Diğer Sporlar

Parlayan voleybol, dökülen Milli Eğitim
19 Aralık 2009 , 23:26
Parlayan voleybol, dökülen Milli Eğitim… Aydın insanların umutları, bilgisizlerin icraatlarından çok daha değerlidir.....
HASAN UĞUR EPİRDEN
MEB GÖZ BOYAMASIN ?...
Sözde sağlıklı ve sporla ilgisi yüksek bireylerin yetişmesi için çalışmalarını sürdüren (!) Milli Eğitim Bakanlığı, 2010 yılında sporda öğrenci lisanslarını yüzde 20 oranında artırarak, 580 binden 696 bine çıkarmayı planlıyormuş ?... Yahu, daha henüz eğitimi laçkalık batağından kurtaramayan, haftada 40 dakikalık ismiyle alakası olmayan, Beden Eğitimi dersini bile çok gören fukara zihniyete sahip MEB’nın bu demecini ciddiye alamıyorum… Üstelik sayılar değil, netice önemlidir… Şunu düşünmek, gerçekleri görmek gerek !... MEB bünyesinde “Okul Spor Yurtları” birimi tarafından, dostlar alışverişte görsün misali gelişigüzel düzenlenen okul maçlarında bana bugüne kadar, kulüp sporcularının yanında sivrilen kaç öğrenci gösterebilirler, merak ediyorum ?...
Üzerlerine büyük yük bindirilen, bayram, seyran tüm gösterilerin sorumluluğu yüklenen, öğrencileri sportif açıdan geliştirmek için yanıp tutuştukları halde ellerine imkan verilmeyen, hareket kapasiteleri sınırlandırılan, hatta yok edilen Beden Eğitimi Öğretmenlerine boşa kürek çektiren zihniyetin sportif başarıdan bahsetmeleri ve bunu da sporcu lisanslarının çoğalmasına endekslemesi koca bir ayıptır… İşte bunun içindir ki Türkiye Voleybol Federasyonunun çok büyük bir özveriyle başlattığı bir projenin akıbetinden endişe duymaktayım…
MİNİ VOLEYBOLDA DA KIRIK DİŞLİ : MEB
Türkiye Voleybol Federasyonu’nun Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığı bir protokol doğrultusunda, artık 1, 2, 3. sınıflarda şenlik statüsünde “Mini Voleybol”, 4 ve 5. sınıflarda ise "Yarışma Mini Voleybolu" ortaya konan kurallarıyla oynanacak maçlarla büyük bir hamle başlatacaklarının müjdesi verilmişti…
Bu atılım sayesinde, Türkiye’de milyonlarca ilköğretim öğrencisi Türkiye Voleybol Federasyonu’nun gözetiminde ve Aroma’nın katkılarıyla voleybolla tanışacak ve sporun eğlenceli yüzünü keşfedecekti…
Bu amaçla ilk etapta 2000 okula voleybol seti (direk takımı, file, 3 adet top) gönderimi ile öğretmen ve öğrencilere eğitim materyali (CD, kitap, vb) dağıtıldığı açıklanmış, önümüzdeki 4 yıl içinde de okullara 200.000 adet voleybol topu ve çok sayıda portatif mini voleybol oyun seti ve eğitim materyali daha gönderileceği vaat edilmişti…
Mini Voleybol hareketinin sadece bu hamleyle de kalmayacağı, voleybolu yaygınlaştırma projesi doğrultusunda tam 10.000 beden eğitimi öğretmenine voleybol antrenörlük kursları sonrası voleybol antrenörlük belgesi verileceği, ilköğretim öğrencilerinin lisanslı voleybolcu olma yolunda istedikleri eğitime rahatça ulaşabilmelerinin sağlanacağı, bu projeyle de her yıl en az 100.000 ilköğretim öğrencisine lisanslı voleybolcu olabilme imkanı sunulacağı Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından açıklanmıştı…Proje gerçekten alkışlanacak bir proje… Zor ama bunca yenilik ve reformların altına başarısıyla imza atan Türkiye Voleybol Federasyonu için imkansız değil.. Ancak ortada Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatının Beden Eğitimi konusunda vurdumduymazlığı ve kafa yapısı bu projeye ortak olmayı kabul etmesine rağmen pek sağlıklı işleyemeyeceği kuşkusunu taşımaktayım… Bana gelen çokça mesajda bu derin projenin ilk etabında bazı sorunlarla karşılaştığı belirtiliyor… Dağıtılan malzemelerin büyükçe bir kısmının ambalajının bile daha henüz açılmadığı, çoğu okulda bir yönlendirmenin olmadığı söyleniyor… Bazı büyük belgelerde Beden Eğitimi Öğretmenlerinin konuyla ilgili bihaber oldukları da açıkça ifade edilmekte… Eğer TVF güvenip bu alt yapılanmayı MEB bünyesine terk eder, bu projenin takipçisi olmazsa, bir fiyasko ile karşı karşıya kalınması kimseleri şaşırtmamalı… Ayrıca Beden Eğitimi Öğretmenleriyle, TVF tarafından atanacak “Müfettiş” donanımlı teknik adamların arasındaki geçimin de pek öyle kolay tesis edilemeyeceği görüşünü taşıyorum… Burada, yatırım yapılacak, mevcut desteğe ilaveler yapılacak okulların mutlaka çıkacağını ve bu yatırımın karşılığının ama şöyle, ama böyle mutlaka alınacağı görüşündeyim… Kısacası Mini Voleybol Projesini hayata geçirecek dişlilerden MEB’na ait olanı kırık gibi ?… Aman dikkat !...
MİNİ VOLEYBOL TOPU
Türkiye Voleybol Federasyonu’nca 23 Ekim 2009 tarihinde Mini Voleybol yarışma topları hakkında bir duyuru yapılmış, bu duyuruda, 2009-2010 sezonundan itibaren Okullar arası Küçükler Mini Voleybol yarışmalarının MİKASA MVA SL (SARI LACİVERT) 200 GR ağırlığında voleybol topu ile oynanacağı açıklanmıştı. Ancak belirtilen topların Japonya’da üretimi ile ilgili problem yaşandığı Mikasa firmasının Türkiye Distribütörü FİNSPORtarafından Federasyona bildirilmiş… Topların temininde yaşanacağı belirtilen gecikme dikkate alınarak, 2009-2010 sezonu Okullar arası Küçükler Mini Voleybol yarışmaları Federasyonca üretimi yaptırılan sarı-lacivert renkte ve TVF logolu 140-150 gramlık toplarla oynatılacağı açıklandı…
FANATİKLİĞİN BÖYLESİ ?...
Fanatizmi çokça yaşadığımız bir dönemdeyiz… Bazı taraftarlar işi sporla bağdaşmayan seviyesizliklere kadar vardırmaktalar… Spor müsabakalarını birer savaş, rakipleri de düşman görmekteler…
Hazır konu toptan açılmışken, geçenlerde bir Galatasaraylı fanatik okuyucumdan gelen maili sizlerle paylaşmak istedim… Sevgili okuyucum, belli bir cim-bom hastası… Onun için, dünyada 2 geçerli renk var : Sarı- kırmızı… Kafasını voleybol toplarına takmış canımın içi… Soruyor… “Neden voleybol topları sarı-kırmızı değil de, sarı-lacivert ?...” diye… Hatta devam ediyor… “Bu yüzden voleybol maçlarına gitmiyor, seyretmiyorum, hala 6 kişiyle mi oynanıyor ?...” Valla şaşırdım, kaldım !... Güleyim mi, ağlayayım mı, onu da kestiremedim ?... Siz benim yerimde olsanız ne yapar, nasıl bir cevabı uygun görürdünüz ?...
VOLEYBOLDA ANTRENÖR DEĞİŞİMLERİ…
Voleybol liglerinde daha 1. devreler bitmeden kulüp – antrenör krizleri yaşanmaya başlandı…
Ankaragücü bayan takımında antrenör Barbaros Çelenk ani bir kararla istifa etti… Takıma çok şey veren Çelenk’in istifası yönetim ile düştüğü ihtilafa bağlı olduğu söylentisi yaygın !... Yerine Ali Oktay getirildi…
Erkeklerde Halk Bankası, Bulgar antrenör Martin Stoev ve yardımcısı Vladislav Todorov ile yollarını ayırdığını açıkladı… Sebebin, ligde istenen sonuçların alınamaması ve ardından takımın, GM Capital Avrupa Erkekler Çalenç Kupası'ndan elenmesiyle ilgili olduğu söyleniyor…
Gene erkeklerde, ligde 10. hafta sonunda ''sıfır'' puanla son sırada yer alan Tokat Belediyesi Plevnespor yönetimi, antrenör Orhan Yavuz'un görevine son verildiğini açıkladı… Yeni bir antrenörle anlaşma sağlanana kadar takımı yardımcı antrenör Sait Demirel çalıştıracak… Orhan Yavuz da Optimum TED Bayan takımı ile el sıkıştı… Bu değişimlerin haklılığını, olumlu veya olumsuz yönlerini tartışacak değilim… Ancak mantığım, antrenör seçimlerinde idarecilerin zafiyeti veya kendi seçim/sonuç hatalarını antrenörlerin üzerine yıkarak sözde aklandıklarını söylüyor !... Adı üzerinde… Mantık işte ?...
KAMPUS HEYECANI...
TVF tarafından ortaya konan dev projelerden biri olan Kampüs Ocak ayında hizmete giriyor... Heyecan verici bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz...
6.500 seyirci kapasiteli, Uluslar arası standartlara uygun spor salonu, 16 derslik spor lisesi, sporcu sağlık merkezi, performans ölçüm laboratuarları, öğrenci yatakhaneleri, okul yemekhanesi, TVF idari binası ve ofisleri, kamp merkezi, kondisyon salonu ile birlikte açık ve kapalı otopark yer alacak...
Tesisten Ulusal takımlarımızla birlikte liglerdeki tüm kulüpler istifade edebilecek...
Federasyon İstanbul’da da benzer bir projeye imza atmak için hazırlık yapıyor...
Bir voleybol adamı olarak heyecan duymamak elde değil... Federasyonu alkışlıyoruz... Ama bu alkışların en kocamanını da cesareti, ileri görüşü, mesaisi ile Başkan Erol Ünal Karabıyık hak etmekte...
TVF “SPOR 2009 FUARI”NDA…
Voleybol Federasyonu çok önemli bir vitrine imza atarak alkış aldı…
Düzenlenen “14. Spor Tesisleri Yapım, Bakım, Onarım, Spor Malzemeleri, Spor Giyimi ve Modası, Yüzme Havuzları, Spor Sağlığı ve Ürünleri Fuarı”nda TVF standında voleybolumuz temsil ediliyor ve de faaliyetler, projeler tanıtılıyor...
Bugüne kadar kimselerin aklına gelmeyen bu çok yararlı girişimden dolayı TVF’yi kutluyoruz...
DUYGULANDIRAN MEKTUP
Geçen gün çok anlamlı bir mektup aldım ve gerçekten çok duygulandım !... Geldiği yer Metris Kapalı Cezaevi idi !... 7 mahkum tam manasıyla anlayamadığım bir kanaldan mail adresime ulaşmışlar, yazılarımı kendi ifadelerine göre büyük bir ciddiyet ve hassasiyetle okumuşlar, bir duygu adamı olduğuma, sağ olsunlar, karar vermişler ve benle dertlerini paylaşmışlar, ayrıca benden bir 2 voleybol topu ve file istemişler, gene kendi ifadelerine göre, avluda volta atmaktansa hiç olmazsa voleybol oynayarak içlerindeki kasveti biraz olsun unutmayı düşünmüşler !... Onlara oturup uzunca bir mektup yazdım, yarın da bir file ile 5 top göndereceğim !... Ama bu da beni kesmedi !... Oturup, toplumumuzun bu kanayan yarasını etraflıca düşündüm !... Kendimi (Allah korusun !...) onların yerine koydum !... Oraya düşüşlerindeki muhtelif an biçimlerini kurguladım !... Ve sabahı ettim !... Benim karanlığım yerini aydınlık bir güneşe, yepyeni beklentilere terk ederken, onlara dört duvar arasında, gökyüzüne, özgürlüğe, ağaçlara, kuşlara, sevdiklerine hasret kalmaya devam edecekleri bir gün daha başlıyordu !... Oturdum, yatmadan önce bu satırları karaladım !... Sadece kendim için !... Sonrasında da sizlerle de paylaşma fikri geldi !... Maksadım içinizi hüzünle doldurmak değil, birazcık da olsun düşündürmek !... Zira her özgür insan bence bir mahkum adayıdır !…"
“KÜLTÜR BAŞKENTİ” : ŞEHRİ-BERDUŞ İSTANBUL
“OLİMPİYAT RÜYASI” dosyamda İstanbul’da Olimpiyat Oyunlarının düzenlenmesinin imkansızlığını istatistiklerle, rakamlarla ortaya koydum… Maksadım, mensubu bulunduğum Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’ni güç duruma düşürmek değil, bilakis İstanbul Büyük Şehir Başkanı ve Hükümeti uyandırmak, boş bir hayalin peşinde koşmaktan vazgeçip, önce gerekli yapılanmayı ve düzenlemeleri yapmaya davet etmekti… Ama sanırım bir kulaklarından girdi, öbürlerinden çıktı… Cevap verme nezaketi göstermeyen TMOK’ne de üzüldüm… Her halde sorularım zor geldi ?...
Bir sonraki yazımda sorularımı test usulü cevaplandıracakları şekilde daha anlaşılır yollayacağım !...
İşte gene düşündürücü bir tablo… Yağmur yağdı böyle oldu ?... Bu filmi kaç kez görmemiş miydik ?... Yüzler hala gülebiliyorsa bu sorumluların haysiyetsizliklerinin bir ifadesi değil de nedir ?...
Ayıptır beyler ?... Kandırmayın bu halkı !…
Herkes vazifesinin başına… Haddimizi bilelim !... Gerçekleri görelim, doğruları konuşalım !... Onurlu insanların vicdanına sahip olalım !...
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






