Diğer Sporlar

At yarışları ve düşündürdükleri..
13 Mart 2009 , 14:07
AT YARIŞLARININ EVRİMİ
18’nci yüzyılın ortalarından itibaren İngiltere'de önem kazanan, 1782'de ünlü Epsam Derby'siyle büyümeye ve gelişmeye başlayan at yarışları, Osmanlı döneminde 1861 yılında, Abdülaziz zamanında yapılmıştır...
1900 yılından 1’nci Dünya Savaşı'na kadar İzmir Şirinyer'de Devlet tarafından, İzmir Yarış Kulübüne verilen geniş bir arazi üzerinde at yarışları düzenlenmiştir...
İngiltere'den yarış atları ve jokeyler getirilmiş, ve müşterek bahis oynatılmaya başlanılmıştır...
At yarışları İstanbul'da ilk kez, şimdiki Veliefendi hipodromu arazisi üzerinde 1911-1918 yılları arasında düzenlenmiştir... Evliyazade Refik Bey’in önerisiyle bir at meraklısı olan Harbiye nazırı Enver Paşa'nın başkanlığında "At Neslini Geliştirme Derneği" kurulmuştur...
Cumhuriyetin ilanından sonra Sipahi Ocağı’nın ve Akif Akson beyin girişimleriyle Veliefendi'de at yarışı bir başka düzene girmiştir...
Başta dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere, Mareşal Fevzi Çakmak, Celal Bayar gibi birçok devlet ve siyaset adamlarına yine birçok iş adamının da eklenmesi bu spora olan ilgiyi arttırmış, ilk kez yarış encümeni kurulmuş, faaliyete geçmiştir...(1927)
Aynı yıl Atatürk'ün emriyle Türk derbisi olarak nitelendirilen ve günümüze dek gelen "Gazi Koşusu" başlatılmıştır...
Bu süreçte devlet haralarında Arap ve İngiliz atlarının yetiştirilmesine özen gösterildi... 1950'de kurulan TJK'ne (Türkiye Jokey Kulübü) 1954 yılında çıkartılan bir yasayla , Tarım Bakanlığı tarafından Türkiye'de at yarışları düzenleme ve müşterek bahis oynatma yetkisi verildi.
İşte o gün bugündür TJK, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Şanlıurfa'da bulunan hipodromlarda hemen hemen haftanın her günü (Bazen 6 gün) yarışlar düzenlenmekte ve altılı ganyan, üçlü ganyan, ikili, çifte, üçlü bahis, tabela bahis ganyan ve plase olarak müşterek bahis oynatılmaktadır...
DEV SEKTÖR, YASAL EMİSYON…
Oldum olası talih oyunları üzerine ortaya sayısız görüş atılır...
Şans faktörü önemli unsur teşkil eder...
Kazanma oranları, yani olasılıkları çok düşüktür...
Ödenen miktarların hemen hemen yarısı kesinti olarak bir kenara ayrılmakta, diğer yarısı ikramiye olarak dağıtılmaktadır... Gerçi bu kesintiler yılda onlarca trilyonu bulmakta, sözde çeşitli hizmetler olarak geri dönmekte, ancak gene de bu yasal bir emisyonla vatandaşın cebindeki parayı hortumlama manasına gelmektedir...
Zaten sosyal ve ekonomik çıkmazlardan hayatı kararmış olan ekseriyet "Ya çıkarsa ?.." hayali ve beklentisiyle evinin rızkından, evladının tahsil parasından, belki de sağlık için ayırması gereken gereksinmelerden kısmi de olsa feragat ederek bu oyunlara hatırı sayılı miktarlar bırakabilmektedir...
Bu oyunların başını da at yarışlarındaki ganyan oyunları çekmektedir...
At yarışları sporun çerçevesi içinde, son derece zevkli, heyecanlı, benim de muhteşem zevk aldığım bir spor dalı, aynı zamanda da dev bir sektördür... Dahası yetiştiricisiyle, at sahibiyle, jokeyiyle, aprantisiyle, bakıcısıyla, seyisiyle, kronometrecisiyle, bayileriyle, seyircisiyle ve basınıyla koca bir camia, bir ekseriyettir...
SPOR MU KUMAR MI ?...
Şimdi gelelim tekrar baştaki konumuza...
Ve kendimize her zaman tartışılan ve bir türlü neticelendirilemeyen soruyu bir kez daha cesaretle soralım...
Sağduyumuzla, bir objektivite içinde cevap arayalım !..
At yarışları müşterek bahisleri bir kumar türü mü ?.. Veya sorumuzu biraz daha yumuşatalım... At yarışları kumara davetiye çıkartıyor mu ?..
Bu soruyu masaya yatırdığımızda ilk temas edeceğimiz ve üzerine basa basa altını çizeceğimiz gerçek, “At yarışlarının tartışmasız bir spor dalı” olduğudur...
Amacında asla kumar olgusu bulunmamaktadır...
Ancaaaak !... Şu da bir gerçektir ki, at yarışlarını sportif olgudan çıkaran ve kumar tutkusu çapına çeken bir kitle var... Bu kitle ne yazık ki ekseriyet !.. Ve bu ekseriyetin içinde büyük oranda hüsran ve dramatik sahneler yaşanmakta...
Para kazanma hırsı... Kısa yoldan ve aniden servet sahibi olma beklentisi... Küçük limitlerle, heyecan duyarak, zevk alarak bu spordan tatmin olma gayesi birden bire şeytani bir dürtüyle, elindekini avucundakini son damlasına kadar ortaya koymayla ve kazanma hırsıyla kronik bir hastalık olarak büyüyor ve müzminleşiyor...
Başlıyor kayıplar...
Kayıpları kurtarmak için tekrar hırsla saldırılıyor...
Kayıplar büyüdükçe büyüyor...
Günler ayları, aylar seneleri kovalıyor...
Arada bir kazanılan çekirdek parası olan birkaç ikramiye damarlara enjekte olarak bu psikolojinin morfini oluyor…
Aileleri çökenler, dağılanlar...
Fabrikalarını, evlerini, arabalarını satanlar...
Borçlanıp, o batağın içinde eriyip gidenler...
Sürünenler... mahvolanlar... tükenenler...
Daha da acısı gayri meşru işlere dalanlar...
Bu tabloları az görmedik ?...
GANYAN OYNAMANIN DOĞRUSU…
Tabii bu tablonun dışında, azınlıkta da olsa kalan bir kesim var ki.., onlar ceplerindeki harçlığın kendilerini sarsmayacak bir miktarıyla, sırf heyecan olsun diye ve at sevgisiyle oynamaktalar... Bu sebeple kaybetseler de bu meblağlar kendileri için bir sıkıntı teşkil etmemektedir... Hatta onlar için her gün, her yarışı oynama mecburiyetleri de yoktur... Onlar için ganyan oyunları bir tatil, bir boş zaman eğlencesi ve zevkidir... Arada bir kazandıkları ikramiye onlar için daha büyük mutluluk yaratmaktadır... Az oynayarak, yani az olasılıkla tutturabilmek, ve bunun cakasını da çevresindekilere, özellikle büyük oynayıp da kaybedenlere satmak !..
AT TÜRKLÜĞÜN ŞANINDA DAİMA YER ALMIŞ !...
Atlar insanoğlunun tarihi boyunca yer almış, Türklüğün şanına kimi zamanlar avrat ve silahla eş değer tutularak girmiş, güzeller güzeli varlık ...
Zeki, soylu, sadık ve duygusal...
İşte ben bu yüzden at yarışlarını seviyorum... Fırsatım olsa, cep harçlığımdan altılı ganyan parası ayırır oynarım…
Harçlığınızla, küçük küçük oynayın...
İnanın doğrusunu yapmış olacaksınız...
Yoksa !...
Bu yazımı çoğu kez hatırlarsınız !...
Benden söylemesi !..
epirden@yahoo.com
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






