Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Parkta fotoğraf siyah-beyaz...

Tarih10 Kasım 2009 , 14:05

Etrafını görmediğin, sapla samanı bir birinden ayıramadığın, her şeyde “Ben” dediğin zaman geride tabii ki yalnızca “Sen” kalırsın !... İşte en önemli bencillik ve en ciddi yalnızlık budur !...
HASAN UĞUR EPİRDEN

ATATÜRK’Ü BİR KEZ DAHA ANIYORUZ…
“Ben sporcunun zeki, çevik ve iyi ahlaklısını severim !...” düsturuyla hepimize sporda da ilkemizi belirleyen ulu önderimiz ATATÜK’ün aramızdan ayrılıp, ebediyete intikal etmesinin 71. yılında onu her zaman olduğu gibi rahmet, saygı ve minnetle anıyor, Tam bağımsız ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyen bekçisi olacağımızı, bizleri anlamak istemeyen hainlere bugün ANITKABİR’den bir kez daha duyuruyoruz…

İLKER ATEŞ AĞABEYİ KAYBETTİK…
Türk Spor Basınının duayenlerinden, büyük usta İLKER ATEŞ ağabeyimizi kaybetmiş olmaktan dolayı derin üzüntü içerisindeyiz...
Başta kederli ailesine, canım kardeşim ERHUN ATEŞ’e, yetiştirdiği kıymetli gazeteci kardeşim NURCAN SABUR’a, canı kadar sevdiği Beşiktaş camiasına, yazılarıyla onurlandırdığı Ajansspor'a, tüm spor ve basın dünyasına, velhasıl tüm sevenlerine başsağlığı, merhum ağabeyimize de Allahtan rahmet ve kabir rahatlığı diliyorum...

PARKTA FOTOĞRAF SİYAH-BEYAZ
TVF’nun düzenlediği Park (Plaj) Voleybolu Ligi 6. hafta maçları da geride kalırken, haftaya damga vuran ve seyredilebilir nitelikte 2 maç vardı… Erkeklerde BEŞİKTAŞ-HALK BANKASI, bayanlarda da TİREBOLUSPOR-BEŞİKTAŞ…
Bu iki maç da, tahmin ettiğim gibi BEŞİKTAŞ takımlarının büyük üstünlüğü ile sona erdi… Özellikle bayanlarda ilk maçı TİREBOLUSPOR’a resmen hediye eden BEŞİKTAŞ aynı hataya düşmedi ve rakibini antrenman maçı kadar rahat bir oyundan sonra 21-12, 21-14’lük setlerle 2-0 yendi ve avantaj sağladı…
BEŞİKTAŞ’ta deneyimli İZOLDA’nın olgun voleyboluna HATİCE’nin sert hücumları eklenince, özellikle ÖZLEM’in tutuk oyunuyla ve beklenilenden uzak performansıyla TİREBOLUSPOR kolay teslim oldu…
Hücumların ve servislerin cılız olduğu, bırakın bloğu, blok teşebbüslerinin bile tek tük olduğu bir ligin seviyesini tartışmak anlamsız olur ?...
Üstelik bu ligin sonbahara yetiştirilebilmesi dolayısıyla hava koşulları ve iklim normallerini göz önüne aldığımızda, taşıdığı büyük riske rağmen şansın oldukça yaver gittiği ve Kuşadası etabının bir günü haricinde maçların güzel havalarda oynandığını gördük…
Tribünlerin, tüm anonslara, duyurulara rağmen dolmayışının bence en büyük nedeni bu sporun müsabakaların yapıldığı yörelerde daha henüz tam manasıyla benimsenmemiş ve sevilmemiş olmasıdır… Tabii buna hava sıcaklığının, mevsim normallerinin üzerinde seyretmesine rağmen artık uzun süreli tribünde oturma izni vermemesini de ekleyebiliriz… Yoksa, Federasyonun, açtığı basın & medya yarışmasında basından saymadığı internet emekçilerinin duyuruları ve bilgilendirmeleri voleybol camiasına gerektiği yoğunlukta ve biçimde ulaşmakta…
Bu yıl bir başlangıç yılı olduğu için, açıkça çok fazla bir şey beklemek pek doğru olmaz ?...
Lig bu yıl böyle vasat ve soluksuz devam eder ve biter…
Ancak önümüzdeki sene katılacak yeni sporcularla, yapılacak mantıklı rötuşlarla yazın içine çekilecek bir lig amacına mutlaka ulaşır…
Onun için bu konuda fazla bir eleştiride bulunmamamız gerekir…
Buraya kadar gelişi bile Türkiye Voleybol Federasyonu’nun başarısı olarak nitelendirebiliriz…
Kararlılık, istek ve güç…
Bunların hepsi federasyonda fazlasıyla mevcut…
Şimdilik gerek erkeklerde, gerekse bayanlarda ileriye dönük bir sporcu göremiyorum… Özellikle bayanlarda fizik yetersizliği hayli belirgin… İleriye dönük tek bir sporcu yok !...
Belki üzerinde durulacak bir ESRA ÖTÜCÜ, ZENNİBE YILDIZ, BETÜL AKDOĞAN ile salondan sürpriz yaparak kopup geleceklerle, GALATASARAY ve FENERBAHÇE’nin de katılacağı bir lig gelecek yıl renk ve heyecan getirebilir ?…
Bu da tribüne seyirciyi toplar, basının ilgisini, dolayısıyla sponsorların da dikkatini çeker…
Her zamanki iddiamı burada da tekrarlıyorum… Ülkemizin gerek coğrafi yapısı, güney bölgemizin yaz yelpazesinin neredeyse 8 aya varması, gerekse uzun yıllar, her yaşta oynanabilirliği, bu mükemmel spor dalının ülkemizde bünyesinde en fazla lisanslı sporcu barındıran olmasını sağlayacaktır… Bu tarihin fazla gecikmemesi için büyük bir Federasyon gücünün olduğu ortadadır…

LİG FİKSTÜRLERİ ÇOK AMATÖRCE TANZİM EDİLMEKTE…
Salon voleybolunu bizzat yerlerinde takip edemiyorum… Maçları sadece televizyondan seyredebiliyorum… Bu benim gibi bir teknik adamın değil, kaşarlanmış, tecrübeli bir basın mensubu için de eleştiri boyutunu ve dozunu sınırlamaya yetiyor… En doğruyu yazmak için sadece bakmak değil, görmek ve hatta yaşamak gerekiyor…
Bu yüzden, dikkat ederseniz, salon voleybolu ile ilgili maç kritiği yazmamaya özen gösteriyorum… Bu önce kendime ve yaptığım işe, daha sonrası ise beni okuyanlara olan saygımdan ileri germektedir… Bu açıklamayı, bana gelen bir çok mektuptaki bazı serzeniş ve eleştirilere karşın yapıyorum…
Ancak voleybol yazarlarının, müsabakaları takip eden gazetecilerin ve de tabii ki voleybol ailesinin ve de seyircisinin maçları takip etmekte zorlandığı, bunun da yıllarca bir türlü düzeltilemediği ortada… Kimse kusura bakmasın ve alınmasın ama bu beceriksizlikten başka bir şey değil ?...
Konuya daha fazla girmek, deşmek istemiyorum ama hatırlatmayı da kendime bir vazife sayıyorum…
Hepinizi bu konuda sevgili CENGİZ TOKGÖZ’ün MAYIN TARLASI sitesindeki (www.mayintarlasi.com) son yazısını okumaya davet ediyorum…
Her şeyi o kadar güzel, açık ve net anlatmış ki ?...
Bize sadece okumak, anlamak ve uygulamak düşer…

VOLEYBOL OYUN KURALLARI DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERİM…
Geçen yazımda sevgili arkadaşım ALEV ANAKÖK ile birlikte değerlendirdiğimiz ve salon voleybolunda tıkanan oyun sistemlerini çözecek ve reform yaratacak formüller olan kural değişikliklerini en mantıklısından en uçuğuna kadar gündeme taşımıştık… Gördüm ki bazı önerilerimiz heyecan yaratmış ve çok benimsenmiş ?...
* File yüksekliklerinin erkeklerde 2.60’a, bayanlarda ise 2.35’e veya yakın seviyelere çıkarılması…
* Servisin filenin üst bantına teması ile rakip sahaya düşmesi halinde, sporcuya belirli bir zaman dilimi içinde ikinci bir servis atma hakkı tanınması…
* Arka bölgeden yapılan atakların 3 metre yerine, 4 metreden yapılması... Veya üç metre çizgisinin dış yan çizgilerden başlayarak, ortada (6 no) 4-4,5 metreye varan bir yay halinde çizilmesi…
* Smaç servislerin, 10-11, hatta 12 metreden atılması… Bu alanın, servisçiler için, 9 metre çizgisine paralel kesik çizgilerle belirlenmesi…
* Sayılara farklılık getirilmesi… Voleybolun zorlukla ve özel becerilerle elde edilen sayılarının, diğerlerinden daha faklı değerlendirilmesi... Örneğin, smaç servis hiç kimseye değmeden yere düşüp sayı olmuşsa (Ace), o takıma 1 değil 2 sayı, bloktan top yere direk düştüğünde, bloğu yapan takıma gene 2 sayı verilmesi…
* Müsabakaların 7 oyuncu ile oynanması… Yani Liberoların hep oyunda kalması…
* Plaj voleybolunda ise; müsabakaların 3 kişilik takımlarla oynatılması…
* Pasa büyük tolerans sağlanması..

Ayrıca hem salonda, hem plajda müsabakaların süre ile sınırlandırılması… Bu konuda gerek FIVB (Uluslar arası Voleybol Federasyonu) gerekse CEV (Avrupa Voleybol Konfederasyonu) Yönetim Kurullarına bu tekliflerimizi kapsayan bir rapor da tarafımdan İngilizce olarak sunulmuştur.

EPİRDEN 2011 SERİSİ 3’ER KİŞİLİK TAKIMLARLA OYNANACAK !...
Voleybolun olmazsa olmazı olarak gördüğüm “Blok”u yaşatabilmek, arkasındaki defansı sağlam tutabilmek için inandığım büyük ve tarihi değişiklik olan, müsabakaların 3 kişilik takımlarla oynatılması EPİRDEN 2011 Bayanlar Serisiyle ülkemizde başlatma kararı almış bulunuyoruz…
Çok daha etik olduğuna inandığım bu etik değişiklikle, işin kolayına kaçarak, plaselerle top öldürme zorlaşacak, defans güçlenecek, voleybolun estetiğini oluşturan smaçlara rağbet artacak, taktik kombine ataklar gelişecek, maç kalitesi ve seyir zevki artacaktır !...
Ayrıca, voleybolun bir numaralı fondamantal hareketi olan “Pas”ın son zamanlarda katliama uğraması, neredeyse yok edilmeye çalışılması, devamlı faul çalınması, zaten az olan toleransın bir türlü seviyesinin aynı çizgide tutulamamasının yarattığı karışıklığın önüne geçecek, pas kullanımında büyük tolerans getireceğiz… Bunun bu sporun özüne ve estetiğine, yani ruhuna bir güzellik getireceğini düşünmekteyim !...
Bir diğer uygulayacağımız değişiklik ise, müsabakaları 10’ar dakikalık 3 setle oynatmak olacak, ölü zamanlarda süre işlemeyecektir… Eşitlik halinde ilk sayıyı alan seti kazanmış olacaktır…

MEB VE TVF/MHK SUSKUNLUĞU SÜRÜYOR…
Gerek Milli Eğitim Bakanlığı, gerekse Türkiye Voleybol Federasyonu Merkez Hakem Komitesi kendilerine yöneltilen sorulara cevap verme nezaketinde bulunmayıp, suskun kalmaları soru soranların endişelerinin ve şikayetlerinin doğruluğunu açıkça çağrıştırmakta…

SUAT ÇARLI’DAN AÇIKLAMA
“Voleybolum.com FORUM sayfasına yazılan yazılar, yazan kişi gönderdiği anda yayına girmektedir. Yani Ajansspor ve bazı sitelerdeki gibi yazılanlar kontrol edilip de yayınlanmamaktadır. Ben sadece ilgili linkler alınarak açılan sayfayı (Sn. Epirden'in yazısı bile yok, sadece link var ve hiç yorum bile yapılmamış) fark ettiğim anda yayından kaldırttım. Sn. Epirden bile "yazımla ilgili kimsenin tarafımdan yönlendirilmiş veya yetkili kılınmış bir fiil bulunmamaktadır" demektedir. Eğer kendi yazısı birebir ayni olarak alınıp FORUM'a taşınmış olsa (o zamanda Sn.Epirden izin verirse eğer) o yazıyı o sayfadan hiç kimse kaldıramaz. Ne zamanki yazının sahibi Sn.Epirden “Benden izin almadan o yazımı nasıl kullanabilirsiniz? Kaldırın” dediği anda yayından kaldırılır, onun içinde gerekli açıklama yapılırdı. Halen Hakemleri ilgilendiren bir başka konu ise FORUM sayfasında durmaktadır. Hakemlerin nasıl savunucusu olduğumu da Sn. Epirden çok iyi hatırlayacaktır. Ayrıca bu yazdıklarım da hayali isimlerle (?) yazı yazanlara bir cevap değil, sadece ve sadece Sn. Hasan Uğur Epirden’ i aydınlatmak içindir. Sevgi ve saygılarımla. Suat CARLI”

SPOR TURU
*Son haftaya damgasını vuran 2 konudan biri olan, DİYARBAKIRSPOR’un GALATASARAY maçına çıkıp çıkmamasına ilişkin polemik ve belirsizlik sonunda aklı selimin galip gelmesi sevindiriciydi… Kendilerine PKK yakıştırması yapılan kardeş Diyarbakırlılar, örnek bir misafirperverlik gösterdiler !... Spor kazandı… Temennim bu güzelliğin böyle devam edip, sürmesi…

*Haftanın çok konuşulan, tartışılan takımı BEŞİKTAŞ, hiçbir şey oynamadan, deplasmanda hiç bir şey oynamayan TRABZONSPOR’u 2-0 yenme başarısını (!) göstererek havayı şimdilik geçici de olsa bir nebze yumuşatmış oldu… Böylelikle başta Başkan YILDIRIM DEMİRÖREN ve Yönetim, MUSTAFA DENİZLİ olmak üzere futbolcular ve taraftarlar biraz nefes almış oldular… Ancak bu galibiyetin her şeyi çözmeyeceği de bir gerçek ?...

*Nijerya’da devam eden U-17 altı Dünya Şampiyonasında, Futbol Milli Takımımız ilk dördü resmen kaçırdı ama oynadığı futbolla alkışlandı…
Çeyrek finalde 88. dakikaya kadar önde götürdüğü maçı Arjantin’i 0-2’den 3-2 yenmeyi başararak eleyen Kolombiya’ya penaltılar sonunda kaybetti…
Gerçekten çok yazık oldu… Ancak bu gençlerde büyük iş var !... Çok şey becerecekler… Bu takımın korunması ve A seviyesine yükseltilmesi için çok büyük gayret sarf edilmesi gerek…
Burada bazı gerçekleri bir kez daha gördük, algıladık…
Alt yapı yetersizliğine, kaynak olan ama bir türlü çarpık Milli Eğitim düzensizliği içerisinde kullanılıp, faydalanılamayan okullarımızdaki sefilliğe rağmen, Türk çocuğunun ve gencinin üstün ırk yapısı ve gücü tüm branşlarda dünya devleriyle boğuşabiliyor… Ancak sonrasında tesis, sistem, planlama ve destek farkı ortaya çıkıveriyor ve de bir anda o dengeyi kaybediveriyoruz ?... Devlet nerede var ki sporda olsun ?... Tabiri caizse, yuvarlanıp, gidiyoruz !...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar