Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Kıyaslamalar, tartışmalar, yorumlar..

Tarih02 Ekim 2009 , 13:36

Son zamanlarda bazı aykırı ve yakışıksız benzetmeler ve yorumlar yapılıyor !.. Bunlara gerçekten üzülmemek, hatta kızmamak elde değil ?.. Bu yorumu yapanların çoğu bazı çağları ve anları yaşamamış, ele aldıkları konuların oldukça uzaklarında kalmış, gerekli tecrübeye ve birikime erişememiş, saygı kriterlerinde ise sınıfta kalmış, kendilerini maalesef “Bilirkişi” zanneden sözde spor adamları, gazeteciler ve de fanatik taraftarlar !...

Bunlardan bazılarını tekrar mini gündemime taşımak, kendi duygu ve düşüncelerimi yararı olabilir düşüncesiyle kendi okurlarımla paylaşmak istiyorum !...

METİN OKTAY – HAKAN ŞÜKÜR TARTIŞMASI
Son zamanlarda başlayan ve de geçenlerde bir köşe yazarının da ele aldığı, METİN OKTAY ile HAKAN ŞÜKÜR arasındaki “Kim daha büyük ?...” gibi saçma sapan ve yakışıksız bir tartışmanın içine girdiğim için önce METİN OKTAY’ın aziz ruhundan, HAKAN ŞÜKÜR’ün şahsından ve de saygın sporseverlerden peşinen özür diliyor, yazacaklarımın sadece kendi düşünce ve yorumlarım olduğunun da altını çiziyorum…

İkisi de Türk futbolunun devi… İkisi de devirlerine damga vurmuş, futbolseverlerin kalbinde taht kurmuş büyük futbolcu…

Ancak kıyaslanmaları mümkün değil ?...
METİN OKTAY çimi son zamanlarında görmüş, toprak ve çoğu kez çamur sahalarda, o zamanın futbol anlayışı ve ofsaytın olmadığı, üç adım ve kaleciye geri pas kurallarının uygulamaya başlamadığı, bugünkü hafif giysilerin, modern futbol ayakkabılarının henüz kullanılmadığı, sudan etkilenmez, 450 gramlık sentetik futbol toplarının yerine suyu emen ve de 800 gramlara kadar ağırlaşan (O zamanların popüler hakemi NECDET TÜRKANTOZ’un bir lig maçı sonrası, o zamanın Dolmabahçe, günümüzün Beşiktaş İnönü Stadı’nda önümde tarttığı bir topun 800 gram geldiğine bizzat şahit olmuştum) topların bazen öbek öbek gölcüklerde mahsur kaldığı, modern tesislerin, dolayısıyla çalışma imkanlarının ve sürelerinin kısıtlı olduğu bir dönemde kral olmuş, adını sadece Galatasaraylı olarak değil, herkes tarafından sevilen bir Milli futbolcu, bir efsane olarak tarihe altın harflerle yazdırmıştır…

HAKAN ŞÜKÜR ise modern futbolun içinde yetişmiş, gerek Galatasaray’da, gerekse Milli Takımda attığı inanılmaz gollerle son dönemin efsanesi olarak tarihe geçmiş bir büyük futbolcudur !... Dini görüşü kendi tercihidir ve özel hayatına girer !... Bu tercihinin hoşuma gitmemesi onun büyüklüğü ve Dünya çapındaki kariyeri hakkında düşüncelerimi asla değiştirmez !...

Aynı kıyaslamaların bu günlerde, Ordinaryüs LEFTER KÜÇÜKANDONİYADİS, Signor CAN BARTU, Baba HAKKI YETEN, Panter TURGAY ŞEREN ile yeni yetmeler arasında yapılması da iştigalle abesten başka bir şey değildir… Üstelik yanlışlığın ötesinde büyük ayıp ve saygısızlıktır… Bence sporcu kıyaslamaları aynı dönemler içerisindeki futbolcular arasında yapılmalıdır…
İşte sizlere tartışacağınız, anket yapacağınız kıyaslamalar :
HAKAN ŞÜKÜR mü yoksa TANJU ÇOLAK mı daha büyük golcüdür ?...
MUSTAFA DENİZLİ mi yoksa FATİH TERİM mi daha iyi antrenördür ?...
TURKCELL SÜPER LİGİ’ndeki kulüpler içerisinde en iyi ve en başarılı Başkan kimdir ?...
Son 20 yılın en usta penaltıcısı kimdir ?... En centilmen futbolcusu ?... Ya kalecisi ?...
Bu sorularıma cevaplarınız varsa, lütfen esirgemeyiniz, bana epirden@yahoo.com adresime yollayınız ?...

YILDIRIM DEMİRÖREN VE MUSTAFA DENİZLİ’NİN YAPMASI GEREKEN
Son haftalarda kötü gidişatına (bence şansızlık da buna egemen) bir türlü “Dur” diyemeyen Beşiktaş’ta başarısızlığın tüm faturalarını Başkan YILDIRIM DEMİRÖREN’e ve de Teknik Direktör MUSTAFA DENİZLİ’ye kesmek, böyle düşünmeyenleriniz beni af etsin, bana pek dürüst bir davranış gibi gelmiyor ?... Geçen yıl MUSTAFA DENİZLİ değil miydi takıma çifte kupa kazandıran ?... Geçen yıl bu Başkan değil miydi baştaki ?... Omuza alınanlar, övgüler, methiyeler yazılanlar bunlar değil miydi ?... Bunları hatırlatırken, onları koruduğumu zannetmeyin ?... Ortada bir başarısızlık var ama bu başarısızlığı, tüm futbolcuları, bazı şansızlıkları “Es” geçerek bu ikiliye yüklemek bana pek insaflıca gibi de gelmiyor… Hele hele hava limanını basıp, elde bira kutularıyla bir başkanı yumurta yağmuruna tutmak, hızı alamayıp, aracını tekmelemek sadece sportif değil, aklı selim hiçbir düzgün insanın yapmayacağı bir harekettir… Üzüntüye “evet”, kızgınlığa “evet” ama saldırganlığa “hayır” !...

Ancaaaak !... Gelinen bu noktadan itibaren, DEMİRÖREN’in sıkı sıkıya sarıldığı koltuğunu devretmesi, DENİZLİ’nin de istifa etmesi en doğru yol olacaktır kanısındayım… Bir kan değişikliği kaçınılmazdır !... “Dereyi geçerken at değiştirilmez !...” diyenlere de şunu hatırlatmak isterim !... Görevi bırakmaları istenen kişiler “At” değildir bu biiiir… Hem sonra söyler misiniz bana, sel deseniz anlayacağım da dere nerede kuzum ?...

GREKO ROMENCİLER TARİH YAZDI, AYRILAN YER AZDI !...
Greko Romen Güreş Milli Takımımız, tarihinde ilk kez, 2 altın, 1 bronz madalya ile “Dünya Şampiyonu” oldu !...
Bu arada NAZMİ AVLUCA, bir “Olmaz”ı başararak 10 yıl aradan sonra tekrar Dünya Şampiyonu olarak tarihe geçti…
NAZMİ AVLUCA ve SELÇUK ÇEBİ… 2 altın adam, yıllar sonra Ata sporumuzun itibarını tekrar zirveye taşıdılar… Emeği geçenleri de beraberinde kutluyorum… Üzüldüğüm nokta ise, bu tarihsel başarının, basında yeterli yer almayışı, hatta üzülerek ifade edeyim, bir Başkana atılan protesto yumurtaları kadar değer görmemesi ?... Yazıklar olsun ?...

SULTANLARIMIZA YAZIK OLDU…
Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonasında elimizden kaçırdığımız ve 2-3 yenildiğimiz Almanya ilk dörde girerken, kızlarımızın beşincilikle yetinmelerine üzüldük !... Ancak kızlarımız ellerinden geleni yaptılar !... Bazıları kendilerinden beklenilen performansı ve devamlılığı gösteremezken, kaptan ESRA ve EDA göz doldurdular !... Televizyondan seyrettiğim için çok daha fazla detaya girmek istemiyorum…

Federasyon gereken her türlü desteği verdi… Kenar yönetim elinden geleni yapmaya çalıştı… Ancak benim gözüme çarpan çok önemli bir ayrıntı vardı… Bence bu ayrıntı Almanya maçında sonucu direk etkiledi… Ben takımımızın elemanlarında gerekli hırsı göremedim !... Almanlar bağıra çağıra, yumrukları sıkılı oynarlarken, bizimle yaptıkları maç başta olmak üzere maçlarının tümünde de bu tablo bir devamlılık halindeydi… Bizde ise bir motivasyon eksikliği gördüğümü ifade etmek istiyorum !...

Bu takım çok iş yapacak !... Dünyada zorlayamayacağı, yenemeyeceği takım ise gerçekten az !... Yıldız ve genç Bayan Milli Takımlarımızdan da ileride oldukça beslenecek olan Sultanlarımızı, her şeye rağmen mücadelelerinden dolayı kutluyorum…

PLAJ VOLEYBOLU LİGİ BAŞLIYOR…
Bu arada, Akdeniz Bölgemiz sonbaharın ılık günlerini yaşarken, diğer bölgelerimiz yaza çoktan veda etmişken, yaz aylarını suskun geçiren ve yaz sezonunu adı “Türkiye Şampiyonası” olan bir HOPA turnuvasıyla kapatmışken, benim “Turnuva”olarak gördüğüm, TVF’nun “Lig” olarak adlandırdığı bir organizasyonun ilk ayağı 3-4 Ekim tarihlerinde İstanbul Kalamış’ta başlıyor… Elimdeki meteorolojik verilere göre sıcaklığın hayli azaldığı ve yağışlı havaların beklendiği bir dönemde temennim, HOPA’daki yağmurlu ortam ile karşılaşılmaması ?...

9 Bayan, 9 erkek kulüp takımının katılımı ile yapılacak bu turnuvayı kapalı salonlarda yapılacağı açıklanan diğer turnuvalar takip edecek !... Bir ilki başarma azminde olan TVF’nun plaj voleyboluna son bir yılda gösterdiği hassasiyet takdir edilecek ve alkışlanacak cinsten !... Ancak alınacak sonuç önemli ?... Bu süreç içerisinde, benim nazarımda kaç plaj voleybolcusunun ortaya çıkabildiği, bunlar arasında kimlerin kısa ve orta zaman birimlerinde, bırakınız 2012 Londra Olimpiyat Oyunlarını, geçiniz Dünya ve Avrupa Şampiyonalarını, hangilerinin Balkan Şampiyonasında bir şeyler yapacak duruma gelmiş olabildiği mühim olacaktır ?... Hep birlikte göreceğiz !... Bu konuda şimdilik ümitli olduğumu söyleyemem !...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar