Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Bugün dersimiz ''AOH''

Tarih07 Mart 2010 , 23:58

ÖNSÖZ :
2000 Yılının aralık ayında, kişiliğine derin saygı duyduğum, büyük spor adamı Sinan Erdem Başkan, boynuma Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi madalyasını takıp, bana artık o büyük camianın kabul sertifikasını verdiğinde duyduğum onuru ve duygularımı ifade etmekle hala zorlanabilirim…

Bana o an dediklerini unutmama imkan var mı ?...
“Senden çok şey bekliyorum Hasan !... İnanıyorum, bu camiaya vereceğin büyük katkılar olacaktır…”

Evet, gerçekten bu konuda ne kadar donanımlı ve çalışkan olduğumu, bir nefer niteliği taşıdığımı bilen bilir… Bilmeyenler ve de işlerine gelmeyenler ise bu güne kadar bana bir kez bile “Merhaba”larını esirgemişlerdir…

Oysa o büyük adam sadece bana değil tüm üyelerine, dahası İstanbul’un bir gün mutlaka Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapacağına o kadar inanmıştı ki ?...

Hiç unutmam, bir keresinde bana bunun aslında ne kadar zor olduğunu, ancak inanarak, devletten gerekli desteği alarak, ve de en önemlisi bilinen tüm eksiklikleri tamamlayarak, bunun içinde İstanbul’un çehresine önemli zorunlu estetik operasyonlar yapılması gerektiğini benimle dertleşerek paylaşmış, bir usta-çırak fikir alışverişine müsaade etme büyüklüğü göstererek beni dinlemiş, notlar almıştı…

Bir karınca çalışkanlığı ve disiplininde görevler beklerken, bir de baktım ki “Bostan korkuluğu”ndan farkım kalmamış bu camiada… Zamansız yitirdiğimiz Sinan Erdem Başkan’ın kemikleri sızlıyordur… Onu nasıl arıyorum bilemezsiniz ?... Onun yerine Başkanlık koltuğuna oturan Togay Bayatlı’ya bu ulvi görev çok bol geldi… Etrafına topladığı yandaşları ile bir şeyler yapar gözüktü… Aralarına kimseyi sokmadılar… Bir hegemonya yaratıp TMOK’sini keyiflerince sözde yönettiler, yönetmeye de devam ediyorlar…

Üyeliğimde 10. yılıma girerken elimde bir kartım, bir yaka rozetim, bir de bana arada sırada gönderilen kitapçıklar, Genel Kurul çağrıları ile aidat bildirimleri ve hatırlatmaları var !...

SORULARIM CEVAPSIZ KALDI…
Büyük bir çoğunluk gibi, öylesine umursanmaz bir üyeliğe kaydırıldım ki, titizlikle hazırladığım ve çok büyük ilgi görüp, yankı yaratmasına rağmen, “Olimpiyat Dosyası“ adı altındaki tarihi çalışmama ışık tutacak bazı sorduğum sorulara, defalarca hatırlattığım ve rica ettiğim halde, değil cevaplama nezaketi, bir selam bile vermeyi çok gördüler…

Ve artık iyice anladım ki, bu durumda, Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapmak hayalciliğin de çok ötesinde, bir kandırmaca ve aldatmacanın pençesine düşmüş durumda…

TMOK, şu anda sanki IOC’nin (Uluslar arası Olimpiyat Komitesi) bir irtibat bürosu haline gelmiş durumdadır… Hepimizin bildiği gibi, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Türk sporunun en önemli kurumlarından biridir ve Türkiye'nin Olimpiyat Oyunları'nda ev sahipliği yapabilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasında en yetkili kurum…

İŞTE SORDUĞUM SORULAR :
1) 2012 Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmak için talip olan İstanbul’un bu şansını değerlendirememesinin sebepleri, önem sırasına göre nelerdir ?...

2) Sizce, İstanbul’a ön inceleme için 17 delege ile gelen “IOC Değerlendirme Komisyonu”nun raporunun yeterli olmayışının sebebi nelerdir ?...

3) Son, Pekin Olimpiyatlarında, Moğolistan, Kazakistan, Romanya gibi ülkelerin gerisinde sadece biri altın, toplam 8 madalya ile 37. sırada bitiren Türkiye’yi başarılı buluyor musunuz ?...

4) Olimpiyat Oyunları’nın İstanbul’a verilme şansını nasıl görüyorsunuz ?...

5) İstanbul’un bu büyük organizasyonu her yönüyle (Tesis, Konaklama, Trafik, Alt Yapı vs..) yapabileceğine inanıyor musunuz ?...

6) Ülkemizde yaşanan, politik dengesizliğin, terörle mücadele yetersizliğinin, Emniyet Teşkilatının yeterli güçte ve donanımda olmayışının bu kararda rolü var mıdır ? …

7) “Olimpiyat Oyunları” denilince, akla gelen en önemli ferdi sporlar olan Atletizmde, Yüzmede, Jimnastikte sporcu ve en önemlisi seyirci zafiyetimizin, yani ilgisizliğimizin de rolü var mıdır ?...

8) Özellikle başta Futbol ve Basketbol, son zamanlarda da Voleybolda gördüğümüz, anti sportif davranışlarda bulunan ve tribün terörü yaratan fanatik seyirci kitlesinin bir dezavantaj yarattığı fikriniz var mı ?...

9) 2016 Oyunlarına “Aday Ülke olmayışımız, sadece ev sahipliği sırasının Amerika Kıtasına gelmiş olması düşüncesi midir? Eğer öyleyse, bu düşüncenin ne kadar gerçek payı vardır ?...

10) 2016 için İspanya'nın Madrid, Japonya'nın Tokyo kentleri neden 4 aday arasında yer aldılar ?... Biz onlardan daha mı zekice düşündük? Yoksa aday olmamamızda yukarıda saydığım olası etkenlerin rolü mü var? 2020 için aday olacak mıyız ?...

11) Gerek 2012 ve 2016, gerek se 2020 için şimdiden bir planlama yapılmış mıdır ?... Yapıldıysa kimler bu planlamayı yapmışlar, ne gibi ön hazırlıklar düşünülmektedir ?...

12) Sizce 2020 Oyunlarının İstanbul’da yapılma yüzdesi nedir ?...

13) 2020 İstanbul’da yapılmasının belli olması halinde tesis, planlama ve sportif çalışmaların sizce ne zaman başlaması uygundur ?...

14) Sizce Olimpiyat Oyunlarında hedefimiz kaç madalya ile genel sıralamada neresi olmalıdır ?...

15) En ümitli olduğunuz branşlar hangileridir ?...

16) Voleybolda ve Plaj Voleybolunda yer alma şansımızı nasıl görüyorsunuz ?...

17) TMOK olarak maddi olarak desteklediğiniz takım/sporcu bulunmakta mıdır ?...

18) TMOK’nin yıllık girdisi, çıktısı ve karı ne kadardır? Geliri nerelerden gelmektedir ?...

19) Bünyenizde muhtelif branşlarda yapılan çalışmalardan milli seviyeye gelmiş kaç sporcu vardır ?...

20) TMOK’nin bordrolu, yani maaşlı kaç çalışanı vardır ?...

21) TMOK’nin kaç gönüllü çalışanı bulunmaktadır ?...

22) Ülkemizde gerek görevli, gerekse laboratuar donanımı ve kapasitesi açısından “Doping ile Mücadele” konusunda yeterli miyiz ?...

23) IOC bu konuda caydırıcı ne gibi çalışmalar yapmakta, kendisini yeterli görmekte midir ?...

AOH : “Her şey TMOK ve Türk Sporu için !..”
AKİL ADAMLAR OLİMPİK HAREKATI
AOH, “Her şey TMOK ve Türk Sporu için !..” sloganıyla yola çıkan, yeterli saygı ve iletişim zafiyeti gösterdiklerine inanılan, üye olmalarına karşın bunun onurunu ve aidiyet duygusunu hissetmeyen TMOK Başkanı Togay Bayatlı ve ekibinin değişmesini isteyen, TMOK’nin mevcut üyelerinden yaklaşık 112’sinin bir araya gelmesiyle kurulan bir gruptur…

Togay Bayatlı başkanlığındaki Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ni yeni görevlere, yeni hedeflere taşımanın mümkün olmadığını bilen TMOK üyeleri, bir 4 yıl daha kaybedilmemesi gereğine inanmaktadırlar…

Bu grup, Türkiye'nin Olimpiyat Oyunları'nda ev sahipliği yapabilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasında en yetkili kurum olan TMOK’nın bir atılım ve yenilenme ihtiyacı olduğunu düşünmektedir… 2020 Olimpiyat Oyunlarına İstanbul’un yepyeni bir planlanma ve yaklaşımla 2020 yılına aday olabilme ve de ev sahipliğini layıkıyla gerçekleşmesi için bir araya gelen spor adamları aralarından Kahraman Bapçum, Erdoğan Arıpınar, Yılmaz Tokatlı, Yalçın İpbüken, Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Aziz Bağdoğan, Perviz Aran, İlyas Tunaoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Bilge Donuk’tan bir “İcra Kurulu” kurmuş bulunmaktadırlar…

AOH üyeleri, TMOK Başkanı Togay Bayatlı'nın son 6 yılda başkan ve başkanlıktan öncede 14 yıl genel sekreter olarak sorumluluk üstlendiği TMOK Yönetimi'nde nelerin yapıldığını, nelerin başarılamadığını, nelerin başarılmasına hiç teşebbüs edilmediğini, önemli proje tekliflerinin reddedildiğini bizzat yaşamışlardır… İşte bu sebeplerden, olağanüstü genel kurula gidilerek yeni bir başkan ve yönetimle, yepyeni bir vizyon ve hareket planı ile 2013 adaylık kararı için hazırlanılmasını önermekte ve içtenlikle önemsemekte…

TOGAY BAYATLI’YA ELEŞTİRİ BOMBARDMANI…
AOH’un eleştirilerin odağındaki isim Togay Bayatlı, iddia edildiği gibi son seçimde heyetteki Erdem'in ekibinde yer alanları tasfiye etti… 600 üyeden ancak 130'unun katıldığı son seçimde yüzde 15 oyla koltuğa oturdu ve her sözüne “evet” diyecek bir ekip kurdu… TMOK'u tek başına yönetmeye başladı… Bugüne kadar hiçbir olimpiyata aday olma cesaretini gösteremeyen ve sorumluluklardan kaçan Bayatlı hiçbir olimpiyat sonrası rapor hazırlamadı…
Bunun üzerine TMOK tarihinde bir muhalefet grubu kuruldu… TMOK'un asli ve kıdemli üyeleri (Kahraman Bapçum, Erdoğan Arıpınar, Yılmaz Tokatlı, Yalçın İpbüken, Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Aziz Başdoğan, Perviz Aran, İlyas Tunaoğlu ve Bilge Donuk İstanbul'da; Ali Abalı, Necdet Ayaz, Hüseyin Erim, Kenan Nohut, Nevzat Gürer Ankara'da; Baydo Baykal, Muzaffer Sarvan, Avni Erboy, Bahri Vreskala İzmir'de) bir araya gelerek duruma el koydu. Bu kişiler, demokratik bir uğraş için, AOH'u kurdular…

AOH, mevcut başkan Togay Bayatlı'ya da çok ciddi eleştirilerde bulunmakta. Bunlardan sadece birkaçını kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum…

* Özellikle Başkan Bayatlı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin esası olan, TMOK üyelerini yönetiminde dikkate almamakta, yeterli saygı ve iletişim zafiyeti göstermektedir.

* Son genel kurulda Togay Bayatlı üyeleri kendince aşağılamış, oylarını atıp salonu terk etmelerini istemiş, davranışı tepki ile karşılanmıştır…

* Merhum Sinan Erdem zamanında Türkiye, İstanbul adına Yaz Olimpiyat Oyunları'na üç kez talip olmuş hatta Moskova'da Paris'i geçerek finale kalmıştı… Togay Bayatlı başkanlığı döneminde Türkiye olimpiyata aday olmamış, böyle bir sorumluluğu üstlenmemiştir…

* TMOK'un asli görevlerinden biri olan Türk Sporuna Hizmet Ödülü, Olimpiyat Meşalesi Ödülü, Toplumsal Fair Play Ödülü törenlerini başkan Bayatlı kaldırmıştır…

* Başkan harcamalar ile ilgili kararları tek başına almakta ve yönetim kuruluna bu kararları dikte ettirmektedir…

* Başkan Bayatlı özellikle son seçimde merhum Sinan Erdem'in ekibinde hizmet veren üyeleri devre dışı bıraktıktan sonra Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ni tek elden yönetmeye başlamış, bağlı komitelere baskı uygulamış ve seçimlerine müdahale etmiştir.

ÜZÜCÜ DURUM…
Türk sporu için çok önemli bir kurum olan TMOK'nin ve Başkan’ının yine Türk sporuna büyük hizmetler vermiş ve TMOK içinde de görev almış kişiler tarafından bu denli eleştirilmesi gerçekten çok üzücü… Ancak kurumların ve yetki sahibi kişilerin de sorumluluklarını yerine getirmesinin kaçınılmaz olduğunu düşünecek olursak bu eleştirilerin Türk Sporu ve Olimpizm adına ne kadar haklı eleştiriler olduğunu anlarız…

Umarım Milli Olimpiyat Komitesi'ndeki bu çalkantı biran önce sona erer ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve spor adamları enerjilerini Olimpiyat hedefi için en iyi şekilde, fikir birliği içerisinde, omuz omuza kullanırlar ?... TMOK, 2020 için hala pasif bir anlayış, anlaşılmaz bir tembellik içerisinde umut tacirliği yaparken, atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiştir… Madrid 2020 Olimpiyat oyunları için kendisini dünyaya neredeyse tamamen kabul ettirmiş durumdadır… Geçen gün posta ile şahsıma gelen stikırları ve rozetleri bu tezimi doğrulamaktadır…

Şimdilik bu kadar… Eğer işi iyice ciddiye alır, alırken de kafanızda İstanbul ile ilgili soru işaretleri oluşursa benim önceki yazılarım arasında bulabileceğiniz “Olimpiyat Rüyası” dosyama (http://www.ajansspor.com/yazarlar/hasanugurepirden/h/20091118/olimpiyat_ruyasi.html) göz atabilirsiniz ?... İşte o zaman beni ve AOK’u çok daha iyi anlarsınız ?...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar