Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Voleybolda hassas konular!

Tarih16 Aralık 2009 , 22:04

Siz beni saymasanız da, ben sizi sayacağım… Düşünüp durasınız diye… - Hasan Uğur Epirden

Bazen içten yazdıklarımız, senelerimizi verdiğimiz ve tecrübe depoladığımız gözlemlerimizle anlatmak istediklerimiz, etrafındaki sanal duvarlar yüzünden gerçek ışığı göremeyenler, gündüzleri ampulün aydınlığına kendilerini hapsedenler tarafından anlaşılamamakta, bazen de anlaşılmak istenmemektedir...
Gelin bugün de, öncesinde olduğu gibi detaylarına fazla girmeden bazı yanlışların sadece hatırlatmak babında altını çizmeme derin hoşgörünüzle izin verin...

İNTERNET YAYINCILIĞINI “YOK” SAYMA YANLIŞI…
Yazdık, çizdik, anlatmaya çalıştık…
Çünkü yanlışlık vardı… Vefasızlık vardı… Haksızlık vardı…
Üstelik bunun adresi, ısrarcılığıyla bizleri üzen, hayatımızın büyük bir bölümünü adadığımız voleybol sporunun patronu Türkiye Voleybol Federasyonu’ydu…
TVF, her nedense, voleybolun medyada daha fazla yer alması ve popülaritesinin artması amacıyla 2 yıl önce başlattığı “Fotoğraf, haber ve de röportajların, dergi, radyo veya televizyonda yer alması” ile ilgili açtığı ödüllü yarışmasında ikinci kez kıstas olurken, internet sitelerini dahil etmemekte ısrar etmekte…
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, İnternet basını taze haberciliğiyle yazılı basının önüne geçmiş bulunmaktadır… TVF’nun daha büyük kitlelere mal etmek istediği voleybolumuzun popülarite hızının internete de bağlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir…
Cumhurbaşkanlığı’nın, Genel Kurmay Başkanlığı’nın tanıdığı internet basınını TVF’nun tanımamakta ısrar etmesine bir anlam vermekte zorluk çektiğimi ifade etmek istiyorum…
Ancak bu yanlışın mutlak surette düzeltileceğini bekliyorum…
Son olarak İYAD da (İnternet Yayıncıları Derneği) bu konudaki rahatsızlığını TVF’na iletmiş bulunmakta…

ANKARAGÜCÜ TARAFTARLARINA İMALI MESAJ…
Ankaragücü Bayan Voleybol takımı voleybolcularından Ezgi Kapdan’ın “Fan Club”ünden aldığım bir mesajın üzerinde durmak istiyorum…
Geçen gün oynanan Ankaragücü-Beşiktaş Bayan Voleybol maçında, kendilerini sözde taraftar zanneden bir grup seyircinin Beşiktaş Genç Bayan Voleybol Takımına saldırmaları, yabancı madde atmalarından dolayı üzüntülerini ve de öfkelerini dile getiren mesaj manidardı…,
Kendisinin gerçek bir Ankaragücü taraftarı olduğunu vurgulayan ve aklı başında algıladığım bir kişi ise yapılanın gerçekten çirkin olduğunu, üç beş çapulcunun başına, tüm maçlarda alkol duvarını aşıp gelen ve polis dahil, herkes tarafından bilinen M. D. isimli bir aykırı kişinin tüm olaylarda ele başı olduğunu ama polisin ona dokunmadığını vurgulamış… “Sonunda bunlar kızlarımızı küme düşürtecek !...” diye de sitem ediyor…
Daha öncede Fenerbahçe maçında da kendi aralarında yarattığı olaylarla takımlarını saha kapatma cezası ile karşı karşıya bıraktıran Ankaragücü’nün bir grup taraftarlarının kendi takımlarına bu denli zarar vermeleri gerçekten çok düşündürücü…
Söz konusu anın videosunu defalarca seyrettim…
Bıçkın delikanlılar (!) sahaya atlıyorlar, boydan boya kat edip genç kızların bulunduğu tribüne kadar rahatça gidebiliyorlar, ellerindeki sert cisimleri, sporun ruhuna ihanet edip, centilmenliği ayaklara düşürerek genç bayan sporcuların üzerine yağdırabiliyorlar…
Bu arada bazı aklı selim sivil kişilerin, güvenlik kuvvetlerinin beceremediğini yaptıklarını, kendilerini saldırganlara siper ettiklerini ve de tüm gayretleriyle olayları önlemek için ne kadar gayret sarf ettiklerini de gördüm…
“Güvenlik Yasası”nın da buradan bir kez daha, bir avuç aykırı taraftarla bile su aldığını bir kez daha gözlemledik… Ne olayı çıkartanlara ne de müdahale şekliyle güvenlik güçlerine yakışmadı…
Önemli bir gözlemim de olay çıkaranların maçı zerre kadar bile izlemiyor olmaları, hatta çoğunun sırtının sahaya dönük olması… Duyumlarımız bu tip kişileri sözde taraftar gücü sağlamak amacıyla kulüplerin, taraftar derneklerinin veya kalantor idarecilerin salona getirdikleri, hatta biletlerini bile toplu olarak kendilerinin karşıladığı yönünde…
Bazı ilgililerin kulaklarını çınlatmaya çalıştık ama onların kulaklarının kızarma özelliklerini yitirdiğini bir kez daha anladık !...…
Failleri bile bu kadar belli bu olayları önleyememek çarpık “Güvenlik Yasası” eseri olduğu kadar da becerisizliktir !...
Başta TVF olmak üzere kulüplerin yapacakları önemli bir hamle daha var !...
Amaçları belli bu tip seyirciler başta olmak üzere birçok seyirci voleybol oyun kurallarını pek iyi bilememekte, olur olmaz her şeye, hakem kararlarına sürekli kafalarına göre itiraz etmekteler, çok bilmiş bir tavırla da bunu abartarak sürdürmekteler…
Bence bu seyircilerin bilgilendirilmeleri için broşür katkısı getirilebilir, maç anonslarının arasında TVF’nun Eğitim Kurulu’ndan biri yani “Bir bilen” yorumlar yapabilir...

ÖNEMLİ DİL SINAVI…
Spor içinde kültürü ve araştırmacılığı da taşımaktadır…
Bunda yabancı dilin önemi tartışılmazdır….
Artık yöneticiler, eğiticiler, sporcular ve hakemler en az yabancı bir dili okumak, anlamak ve konuşmak, hatta kaleme dökmek zorundadırlar…
Ülkemizin bence en başarılı spor dalının yüz akı voleybol hakemlerimiz arasında tam 21 kişi Uluslar arası Plaj Voleybolu Aday Hakemlik Dil Seviye Tespit Sınavında ter dökecek, kendilerini kabul ettirmeye çalışacaklar…
20 aralıkta Ankara’da saat 09.00’da Amerikan Kültür Derneği Dil Okulları’nda yapılacak olan sınavda birbirinden kıymetli 10 bayan 11 erkek plaj voleybolu hakemimize başarılar diliyorum…

PLAJ VOLEYBOL LİGİNE ARA VERİLDİ...
3 Ekimde İstanbul’da başlayan ve 6 aralık günü oynanan son maçlarla 8 Haftası, hava muhalefeti yüzünden oynanamayan 3 bayan, 3 erkek müsabakası haricinde geride kalan Plaj Voleybolu Ligi’ne ara verildiği TVF resmi internet sitesinden duyuruldu…
Zaten bu 8 haftanın bile sonbahar yağış döneminde gerçekleşmesi büyük şans… Havalar mevsim normallerinden daha sıcak ve de günlük güneşlikti…
Şimdi kış geldi çattı…
Federasyon kapalı salonda devam edileceğini bildirmişti ancak şu ana kadar bu konuda bir açıklama yok...
Ayrıca basın ve medya bu ligin statüsü hakkında hala bilgilendirilmiş değil... Türkiye Voleybol Federasyonu’nun resmi web sitesini çok önem verdikleri bu lig için didik didik ettim, sadece oynanan maç sonuçları ve puan cetvelleri vardı… Bundan sonrasına dair en ufak bir açıklama bulamadım… Sonunda bir yerlerden şu bilgilere ulaştım…
Ankara, İstanbul ve İzmir’de alttan ısıtmalı üç kapalı plaj voleybolu salonu yapımı planlanmış…
Hatta Ankara’daki ocağın ortalarına yetiştirilmeye çalışılıyormuş...
Liglerde 4 devre tamamlanıp, nisanın ilk haftasında “Play off” maçlarına geçilecekmiş...
Hiçbir gazeteci bir haber ayrıntısı için bu kadar zaman harcamaz...
Federasyonun bu konularda bilgilendirmesi en doğrusudur…
İstihbarat yanlışsa doğrusunu geçerler, yayınlarım…

MİLLİ EĞİTİMDE “NİMET” ZAFİYETİ…
Milli Eğitim bünyesinde işler içler acısı…
Buna cevap arıyorum...
Mevcut Hükümet içerisinde umut bağlanan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya “Beden Eğitimi”ndeki çarpıklık, İstanbul’daki okul spor salonlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden İstanbul Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne devredilmesinden kaynaklanan endişeler ve Beden Eğitimi Öğretmenlerimizin sorunları ile ilgili sorduğum ve defalarca tekrarladığım sorularıma bir cevap alamamanın üzüntüsü içerisindeyim…
Bu sadece bir saygısızlık değil, düşündürücü bir eğitim zafiyetidir ve ülkemiz için, gençliğimiz için, sporumuz için bir talihsizliktir…
“Bakan” Nimet Çubukçu’yu bundan böyle “Bakmayan” ilan ediyorum…

TMOK HALA SUSKUN !....
Hatırlayacağınız gibi, bundan bir süre önce “Olimpiyat Rüyası” isimli bir dosya açmış, Olimpiyat Oyunlarının ülkemizde, İstanbul’da düzenlememizin bir rüyadan öteye gidemeyeceği konusunda içinde ciddi araştırmalarımın yer aldığı, istatistiklerle dolu gerçekleri masa üzerine sermiş, TMOK’nden de bazı sorularıma da cevap ricasında bulunmuş, bunu da sonrasında tekrarlamıştım…
Bazı bilinmeyenlerin de ortaya çıkabileceği bu sorularım cevapsız kaldı !...
TMOK’nin suskunluğu tereddütlerimi daha da arttırdı, karamsarlığımı had safhaya taşıdı…
Üstelik üzüldüm...
Tüm spora gönül verenler bu soruların cevaplarını hak ettiklerini düşünüyorum…
Üstelik bu denli asil ve ciddi bir görevi üstlenmiş, “Türk Sporu”na yön vermesi gereken kişilerin bizleri yönsüz bırakmaya haklarının olmadığını düşünüyorum…
Çağrımı bir kez daha tekrarlıyor, sorularıma cevap verilmesini rica ediyorum…

ESKİ YAZILARIMIN ÇOĞU HALA GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR…
Geçenlerde, Türk Voleybolunun çok önemli değerlerinden, kadim dostum Alev Anakök bana haklı bir serzenişte bulunarak, yazılarımın askıda çok az kaldığını, tam manasıyla hazmedilecek, tartışılacak, özümsenecek daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu, bunun içinde yazılarım arasındaki sürenin daha uzun tutulması gerekliliğini savunup, sitem etti… Bu konuda aldığım mail sayısı da az değil...
Hak vermemek elde değil... Ama önümde kısa sürelerde o kadar çok konu birikiyor ki, o yoğunluğu ancak böyle bertaraf edebiliyorum…
Ama, yazdığım ilk yazı bile son yazımın yanı başında, bir tıklama süresi ve mesafesinde…
Sizlerden ricam, güncel yazımı okuduktan sonra, geçmiş yazılarımı da kontrol edip, atladığınız ve/veya ilginizi çekenlerin olup olmadığını kontrol etmeniz...
Örneğin bir önceki yazımla bir başlangıç yapabilirsiniz...

PEK YAKINDA “DOPİNG DOSYASI”…
Sizler için özel olarak hazırladığım “DOPİNG DOSYASI” pek yakında bilgilerinize açılacak !...
Bu konuda ciddi bilgi ve ihbarlarınız varsa, lütfen benimle paylaşınız...
Rumuz kullanabilirsiniz…
Adresimi biliyorsunuz : epirden@yahoo.com

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar