Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
Reklam
  • 14:54
  •  (Dak: 9') GOL
  • Home United FC  0-1  Young Lions
  •  
  • Singapur : S.League

Kıskaç, yengeç ve Fenerbahçe!

Tarih14 Aralık 2007 , 11:52

Fenerbahçe'nin gerisindeki ikilinin önünde oynamak mı kolay? Yoksa ön liberolar sayesinde gerisini süpürmek mi daha kolay?
İki bölgenin de birbirine büyük yardım da bulunduğu muhakkak.
Yani bu sistemde ve bu kalitedeki futbolcularla amaca ulaşmak kadar normal bir şey yok.
Veyahut şöyle diyelim bu uyumla galibiyet daha kolay.
Evet görünen o ki Edu ve Lugano git gide Zago-Ronaldo, Högh-Uche tarzı bir ikiliye dönüşüyor.
Önlerindeki ikili ise Deniz-Aurelio veya Selçuk-Aurelio da olsa sorun değil.
Çünkü çok eleştirilen Selçuk bile bu üçlünün arasında dikkatini toparlamış gözüküyor.
Kimine göre Şampiyonlar Ligi'ndeki en iyi ön liberolar arasında Fener'inkiler.
En iyi 16'sı arasında olduğu muhakkak ama en iyi üç mü, 5 mi, yoksa 10 mu olduğunu 2. turlar başlayınca göreceğiz. Onların golcüleriyle bizimkileri eşleştirince yani.

Ve bir şeyi atlamayalım.
Tamam 2. tura kalmak başarıdır.
Ama o gruptan çıkılması gerekirdi zaten.
Mesela Galatasaray'ın da UEFA Kupası'nda grubundan çıkması kağıt üzerinde başarıdır. Ama bana kalırsa şu şartlarda çıkışı başarı değildir. Çünkü böylesine kolay bir gruptan zaten çıkması gerekir. Bordeaux ve Helsingborg'a yenildiğin vakit bir sonraki tur daha büyük gelecektir çünkü.

Tekrar başa dönelim.
Fenerbahçe'nin defansı ve ön liberolarının rakip forvetlerini hapsedişine.
Katılıyorum, Türkiye'deki en iyi kıskaçlardan birine sahip F.Bahçe...
(Belki de Yengeç dansı buradan gelmekte ha ne dersiniz?)
Peki hiç mi sorun yok?
Var...
Üstelik çok...
Geriden başlayalım...
Bir kere Lugano çok dengesiz...
Son CSKA maçı dışında Şampiyonlar Ligi'ndeki tüm maçlarında sarı kart gördü.
Bu sezon gördüğü toplam sarı kart 7...
Geçen sezon ise 10 sarı kart, iki de kırmızı kart...
Bu dengesizlik Edu'da var...
Geçen sezon 10 sarı 1 kırmızı gördü.
Bu sene ise 5 sarı 1 kırmızı...
Ve bir diğer sorunu topa dengesiz girişi...
Bunun son örneğini CSKA maçında yaşadık...
Aurelio'ya gelince...
Milli Takım'da oluşunun sebebi çok açık...
Evet bu ülkeden onun yerini dolduracak bir ismin çıkmaması rüşündürücü ama Sezar'ın hakkı da Sezar'a...
Normal şartlarda onun geridekilerden daha fazla kart görmesi gerekir.
Ama Aurelio hala öğreniyor.
Bu da ona hep artı olarak yansıyor.
Bakın istatistiğe...
2005-2006 sezonu 10 sarı, 2 kırmızı.
Geçen sezon sadece 5 sarı...
Bu sezonu dahil etmeyelim, çünkü bitmedi.
Temiz oynuyor, arkaya pek iş bırakmıyor, bıraksa da hatasını kapatmak için ilk o davranıyor.
Selçuk Duraklama Devri'nden çıkmak üzere.
Bunda da Aurelio'nun varlığı önemli.
Kafasını kaldırıp ileriye bakabiliyor artık.
Ama Deniz temposu nedeniyle ondan birkaç hatta iki, üç adım önde...
İşte bu kıskacın önündeki Alex'te doğal olarak daha bir formda gözüküyor.
Halbuki Alex, Alex'tir...
Onun geçen sene ki performansı da süperdi.
Ama bu sene güven dolu...
Gerisinin haricinde artık sağını, solunu da düşünmüyor.
Carlos, Gökhan, Uğur ve Deivid'in ortasında tam bir orkestra şefi oluyor.
Sonuç mu?
Yengeç dansı...

hfincan@yeniasir.com.tr

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Halil Fincan Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar