Diğer Sporlar

Doğuşspor'dan ES Spor'a...
28 Şubat 2010 , 16:30
“…Köşe yazarlarını hizaya getirmek amacıyla onları patronlarına şikâyet etmek ne yazık ki siyasetçilerin iktidarlarında çokça denedikleri, ancak sonuçta başaramadıkları bir ‘tek parti yönetimi’ hevesidir…
…Umuyoruz ki Sayın Başbakan basının özgür olmadığı bir Türkiye düşlemiyor…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet icraatlarını eleştiren köşe yazarlarının işten çıkarılmasını ima eden açıklamalarıyla hukuk devleti ilkelerini bir kez daha ayaklar altına aldı…
…Bu tür müdahale, sansür ve oto sansür girişimleri, basın ve ifade özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği ilke kararlarıyla asla bağdaşmaz…”
Türkiye Gazeteciler Sendikası
DOĞUŞSPOR EFSANESİ
Voleybola bir ömür tükettim… Federasyon Başkanlığı hariç voleybolun tüm mozaiğinde yer aldım… Ama en keyiflisi tabandan sporcu yetiştirme yıllarımdı…
Önce tümünü kendi yetiştirdiğim, yani voleybola benimle başlayan sonra neferlerim olan, gençlerde Türkiye’nin en iyi bayan takımını ortaya çıkardım… DOĞUŞSPOR… Sonrasında da bir KINALIADA ordusu yarattım… Bu iki takıma verdiğim emek, sevgi, hassasiyeti hayatımın hiç bir döneminde kendime verebilmiş değilim… Onlar da gençlerde ve yıldız bayanlarda modern voleybolu tüm ayrıcalıklarıyla oynayan, seyri zevk veren bir takımdı…
Düşünün, bırakın Deplasmanlı Bayanlar Ligini, Erkeklerde bile tümü smaç servis atan bir takım yokken KINALIADA genç bayan takımının sahaya çıkan 12 voleybolcusu da smaç servis atıyordu… Özellikle, Başkanlığından idareciliğine, antrenörlüğünden paspasçılığına kadar yaptığım (!) tek kişilik idari ve teknik kadroyla DOĞUŞSPOR’da yaratmış olduğum “Takım” olma ruhu, birliktelik, paylaşım, sevgi ve saygı olgularının, bir özelliğe ve tutkuya dönüştüğünü, 35 yıl sonra takım elemanlarımın hala ayda bir kez bile olsun, elim bir trafik kazasında çok genç yaşta yitirdiğimiz Anuş Bakış haricinde ama onu tüm anılarıyla anarak tam kadro olarak bir araya geliyor olmalarını detaylarıyla anlatsam, içinizden bana kaç kişi inanır ?...
Kaptanım Nur Uğurdemir, Rahmetli Anuş Bakış, Seda Akay, Belgin Ünlüsoy, Nuray Karap, Eflan Barkmen, Esra Temelli, Bengü Balkır, Tanya Erondonyan, İpek Hasanoğlu, Katya Kaliçef, Cemile Baştımar, Ferda Çopur, Gül Ilgaz, Ani Ablooğlu, Sirpuhi Irmak, Filiz Tükel, Asuman Döver, Karin Çizmeciyan, Sibel Keskinel, Aylin Aker’den oluşan kadro gerçekten benim için hala çok özel… (Bu sporcularımın hepsi o takımda oynamış ve katkıda bulunmuşlardır…) Bu arada Orhan Utkan ve Ufuk Uyanık ve sonrasında Birol Keskin kardeşlerimin inanılmaz özverilerle verdikleri katkıyı da hala unutabilmiş değilim….
ALT YAPI VE YETİŞTİRİCİLİK ANLAYIŞI ZAFİYETİ…
Geçmişte de vardı “Hazır lopçuluk”… Birileri uğraşır, didinir, yetiştirir, diğerleri utanmadan o körpecik beyinleri ve aileleri bir şekilde (!) kandırır, bu taktikle takım kadrolarını sağa sola saldırarak kurar, onları yetiştiren antrenörler ve amatör ruhlu kulüpleri de havayı alırlardı…
Kulüpler çoğalmasına, şartlar çok cazip hale gelmesine rağmen, günümüzde de bu aymazlık hala yaşanmakta… Adamın cebinde parası bol… Olanakları çok !... Ne uğraşacak senelerce sporcu yetiştireyim diye ?... Bastırıyor parayı, yuvasından söküp alıyor sporcuyu… Sporcuların çoğu için güzel bir hava değişimi (!) oluyor… Ancak alt yapı antrenörleri, yani yetiştiriciler için zamanla boşa kürek çekmenin bıkkınlığı yaşanmaya başlıyor, ve sonunda küsme ve çekilme tabloları görülüyor…
Bence “Sicil Lisans Yönetmeliği”nde radikal değişiklikler yapılmalı, yetiştiricilik çok cazip ve imrendirici hale getirilmeli, zor koşullarla yetiştiricilik ideallerini taban çalışmalarıyla sürdürmeye çalışan kulüpler kollanmalı ve korunmalıdır…
Bir yazımda bu paragrafı daha da somut önerilerle açacağım…
VE GÜNÜMÜZÜN ÖRNEK KULÜBÜ : ES SPOR…
Bir zamanlar voleybolda Eczacıbaşı’nın önem vererek başlattığı Taban çalışmaları planlama, disiplin ve çok çalışma gerektirmektedir…
Günümüzde çok az kulübün gerçekleştirebildiği bu örnek sistemin bence en önemli uygulayıcılarından birisi de ES Spor’dur…
Voleybol Okulları ile Türk voleyboluna tabanda büyük destek veren ES Spor’un planlama, çalışma ve ideallerini kendime çok yakın bulduğumu açıkça ifade edebilirim…
İşte bu yüzdendir ki yazıma 1975-78 yıllarının sembol takımı DOĞUŞSPOR ile bir girişle başladım…
ES Spor Voleybol Okullarının amacı, mümkün olduğu kadar çok sayıda öğrenciye spor yapma olanağı sağlamak ve öğrencileri takım kadrolarına hazırlamak… Onlar kendilerini bir eğitim kurumu olarak görmekteler… Eğitim kurumlarında, verilecek eğitimin içeriği ve düzeyi bir sınıf sistemi ile tanımlanmıştır, sınıf geçme ölçütleri bellidir, belirli bir sınıfı tamamlayan öğrenci mezun olmakta… ES Spor Kulübü'nde de aynı anlayış ve prensip çerçevesinde, spor okulları, sınıfları ve sınıf geçme sistemi var… Eğitimleri, yalnızca belirli bir spor branşını hedef alan teknik eğitim değil, öğrencilerin fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini kapsayan çok yönlü bir eğitim… Çalışma prensipleri saptanırken ve çalışma programları hazırlanırken, daima çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanlarından destek alınmakta… Gelişim dönemindeki öğrenciler üzerinde sporun rolü, yalnızca fiziksel çalışma ve gelişim ağırlıklı değildir… Öğrenciler spor yaparak sosyal bir çevre içinde kendilerini tanımak, bir ekibe katılmak, ekip üyesi olarak mücadele etmek, paylaşmak, öz çalışma disiplinini kazanmak fırsatını bulurlar… Öğrencilerin bu çalışma ortamı içinde başarısını değerlendirirken, öğrencinin çalışmalara devamı ve katılımı, çalışma disiplini, kendini geliştirme arzusu ve grup içinde kendini ne kadar geliştirebildiği önemlidir…
İşte sporun temelinde yatan püf noktaları bunlardır… Ve bunlar fazlasıyla ES Spor’un ruhunda mevcuttur… Minik sporcu adaylarına odaklanılmış ve kilitlenilmiştir…
ES Voleybol kısaca bir spor kulübü, dahası alt yapı takımları ile çalışan, sporu yaygınlaştırmaya çalışan, sporcu, antrenör, spor adamı yetiştirmeyi hedefleyen, tüm bunları yapmaya çalışırken de profesyonel bir yönetim anlayışı içinde ilkelerinden taviz vermeyen, istikrarlı bir yol çizen bir kurum niteliği ve kalitesindedir…
Bu kurumda en az kurucular kadar önemli isim, voleybol kariyerine inandığım, daima beyefendi, saygılı bir kardeşim olan Gökhan Edman’dır… Bu kulübün en büyük yetiştiricisi olan Gökhan Edman’a ne kadar övgüler yağdırsam azdır !... Şimdilerde Galatasaray Bayan Voleybol takımını başarıdan başarıya koşturan Edman’ın yerini, gene çok sevdiğim ve voleybol kariyerine inandığım sevgili Fatih Toptaş, bayanların yükünü de Zehra Yaman omuzlamış durumda…
Günümüzde sporda hala en büyük sorun, yeterli sayının ve düzeyin oldukça altında kalan spor salonlarında yaşanmaktadır… Antrenman salonu bulmak, spor okulları çalışmalarını disiplin içerisinde sekteye uğratmadan yürütmek sadece ekonomik zenginliğe sahip olmakla kalmamakta, işin içerisine beceri, ikili ilişkiler ve de şans girmektedir… Ne yazıktır ki, spor salonları inşa etmeye, yeşil alanları, park ve bahçeleri halkının hizmetine sokmaya, kah hizmet zafiyeti, kah çarpık yapılaşma ve beton yığınları arasına sıkışmış fakir yaşam tarzı izin vermemektedir…
ES Spor’un benliğinde yatan bir diğer örnek felsefenin tüm şirketlere ve kurumlara spora sponsor olmayı ve böylelikle destek olmayı imrendirmesi olduğunu düşünüyorum… Bu konuda Bir zamanlar Galatasaray genç bayan takımının pasörlüğünü ve kaptanlığını da üstlenmiş bulunan Sırma Üç’ün bir röportajındaki çarpıcı ifadeleri böyle düşünmekte ne kadar haklı olduğumu göstermektedir…
“İster reklam ve tanıtım geri dönüşü açısından, ister kurum kimliğini yansıtma açısından, isterse sosyal sorumluluk projesi açısından düşünülsün, hedef ne olursa olsun, hatta spor alanı ne olursa olsun mutlaka sporu desteklemeyi öneririm. Sponsorluğun kağıt üstünde, pazarlama raporları ile verilecek bir karar olmadığına inanıyorum. Sponsorluk kararını verecek olan kişilerin mutlaka ilgili spor branşında yeterince müsabaka seyredip, o heyecanı yaşayıp, zorlukları ve başarıları görüp, katkıda bulunmayı gönülden istemesi lazım.”
Genç yaşlarda mesleğini seçmiş durumda olan, geleceğin profesyonel voleybolcusunun oluşması gereken eğitim hayatı konusundaki düşüncelerinde ise bakın neler demiş Sırma Üç ?...
“Biz kulüp olarak sporcu yetiştirmeye çalışıyoruz, sadece voleybol oynayan, voleybol tekniklerini öğrenmiş, hatta profesyonel olduğunda hayatını voleyboldan kazanacak kişiler değil “sporcu” karaktere sahip iyi eğitimli, hayat mücadelesine hazırlıklı, her açıdan donanımlı, kendi yolunu çizebilen, kendi kararlarını verebilen bireyler yetiştirmeye çalışıyoruz. Voleybol bizim için sadece bir araç… Yanlış duymadınız: voleybol sadece bir araç. Biz küçük yaştaki çocuklara, ergenlik dönemindeki gençlere voleybolu öğretirken aslında yaşamın en temel ilkelerini de birlikte öğretiyoruz. Yaşamlarındaki 1 gün gibi, 1 sayı için mücadele etmelerini sağlamaya çalışıyoruz. 1 sayıyı kazanmanın veya kaybetmenin takım olarak kendi ellerinde olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Biz onlara yalnızca spor eğitimi değil, kulübümüzün felsefesini vermeye çalışıyoruz.”
Yönetim Kurulu Başkanı Sırma Üç’ün liderliğindeki ES Sporu yürekten kutluyor, dahası alkışlıyorum…
KISA… KISA…
* Bu sezon CEV CUP'dan elenen, Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nde hayal kırıklığı yaratan Eczacıbaşı Zentiva, Yönetim Kurulu kararıyla 3 sezondur takımın başında bulunan İtalyan antrenör Giuseppe Cuccarini ile yollarını ayırma kararı aldı… Cuccarini’den boşalan göreve, Altyapı Direktörü Gökhan Sezal getirildi… Sezon sonuna kadar A Takım antrenörlüğünü üstlenen Gökhan Sezal, aynı zamanda Altyapı Direktörlüğü ve gençler ligi çalışmalarını da bu yeni göreviyle birlikte yürütecek…
*Polidori’nin görev süresinin tamamlanmasıyla boşalan A Erkek Millî Takım antrenörlüğüne de Sırp Veljko Basic getirildi. Basic hâlen Fransız Voleybol Federasyonunda üst düzey antrenörlük eğitimi veriyor.
*TVF tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, 2009-2010 Aroma 1. Erkekler Voleybol Ligi PLAY-OFF maçları en erken 28 Mart 2010 tarihinde başlayıp, 1 Mayıs 2010 tarihinde sona erecek… Türkiye Kupası Yarı Final maçları 04-10-11-17 Mart 2010, Final maçları ise 24 ve 28 Mart 2010 tarihlerinde oynatılacak (Ancak Ziraat Bankası Spor Kulübünün Avrupa Kupası maçları nedeniyle bu tarihlerin değişebileceği bildirildi…),
*A Erkek Milli Takımımızın Avrupa Voleybol Şampiyonası eleme maçlarının 2. Raund müsabakaları 1. Devresi 21-22-23 Mayıs 2010 tarihlerinde Türkiye'de, 2. Devresi ise 28-29-30 Mayıs 2010 tarihlerinde İtalya'da oynanacak,
*İlk 8 takımla oynanacak PLAY-OFF 1. Tur Eleme maçlarından sonra, bu sezona mahsus olmak üzere, Yarı Finale kalan 4 takımımız yollarına 2 Devreli (4'lü Final) maçlarla devam ettirilecek…
*Plaj Voleybolu Liginde sona yaklaşılıyor… Bu hafta yapılan Erkekler maçlarında 2 enteresan set skoru yaşandı… Altınyurt’un Arkas Spor’u 2-1 yendiği karşılaşmada 30-28, Beşiktaş-Penta Bilgisayar maçındaki 37-35’lik skorlar vardı... Bayanlarda Tireboluspor ve Beşiktaş, Erkeklerde ise Halk Bankası ve Beşiktaş şimdilik dörtlü finaller öncesi en başarılı takımlar olarak gözükmekte…
* Avrupa Kupalarında takımlarımızı zor maçlar bekliyor… CEV INDESİT Bayanlar Şampiyonlar Liginde 2 takımımızda ilk dört için mücadele verecek… Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom evinde 2 martta İtalyan Asystel NOVARA ile, Fenerbahçe Acıbadem de deplasmanda 4 martta Rus ODINTSOVO ile karşı karşıya gelerek ilk maçlarını oynayacaklar… GM CAPITAL Challenge Cup’ta Erkeklerde ise başarılı temsilcimiz Ziraat Bankası Alman SCC BERLİN ile kendi sahasında 3-2 kaybettiği ilk maçın avantajını kullanmaya ve son 4 takım arasına kalmaya çalışacak… Takımımıza kendi seyircisi önünde 3-1’lik galibiyet yetiyor… GM CAPITAL Challenge Cup Bayanlarda ise temsilcimiz Galatasaray 4’lü final grubuna kalmıştı… Galatasaraylı kızların rakipleri : Asterix KIELDRECHT (Belçika), DRESONER SC (Almanya) ve Impel Gwardia WROCLAW (Polonya)…
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






