Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Dersimiz MEB ve Çubukçu

Tarih12 Şubat 2010 , 12:38

Aydın insanların umutları, bilgisizlerin icraatlarından çok daha değerlidir.....
HASAN UĞUR EPİRDEN


KARABIYIK’IN GÖRÜŞLERİ…
Bugün ülkemizin tartışmasız en çalışkan, üretken ve başarılı Federasyon Başkanı olan Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık da yaptığı bir televizyon konuşmasında aynen şu ifadeleri kullanmıştı…

"Eğer Türkiye spor ülkesi olmak istiyorsa, bugünkü Milli Eğitim sisteminin tepeden tırnağa değiştirmesi gerek…”

Çatma Beden Eğitimi derslerinden sporcunun çıkmayacağını, bu ders saatlerinin arttırılmasını ve seçmeli ders olmasını, 2-3 saate bile çıkarılsa bir şeyin olmayacağı belirten Başkan, aynen katıldığım bu görüşlerine rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı ile müşterek bir çalışmaya başlamış, bir “Mini Voleybol Projesi” başlatmış, ilgilenip katılan bir çok Beden Eğitimi Öğretmenini bir araya getirip bilgilendirme yapmış, akabinde 2000 ilköğretim okuluna “Mini Voleybol seti” göndermeye başlamıştı…

Bense bir yazımda bu projenin Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte gerçekleştirilmeye çalışılması (ki mantıken öyle olması gerekir ?..) şeklinde pek başarılı olunamayacağını ifade etmeye çalışmış, sebep olarak da 2 kurum arasında tartışılamayacak kadar net bir mantık ve doku uyuşmazlığını vurgulamıştım…

Günümüzde, istisnaları bir kenara ayıracak olursak, çok güç koşullar altında görev yapan ve kendilerine sözde “Beden Eğitimi Dersi” süsü (!) altında haftada 1 ders (brüt 40 dakika) teslim edilen öğrencilere ne verecekleri tartışılan, aylarca üzerinde durduğum, bıkmadan, usanmadan tekrarladığım bu çarpık, zafiyete uğramış eğitim sisteminin çürük temelleri üzerine bina çıkmanın ne denli sağlıklı bir yatırım olduğu tartışılır ?...

19 ARALIK TARİHLİ YAZIMDAN…
19 Aralık 2009 tarihli köşe yazımın bir paragrafını gelin bir hatırlayalım…
“Bu atılım sayesinde, Türkiye’de milyonlarca ilköğretim öğrencisi Türkiye Voleybol Federasyonu’nun gözetiminde ve Aroma’nın katkılarıyla voleybolla tanışacak ve sporun eğlenceli yüzünü keşfedecekti…
Bu amaçla ilk etapta 2000 okula voleybol seti (direk takımı, file, 3 adet top) gönderimi ile öğretmen ve öğrencilere eğitim materyali (CD, kitap, vb) dağıtıldığı açıklanmış, önümüzdeki 4 yıl içinde de okullara 200.000 adet voleybol topu ve çok sayıda portatif mini voleybol oyun seti ve eğitim materyali daha gönderileceği vaat edilmişti… Mini Voleybol hareketinin sadece bu hamleyle de kalmayacağı, voleybolu yaygınlaştırma projesi doğrultusunda tam 10.000 beden eğitimi öğretmenine voleybol antrenörlük kursları sonrası voleybol antrenörlük belgesi verileceği, ilköğretim öğrencilerinin lisanslı voleybolcu olma yolunda istedikleri eğitime rahatça ulaşabilmelerinin sağlanacağı, bu projeyle de her yıl en az 100.000 ilköğretim öğrencisine lisanslı voleybolcu olabilme imkanı sunulacağı Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından açıklanmıştı…Proje gerçekten alkışlanacak bir proje… Zor ama bunca yenilik ve reformların altına başarısıyla imza atan Türkiye Voleybol Federasyonu için imkansız değil.. Ancak ortada Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatının Beden Eğitimi konusunda vurdumduymazlığı ve kafa yapısı bu projeye ortak olmayı kabul etmesine rağmen pek sağlıklı işleyemeyeceği kuşkusunu taşımaktayım… Bana gelen çokça mesajda bu derin projenin ilk etabında bazı sorunlarla karşılaştığı belirtiliyor… Dağıtılan malzemelerin büyükçe bir kısmının ambalajının bile daha henüz açılmadığı, çoğu okulda bir yönlendirmenin olmadığı söyleniyor… Bazı büyük belgelerde Beden Eğitimi Öğretmenlerinin konuyla ilgili bihaber oldukları da açıkça ifade edilmekte… Eğer TVF güvenip bu alt yapılanmayı MEB bünyesine terk eder, bu projenin takipçisi olmazsa, bir fiyasko ile karşı karşıya kalınması kimseleri şaşırtmamalı… Ayrıca Beden Eğitimi Öğretmenleriyle, TVF tarafından atanacak “Müfettiş” donanımlı teknik adamların arasındaki geçimin de pek öyle kolay tesis edilemeyeceği görüşünü taşıyorum… Burada, yatırım yapılacak, mevcut desteğe ilaveler yapılacak okulların mutlaka çıkacağını ve bu yatırımın karşılığının ama şöyle, ama böyle mutlaka alınacağı görüşündeyim… Kısacası Mini Voleybol Projesini hayata geçirecek dişlilerden MEB’na ait olanı kırık gibi ?… Aman dikkat !...”


OKUYUCULARIMIN YORUMLARI…
Çok değer verdiğim kıymetli okuyucularımın bazı görüşlerini sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum…

“Nimet Çubukçu Bakan olduğu zaman çok güzel işler yapacağını düşündük ama şimdi görüyoruz ki yapılan hiçbir şey yok”

“Bir an önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın yani hükümetin sporu önemsemesi, ve okullarda Beden eğitimi derslerini çoğaltması şarttır.”

“Bana Nimet Çubukçu hanımefendi kalkıp, bugünkü Beden Eğitimi ders programının ne fayda getirdiğini bir anlatsın da bir de biz öğrenelim.”

“Bu eğitim sistemi ve spor anlayışıyla bir yere varamayız.”

“Sözde beden eğitimi dersi? ne dersi be? neyin dersi? nasıl ders? hangi bilime hangi sportif amaca yarar sağlayabilir? Bu işin sorumlusu Nimet Çubukçuyu şiddetle kınıyorum.”

“Nimet Çubukçu’ya kaldıramayacağı sorular sorarsanız cevap alamazsınız. Sorularınız onun kapasitesinin çok üzerinde ve de politikasının çok aksi istikamette.”

“Milli Eğitim darmadağın ve çok eksikleri ve yanlışları var. Okul sporları, beden eğitimi dersleri ölmüş ağlayanı yok.Bakan dediğiniz gibi meselelere bakmayan olmuş.Tespitiniz çok doğru.Mini voleybol projesi ne yapılırsa yapılsın Milli Eğitim Bakanlığına bırakılmaz.”

“Birçok beden eğitimi öğretmeninin böyle bir projeden haberi yok.. TVF çok güzel bir şey başlatmış ama maalesef M.E.B’nin spora verdiği değer bu kadar..”

“Okullarda eskidende yoktu zaten Beden Eğitimi Dersi. 40 dakikada ne olabilir. Üstelik bu çocuklar soyunacaklar, giyinecekler, ısınma yapacaklar? Ben Voleybol Federasyonunun mini voleybol konusunda bir yol kat edeceğini umuyorum ama hedefe asla varamazlar. Zira 2 farklı kuruluş ve tarz.Sonra sorarım,diğer spor federasyonlarının başları kel mi?, Salaklar mı? Onlarda buna benzer alt yapı hamlesi peşindeler.Ayrıca Beden Eğitimi Öğretmenleri mecburlar mı T.V.F’nun emirlerini dinlemeye, dediklerini yapmaya?”

“Milli Eğitim Bakanlığının önce Beden Eğitimi Öğretmenlerinin sorunlarını ele alması, emeklerinin karşılığını vermesi gerek. Mini voleybol atılımının aslında İlköğretim okullarında ciddi şekilde ele alınması şart.”

“Beden Eğitimi öğretmeni dersler bittikten sonra en az 3 saat daha okuldadır.bay- ramları,kutlamaları,anmaları,törenleri vs saymıyorum.bizde gün biter ama iş bitmez.90 her meslektaşım işini dört dörtlük layıkıyla yapar ama layık olduğu yerde değildir.sayın Epirden desteğinizi her zaman bekliyoruz.bizde sizin gibi yazarların hep arkasında olacağız.bizimki- si karşılıksız aşk”

“Teşekkürler sayın EPİRDEN. Gerek okullarda ki beden eğitimi dersleri,gerekse okul spor salonlarının durumunu ilk defa bu kadar yüksek sesle duyurmaya çalışan birinin yanımızda olması bizleri son derece mutlu ediyor ve güven veriyor.Umarım diğer spor yazarlarımızda, sizin gibi bu konulara önem verir ve ülkemizin spor politikası oluşmaya başlar.”


Bunlar sadece birkaç okuyucumun yorumları… Gerisini sizlere bırakıyorum…

TEKRARLIYORUM, BU MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİZ ÇARPIK, YANLIŞ VE YETERSİZDİR !…
Aylardır yazdım, çizdim, uyardım, hatta daha da ileri gidip, bu işin başında olan Milli Eğitim Bakanı sayın Nimet Çubukçu’ya özel kalem ve Bakanlık mailine bazı sorular sordum, uyardım, konuya ilişkin en ufak bir cevap alamadım…

Bu hala iddia ettiğim, başta Beden Eğitimi derslerindeki traji komik, göstermelik faaliyet ne eğitimle ne sporla bağdaşmamakta, dostlar alışverişte gözüksün misali okul eğitimine konan anti çağdaş, mantıksız, en ufak bir katkısı olmayan bir sakat faaliyettir… Bunu devam ettirmekte ısrarcılık, spora ve öğrenci eğitimine yapılan bir hainliktir…
Konunun enlemesine, boylamasına TMBM’sinde ele alınıp, en kısa zamanda düzeltilmesi kaçınılmazdır…
Tabii vekillerimizin didişmeyi, ağız dalaşmalarını ve de beden eğitimlerini icra ettiklerini zannettikleri ama onları da beceremediklerinin anlaşıldığı boks ve tekvando sporlarını bir anlık (!) durdurmaları da şarttır…
Bunun aksini savunan, iddia eden, ahkam kesen aydın beyinli bir bilirkişi varsa lütfen beni acilen bilgilendirsin !...

NAZIM HİKMET 108 YAŞINDA…
Dünya devi büyük usta NAZIM HİKMET RAN’ın 108. doğum gününde onu bir kez daha sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz…

“Ben yanmazsam, sen yazmazsan, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…”
Özlem duyduğumuz aydınlık günler dileklerimle başta saygıdeğer öğretmenlerimiz olmak üzere tüm okuyucularımı kucaklıyorum….

VATAN HAİNİ
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
Bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar