Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

İBB ve FB alkışlandı..

Tarih22 Aralık 2009 , 23:35

ŞEHİTLER HAFTASI DOLAYISIYLA TÜM ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA, SEVGİYLE VE MİNNETLE ANIYORUZ...
Tüm okuyucularımın yeni yılını sevgilerimle kutluyor, 2010’un barış, kardeşlik, sıhhat, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesini diliyorum…
İnşallah tüm beklentilerimiz gerçekleşir…

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE FENERBAHÇE İLK DEVRENİN LİDERLERİ..
Aroma Erkekler Voleybol Birinci Ligi'nde 2009-2010 sezonunun ilk devresi, 11. hafta maçlarıyla tamamlanırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi devreyi 29 puanla lider tamamladı…
Arkas Spor 28 puanla ikinci, Fenerbahçe 26 puanla üçüncü sırada yer alırken onları sırasıyla Zıraat Bankası, Galatasaray, Halk Bankası, Maliye Milli Piyango, Beşiktaş, Diltaş Eğitim Kurumu, Bozkurt Belediye takip ediyor… Henüz puan alamayan Belediye Plevne ise 12. ve son sırada…

Aroma Bayanlar Voleybol Birinci Ligi’nde 2009-2010 sezonunun ilk devresinin bitimine 1 hafta kaldı… Yenilgisiz Fenerbahçe Acıbadem’in ilk devreyi lider bitirmesi kadar, Eczacıbaşı Zentiva’nın ikinci, Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’un üçüncülüğü kesin…

NEDİM ÖZBEY KLASİĞİ…
Yıllardır uzun uzun tartışıldı…
Çok yazılıp, çizildi…. Voleybolda Türk antrenörleri küçümsendi ve hakir görüldü… Oysa onları hakir görenlerin çoğu, onları bırakın eleştirecek düzeyi, voleybolu pek tanımayan kişilerdi ve kısa bir zaman biriminde sanki her yönüyle voleybolu hatmetmiş gibi kendi kendilerini şişirmiş balonlardı… Bunlara çok büyük görevler verildi, Ulusal takımlar emanet edildi… Sonuçlar ortada… Oysa ülkemizdeki Milli takımlarımız en büyük başarılara Türk antrenörlerle imza attılar… Onların kurduğu yetiştirdiği yapılanmalarla başarılara ulaşılırken, malum kulüpler keselerinin ağzını açarak özellikle bayanlarda yabancılarla takviye ettikleri takımlarıyla zirve yaptılar ve de yapmaya devam ediyorlar… Cengiz Göllü’nün başı çektiği bayan nüvemiz, rahmetli Deniz Esinduy, Reşat Yazıcıoğulları, Adnan Kıstak, Gökhan Edman ile filizlenirken, erkeklerde Nedim Özbey klasiği devam ediyor…
Geçen yıl takımı İstanbul Büyükşehir Belediyesi erkek takımını Türkiye Şampiyonu yaparken tüm sözde büyük (!) yabancı antrenörler gerisinde kıvrandılar… İşte gene aynı Özbey, Aroma Erkekler Voleybol Birinci Ligi'nde 2009-2010 sezonunun ilk devresinde takımını zirveye taşıyan antrenör oldu… Fark bayanlarda olduğu gibi sadece kadrosunda değil, kendisindeydi…

GENE YAKIŞIKSIZ OLAYLAR...
Geçenlerde oynanan Beşiktaş – Fenerbahçe Bayan Voleybol maçı gene çağdaş küfürlerle (!) başladı ve bitti…
Maça sadece birbirlerini taciz etmek, bunu da küfürlerle süslemeye (!) gelmiş voleybolumuza yakışmayan yakışıksız bir görüntü oluşturan iki takımın taraftarları maç boyunda küfürleştiler, sanki bir küfür yarışmasındaydılar...
Oysa orada kültürlü, seviyeli, terbiyeli, sporun ne demek olduğunu özümlemiş gerçek voleybol seyircisi vardı… Bayanlar vardı, çocuklar vardı… Ve hepsi de voleybol seyretmeye gelmişlerdi… İki takımı da tutanlar, hatta iki takımın da idarecileri yan yana oturmaktaydılar… İki takımında başarılı hareketlerini birlikte alkışlamaktaydılar…
Üç büyük Federasyon Başkanı bir araya gelip, toplantı yapmadılar mı ?... Önlemler için görüşmediler mi ?... Eksiklikleri tamamlayacaklarını vaat etmediler mi ?... Hakemler bu kakafoni içerisinde maçı oynattılar… Hiç tınmadılar… Hani anonslar ?... Koca koca puntolarla yazılan yazılarla bu edepsizliğin önüne geçilemez... Caydırıcı tedbirler alacaksın... Olayları çıkaranı, salonda küfür edeni sadece salondan anında dışarı çıkarmakla kalmayacak, oracıkta fotoğrafını çekip, fişleyecek, bundan böyle maçlara almayacaksın... Yeni yasa çıkartacak, yönetmeliklerle destekleyip, adli işlem yapacak, gerekirse dava edip, hakim önüne çıkartacaksın... Seyirci sayısı, bu şekilde gelen çapulcularla artacaksa, bıraksınlar az, öz seyirciyle oynansın müsabakalar...

ALANYA’DA BÜYÜK BİR ORGANİZASYON DAHA...
FIVB, 2010 yılında Alanya’yı yeniden takvimine aldı… 2010 SWATCH FIVB Junior World Championships turnuvasının 15-19 Eylül tarihleri arasında Alanya’da oynanmasına karar verdi…
Ülkemizde tartışmasız, plaj voleybolunun kalesi olan Alanya sayısız büyük turnuvayı büyük bir başarıyla organize ederken, en büyük paylar şüphesiz, başta ev sahipliğini mükemmel yapabilen ve bunu artık otomatiğe bağlayan Alanya Belediyesi ve ayrıcalıklı başarılı Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, organizasyonu eksiksiz mükemmel organize eden All Sports firması ve tabii ki resmi prosedürde ağırlığını koyan Türkiye Voleybol Federasyonu’dur…
Buradan tüm Belediye Başkanlarına sesleniyorum…
Plaj voleybolu artık tam bir kitle ve yaz sporu olmuş durumda… EPİRDEN BEACH VOLLEY’de olduğu gibi sadece senede birer kere bir etap turnuvasına ev sahipliği yapmakla kalmamalılar, birer plaj voleybolu tesisi meydana getirerek yaz yelpazesinde beldelerinde bu sporu devam ettirmeli, sürekli kılmalılar…
Bu konuda dileyen belediyelere destek vermeye hazırız…

EPİRDEN BEACH VOLLEY’DEN TEŞEKKÜR…
Bu hafta 19. yaşını kutlayan, Onursal Başkanlığını yaptığım EPİRDEN BEACH VOLLEY’i kutlayan ve duygu dolu mesajlarıyla bizleri yüreklendiren tüm Belediyelere, kuruluşlara, voleybol camiasının elit ve güzel insanlarına, tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz…

YAŞAM GİTTİKÇE TATSIZLAŞIYOR…
Ülkemizde son zamanlarda türlü tatsızlıklar oluyor…
Dış güçler, kardeşi kardeşe vurduruyor…
Bizi biz yapan Ataerkil özelliklerimizi kaybettik !...
Sevgilerimiz, saygımız, dostluğumuz, yardımlaşma, paylaşma duygularımıza ne oldu ?...
Biz dış mihrakların dolduruşuna gelecek kadar güçsüz bir toplum muyduk ?...
Böyle mi olmalıydık ?...
Duygusuz, bencil, kindar...
Ulu önderimizin bu güzelim ülkeyi emanet ettiği toplum, o toplumu yarınlara taşıyacak gençlik nasıl böyle tanınmayacak kadar değişti ?...
Bir spor müsabakasına bile, savaşa gider gibi kuşanarak gitmek, bizi yetiştirirken her türlü fedakarlığı gerçekleştiren aile büyüklerimize, bizleri yetiştiren eli öpülesi öğretmenlerimize nasıl bu denli saygısız ve kayıtsız kalır olduk ?...
Beni en çok insana, emeğe verilen değersizlik ve umursamazlık ilgilendiriyor ve üzüyor…
İşçiye, memura yapılan haksızlık ve zulüm kahrediyor…
Ve o haklarını arayan insanlara kalkan coplar, yüzlerine sıkılan biber gazları…
Tekel işçileri, dünyada emsali görülmemiş bir haksızlığın kurbanları…
Türkiye’nin dört bir tarafından, yuvalarından kopup geldikleri Ankara’da sokaktalar… Üşüyorlar… İçlerinde hasta olanları var… Ama onurlular… Haklarını arıyorlar… En büyük suçları (!) bu…
Açlar.. çaresizler… umutsuzlar…
Aç insan bir müddet sonra aklını, fikrini yemeye başlar…. Sonra sıra zikirlerini tüketmeye gelir…
Toplumsal barış, toplumsal mutabakat, toplumsal kalkınmanın olmadığı bir yerde açlık ve yokluğun çözümü sağlanamaz !...
Artan fuhuş suçundan, hırsızlık, yolsuzluk, çocuk kaçırılması, ihaleye fesat karıştırmak, avanta, rüşvet, çıkar amaçlı çete kurup devlet dolandırmak, hazine mallarını peşkeş çekmek, devlet kasasını peşkeş çekmek v.s. Tüm bunların ana sebebi açlık ve yokluktur. Aç insana ahlak ve fazilet dersi veremezsin. Fırsatı buldu mu çalar, çırpar, vaziyeti kurtarmaya çalışır. Oysa Açlığı ve yokluğu ortadan kaldırdın mı, eğitimin alasını verirsin…
Ama Hükümet, ezilen işçi ve memur tabakasına, her dört kişinin üçünün işsiz olduğu günümüzde yeni fahiş zamlara hazırlanıyor...
Sağlık sektöründe deprem var !...
Eczacılar haklı olarak ayaklanmış durumda…
Demiryolu işçileri direnişte…
Sendikalar dev grevler fısıldıyorlar…
Dış borçlarımızı bırakınız, faizlerini ödeyemez duruma geldik !...
Her şeyimiz özelleşti…
Yabancı sermaye memleketimizi ele geçirdi, yutmak üzere…
Başta Amerika olmak üzere emperyalist güçler devletimizi zayıflatıp sonrasında da bölme, üzerimizde tam hakimiyet kurma planı içerisindeler…
Meclisimizin durumu içler acısı…
Milletvekillerinin birçoğu sayısız savcılık dosyalarından “Dokunulmazlık” kalkanlarının arkasına sığınarak kaçmakta, yargıdan şimdilik kurtulmakta…
Her biri de yargılanıp, aklanmayı düşünmeyecek kadar onursuz...
Memlekette her türlü hukuksuzluk, basitlik, saygısızlık, aykırılık yaşanmakta !...
Hukukumuz baskı altında… Devlet güçlerimiz adalete değil, Hükümet’e hizmet eder oldu…
Ayakta kalan şerefli şanlı ordumuz yıpratılma çabalarına karşın, asil duruşunu sergilemeye devam ediyor…
Türkiye’de bir şeylerin artık değişmesi şart !...
Vatandaş çok daha bilinçli olarak seçimleri dört gözle bekliyor, iple çekiyor…
İşte bu psikolojik bozukluk haliyle spora da yansıyor… Seyirci, yaşamının bu kesitinden peş peşe yediği darbelerin taşırdığı öfkesini maçlarda kusmaya başladı…
Bir nevi deşarj şekli de diyebiliriz buna...
Tehlikeli bir tırmanış gözlemliyorum…
Yarın bir gün, statlarda ve salonlarda sonu can kayıplarıyla biten çok büyük olaylar olabilir...
Kısaca yaşam gittikçe tatsızlaşıyor, ve biz buna sadece seyirci olarak değil körükle üzerine gidiyoruz…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar