Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Voleybol değişiklik istiyor

Tarih06 Kasım 2009 , 10:17

Yazıma ışık tutan, tezini büyük bir incelik ve nezaketle benimle paylaşma, yayınlamama izin verme ayrıcalığını gösteren, dahası engin fikirleriyle beni destekleyen yılların Voleybol Adamı, dostum sayın ALEV ANAKÖK’e teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum…
Ayrıca bazı değişiklik önerilerinin sahipleri olan Enver Bağlarbaşı, Haydar Sezgin, Erol Sarıtaş, Zafer Atay, Erhan Evkuran, Serhan Akıncı, Serdar Kotan, Erdal Akıncı, Tunç Ayerdam, Gökhan Saygı, Sadi Ön’e de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum…)

ÖNSÖZ
Voleybol tüm dünyada popüler sporlar arasında daima ilk üç sırada yer almıştır… Büyük kitleler tarafından seyredilen voleybol ne yazık ki alınan tüm önlemlere rağmen, heyecan ve seyir zevki dolayısıyla kanımca kan kaybetmektedir… Bunun örneklerini, ülkemizde de açık seçik görmekteyiz…
Artık tıkanma noktasına gelen voleybolda hemen hemen her takım aynı sistemi ve aynı oyun tarzını ortaya koymaktadırlar… Bu benzerlik doğal olarak sıkıcı bir seyir yaratmaktadır…
Güç, voleybolun tek hakimi olmuştur… Güçlü olmanın yolunun ağırlık çalışmalarından geçtiğini bilen tüm teknik adamlar antrenman plan ve şekillerini değiştirmişler, haftada 2’ye, 3’e çıkarılan bu çalışmalar doğal olarak, kuvvetli ve dayanıklı sporcular ortaya çıkarırken teknik oyuncu sayısının hızla azalmasına yol açmıştır…
Atılan smaç servislerin şiddetinin çok artması, ne kadar çok servise karşı manşet çalışılırsa çalışılsın yine de bu sert vuruşlar karşısında çaresiz kalınması, ayrıca 3 metre dışından yapılan atakların fileye çok yakından gerçekleşmesi nedeniyle kolay sayı üretilmesi, yıllardır topun oyunda kalması için yapılan birçok değişikliği de böylece boşa çıkarmıştır…

AMAÇ TOPU OYUNDA TUTMAK…
Amacımız voleybolu daha çok seyredilebilir hale getirerek, geniş kitlelerin ilgisini ve beğenisini kazandırmak… Bunun için de bazı yenilik ve değişimlerin kaçınılmaz olduğuna inanmaktayız…
Topun daha fazla oyunda kalmasını ve oyunun sürekliliğini sağlamayı, rallileri uzatmayı, taktik zenginliklerle estetik güzelliğini arttırmayı, ara duraklamaları kısaltarak akışı hızlandırmayı düşünmekteyiz… Bunlara bu sporun kitlelerle paylaşımını sağlayacak en önemli araç olan Televizyon için de, yayın süreci ve de kaçınılmaz formatlarına uygun hale getirmeyi de ekleyebiliriz !...
Yıllardır Voleybol oyun kurallarının değişimleri de bu yönde planlanıp, yapılmasına rağmen, bazı yenilenen kuralların üstte belirttiğimiz amaçlara sekte vurduğunu bile gözlemlemekteyiz !...

60 YILLIK FİLE ARTIK ALÇAK KALMAKTA…
Hepimizin de bildiği gibi modern voleybol devamlı bir gelişim içerisindedir… Boy, kol uzunluğu, sıçrama gibi fiziki gelişmelerin yanında, teknik, ağırlık ve kondisyon çalışmalarının bilimsel olarak gelişip, artması, salon zeminlerinin sıçramayı kolaylaştırıcı maddelerden yapılıyor olması, spor ayakkabısı ile giysilerin daha hafiflemesi ve hareket olanağını çoğaltması, bilinçli, seçici ve planlı beslenme, bugün güce dayalı bir voleybolu tetiklemiş, filenin üzerinde topun oynanma seviyesi oldukça yükselmiştir…
1947 Yılında Paris’te, 14 ülke tarafından kurulan Uluslar arası Voleybol Federasyonu’nun (FIVB) 1949 yılında yapılan ilk Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonasında meydana getirdiği kurallar içinde yer alan, erkeklerde 2.43, bayanlarda ise 2.24 olan file yüksekliğinin, aradan tam 60 yıl geçmesine rağmen değiştirilmemesine karşın yukarıda belirttiğim etkenlerden dolayı topun oynama seviyesinin bugün ortalama 60 ila 90 santim yükselmiş olması voleybol müsabakalarındaki arzulanan ve hedeflenen topun oyunda kalma sürekliliği yok etmektedir…

İLK ÖNERİMİZ… FİLENİN YÜKSELTİLMESİ…
Kanımızca file yüksekliklerinin erkeklerde 2.60’a, bayanlarda ise 2.35’e veya yakın seviyelere çıkarılması en kaçınılmaz değişiklik olacaktır…
Böylelikle başta smaç servisin etkinliği oldukça düşecek, topun hücumlarda ölme süreleri aynı oranda artacaktır… Bu da gel/gitleri çoğaltacak, ralli süreleri artacak, oyunda süreklilik sağlanacak, heyecan artacak, takımlar daha estetik olan kombine hücum modelleri deneyecekler, maçlara gelen seyirci artacak, bu gelişim Basın ve Medyayı daha çok çekecek, en önemlisi sponsorların iştahları kabaracaktır… Sonunda “Voleybol”umuz kazanacaktır… Tabii onun içinde bir yerlerde cebelleşip duran bizler ?...

REFORM DEĞİŞİKLİKLER…
Gelelim, voleybola hayat verecek, reform değerinde diğer değişikliklere…
* Servisin filenin üst bantına teması ile rakip sahaya düşmesi halinde, sporcuya belirli bir zaman dilimi içinde ikinci bir servis atma hakkı tanınması…
* Arka bölgeden yapılan atakların 3 metre yerine, 4 metreden yapılması... Veya üç metre çizgisinin dış yan çizgilerden başlayarak, ortada (6 no) 4-4,5 metreye varan bir yay halinde çizilmesi…
* Smaç servislerin, 10-11, hatta 12 metreden atılması… Bu alanın, servisçiler için, 9 metre çizgisine paralel kesik çizgilerle belirlenmesi…
* Sayılara farklılık getirilmesi… Voleybolun zorlukla ve özel becerilerle elde edilen sayılarının, diğerlerinden daha faklı değerlendirilmesi... Örneğin, smaç servis hiç kimseye değmeden yere düşüp sayı olmuşsa (Ace), o takıma 1 değil 2 sayı, bloktan top yere direk düştüğünde, bloğu yapan takıma gene 2 sayı verilmesi…
* Müsabakaların 7 oyuncu ile oynanması… Ancak bu ilave oyuncunun sadece çizgilerin dışında ki serbest bölgede ki toplara müdahale edebilmesi... (yani Liberoların hep oyunda kalması… Oyuncularla değişim yapılmaması…Yani müsabakaların 7 kişi ile oynanması…)

* Liberonun, dışarı çıkmadan hep oyunda 7. kişi olarak kalması…
* Müsabakaların 1 pasör ve 6 smaçörle, yani 7 kişi ile oynanması...

DİĞER DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERi…
Genelde gerçekleşmesi çok zor gibi görünen bazı “Uç değişiklikler” önerisi, okuyan herkese çok ters gelebilir ?... Biz gene de “es” geçmeyelim…
* Antrenörlerin durdukları alana gelecek toplara müdahale edebilmesi…
* Hücumdan gelen toplarla buluşan liberoların vuruşlarının 1. pas olarak değerlendirilmemesi…Bu vuruşun dışında 3 pas daha yapılması…
* Teniste uygulanan “Şahin gözü” teknolojisinin ve “İtiraz hakkı”nın artık voleybola da kullanılması…
* Tavana ya da antene değen topların hata kabul edilip sayı olmaması…
* Pasörlerin top taşıma yani iki vuruş hatasının kaldırılması, atılan pasın her şekilde geçerli olması...
* Oyuncu değişimlerindeki sınırın kaldırılması…
* Voleybolda rotasyonun (Dönme) kaldırılması… Müsabakaların sabit oynanması…. Sadece ön oyuncu ile arkadaki oyuncunun istenirse yer değiştirmesi…
* Voleybolun getirisinin artırılabilmesi, televizyonların daha çok yayın yapması için zaman sınırı konulması...
* Setlerin 25 sayı ve dakika ile kısıtlanması. Yani 25 sayı, mesela 20 dakikada alınamazsa, setin o an için önde olan takım lehine verilmesi.
* Süre bittiğinde eğer sayılar eşit ise, setin ilk ilave sayıyı alacak takım lehine bitirilmesi…
* Başka bir fikir, son sette de aynı süreyle veya daha kısa süreyle oynatılması, ancak süre bitiminde eğer sayılarda eşitlik varsa, maçın berabere bitirilmesi, her iki takımın da 2’şer puan alması…
* 20’şer dakikalık 4 set ve + 10 dakikalık final seti oynanması…

BİR KURALA MANTIKSAL TEPKİMİZ VAR…
Ben ve ALEV ANAKÖK başta olmak üzere hemen hemen tüm görüş alışverişinde bulunduğum kişilerle “Filenin Yükseltilmesi”, arka oyuncuların hücumu 4 metreden yapması, smaç servisin 10-12 metreden atılması, setlerin zamana karşı oynanması gibi büyük ana değişikliklerin yanı sıra, etik bulmadığımız bir kural üzerinde de “Takıntı” derecesinde fazlaca durduk !...
Atılan servisin filenin üst bantına değip, rakip sahaya, özellikle hızını keserek düşmesinin (Hele 3 metre içine…) hata sayılmasını ısrarla öneriyoruz !... (Şu anda uygulanan kuralın kaldırılması) Servis atan takımın yaptığı hatanın prim yapmasını, takımına puan kazandırmasını etik bulmadığımızı vurgulamak istiyorum !...

VE GELELİM PLAJ VOLEYBOLUNA…
Plaj Voleybolunun popülaritesi süratle artarken, ben 2 konuda son derece rahatsızlık duymaktayım !...
Bunlardan birincisi, voleybolun olmazsa olmazı olarak gördüğüm “Blok”u yaşatabilmek, arkasındaki defansı sağlam tutabilmek için müsabakaların 3 kişilik takımlarla oynatılmasının çok daha etik olduğuna inanıyorum !... Böylelikle, işin kolayına kaçarak, plaselerle top öldürme zorlaşacak, defans güçlenecek, voleybolun estetiğini oluşturan smaçlara rağbet artacak, taktik kombine ataklar gelişecek, maç kalitesi ve seyir zevki artacak !...
İkincisi ise, voleybolun bir numaralı fondamantal hareketi olan “Pas”ın son zamanlarda katliama uğraması, neredeyse yok edilmeye çalışılması, devamlı faul çalınması, zaten az olan toleransın bir türlü seviyesinin aynı çizgide tutulamamasının yarattığı handikaptır… “Pas”ın yok edilmesi, voleybol sporuna belden balta vurmak anlamındadır !... Günümüz plaj voleybolunda pas yerine manşet kullanılmaktadır… Kısacası “Voleybol” git gide “Manşetbol” olmaktadır !... Buna “Dur” demenin zamanıdır !... Pası bilakis çok toleranslı bir alt seviyeye çekmek, bu sporun özüne ve estetiğine, yani ruhuna bir güzellik getireceğini düşünmekteyim !...
Salon Voleybolundaki “Filenin yükseltilmesi” önerim plaj voleybolunda geçerli değildir… Sebebi, plaj voleybolunda, kumda adımlama ve sıçrama dezavantajının zaten topun oynandığı üst seviyeyi makul yükseklikte tutması, bunun da yeterli olması düşüncemden kaynaklanmaktadır !...

DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIR MISINIZ ?...
Tüm bu ifade ettiğimiz kurallarla ilgili olarak menfi/müspet görüşlerinizi, varsa diğer önerilerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim ?... Paylaştığınız tüm görüşlerinizi yayınlayacağımı belirtmek istiyorum…
İşte mail adresim : epirden@yahoo.com

Bu yazımın tüm yayın hakları, bu siteye aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz. Müsaade için epirden@yahoo.com adresime başvurulmasını rica ederim.
Saygılarımla.
Hasan Uğur Epirden

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar