Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Olimpiyat rüyası!

Tarih18 Kasım 2009 , 14:31

ÖNSÖZ
Türkiye Olimpiyat Oyunları’nda başarılı mı başarısız mı?
Barcelona 1992’den sonraki 3 olimpiyatta da madalya sıralamasında birinciliği kimseye kaptırmayan, ancak son kez Pekin 2008’de ev sahibi Çin Halk Cumhuriyeti’nin gerisinde kalan ABD, bu oyunlardaki ikinciliğine karşın, şimdiye dek düzenlenen yaz olimpiyatlarında topladığı 934 altın madalyayla, oyunlarda tüm zamanların genel madalya tablosunda Pekin 2008 sonrasında da ilk sıradaki yerini korudu.

TÜRKİYE 37. sırada tamamlayabildi..
Üzerinde MOĞOLİSTAN, KAZAKİSTAN, ROMANYA gibi ülkelerin sıralandığını da hatırlayalım...

Türkiye, Pekin 2008’i, biri altın toplam 8 madalyayla bitirdi..
Bu beklentilerimizin dörtte biri bile değildi..
Yani tam bir hüsran yaşadık!

Peki hata neredeydi? Nedenleri nelerdi?

Tüm bunlar için ek bir dosya açmak, sonrası da dev bir “SPOR ŞURASI” yapmak en akılcı yol olur kanısındayım..
Bugün sizlere açtığım dosyanın ana teması şudur:
Biz acaba ülkemizde Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapabilecek kapasitede miyiz?
Nelerimiz eksik?
Yoksa hayalci miyiz?
Kendimizi mi kandırıyoruz?




Önce gelin, buna ülkemizdeki tek aday şehir olan İstanbul’u her yönden masaya yatırıp, inceleyerek başlayalım..

EV SAHİPLİĞİ HAYALCİLİK Mİ?
Olimpiyatlar, şüphesiz ATİNA’da başladığı 1896 yılından bu yana, dünyanın 22 şehrinde, 26 kez yapılarak, 28 ayrı branşıyla bugün 65 ülkenin en üst düzey sporcularının katılımıyla dünyanın en büyük, en ciddi ve en katılımlı spor organizasyonu olmuştur.

Bu güne kadar 18 ülke bu büyük organizasyona ev sahipliği yapma onurunu taşırken, ülkemiz büyük spor adamı rahmetli SİNAN ERDEM’in hareketlendirdiği “Olimpik” anlayış konuya gerçekçi gözlerle baktığımız yakın zamanda ev sahipliği iştahı ile bazı girişimlerle bizleri bir nebze olsun heyecanlandırdıysa da, sporun yıllardır içinde olan, eğrileri ve doğruları çok iyi bilen bir spor adamı olarak bunun onurlu bir vazifeden öteye gitmeyeceğini, ötesinin hayalcilik olacağını en iyi bilenlerden biriyim!

Ancak.. Gelin, her ne kadar sonda yazacağımı en başta yazdıysam da, beni bu karamsarlığa iten etkenlerin başlıca olanlarını bire bir tartışalım...

BÜYÜK FIRSAT NASIL GERİ TEPİLDİ?
2008 Olimpiyat Oyunları'nın ev sahibi adayı 5 finalist şehirden biri olan İstanbul, kenti denetlemeye gelen Uluslararası Olimpiyat Komitesi Değerlendirme Komisyonu'nun ziyaretinden sonra zaten şansını yitirmişti..

Pekin, Paris, Osaka ve Toronto ile yarışan İstanbul'un şansını kaybetmesinin en büyük nedenleri ortadaydı..
TMOK tarafından her ne kadar varsayılan oyunların yapılacağı tesislerin yüzde 70-75’inin tamamladığını ifade edildiyse de, başta spora önem vermeyen, yatırım yapmayan hükümetin ciddiyetsizliği, bir türlü önüne geçilemeyen terör sorunlarımızın yarattığı endişelere eklenen trafik ve şehir içi ulaşım ağı sorunu, konaklama tesislerimizin, hastanelerimizin yatak kapasitelerinin oldukça yetersizliği, emniyet birimlerimizin yeterli sayıda planlanmayışı, yani spor dışı görüntüler üzerine Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) 17 uzmandan oluşan “Değerlendirme Komisyonu”nun İstanbul'a gelerek İstanbul Olimpiyat Projesi'ni ve yapılan hazırlıkları yerinde incelemeleri ve de yetersiz bularak tanzim ettikleri olumsuz rapor Olimpiyat Komitesi üyelerinin oyunların hangi kentte yapılacağına karar verirken yapılan oylamada en büyük etken olmuştur.

İstanbul’un tarihi değeri, konumu, doğa güzellikleri kadar eksileri de saymakla bitmemekte..

ULAŞIM SORUNU
Olimpiyat Oyunlarına gelecek ekiplerin, basın ve medya ordusunun, yabancı sporseverlerin sayısının sevindirecekken aynı zamanda da düşündürecek bir sorun olması kaçınılmazdır..
Burada hava trafiği ve onun tüm yükünü çekecek Yeşilköy Atatürk Havalimanı’nın durumu bu yoğunluğa cevap verebilecek kapasitede değildir. Bu sadece pist adeti ve kapasiteleri açısından değil, hizmet binaları açısından da geçerlidir..
Olimpiyat Oyunlarının yapılacağı olası ay olan ağustosta, 2009’da Atatürk Hava Alanı’na inen ve de dolayısıyla kalkan uçak adedi 23 bin 16’dır..
İstanbul’a giriş yapan 747 bin 674 yabancının 597 bin 251’i burayı kullanmıştır..
Bu durumda bile uçaklar havalanmak için kuyruk olup sıra beklemekte, inmek için ise havada turlar atıp, pist sıralarını gözlemektedirler. Bu rakamların en az ikiye katlanabilmesinin olasılığı yoktur.

KONAKLAMA SORUNU
İSTANBUL’da, Bakanlık İşletme Belgeli 60 bin 899, yatırım beldeli 30 bin 521, Belediye Belgeli 44 bin 945, yani toplam 135 bin 920 yatak kapasitesi vardır..
Ayrıca inşaatı devam eden konaklama tesislerinin de tamamlandıkları zaman bu sayıya 23 bin 78 yatak daha ilave olacaktır.
Yaz sezonunda bu kapasitenin ortalama 4’te üçü zaten normal şartlar altında dolmaktadır.
Olimpiyat Oyunlarına İstanbul’un ev sahipliği yapması durumunda, gelmesi muhtemel ziyaretçi sayısı en az 500 bin’in üzerindedir! Geriye kalan 34 bin yatak kapasitesini varsayacak olursak, şu anda en az 466 bin kişi sokakta kalacak demektir!
(Kaynak : Türkiye Otelciler Birliği)

TRAFİK SORUNU
TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) yaptığı temmuz sonu araştırmasında İstanbul Trafiğine kayıtlı 14 milyon 93 bin 485 araç bulunmakta! Bu sayının %49,5’ini otomobil, %16'sını motosiklet, %15,2'sini kamyonet, %9,7'sini traktör, %5,2'sini kamyon, %2,7'sini minibüs, %1,4'ünü otobüs, %0,3'ünü ise özel amaçlı taşıtlar oluşturmaktadır. Bu araç sayısının 5’te 3,5’u her gün trafiğe çıkmaktadır! Böyle olmasına rağmen İstanbul’da trafik akışı yer yer tıkanma noktalarına gelmektedir.
Araç sayısının Olimpiyat Oyunlarının İstanbul’da olması halinde neredeyse 2’ye katlanacağı kaçınılmazdır!
Bu durumda ulaşım tamamen duracaktır!

(Kaynak : Türkiye İstatistik Kurumu)

GÜVENLİK (EMNİYET) SORUNU
Olimpiyat oyunlarının güvenliği İstanbul Emniyeti tarafından sağlanacak. Yapılan bu araştırmaya göre İstanbul'un diğer dünya metropolleri arasında en güvenli kentlerden birisi olduğu ortaya çıktı.

İstanbul Emniyeti bünyesinde 30 bin civarında polis ve 5 bin kadar çevik kuvvet bulunmakta. Marmara Bölgesi'nin diğer kentlerinde de toplam 17 bin polis ve 2 bin çevik kuvvet mevcut.
Ancak bu sayıların oldukça arttırılmasının yanında teşkilatı baştan aşağıya Olimpiyat Oyunlarına hazırlama evresi gerekmektedir! Uç noktalarda gerek Spor kafileleri, gerek basın mensupları, gerekse gelen yabancı misafirlerin güvenliği için görev yapacaklara lisan dersi takviyesi yapılması bile kaçınılmazdır.

(Kaynak : İstanbul Emniyet Müdürlüğü)

KADRO SORUNU
Olimpiyatlara ev sahipliği yapmanın bir diğer zor yanı, organizasyonda yer alacak kadroları meydana getirme ve hazırlamadır. Bu ayrı bir handikaptır.

Kadroların oluşumunda gönüllü bir ordu gerekmektedir..
Bir örnek vermek gerekirse, Sidney’de 400 bin, Atina’da 190 bin gönüllü organizasyonda görev almıştır.
Yani başka bir deyişle, aylarca eğitim almış, mesai sarf etmiştir.

Ülkemizin sosyo ekonomik bir çöküntüde oluşu, işsizliğin rekor düzeyde ve ülkemizi tehdit eder boyuta ulaşması, geçim derdinin tavan yaptığı bir dönemde bu kadar gönüllüyü, üstelik lisan ve sporun erdeminin ve sevgisinin kaçınılmaz vasıflarının arandığı bir seviyede bir araya getirmek milli hislerle bile kolay olmayacağı kanaatindeyim.

SAĞLIK KURUMLARI (GÜVENCE) SORUNU
İstanbul’un nüfusu gerçek rakamlarla 17 milyonu bulmaktadır…
İstanbul’daki hastanelerin dağılımı şöyledir :
1 Vakıf Hastanesi
1 Darülaceze Hastanesi
2 Enstitü Hastanesi
3 Üniversite Hastanesi
12 Kamu Eğitim ve Araştırma Hastanesi
13 Özel Dal Eğitim Hastanesi
28 2.Basamak Hastane
1 Kamu Sağlığı Hastanesi
3 Askeri Hastane
4 Özel Üniversite Hastanesi
150 Özel Hastane
olmak üzere toplam 218 hastane..

Toplam yatak kapasitesi ise 15 bin 778’dir. Bu toplamın 14 bin 875’i devlete, 903’ü özele aittir.

Gelelim hekim sayısına..
İstanbul’da toplam 11 bin 602 hekim bulunmaktadır. Bu hekimlerin 4 bin 445’i uzman, 4 bin 252’si asistan, 2 bin 905’i ise pratisyendir.
Yani İstanbul’da beher doktora Bin 465 kişi, beher yatağa ise Bin 77 kişi düşmektedir!

Bu rakamlara bir de olası 500 bin yabancı ziyaretçiyi eklediğinizde, bu ciddi sağlık yetersizliğinin ne kadar vahim boyuta ulaşacağı ve ortaya çıkacak tablo ile yabancılara sağlık hizmeti vermenin ne kadar zor olacağını varın bir düşünün...

İstanbul'un son 50 yıl içinde nüfusunun hızla artmasına paralel bir şekilde diğer sosyal tesislerde olduğu gibi sağlık tesislerinin de sayıları buna paralel bir hızla maalesef arttırılmamıştır. Elimdeki eski notlardan bir hatırlatma bunu açıkça göstermektedir. 1985 yılında beher doktora 716 kişi, beher yatağa da 511 kişi düşmekteydi.

(Kaynak : SSB İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü)

ALT YAPI YETERSİZLİĞİ
İstanbul’un en büyük sorunlarından birisi de alt yapı çarpıklığı ve de yetersizliğidir.

Bırakın yolunu, suyunu, elektriğini, beni bağışlayın, gelecek ve bir bölgede konaklayacak yaklaşık bir milyon misafirin ihtiyacını gidermeye kanalizasyonlarımızın yetebileceği bile tartışma konusudur!
(Lütfen mizah yapıyorum zannetmeyiniz..) Bunlara ne zaman kesileceği belli olmayan su ve elektrik hizmetlerini de eklemek gerekmektedir..

SORUMLULUK DAĞILIMI
Olimpiyat Oyunlarının İstanbul’da ev sahipliği yapmamız için ilk önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, kendisine güvenerek, talip olması gerekmektedir..
Bunu yapacak kapasite ise maalesef bulunmamaktadır..

Alt yapısı yetersiz, sorunların sayılmakla bitmeyeceği yukarıda belirttiğim gibi, İstanbul’un kanalizasyonunun bile eklenecek misafirlerin katkılarına (!) yetmeyeceği ilgililer tarafından mizahi bir dille de olsa vurgulanmaktadır.

Sonrası hükümetin her türlü imkanlarını seferber etmesi gerekir...
Dış borçların Cumhuriyet dönemimizin en ürkütücü boyutuna dayandığı bir dönemde yapılacak yatırımların kaynağı, çok büyük bir olasılıkla zamlarla zaten daralmış ve bunalmış vatandaşlardan çıkartılmaya çalışılacaktır..

Oteller, büyük turizm şirketleri ve torpilli küçük bir sektör pastanın çoğunu kaşıklayıp rant sağlarken, oyunların yoğunlaştığı Avrupa yakasının dışında ve uzağında kalan bölge esnafı ve halkı sıkıntısına ortak olduğu bu organizasyonun pastasından yararlanamayacaktır.



Tüm bu olumsuzlukların halledilmesi dışında, TMOK’nın sportif ağırlığını ortaya koyması, IOC’yu etkisi altına alıp, üyelerini kusursuz bir organizasyon garantisiyle ikna etmesi beklenir.
Bu gerçekten çok büyük ve riskli bir sorumluluktur..
Zira TMOK organizatör değildir..
Garantör olamaz!

Ancak yukarıda tek tek saydığım eksiklikler ve yetersizlikler bugün ve yakın gelecekte Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapmamızın hayalcilikten öteye geçemeyeceğini sanki kanıtlıyor. Aksini düşünmenin, hayalcilikten öteye gitmeyeceği ve bir kandırmaca olacağı düşüncesindeyim.

DEPREM TEHLİKESİ ÜRKÜTÜYOR
Öte yandan İstanbul, DEPREM için halen hazırlıklı değil!
Acil ve seri müdahaleler için ciddi bir çaba yok!
Ağzı olan herkes konuşuyor, ama icraat yok, tedbir yok!

Vali başkanlığında kurulmuş bulunan sözde "kriz masası" derin uykuda!

Felaket tellallığı yapmıyor, sadece uyarıyorum..
Söz konusu, binlerce, on binlerce kişinin canıdır..
Kapıdaki tehlike; bir çok evin yerle bir olma, binlerce ocağın sönmesi olasılığıdır...

6 yıl önce Türk ve Japon bilim adamları İstanbul'un rontgenini çekerek, iç organlarını gözden geçirdi. Sonuç ürkütücü, dehşet verici çıktı. İstanbul'un zemin etüdü beklenenden de kötü çıktı.

Maalesef İstanbul'da her an büyük bir deprem olması muhtemeldir! Olası depremde ise 87 bin kişinin hayatını kaybedeceği, 135 bin kişinin yaralanacağını, 330 bin binanın hasar görüp oturulamaz hale geleceği, yaklaşık 1,5 milyon kişinin evsiz kalacağı sonucu çıkan bu rapor gizli değildir, kimseden saklanmamıştır!

"Olası 7,4 şiddetinde bir depremde, Kuzey Anadolu Fayı'nın yaklaşık 108 kilometrelik bir bölümü kırılacak. Deprem 90 metre derinlikte ve doğrultu atımlı olacak..."
İşte bu kadar kesin bilgiler sunulmuş raporda..
20 Japon, 20 Türk mühendis ve bilim adamı iki yıl süren bu çalışmalarında bir tarih ve saat vermemişler...


Hatta hatırlıyorum İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Gürtuna bu ürkütücü raporu görünce "Uykularım kaçtı!" yorumunu yapmıştı...
İşin büyük ciddiyeti var... Önlem almak için zaman kısalıyor... Gerek kamu, gerek özel sektör, gerek toplum bu felakete hiç hazır değil!
Ankara derin uykuda!
İstanbul nezle olduğunda Ankara'nın gribe yakalandığı bir çağ yaşamaktayız!
İstanbul'un yıkılması, Türkiye'nin yıkılması demektir! Ve üzülerek söylüyorum, bu gerçeği görmezlikten gelme, tedbirleri erteleme lüksümüz yoktur...

Hiç kimsenin düşünmediği, düşünmek istemediği bu konu Olimpiyat Oyunlarının İstanbul’da yapılmasını frenleyici, görülmeyen bir önemli faktördür!

(Kaynak : DEPREM DOSYASI / Hasan Uğur Epirden)

TMOK’NE ÖNEMLİ SORULAR
Yazım önemli bir araştırma yazısı olması dolayısıyla, her ne kadar üyesiysem de (2000/689) bazı önemli bilgileri alma düşüncesiyle 3 ayrı zamanda TMOK Başkanlığına bazı sorularıma cevap ricasıyla buradan sormam kaçınılmaz olmuştur..

Umarım başta sayın Başkan TOGAY BAYATLI olmak üzere aşağıdaki sorularıma en yetkili ağızlardan net cevaplar alır, buradan da aynen yayınlarım..

1) 2012 Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmak için talip olan İstanbul’un bu şansını değerlendirememesinin sebepleri, önem sırasına göre nelerdir?

2) Sizce, İstanbul’a ön inceleme için 17 delege ile gelen “IOC Değerlendirme Komisyonu”nun raporunun yeterli olmayışının sebebi nelerdir?

3) Son, Pekin Olimpiyatlarında, Moğolistan, Kazakistan, Romanya gibi ülkelerin gerisinde sadece biri altın, toplam 8 madalya ile 37. sırada bitiren Türkiye’yi başarılı buluyor musunuz?

4) Olimpiyat Oyunları’nın İstanbul’a verilme şansını nasıl görüyorsunuz?
İstanbul’un bu büyük organizasyonu her yönüyle (Tesis, Konaklama, Trafik, Alt Yapı vs..) yapabileceğine inanıyor musunuz?

5) Ülkemizde yaşanan, politik dengesizliğin, terörle mücadele yetersizliğinin, Emniyet Teşkilatının yeterli güçte ve donanımda olmayışının bu kararda rolü var mıdır?

6) “Olimpiyat Oyunları” denilince, akla gelen en önemli ferdi sporlar olan Atletizmde, Yüzmede, Jimnastikte sporcu ve en önemlisi seyirci zafiyetimizin, yani ilgisizliğimizin de rolü var mıdır?

7) Özellikle başta Futbol ve Basketbol, son zamanlarda da Voleybolda gördüğümüz, anti sportif davranışlarda bulunan ve tribün terörü yaratan fanatik seyirci kitlesinin bir dezavantaj yarattığı fikriniz var mı?

8) 2016 Oyunlarına “Aday Ülke olmayışımız, sadece ev sahipliği sırasının Amerika Kıtasına gelmiş olması düşüncesi midir? Eğer öyleyse, bu düşüncenin ne kadar gerçek payı vardır?

9) 2016 için İspanya'nın Madrid, Japonya'nın Tokyo kentleri neden 4 aday arasında yer aldılar?
Biz onlardan daha mı zekice düşündük? Yoksa aday olmamamızda yukarıda saydığım olası etkenlerin rolü mü var? 2020 için aday olacak mıyız?

10) Gerek 2012 ve 2016, gerek se 2020 için şimdiden bir planlama yapılmış mıdır?

Yapıldıysa kimler bu planlamayı yapmışlar, ne gibi ön hazırlıklar düşünülmektedir ?...

11) Sizce 2020 Oyunlarının İstanbul’da yapılma yüzdesi nedir?

12) 2020 İstanbul’da yapılmasının belli olması halinde tesis, planlama ve sportif çalışmaların sizce ne zaman başlaması uygundur?

13) Sizce Olimpiyat Oyunlarında hedefimiz kaç madalya ile genel sıralamada neresi olmalıdır?

14) En ümitli olduğunuz branşlar hangileridir?

15) Voleybolda ve Plaj Voleybolunda yer alma şansımızı nasıl görüyorsunuz?

16) TMOK olarak maddi olarak desteklediğiniz takım/sporcu bulunmakta mıdır?

17) TMOK’nin yıllık girdisi, çıktısı ve karı ne kadardır? Geliri nerelerden gelmektedir?

18) Bünyenizde muhtelif branşlarda yapılan çalışmalardan milli seviyeye gelmiş kaç sporcu vardır?

19) TMOK’nin bordrolu, yani maaşlı kaç çalışanı vardır?
TMOK’nin kaç gönüllü çalışanı bulunmaktadır?

20) Ülkemizde gerek görevli, gerekse laboratuar donanımı ve kapasitesi açısından “Doping ile Mücadele” konusunda yeterli miyiz?

21) IOC bu konuda caydırıcı ne gibi çalışmalar yapmakta, kendisini yeterli görmekte midir?

SON SÖZ
Bu sorulara verilecek cevaplar çok önemlidir ve de tarihi bir belge niteliğini taşıyacaktır..

Bu yüzden TMOK’nin bu soruları cevapsız bırakmaması, bu bilgileri spor kamuoyundan esirgememesi en büyük dileğimizdir..

Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapmamız için didinen bir bilir kişi olarak, mensubu bulunmaktan onur duyduğum (2000 / 689) TMOK’nden de beklediğimiz budur...

Umarım çok şey istemiyorumdur?...

Gelen tüm açıklamaları bu sütunlardan yayınlayacağımı tekrarlıyorum..

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar