğru değil. Oyunun sonrasında da "Hırvatistan bizden iyiydi", diyerek eyyamcılık yapıyor. Ortadan konuşarak futbolseverleri uyutmaya çalışan Rıdvan'ın yorumlarını bilinçli futbolseverler yutmuyor ve ona aldanmıyor.

Trajikomik bu durumlarda,

Rastlantılara bağlı sonuçlarla ülkemizde bazı hocaları "imparator" sayıyorsak eğer; Alex Ferguson'a, Capello'ya, Jose Mourinho'ya, Joachim Löw'e, Arsen Wenger'e ve gayet tabi ki Hırvatistan'ın başarılı ve mütevazı teknik direktörü Bilic'e haksızlık edildiğini düşünüyorum.

Şimdi salı günü oynanacak rövanşın son perdesinde bizi farklı bir yenilgi daha bekliyor.

Trajedi de bir zaferdir

Meğerse hayallerimiz boyumuzdan büyükmüş...


Hiçbir şey oynamadan 2012 Avrupa finallerine erkenden soyunanlar, artık giyinebilirler.

Belki bir başka turnuvaya bir dahaki sefere...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hakan Cerrahoğlu Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar