Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Biraz voleybol, biraz MEB...

Tarih26 Ekim 2009 , 11:59

Yazıma başlarken her zaman ifade ettiğim düşüncelerimi tekrarlamak istiyorum !... Spor bir savaş, yenilmek onur kırıcı bir sonuç değildir !... Sporu Fair Play olgusundan çıkaranlar, fiili ve sözlü eyleme düşüren ve bir nevi “Spor Terörü” yaratan kitlenin, sporun erdemi olan dostluk, kardeşlik, centilmenlik, dürüstlük, doğruluk ilkelerini hiçe sayıp katletmeleri, sporu çirkinleştirmekte, spor olmaktan çıkarmakta, yetişen nesillere gerek ahlak, gerekse terbiye yönünden yıkıcı olmakta, aile, eğitim ve iş düzenlerinde de hasarlar yaratmaktadır !...
“Spor Kültürü”nde düzelebileceğimiz konusunda oldukça karamsar olduğumu üzülerek ifade etmek istiyorum !... Çok yazık ve ne üzücü ?...

BU TAKIMA VE SPORCULARINA HELAL OLSUN !...
Öncelikle yazıma, Japonya'da düzenlenen turnuvada, üst üste ikinci kez Tekerlekli Sandalye Basketbol Kıtalararası Turnuvasını kazanarak emsalsiz onurlu bir başarıya imza atan Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı sporcularını, teknik ve idari kadrosunu ve onlara bu desteği veren Galatasaray yönetimini kutluyor ve teşekkür ediyorum !... Sizlere helal olsun !... Sporun çokça futbol biraz basketbol ve voleyboldan ibaret olduğunu düşünen, bu büyük ve anlamlı başarıya sayfalarında yer vermeyen gazetelere, bültenlerinde bir kelimeyi esirgeyen Televizyon kuruluşlarına yazıklar olsun !...

PLAJ VOLEYBOL LİGİ AŞISI TUTTU…
Türkiye Voleybol Federasyonu’nun gayretleri tartışılmaz !... Yıllarca üvey evlat muamelesi gören Plaj Voleybolu için elinden geleni yapmakta !...
Belki yaz aylarını iyi kullanamadılar, ama sonbaharda, yağmur mevsiminde, İstanbul ve Ankara’da şans da yaver gidince ilk 4 hafta bence mükemmel kapandı…
Organizasyon, kortlar, tribünler dört dörtlük !... Üstelik önceleri hayal bile edemediğimiz TV naklen yayınları var !... Her hafta 4’er maç !... Rüya gibi…
Bazı eksikliklerin olması gayet doğal zira daha henüz işin başı… Kısa zamanda tüm eksikliklerin tamamlanacağına ve hedeflere daha sağlam adımlarla gidileceğine kuvvetle inanıyorum !...
Seyirci için İstanbul’da endişelerim olmuştu ama Ankara bu endişelerimi bertaraf etti… Kalabalık basını ve sponsorları çeker !... Yoksa zaten milyon bazında seyirci oluşmakta TV başında… Ama tribünlerdeki 300-400 kişi bile bir görkem yaratmaya, heyecan tetiklemeye yetiyor !...

AŞILMASI GEREKEN KÜÇÜK PÜRÜZLER…
Ancak, her ne kadar takımlardaki seviye her geçen hafta biraz daha, gözle görülür biçimde yükseliyorsa da birkaç takım hariç çoğu takım şimdilik sadece boşluk dolduruyor, öncülük yapıyor !... Bayanlarda ileriye dönük tek bir takım yok !... Bu da Amerikalı antrenör Mr Tanner’ın suçu değil ?... Eldeki malzeme bu kadar ?... Dahası, çok daha iyi voleybolcuların kuma inmesiyle olur ?... Ben Plaj Voleybolu antrenörlerimize çok inanıyorum !... Bu işi çözse çözse Mr Taner değil, onlar çözer !... Ancak Mr. Tanner’in bir başlangıç olarak, fitili ateşlemesi fikri çok doğru… Bu arada bakıyorum da hakemlerimiz pasa hiç prim tanımıyorlar !... Voleybolun bir numaralı ana hareketi olan pas neredeyse Türkiye sınırları içinde can çekişiyor ?... Oynanan oyun resmen “Manşetbol”… Bayan maçlarında ise smaçtan ziyade plase prim yapıyor, sert smaç vuran çok az, onlarda da süreklilik yok !... Blok ara ki bulasın ?... Zaten fizikler buna müsait değil ?...

BİR MAÇIN SIKINTILI ANALİZİ…
Beşiktaş-Tirebolu arasında geçen hafta oynanan maçı da seyrettim… TV’den tabii ?... Beşiktaşlı İzolda bayanların en tecrübeli ve kıdemli voleybolcusu… Hemen arkasında voleybola bundan 5-6 yıl önce EPİRDEN BEACH VOLLEY’de başlayan Tirebolusporlu Özlem var !... Ancak Özlem’i çok daha iyi bekliyordum, bende hayal kırıklılığı yarattı !... Ama bir gerçek var ki “Tireboluspor” ismi prim yaptı… En kazançlı takım o… Gelelim 2 yenilgisiz takımın maçına…
Birinci sete çok iyi giren Beşiktaş devamlı 4-5 sayı önde götürdüğü seti 19-16’dan resmen Tireboluspor’a hediye etti…
İkinci sette ise gene öne geçip arayı 8-3’e kadar açan Beşiktaş, sonrasında durdu… Tireboluspor 15-0’lık bir ara skor yakalayıp, durumu 18-8’e getirdi… Ondan sonra ise Beşiktaş’ın çabası yetmedi tabii… (Kağıt kalem elimde maç seyretmediğim için, 1-2 sayıyla yanılmış olabilirim ?...)
Şimdi düşünün, ligde ilk iki sırayı alan 2 takım oynuyor ve ortaya böylesine garip bir tablo çıkıyor ?... Plaj voleybolunda en kolay sayı alınacak (Hiç beğenmiyorum) bir plaseyi bile arka arkaya 15 kez yapamayan bir takımın bu ligde işi ne ?...
Bu arada iki tarafın da, yanılmıyorsam toplam 9 kez file teması yapmasının izah tarzı, fizik eksikliği, kapasitesizlik ve çalışma zafiyetidir !...

GÖZLERİM BAZI VOLEYBOLCULARI ARADI…
Bu ligde gözlerim Bayanlarda Çiğdem Kaplan’ı, Esra Ötücü’yü, Zennibe Yıldız’ı, Betül Akdoğan’ı, Burcu Başer’i, Melis Yurtsever’i, Kamile Gümrah’ı, Selin Özsoy’u, Gamze Uzer’i, Seval Yılmaz’ı, Mehtap Yaman’ı, Ergül Avcı’yı, Özlem Çalın’ı, Selda Çabuk’u, Derya Basmacı’yı, Filiz Atalay’ı, Demet Dilmeç’i bazıları utanacaklar belki ama anneleri yaşında olup, çatır çatır bunlarla oynayabilecek olduğuna inandığım Hamiyet Görkem’i, Sinem Baltan’ı ve Ebru Algör’ü, Erkeklerde ise neredeyse veteranlarda oynayacak. Muhammed Görkem’i, Cahit Özçelik’i, Erkan Toğan’ı, Gürsel Yeşiltaş’ı, Gökhan Öner’i, Barış Özdemir’i, Emrah Aksoy’u, Vefa Şimşek’i, Şenol Yaman’ı, Semih Çıtak’ı, Metehan-Cengizhan Kartaltepe kardeşleri, Ali Peçen’i aradı…
Bu arada 2 konuya daha değinmek istiyorum…
Birincisi plaj voleybolunda takımların ismi değil, sporcuların ismi anılır…
Hadi diyelim ki, bir ilki gerçekleştiren TVF’nun bu ligine kulüpler katılmakta… Dolayısıyla anılmak onların hakkı ?... Öyleyse ara bir yol bulunsun… (1. sporcu ismi + 2. sporcu ismi / Takım ismi) mesela ?...
İkinci konu ise TV yayınlarıyla alakalı… Maçlar çok sönük, basma kalıp cümlelerle anlatılıyor…
Yanında bir uzman yorumcu olmayınca, anlatım çok sönük kalıyor ?...
Bugün tartışmasız çok iyi bir yorumcu olan ve de voleybolu çok çok iyi bilen bir hoca olan Alev Anakök’ün sesini benim gibi birçok voleybol sever de duymaktan zevk alacaktır…

VOLEYBOL HAKEMLERİNİN BİR KISMI İÇİNİ DÖKTÜ…
TVF’nun hakem Klasmanı ile ilgili yazdığım yazıya bir çok mail geldi…
Gelen maillerden çoğu, belli ağzı yanmış ve/veya Merkez Hakem Komitelerine güvenmeyen, kızgın hakemler ?... En azından konuya giriş ve çıkışları onların birer hakem olduklarını gösterdi… Yazım, tamamen kontrol altında araştırılarak, sonunda da MHK Başkanı sayın AYDIN ÖZTÜRK’ün de görüşleri alınarak yazılmış olsa da şikayetler hatta suçlamalar var !... Altını çizerek belirtiyorum, bunlar sadece varsayılan suçlamalar ve yoruma açık iddialar !... Bu konuda tabii ki TVF MHK’nın da açıklama ve yorumları olacaktır… Olduğu takdirde bu sütunlardan aynen yayınlayacağım…
Özetleyecek olursak;
* Uluslar arası hakemliğin yolunun “İçeride adamı olma”dan geçtiği…
* 67 puan alan bir kişi “Hakem” bile olamazken, A klasmanına alındığı… (Barış Sümen)
* Gözlemcilerin ve de MHK üyelerinin hemen hemen hepsinin içlerinde Uluslar arası seviyeye ulaşmış, FIVB kokartını takmış hakemlerin yanı sıra, Ulusal olup da çok iyi seviyelere gelmiş hakemleri imtihan edecek kadar bilgili ve kariyerli olmadıkları… Hatta aynı imtihana girseler çoğunun 80 puanın altında kalacakları…
* Geçmişte A.K., A.Ö., S.N., A.Y. gibi bazı hakemlerin büyük torpillerle “Uluslar arası” oldukları…
* Hakem ücretlerinin revize edilmesine rağmen hala yetersiz olduğu, kazanç getirmediği, ancak masrafları karşıladığı,
* Hopa’da yapılan TVF Plaj Voleybolu Şampiyonası’nın hakemlerine ücretlerinin çok sonra ödendiği…
(Burada bir parantez açma ve araya girme ihtiyacı doğdu… Kulakları çınlasın, EPİRDEN 2009 Etap Turnuvalarına gelen TVF Gözlemcilerinin çoğunun, sanki bir yerlerden dikkatleri çekilmiş, paralarının ödenmeme riski (!) varcasına, daha düdük çalmadan paralarını talep ettikleri, ancak tüm ödemelerin gününde, müsabakalar biter bitmez nakden yapıldığı, ayrıca bu güne dek, 18 yılda bu ödemelerimizin bir kez bile aksatılmadığı aklıma geldi de !...)
Tartışmaktan kaçınmayalım !... En doğruları tartışarak bulabiliriz ?... Biraz medeni cesaret, çokça özveri ve saygı lütfen ?...

İNTERNET BASINI, YAZILI BASININ ÖNÜNE GEÇİYOR…
Çağ internet çağı olunca, bu gelişimin tetiklediği internet haberciliği, dakika dakika haberleri bilgisayarınıza getirerek, gazetelerin 10-15 saatlik haberlerini bayat kılıyor ve okunma cazibesini ortadan kaldırıyor…
Gitgide artan ziyaretçileriyle, gazete tirajlarını solamaya başlayan web haber siteleri, reklam sektörünü de lehine çevirmeye başlamıştır…
Yakın bir gelecekte çok büyük masraflar altında yaşamaya çalışan ve reklamlarla, küçük ilanlarla ayakta kalma mücadelesi veren gazetelerin bu yükü daha fazla taşıyamamaları ve hiç birimizin arzu etmediği bir tablo…
Ayakta kalacak olanlar sadece güçleri ile direnip, pastayı aralarında paylaşacak olan birkaç gazete ve değişik albenileriyle yerel basın olacaktır…

MEB KIŞ UYKUSUNDA… PEKİ YA DİĞERLERİ ?...
İstanbul’daki okul spor salonlarının, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğüne devri sonrası doğan endişeleri ve Beden Eğitimi dersleri ve dolayısıyla eğitimi konusundaki çarpıklığı çok yönlü olarak hem de “Türkçe” (!) yazmış, ilgililerden, yani Milli Eğitim İstanbul İl Müdüründen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanından, İstanbul Valisinden ve de son olarak Milli Eğitim Bakanından konulara ilişkin bir açıklama ricasında bulunmuştum… Tüm yazılarımı da ekte sunmuştum… Aradan geçen bunca zamana karşın, hakkımız olan hizmeti beklediğimiz bu kuruluşların hiçbirisi, konu ile alakalı yazılı ve sözlü bir açıklama yapma gereği görmediler… Bunun 2 ana nedeni olabilir ?... İlki verecek mantıklı bir cevabı bulamamış olmaları, ikincisi ise bizleri adam yerine koymamaları ?...
Türk sporunun bence en önemli meselesi, eğitimin en önemli parçası olan Beden Eğitimindeki çarpıklığın baş sorumlusu olarak gördüğüm Milli Eğitim Bakanlığı’nın başında NİMET ÇUBUKÇU gibi bir şeyler yapmaya çalışan bir Bakan var !... İyi niyetinden şüphem yok !... meselelerindeki çağdaş yaklaşımları, partisinin çizgisinin dışına taşmış olsa da hala “vazgeçilemeyen” olması büyük başarı !... Ancak galiba iş Beden Eğitimi ve spora gelince zorlanıyor ?... Doğaldır, her insan her işi becerecek diye bir kural yoktur ?... Ama öğrenmenin de yaşı yoktur ?... Bana 1 saatini feda etsin, beni dinlesin, dediklerimi aynen uygulasın, Türkiye şaha kalkar !...
Bu arada hemen belirtmekte fayda var, “Ben” kelimesinin içinde çoğu Beden Eğitimi Öğretmeni, antrenör olan on binler, öğrenci olarak da yüz binler var !...

TEKRARLIYORUM : ÇAĞDAŞ BİR “SPOR ŞURASI” KAÇINILMAZDIR..
Sporumuzun gerçek yüzünü ve gidişatını göremeyenlere, birkaç tesadüfi ve geçici başarının arkasına sığınan dar vizyonlu devlet adamları ve spor yöneticilerine, bir ülkenin sportif gelişmesinin kaynak sayılan ilk ve orta öğretim okullarından geçtiğini algılayamayan ve/veya algılamak istemeyen kişilere karşın en radikal girişimin ülkemizde dev bir “Spor Şurası” yapılmasıdır… Bu toplantıya tüm branşlarda uzman bilirkişilerin, antrenör derneklerinin, spor teşkilatının, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin bir arada katılımının sağlanması, sonrasında da alınacak radikal kararların da Hükümetten büyük destek görmesi kaçınılmazdır !...
DÜZELTME :
“TVF internet sitelerini neden tanımaz?” başlıkla 23 ekim 2009’da bu sütunlarda yayınladığım yazımda bahsettiğim, voleybol haberlerinin % 81’inin internet sitelerinden takip edildiği bilgisinin verildiği anket yanlışlıkla tarafımdan TVF Web sitesinde yapıldığı hakkında ifade edilmiştir… Doğrusu VOLEYBOLMAGAZİN Web sitesidir...
(www.voleybolmagazin.com) Yaptığım bu yanlışlıktan dolayı TVF ve okuyucularımdan özür diliyorum…

PEK YAKINDA :
* VOLEYBOLDA REFORM YARATACAK KURAL DEĞİŞİKLİKLERİ…
* OLİMPİYAT OYUNLARINA EV SAHİPLİĞİ YAPMA HAYALİ…
* “EPİRDEN 2009” ZEYTİNLİ FİNALİ

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar