Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Terbiyesizler...

Tarih02 Kasım 2009 , 12:47

LÜZUMLU AÇIKLAMA:
Sayın okuyucularım ;
Voleybol hakemlerinin bir bölümünün sıkıntılarını, tereddütlerini yansıtan, güven duygularını yitirdikleri veya yitirme noktasında oldukları anlaşılan birçok olayla ilgili kaleme aldığım “Söz Voleybol Hakemlerinde..” başlıklı son yazımla birlikte bana gönderdiğiniz ve beni taltif ve mutlu eden maillerinizin yoğunlaştığı nokta olan Voleybol Federasyonu Merkez Hakem Komitesi Başkanı sayın AYDIN ÖZTÜRK ile 35 yıllık dostluğumu zedeleyen fevri tutumuna çok üzüldüğümü ifade eden bölüm için bir ilave yapma gereğini hissetmiş bulunuyorum.

Doğrusunu ifade etmek gerekirse, esasında 35 yıllık arkadaşımı kaybetmek değil, onurumu, kişiliğimi, 39 yıllık yazarlık çizgimi kaybetmek çok zedeleyici olurdu.
En büyük güç mevkilerde, adalelerde değil, beyinde ve doğruluktadır!
İlginize ve hassasiyetinize tekrar teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum!
Yazdığım tüm yazılarımın daima arkasında olduğum gibi dürüstlükten, şeffaflıktan, açıklıktan ve temizlikten yanayım. Doğruların ve aykırılıkların ortaya çıkmasından rahatsız olanlar varsa, çıkmamasından rahatsız olanların yanında daima küçük bir azınlık kalırlar!

Sütunlarım her zaman, herkese açıktır!

2 TERBİYESİZ HERİF...
Geçen gün FACEBOOK’ta dolaşan, sonrasında da malumunuz, tüm basın ve medyaya yayılan bir görüntü, herkes gibi beni de oldukça rahatsız etti. Sporun erdemini, “Fair Play”i, centilmenliği, kısacası sporun temel olgularını toplumumuza anlatmamızın, aşılamamızın en ihtiyaç teşkil ettiği bir dönemde, ezeli rekabet, ebedi dostluk çerçevesi içerisinde birbirlerini tamamlayan 2 güzide kulübümüzün aralarında yaptıkları müsabakaları spor değil de savaş ilan edenlere (!) davetiye çıkarmak, ancak bu denli aşağılık bir diyalogla sarsılabilirdi!

Pek televizyon izlemem... Hangi kanal olduğunu da bilmiyorum... Ayrıca görüntülerin yayınlanıp, yayınlanmadığı, yani makaslanıp, makaslanmadığı konusunda da bir bilgim yok... Ama görüntülerde açık ve seçik 2 terbiyesiz ve yüzsüz sözde sanatçının kısa bir diyaloğu var...

Bunlardan biri ERCAN SAATÇI, diğeri ise efendiliğiyle yanlış tanıdığımız METİN ÖZÜLKÜ…

Pek çoğunuzun neredeyse artık ezberlediği konuşma metnini bir kez daha anımsayalım. (Affınıza sığınarak, terbiyem gereği bazı harflerin yerine bol nokta koyarak yazıyorum)

E.S. : Nasıl s...ik Galatasaray’ı?
M.Ö. : A..na koyduk! (Gülüşmeler..)
M.Ö. : Abi yalnız.. lütfen yaaa.. Programın içinde böyle şeyler yapmayalım yaaaa ?... (Rejiye döner..) Kesebilecek miyiz buraları ?... Yoksa A..na koyalım mı ?... (Gülerek..) Hayır seyreden bayanlar mutlaka vardır ?...
E.S. : Yaa aslında buradaki küfür cinsellik içermiyor ?... Peki tamam tamam.. Dikkat yani.. Galatasaray’a girmeden (?) şey yapalım !...
M.Ö. : Galatasaray’a girmeye.. (Gülüşmeler)

(ERCAN efendinin devam eden isterik gülüşüne çerçeve dışından stüdyodaki, seksi tanımlamalardan çok mütehassıs olan (!) bir bayanın da kahkahası duyuluyor.)
..........

Sporun erdemini, "Fair Play"i hiçe sayan ERCAN SAATÇİ ve METİN ÖZÜLKÜ'yü bir spor adamı olarak şiddetle kınıyorum... Hangi amaçla olursa olsun, espri ve şaka dokusuna asla sığmayacak böylesine yakıştırmaları bu denli bayağı ve haysiyetsiz bir şekilde TV gibi topluma açılan bir pencereyi kullanarak tatmin olanlara hepimizin mutlaka takınacağı tavır, söyleyeceği üç beş söz olacaktır...

Bu kişilerden ERCAN efendi Hürriyet Gazetesi gibi halka mal olmuş bir gazetenin, üstelik spor sorumlusu..

Diğeri çocukluğunu bildiğim, 1974 yıllarında hamisi sayılan EROL BÜYÜKBURÇ’un elinden tutup, organize ettiğim konserlerine çıkarıp, şarkı söylettiği o dönemin K.METİN’i, şimdilerde televizyonda yayınlanan müzik yarışmalarının kibar (!) orkestra şefi..
Vah ki ne vah !...

İnsan bu tip kişilerin gerçek yüzlerini görünce şaşırıp, kalıyor...
Yazıklar olsun size ve sözde "Sanatçı" kalıplarınıza...
Dileyeceğiz özürler bile sizi bu çirkinlikte aklayamayacaktır...

MEB YAZILARIMA HALA CEVAP VERMEDİ
Artık hepinizin de bildiği gibi önce İstanbul’daki okul salonlarının, hiçbir açıklama gereği duyulmadan, amaç belirtilmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinden alınıp, Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü bünyesine verilişine ilişkin genel endişeleri ve merakı konu alan yazıma, gitgide yozlaşan, sadece gençliğin sıhhatini değil, sporumuzun gelişme kısırlılığının başlıca sebebi olan, milyonları ilgilendiren “ÇARPIK BEDEN EĞİTİMİ” Dosyama hala cevap alamamış olmam, devletin bir çok mekanizmasında zaten çürümeye yüz tutmuş dişlilerin ne denli zararlı hale geldiklerinin bir ifadesi değil de nedir?

Ortada sadece doyurucu ve tatmin edici bir açıklama ricası varken, önlerine sunulan, basit birkaç soruyu görmezden, anlamazdan gelenlerin artık o koltuklarında devlete, millete hizmet için değil, başka amaçlarla oturduğu kendiliğinden açıkça ortaya çıkmaktadır!

NİMET ÇUBUKÇU NEDEN CEVAP VEREMİYOR?...
Milli Eğitim Bakanı NİMET ÇUBUKÇU’nun önüne bizzat özel kalemi eliyle koyduğumuz sorularımızın cevapsız kalması, ister istemez aklımıza her türlü aykırılığı getiriyor...

Akla gelen ilk soru ; Acaba mevcut Hükümet sağlıklı yetişecek, sporun erdemiyle gelişecek, mücadele olgusunu kazanacak, doğru düşünmeyi öğrenecek, yanlışların karşısına geçecek bir nesil istemiyor mu?

Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençliği, uyuşturmak mı istiyor?

Din derslerini arttırmak isteyen, merdiven altı ruhsatsız kaçak “Kuran Kursları”na göz yuman bir eğitim sisteminin ve zihniyetinin acaba bir temel olgusu mu bu suskunluk?

NİMET ÇUBUKÇU’yu açıklama yapmaya davet ediyoruz!...
Neler düşünüldüğünü, planlandığını ve yapıldığını bilmek, vatandaşın en doğal hakkıdır!
Bu hakka ilgi duymayanlar sadece saygısız değil, aynı zamanda kendilerine verilen desteği ve yetkiyi kötü kullanan birer eğitim celladıdırlar!

ABD`de spor çalışmalarını gözlemlediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, orada sporun bir hayli yaygın olduğunu, bu anlayışın Türkiye`de uygulanması gerektiğini söyledi. Konuşmasında Türkiye'deki belediye başkanlarına da seslenen Erdoğan, `Nerede park, bahçe var, çevir etrafını, potalar koy, gençler basketbol oynasın. Bunları yapmalıyız. Bunu Türkiye genelinde yaygınlaştırmalıyız. Açık tenise yönelik çalışmalar da yapmalıyız." dedi.
BASINDAN..


Yorum sizlerin...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar