Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

İşte spor bu...

Tarih15 Ekim 2009 , 00:23

TÜRKİYE-ERMENİSTAN futbol maçında aklı selim hakim oldu… Muhteşem Bursa seyircisin inanılmaz ve aralıksız desteği ile takımımız maçı 32. dakikadan itibaren 10 kişi oynamasına rağmen disiplinli ve arzulu futbollarıyla 2-0 kazandı… ALTINTOP kardeşleri, AYHAN’ı, ARDA’yı ve İSMAİL’i beğendim… SERVET ise hayatının en değişik ve şık golünü attı…

Spor, politikaya egemen oldu !... Seyirci provokasyona gelmedi, müsabakanın iki takım için de en ufak bir önemi kalmamasına rağmen ilgi odağıydı. PLATİNİ’n bile gecenin onca önemli maçı arasında bu maçı seçmesinin önemi ve anlamı büyüktü…

ERMENİSTAN CUMHURBAŞKANI’nın gollerden sonra CUMHURBAŞKANI GÜL’ü içten tebrik etmesi nezaket ve incelik doluydu…

FATİH TERİM’e ve RÜŞTÜ RENÇBER’e teşekkür ediyorum… İkisi de Milli Takımımıza büyük emek sarf ettiler, büyük hizmet verdiler… Duygulu anlar, atılan 2 golden sonra tüm futbolcularımızın FATİH TERİM’e koşup, sarılma anlarıydı…

Ancaaaak, EMRE gibi tecrübeli bir futbolcunun son dakika terbiyesizliği de ona hiç yakışmadı… Kendisine faul yapan rakibine horozlanıp, sarf ettiği “O….. evladı” sözü çok çirkindi… Sesini duymadık ama, biraz dikkat ettiyseniz dudak okuyabilme meziyetiniz varsa televizyonda bu cümleyi 2 defa sarf ettiğini görmüşsünüzdür…

VOLEYBOL HABERLERİ
*Aroma Erkekler Ligi dev bir derbi maçıyla başladı… Galatasaray – Fenerbahçe maçında sarı-lacivertliler 3-1 ile gülerken tribünlerde bol küfür ve kavga, sahada iki takım arasında centilmenlik, dostluk ve arkadaşlık hakimdi…

*TVF tarafından Kulüp Başkanlıklarına yollanan, müsabakalardaki güvenlik ve sağlık önlemlerinin kulüpler tarafından alınması ile ilgili yönetmelik beraberinde bir çok soru ve problemi de getirerek kaos ve sıkıntı yarattı… Konu ile ilgili aşağıda “NASIL YÖNETMELİK BU ?...” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz ?...

*Türk Bayan Voleybolunun yıldızlarından AYSUN’un tekrar voleybola dönmesini sevinçle karşıladım !... Kapandığı ve tesettüre girdiği yönünde zamanında yapılan eleştiriler içinde, özel hayatı, tercihi ve dini görüşü her ne kadar bizi ilgilendirmemesi gerekliyse de, sporun içerisinde, başta kılık kıyafet olmak üzere sporun kurallarına uyduğu sürece ona kimsenin bir şey söylemeye, eleştirmeye hakkı olamaz !... Yuvana, ailene “Hoş geldin” AYSUN ?...

*Türk voleybolunun basın emekçilerinden, kıymetli dostum ENVER BAĞLARBAŞI’nın validesini kaybetmesi beni de oldukça üzdü… Merhumeye Tanrı’dan rahmet, Bağlarbaşı ailesine de başsağlığı ve sabır diliyorum…

*TVF’nun “Plaj Voleybolu Ligi” olarak adlandırdığı uygulamanın 2. haftası da geride kaldı… Sonbahara bırakılan bu organizasyonun meteorolojik tahminlere çalım atması ve güzel havalarda oynanması bir şans !... Ancak takımların, 2 erkek takımı dışında çok yetersiz olduğu da bir gerçek ?... Ama bunun bir başlangıç olduğunu, devamında takım sayısı ve oyuncu kalitesinin, sonraki katılımlarla da böyle kalmayıp, yükseleceği de şüphe götürmez ?... Benim en büyük endişem, TVF’nunun bile büyük sponsor bulamamış olması ?... Aroma bile orada değildi ?... Bunun sebebini ararken, gözüme TV’de gördüğüm boş tribünler takıldı… Bu arada beni arayanlar, 4 ayrı zamanda tribünlerde 21, 52, 36 ve 68 kişi bulunduğunu, bunların zaten çoğunu, sporcuların ve ailelerinin oluşturduğunu söylediler !... Faydalı dediğimiz TV yayınındaki bu tablodan etkilenen sponsorluk beklentisi içerisinde olduğum 2 önemli firma da ilgisizliği öne sürerek bana sırtını çevirdi !... Üzüldüm ve kara kara düşünmeye başladım !... Kendi grubumla her şeyi konuşabiliyor, düşüncelerimi paylaşabiliyorum ama, bazı anlarda faydamız maalesef olamıyor ?... Bizi arayan soran, dikkate alan yok ki, tecrübemizden, bilgilerimizden istifade etsin ?...

*Türk voleybolunun basın duayeni, tanıdığım en yürekli ve dobra gazeteci CENGİZ TOKGÖZ, www.mayintarlasi.com sitesindeki köşesine yazdığı yazının bir paragrafında gazeteci TAYYAR SÜMEN ile beni kıyaslamış, bana sağ olsun övgüler yağdırmış, utandım !... Ne olursa olsun, aramızdaki görüş ayrılığı ne kadar uçurum olursa olsun, o bir gazeteci, koşuşturan bir muhabir, yıllardır hentbol ve voleybol için bir şeyler yapmaya çalışıyor !... Biz herkesle tartışırız, atışırız, gerekirse kalemlerimizle dalaşır, kavga ederiz ama aynı camianın, her zaman yüz yüze bakan fertleriyiz !... Husumet asla olmaz !... TAYYAR SÜMEN’i nerede olursa olsun, karşı kaldırımda bile olsa, caddeyi geçer elimi uzatır, hatırını sorarım ?...

NASIL YÖNETMELİK BU ?...
Geçen gün Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından Kulüplerimizin Başkanlıklarına yollanan bir yazı ile ilgili kendi düşüncelerimi değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum !... Yazı aynen şöyle :

“28.04.2004 tarih ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin 28.08.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik uyarınca; 2009-2010 sezonundan itibaren müsabakalardaki güvenlik ve sağlık önlemlerinin kulüpler tarafından alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda; müsabaka güvenliğine ilişkin tedbir ve sağlık önlemlerini alma sorumluluğu ev sahibi kulüplerimize ait olacaktır.
Tüm Kulüplerimize önemle duyurulur. TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU”

Yani kısacası bundan böyle salon maçlarında polis bulunmayacak. Ya salonun kendi güvenliği çıkması muhtemel olaylara el koyacak…
Eğer salonun kendi güvenliği yoksa, ev sahibi kulüpler dışarıdan bir özel güvenlik şirketiyle anlaşacak,veyahut kulüpler kendi güvenlik birimlerini oluşturacaklar ?... Tabii burada ne net bir sınırlama olmadığı, seyirci / güvenlik elemanı orantısı belirtilmediği gibi, zaten ekonomik sorunlarla boğuşan ve burnundan soluyan kulüpler için sadece yabancı oldukları emniyet ile değil, bütçeleri açısından da büyük handikap yaratacağı kaçınılmazdır !...

Bu yönetmeliğin çıkarılış amacını kavrayabilmiş değilim ?...Amaç fanatik taraftarlarla polisi bir araya getirmemekse (?), polisi o zaman halkla da, kanunsuzlarla, hırsızla, teröristle de karşı karşıya getirmeyelim ?... Her şirket, apartman hatta halkın bizatihi kendisi kendi güvenliğini kendisi sağlasın ?...
Ayrıca ev sahibi bir takımın sağladığı güvenlik ne derecede tarafsız olabilir ?... Polise bile kafa tutan, hatta saldıran o gözü dönmüş (!) fanatik seyirci bu nazik (!) güvenlikçiler tarafından nasıl durdurulabilecek ?... Peki ya ihtilaf vukuunda merci neresi olacak ?... Karakol ise, işe geme polis karışmış olmayacak mı ?... Peki ya hukuk nasıl işleyecek ?... Kim olayları, nasıl Adliye’ye taşıyacak ?... Peki ya o Güvenlikçilerin güvenliği (!) kimden sorulacak ?... Traji komik bir tablo oluşturmaz mı bu yönetmelik ?...
Bizzat hukuki prosedür içerisinde resmileşmiş bu yönetmelikle, hukukun ruhuna çalım atma tezatı yaşanmıyor mu ?...
Bu yönetmeliğin bir kez daha gözden geçirilmesi, selametin işi tekrar emniyet birimlerine bırakılması düşüncesini taşıyorum…
Vakit geç olmadan…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar