Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
Reklam
  GÖZDEN KAÇIRMA : VİDEO | Spor Toto Süperlig | Puan Durumu

Voleybol hakemliği ve düşündürdükleri..

Tarih02 Ocak 2009 , 13:55

Size bir teklifte bulunsam, gidiş/dönüş otobüs biletlerini versem, elinize harçlık olarak da 150-200 YTL tutuştursam, bilmem kaç yüz kilometre uzaktaki bir şehre gidin, bir gece de imkanlarınızı kullanarak konaklayın, karnınızı da doyurun gelin desem, eminim ki bana hiç olumlu gözlerle bakmazsınız, hatta aklımdan şüphe bile edersiniz?

Ama bu mini seyahat görevlendirilmiş bir Voleybol hakemi olarak yapıldığında, akan sular durur.. Çünkü meslek bile olamamış, sadece sevgi ve tutkuya dayanan bu gönüllülük bambaşka bir şeydir.. Bir sevdadır, bir bağımlılıktır..

Geçenlerde bir maçta yapılan büyük hata sonrası maçın bitirilmesi sonrası tekrar oynatılması çok tartışıldı.. Ben de üzülerek köşemde bu konuyu işledim, kendi görüşlerimi okuyucu dostlarımla paylaştım..
Üzüldüm, çünkü tüm şimşekleri üzerlerine çekenler, gazete sütunlarında acımasızca eleştirilenler içimizden birileriydi..
İşte o sevdanın sarıp sarmaladığı, geleceği olan iki genç hakemimizdi..

Sonra düşündüm, bazı çarpıklıkları kendi çalışma masamın üzerine yatırdım..
Bir mini konsültasyon yaptım kendi kendime!

İşte bu yazımda sizlerle mantıki, hatta vicdani boyutlarda ayakta alkışlanması gereken "Hakemlik Müessesi"ni, zorlukları ve beklentileri ile kısaca paylaşmak istedim..

“Voleybol Hakemliği” henüz yerini bulamamış, karşılığını alamamış, “Meslek”ten pek sayılmayan, boynu bükük, gönülle, yani sevdayla yapılan bir uğraşıdır!..
Kim, “Ben bu işten para kazandım, veya kazanıyorum..” derse yalan söylemiş olur!..
Zira gelişmiş hiçbir dünya ülkesinde, hiçbir branşta bu denli boşa kürek sallayan bir başka hakemlik müessesesi bulunmamaktadır..

Buna rağmen “Türk Voleybol Hakemleri, yıllardır tüm dünyada daima yüz akımız olmuş, bir çok uluslararası hakemimiz Olimpiyat Oyunlarında, Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında ve dünyaca ünlü büyük turnuvalarda final maçları dahil düdük çalma başarısını göstermişlerdir..

Ülkemizde şu an faal olarak 4.000’e yakın voleybol hakemi bulunmaktadır.. Bunları ben “Voleybolun neferleri” olarak görüyorum.. Olmazsa olmazları.. Ve çoğu, bırakınız para kazanmayı, elinde üç beş kuruş biriktirmeyi, görev yaptıkları maça gidip, gelirken harcadıkları para sonrası ellerinde kuruş kalmamasına hatta ceplerinden bile harcama yapmalarına rağmen bu denli sessiz kalmaları sadece ve sadece özveri, saygı ve sevgilerinden kaynaklanan bir olgudur!
Zaten hemen hemen hepsinin kazancı da çalıştıkları meslek dallarından gelmektedir.. Bu yüzden, hiçbir güvencesi olmayan “Voleybol Hakemliği”ni bir meslekten saymakla saymamak arasında bir ciddi ikilem yaşanmaktadır.. Bakın sizlere küçük ancak düşündürücü örnekler vereyim..

Senelerini bu dala veren, olanaksızlıklarla “Ulusal” hakem statüsüne kadar yükselme başarısını gösteren bir hakem dostumuzun bazen bu meşakkati karşılığı bırakın para kazanmayı, üstte de belirttiğim gibi, cebinden üzerine para koyarak yaptığı görevler gözden kaçmayacak orandadır.. İşin en enteresan yanı da, bugün gerek bayanlar, gerekse erkekler 1. Deplasmanlı Liginde takımların değeri ve sezonluk bütçeleri bazı takımlarda 4-5 milyon YTL’yi bulmaktadır..

Düşünün, bir hakem 125 lira alacak, deplasmana gidecek (Otobüs parasını TVF’nundan alıyor, uçakla gitmek isterse, Federasyon’un gidiş/dönüş verdiği 80+80 YTL’nin üzerine para koyacak), gittiği yerde 1 gece otelde kalacak, karnını doyuracak, ara vesaitleri karşılayacak ve çıkıp milyonlarca YTL’lik takımların kader maçını yönetecek?..

Düşünmeye devam edelim..
Sağında ve solunda o sezona 4-5 milyon YTL para harcamış 2 takımın sporcularının, antrenörlerinin, idarecilerinin ve de seyircilerinin arasında cebinden para koyarak gelip, o maçı yönetecek olan hakemin psikolojisini anlamaya çalışalım!..
Bir yardımcısı, bir yazı, bir skor, 4 tane de çizgi hakemi var yanında.. Üstüne üstlük bilen bilmeyen herkes onu seyrediyor, onu eleştiriyor, sataşıyor, aklınca fetva veriyor, basın mensuplarının gözleri üzerinde.. Federasyon’un gözlemcisi pür dikkat onu izliyor!..
Not verecek, rapor tutacak..
Sözlüye kalkmış bir öğrenci gibi mübarek!
A takımının baş smaçörü final sayısında topu karşı duvara vurabilir, servisi filenin göbeğine atabilir, B takımının liberosunun aldığı manşet yan tribünün 5.ci sırasındaki seyircinin kucağına gidebilir, ama sıkı mı Baş Hakem bir faul çalsın?
Yardımcı Hakem bloğun tırnak ucundan seken bir topu görmesin? Çizgi Hakemi bir dahil topa bayrak kaldırsın?
Maçı kaybeden taraf haçlı orduları gibi üzerlerine abanır, fatura anında onlara kesilir, kimse bakmaz, anlamak istemez o takım o son sayıya gelene kadar sezon içinde kaç bin hata yaptı, kaç puanı pisi pisine o hatalarından kaybetti?
Seyirci ise bıktırıcı, yıldırıcıdır!..
Bacak kadar çocuğuna dişini, evde eşine, işte çalışanına sözünü geçiremeyen uslu (!) taraftarlar bile başlar el/kol işaretlerine.. Dahası hakemlerin tüm sülalesi’nin ipliği pazara, türlü sıhhat (!) ve benzetmelerle (!) çıkar !... Maçı belki de yüzde 1-2 hatayla yönetmiş hakem evine dayak yemiş, ayıptır benzetmesi, tecavüze uğramış gibi, taciz salvoları ile döner..

Gelelim aldığı servete..
İster harcasın, ister kumbarasına atsın!
Ne demişler, “Damlaya damlaya göl olur…”
4.000’e yakın vatandaşımız boşuna mı hakem olmakta karar kıldı?..

Şimdi sizlerle Ulusal Hakem statüsünde olan bazı kahraman hakem dostlarıma maç başı biçilen değerlerini (!) ve ellerine sayılan, nedense avuçlarında eve dönene kadar kalmayan ücretlerini paylaşmak istiyorum !..



Bu güne kadar tüm Federasyonların gözünde hakem en önemsiz faktör oldu hep..
Onlara yapılacak zammın getireceği külfetten (!) kaçınıldı.. Yabancı antrenörlere yatırım yapıldı.. Menajerlere bonkör davranıldı!.. Basketbolda hakemlerin net 600 YTL aldığı bir devirde voleybol hakemlerinin görev koşullarını düşünme ve gerekeni yapma zamanıdır… Bu konuda Türkiye Voleybol Federasyonu’na bir vefa görevi düşmektedir!.. Yapılacak bir iyileştirme bu camianın çok daha rahat görev yapmasına vesile olacaktır..
Bu Federasyona da bu yakışır!..

KARABIYIK 50 YILIN BAŞKANI SEÇİLDİ..
Voleybol basınımızın duayenlerinden CENGİZ TOKGÖZ’ün sahibi olduğu www.mayintarlasi.com sitesi tarafından düzenlenen “50 YILIN BAŞKANI KİM” anketinde Sayın EROL ÜNAL KARABIYIK 11752 oyla birinci seçildi.

Facebook, msn ve e-maillerle gelen oylarla düzenlenen ankette sayın AHMET GÜLÜM 9003 oyla ikinci, sayın HÜSNÜ CAN da 7768 oyla üçüncü seçildi..

Eski Başkanların az oy aldığı ankette yer alması büyük eleştirilere sebebiyet veren, 1,5 ay ara Başkanlık yapan sayın ERDOĞAN AYDIN ise ilk sıralarda yer almasına rağmen, kendisinden beklenileni yaptı ve anketten çekildi.

Eski Başkanların, sayın NACİ BAYAMLIOĞLU’nun, sayın TEOMAN YAZGAN’ın, sayın ÖZCAN MUTLUGİL’in, sayın HALUK AYKULU’nun bu denli az oy almasının en önemli sebebini, oylamayı yapanların çok büyük çoğunluğunu son 15-20 seneyi yaşayan, dolayısıyla son dönem Başkanlarını tanıyanların oluşturması olarak değerlendiriyor, Türk Voleyboluna emeği geçen ve katkılarına bizzat şahit olduğum tüm Başkanlara teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum..

ALANYA’DA PLAJ VOLEYBOLU TOPLANTISI
Plaj voleybolunda da büyük hedefleri olan Türkiye Voleybol Federasyonu 10 Ocak 2009 cumartesi günü Alanya’da Başkan EROL ÜNAL KARABIYIK Başkanlığında bir değerlendirme toplantısı yapmayı planlamış.

Plaj Voleybolu Kurulu üyesi ERKAL TAŞ beni arayarak davette bulundu. Allah kısmet eder, bir aksilik vermezse ekibimle orada olacağım. 12 Ocak pazartesi bu köşeden sizlerle olup, bitenleri düşünce ve yorumlarımla birlikte paylaşacağım..

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar