Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Fiyasko..

Tarih16 Kasım 2009 , 22:34

5149 SAYILI KANUN
Bakanlar Kurulu tarafından 28.04.2004 tarihinde kabul edilen ve 07.05.2004 tarihinde 25425 numaralı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair” 5149 sayılı kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik uyarınca 2009-2010 sezonundan itibaren spor müsabakalarındaki güvenlik ve sağlık önlemlerinin kulüpler tarafından alınması zorunlu kılınmıştır…
Bu doğrultuda, müsabaka güvenliğine ilişkin tedbir ve sağlık önlemlerini alma sorumluluğu ilgili kanunun 4. maddesi ile ev sahibi kulüplerimize ait olacağı ilgili federasyonlar tarafından kulüplere tebliğ edilmiştir…
Bu Kanunun amacı, 1. maddesinde aynen şöyle ifade edilmiştir…
“Spor müsabakalarının yapıldığı alanlar ile bunların eklenti ve çevresinde müsabaka öncesinde, müsabaka esnasında veya sonrasında şiddetli rekabet ve bunun doğurduğu fanatizm sonucu patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, yakıcı, kesici veya delici maddelerin kullanılmasının, şiddet ve düzensizliğin, kişilik haklarına, ailevî veya manevî değerlere yönelik hakaret, sövme ve aşağılayıcı slogan ve davranışların yer aldığı sporun ruhuna, ilke ve kurallarına uymayan kötü tezahüratın önlenmesi suretiyle huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığı ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik olarak alınacak önlemler ve uygulanacak yaptırımlarla ilgili usul ve esasları düzenlemektir.”

UYARIDA BULUNMUŞTUM
Bu kanunun uygulamasına ilişkin yönetmelik ile ilişkin düşüncelerimi, Türkiye Voleybol Federasyonu’nun 02/11/2009 tarih ve 17 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile, 2009-2010 sezonundan itibaren taşkınlıklara uygulanacak tedbir ve müeyyideleri adı altında 28/06/2008 tarihli TVF Yarışma Talimatının 16.4. 16.5. ve 20.8. hükümlerinde açıkça belirtilmiş, uygulanması ve gereğinin yapılması amacıyla tüm kulüplere yollamasının hemen ardından endişelerimi, 15 ekim 2009 tarihli yazımda “NASIL YÖNETMELİK BU ?...” isimli ara manşetimle belirtmiştim… Gelin yazdıklarımı bir hatırlamaya çalışalım ve o günkü yazıma geri dönelim…
“Yani kısacası bundan böyle salon maçlarında polis bulunmayacak. Salonun kendi güvenliği çıkması muhtemel olaylara el koyacak… Eğer salonun kendi güvenliği yoksa, ev sahibi kulüpler dışarıdan bir özel güvenlik şirketiyle anlaşacak,veyahut kulüpler kendi güvenlik birimlerini oluşturacaklar... Tabii burada net bir sınırlama olmadığı, seyirci / güvenlik elemanı orantısı belirtilmediği gibi, zaten ekonomik sorunlarla boğuşan ve burnundan soluyan kulüpler için sadece yabancı oldukları emniyet konusu ile değil, bütçeleri açısından da büyük handikap yaratacağı kaçınılmazdır !...
Bu yönetmeliğin çıkarılış amacını kavrayabilmiş değilim... Amaç fanatik taraftarlarla polisi bir araya getirmemekse (?), polisi o zaman halkla da, kanunsuzlarla, hırsızla, teröristle de karşı karşıya getirmeyelim... Her şirket, apartman hatta halkın bizatihi kendisi kendi güvenliğini kendisi sağlasın...
Ayrıca ev sahibi bir takımın sağladığı güvenlik ne derecede tarafsız olabilir ?... Polise bile kafa tutan, hatta saldıran o gözü dönmüş (!) fanatik seyirci bu nazik (!) güvenlikçiler tarafından nasıl durdurulabilecek ?... Peki ya ihtilaf vukuunda merci neresi olacak ?... Karakol ise, işe gene polis karışmış olmayacak mı ?... Peki ya hukuk nasıl işleyecek ?... Kim olayları, nasıl Adliye’ye taşıyacak ?... Peki ya o Güvenlikçilerin güvenliği (!) kimden sorulacak ?... Traji komik bir tablo oluşturmaz mı bu yönetmelik...
Bizzat, hukuki prosedür içerisinde resmileşmiş bu yönetmelikle, hukukun ruhuna çalım atma tezatı yaşanmıyor mu ?...
Bu yönetmeliğin bir kez daha gözden geçirilmesi, selametin işi tekrar emniyet birimlerine bırakılması düşüncesini taşıyorum…
Vakit geç olmadan…”

VE FİYASKO…
Spor sahalarında görülen anti sportif tablolar önceleri basketbol salonlarına da sıçramış, bir çok üzücü olay yaşanmıştı…
Özellikle bu sene Voleybol maçlarına da sıçrayan ve sık sık görülmeye başlanan bu çirkin aykırılık, Galatasaray-Fenerbahçe erkek ve bayan maçlarında görülmüş ve bizleri hayli üzüp, endişelendirmişti… Ancak dün Ankara’da oynanan Ankaragücü-Fenerbahçe Acıbadem bayanlar Aroma 1. ligi maçının hemen başında Ankaragücü taraftarları ile Özel Güvenlik ekibi arasında yaşanan meydan muharebesi (!) bu yönetmeliğin daha başında iflas ettiğini, yürüyemeyeceğini açıkça göstermiştir… İşin en düşündürücü ve endişe verici yanı bu arbedenin Ankaragücü’nün özel güvenlikçileriyle Ankaragücü taraftarları arasında cereyan etmiş olmasıdır... Yani ortada rakip takımın taraftarları olmadan, sadece aile içinde…

BASKETBOLDA BU KANUN UYGULANMIYOR…
Basketbol müsabakalarında bu kanun benimsenmiş değil…
2. lig müsabakalarında özel güvenlikçi görülmüyor…
1. ligde ise özel güvenlikçiler var ama Emniyet Teşkilatı sanki onlar yokmuş gibi önlem almaktalar ama gene de olayların ardı kesilmemektedir…
Galatasaray-Fenerbahçe Basketbol erkek maçındaki dehşet verici görüntüler sanki bir savaş alanından alınmış gibiydi… Tek farkı Allah’a şükür ellerde silah olmayışıydı...

KABAHAT EZELİ REKABETTE Mİ ?...
Tabii ki değil !…
Yöneticilerde mi peki ?...
Pek sayılmaz !...
Sporcularda ?...
Asla !...
Ülkemizde spor seyrindeki en büyük eksiklik, sporun kültürünün ve erdeminin daha hala içimize sindirememiş olmamızda yatmaktadır… Rakip, tüm kadrosuyla, yani sporcusu, teknik ekibi, idarecisi ve de seyircisiyle tam bir düşman olarak görülmektedir…
Tahsil eksikliği, sosyo-ekonomik eziklik, spor kültürü yokluğu, sonunda insani bir zafiyet kimliğinde bir deşarj unsuruna dönüşmektedir…

ÇÖZÜM
Bu endişe verici durumun kısa vadede çözülürlüğü her ne kadar ağırlaştırılmış cezai yöntemlerle gözüküyorsa da, uzun vadede küçük yaşlardan itibaren tahsil içerisine “Spor Kültürü” dersi eklenerek, yani eğitimle mümkün olabilir…
Bu konuda Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığını koordineli sıkı bir çalışma planına davet ediyorum…
Polis zoru, güvenlik önlemleri değil, spor kültürü zenginliği ve yaygınlığı en büyük çözümdür…
Tecrübem ve mantığım bana bunları söylüyor…
Paylaşmak istedim…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar