Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Anlatamadık galiba?

Tarih17 Ekim 2009 , 17:44

Yukarıdaki ana başlığın esas muhatapları başta devletimizi yöneten Hükümet, Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Mağdurları ise Türk toplumu ve gençliğidir!
Yazılarıma gelen yorumları tek tek ve de sindire sindire okumalarını salık veriyorum!

BİR DOKUNDUM, BİNLERCE AH İŞİTTİM
Geçen gün, uzun bir süre titizlikle hazırladığım 2 ayrı dosya peşi peşine yayınlandı, yayınlanır yayınlanmaz da patırdı koptu..
Meğerse müthiş hassas konulara dokunmuşum!..
Böyle olunca da eteklerindeki taşlarla birlikte beyinlerindeki tüm habis düşünceleri de ortaya koydular! Serzenişlerinde de haklıydılar. Koskoca Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü'nün, bağlı bulunduğu Milli Eğitim Bakanlığı'na övgüler (!) yağarken, bundan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve sözde memleketimizi yönetenler de nasiplerini fazlasıyla aldılar..
Bence görevlerini eksik ve çarpık yapan bu teşkilatların bu hatırı sayılır büyük kitlenin sesini dinlemesi, bu yanlışlıklara bir an önce neşter vurması sadece memuriyet yani hizmet görevleri değil, aynı zamanda insani anlayışlarının kaçınılmaz bir ifadesi olacaktır..

OKUL SPOR SALONLARININ DURUMU NE OLACAK?
Tekrarlamam icap ederse, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin denetim ve yetki alanındaki Okul spor salonlarının Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü’ne devredilmesi dolayısıyla, gerek o salonlarda faydalanan semt gençliği ve halkının, gerekse Beden Eğitimi Öğretmenlerinin yanında öğrencilerin branş faaliyetlerine yardımcı olan kadrolu antrenörlerin tepkisini ve endişelerini dindirmek için hala Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü’nden bir açıklama bekliyorum!

MESAJLAR:
“Bize o yaptığınız 4 duvarı çok mu görüyorsunuz ne yapalım sokaklarda serseri mi olalım?”

“Neden her okulda spor salonumuz olmasın bu imkanların olduğu ülkelere hep imrenerek bakmak zorunda mıyız?”

“Kendini sadece sportif anlamda değil, karakter anlamında geliştiren çocuklara nasıl bir açıklama yapılacak? Bu devir işleminde amaç ne?”

“Sistemi oturtmak için salonumda hem temizlik, hem güvenlik, hem de severek antrenörlük yaptım. Onlarca serseriyi, psikopatı salona bağladım. Mükafat beni kapı önüne koymak mı?”

“Bizim özgürlüğümüzü kimse alamaz ! almamalı da. İnsanların spor hayatıyla bu kadar genel anlamda değişiklik yapılamaz.”

“Sosyal devlet olmanın gerekliliğinden bir tanesi de, devletin halkına refah içinde mutlu bir şekilde yaşam tarzı sunmaktır.”

“Haklı tepkimizi göstermeye devam edeceğiz desteğinizi bizden esirgemeyin hep umutlarla yaşadık bu ülkede biraz da somut bir şeyler görmek istiyoruz.”

“1 saat beden eğitimi mi olur? Sonrada olimpiyatlara oyuncu yetiştireceğiz diyorlar. İnsanları kandırıyorlar galiba?”

“40 dakikada neler yapılabileceğini biri bize anlatsın, beden eğitimi dersini kısıtlayan zihinleri kınıyorum.”

ÇARPIK BEDEN EĞİTİMİ SİSTEMİ BÖYLE Mİ DEVAM EDECEK?
Çok önemli bir diğer konu ise ele aldığım ve bir dosya halinde kamuoyuna sunduğum “ÇARPIK BEDEN EĞİTİMİ” dosyasıydı..

Sporun olmazsa olmazı olan, okullarda spor çarpıklığı, neredeyse var olan tek dersin de ortadan kaldırılması noktasına gelmiştir.

Pekin Olimpiyat Oyunları sonrası durum muhakemesi yapan (!) ve de sağa sola sporumuzun geliştirilmesi, tabana yayılması ile ilgili fetvalar ve emirler yağdıran RECEP TAYYİP ERDOĞAN’ın bu sözleri sadece lafta kalmışa benziyor!

MESAJLAR:
Dosyama gelen ilginç mesajların sadece minik bir kısmını burada tekrar gözden geçirmenizi rica ediyorum;
“Teknoloji ve bilgisayar ile uyuşan genç beyinler spordan uzaklaştırılıp beden eğitimi dersleri ellerinden alınıyor”.

“Psikolojik sorunlu nesiller geliyor.”

“Bu egitim sistemi tamamen sporcu yetiştirmemeye yönelik.”

“Çocuklarımız bizim geleceğimiz. geleceğimize hastalık bulaştırmayalım!”

“Bizler sosyal varlıklarız ve sosyalleşmeyi beden eğitimi dersinde aldık ve alacağız korkun bizlerden çünkü hiç bir zaman sosyal bir varlık olmaktan vazgeçmeyeceğiz çünkü bizleri beden eğitimi öğretmenlerimiz zeki, çevik,ahlaklı olarak yetiştirdi.”

“MEB’in amacı sosyalleşmeyen demokratik kurallardan uzak birey yetiştirmektir.”

“Bu kadar genç ve dinamik nüfusu olan bir ülkede sporun bu kadar önemsiz ve farklı gösterilmesine anlam veremiyorum.”

“Yazıklar olsun, dışarıda işsiz gezen o kadar beden eğitimi öğretmeni varken bir darbe de devletten geliyor, beden eğitimsiz bir ders programı düşünülebilir mi acaba?”

“Güzel ülkemin eğitim sağlık gibi hangi politikası düzgün ki spor politikası da düzgün olsun?”

“Yakında Beden Eğitimi adı altında bir ders bile olacağına karşı şüphelerimiz var?”

“Şunu sormak istiyorum, Hükümete memleketin tüm dertlerini bitirdiniz de gençliğin elindeki spor dersine mi göz diktiniz?”

“Geldikleri günden beri tek işleri derslerin isimleri vs değiştirmek olan MEB yöneticilerinin beden eğitimi konusuna hassas davranmasını bekleyemem.”

ÇAĞDAŞ BİR “SPOR ŞURASI” KAÇINILMAZDIR.. Sporumuzun gerçek yüzünü ve gidişatını göremeyenlere, birkaç tesadüfi ve geçici başarının arkasına sığınan dar vizyonlu devlet adamları ve spor yöneticilerine, bir ülkenin sportif gelişmesinin kaynak sayılan ilk ve orta öğretim okullarından geçtiğini algılayamayan ve/veya algılamak istemeyen kişilere karşın en radikal girişimin ülkemizde dev bir “Spor Şurası” yapılmasıdır… Bu toplantıya tüm branşlarda uzman bilirkişilerin, antrenör derneklerinin, spor teşkilatının, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin bir arada katılımının sağlanması, sonrasında da alınacak radikal kararların da Hükümetten büyük destek görmesi kaçınılmazdır !...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar