Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

İnce düşünceler..

Tarih26 Mart 2010 , 01:14

"DERSİMİZ ATATÜRK.."
Her yaştaki Türk vatandaşın, özellikle çocuklarımızın fasulyeden ve ivedik filmleri bırakıp, mutlaka seyretmesi gereken film…
Sinemalarda…
Teşekkürler Zülfü Livaneli…

ŞİDDET YASASI MECLİSTE…
Futbol Federasyonu tarafından hazırlanan ve Spordan sorumlu devlet bakanlığı ile Adalet Bakanlığı tarafından onaylanan "Şiddet Yasası" Başbakanlık'a gönderildi. Yasa tasarısı bakanlar tarafından imzalandıktan sonra TBMM'ye gönderilecek…

YASADA NELER VAR ?...
Bakanlar Kurulu’nun onayına sunulacak olan yasanın önemli başlıklarında neler var, gelin bir göz atalım ?...

STATLARA YASAK MADDE SOKMAK VE KULLANMAK: 3 yıldan 5 yıla kadar müsabakalardan men, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası…
USULSÜZ BİLET SATIŞI: 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5 bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası. Ayrıca ilgili kulübe 250 bin liradan, 1 milyon 500 bin liraya kadar para cezası...
ÇİRKİN VE KÖTÜ TEZAHURAT: 2 yıldan 4 yıla kadar men, 5 bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası…
MAÇLARDA YASAK ALANA GİRMEK: Tribünlerden oyun alanına giren kişiye 2 yıla kadar müsabakalardan men, oyunun durmasına neden olanlara 3 yıldan 5 yıla kadar müsabakalardan men cezası…
YASAK BEYAN VE DEMEÇ: 100 bin liradan başlayan para cezası...
DİNİ VE ETNİK AYRIMCILIK: 3 yıldan 5 yıla men ve para cezası...
TAHRİK EDİCİ YAYINLAR: Haber ve yorum yazan medya mensubuna 200 bin, ilgili medya kuruluşuna 500 bin liradan başlayan para cezası...
ŞİKE VE TEŞVİK PRİMİ: 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası...
ŞİDDET OLAYLARINDA KAVGA EDEN VE YARALANMAYA NEDEN OLANLAR: 3 yıldan 5 yıla kadar men ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası...
SPOR ALANLARINA HASAR VERENLER: 1 yıldan 3 yıla kadar müsabakalardan men cezası...

Yukarıda yazılı tüm cezalara çarptırılanlar ve men cezası alanlar sadece o branşa ait değil tüm branşlardan men cezası almış sayılacaklar, suç işleyen kişiler Adalet Bakanlığının görevlendireceği ceza mahkemeleri, ya da özel ihtisas mahkemelerinde yargılanacaklar...

Ayrıca yeni yasaya göre her kulübe birer spor polisi atanacak... Maçlarda özel güvenlik ve polis birlikte görev alacak… Spor alanlarının tümünde kamera ve teknik donanım bulundurulacak… Maç biletlerinin üzerine bileti alan kişilerin TC kimlik numaraları yazılacak…

ŞAHSİ YORUMUM…
Futbol Federasyonu'nun İngiltere ve Hollanda modellerini inceleyerek hazırladığı 25 maddelik yasa tasarısına baktığımızda cezaların önemli ölçüde arttığı görülüyor… Ancak kanımca, sadece bu cezai tedbirlerin sertlikle ve gözdağı vererek alınması sorunu kökten çözmeye yeterli değil !...

İşin bir de, sporun ne olduğunu öğretme, kişileri onun erdemiyle ve amacıyla buluşturma, yani kısacası yetiştirme, eğitme kısmı da mutlaka olmalı… Bunu ilk ve orta öğretimde, Beden Eğitimi Derslerinin amaç kapsamında bir yer açarak başlatmalıdır… Ayrıca seyirciler / taraftarlar eğitici broşürlerle, afişlerle sporun amacı, “Fair-play”in olgusu, rekabetin estetiği ile birlikte sporun erdem merkezine çekilme gayreti göstermeliler, bu konularda gerek kulüp idarecileri gerekse basın duyarlı bir destekçi anlayışın sorumluluğunu paylaşmalıdırlar…
Olimpiyat Oyunlarına soyunduğumuz bir evrede bunu mutlaka başarmak zorundayız… Bizlere bu yakışır…

VOLEYBOL SALONU İSMİ AYHAN DEMİR VEYA DEĞER ERAYBAR OLSUN !...
İstanbul’da Zeynep Kamil’de geçtiğimiz ay, yıkılan Burhan Felek Spor Salonu’nun yerine temeli atılan ve yapımına başlanan TVF’nunun yeni salonuna verilecek isim konusunda heyecanlı bir tartışma başlanmıştı…
Hatta bu konuda sevgili Cengiz Tokgöz başı çekmiş, salona ATATÜRK ismini çok yakıştırmıştı… Başlattığı ve halen sitesinde devam eden ankette de “ATATÜRK” ismi % % 79,7 oranda istek görmekte…
Bu konudaki tek engel, bir kompleks içerisinde yer alan bir salona “ATATÜRK” isminin verilemeyeceği… Ancak yaptığım temaslarda TVF salonunu bu kompleksin içinde değil yanında göstermek için bir büyük bürokratik sorun olmadığı ortaya çıktı…
Buna rağmen ben şahsen spor salonumuza ismini kazısak bile ona olan minnet borcumuzu ödeyemeyeceğimiz aşikar… Onun ismi zaten ülkemizin her bir köşesinde, yakışan yerlerde yaşamakta…
Görevleri arasında Gençlik ve Spor tesislerine verilecek isimlerle ilgili çalışmaları yürütmenin de bulunduğu Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Spor Kuruluşları Daire Başkanı Nurettin Özen ile konuyu enine boyuna uzun uzun görüştüm…
Spor Tesislerine isim verme hakkı GSGM’de bulunmaktadır… Genel Müdürün teklifi, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı’nın onayı ve Bakanlar Kurulu kararıyla isim tescili kesinleşmektedir…

Bakanlar Kurulu tarafından mart 2001’de kabul edilen ve 27.03.2001 tarihinde, 24355 no’lu Resmi Gazete’de yayınlanan Gençlik ve Spor Tesislerine Ad Verme Yönetmeliği, Madde 6’da, Gençlik ve spor tesislerine verilecek genel adlar ; Ülkemizin gençlik ve spor hayatına olumlu katkılarda bulunmuş ve bu alanda iyi ün yapmış kişilerin adları, Yurt içinde önemli zaferlerin kazanıldığı yer adları, İlin, ilçenin kurtuluş günleri, Ülkemize büyük hizmetlerde bulunmuş Devlet Adamlarının adları, verilebilir şeklinde belirlenmiştir…

Bu durumda genel prensip, ülke sporuna, sporcu, yönetici olarak büyük katkıda bulunmuş kişilerin isimlerinin bu tesislere verilerek hem ölümsüzleştirmek, hem de nesillere büyük başarıları özendirmektir…
O halde TVF’ye önerim, yani teklifim, bu 2 büyük voleybol adamından birinin camiamızın ileri gelenleri tarafından birlikte seçilmesi…

ŞAHSİ YORUMUM…
Bu yüzden, yapılan ve tamamen voleybola ait bulunacak bir spor salonuna bence voleybolumuzun gelmiş geçmiş en büyük neferlerinden birinin isminin verilmesi çok hoş olur kanısındayım…
Benim önerilerim (Sinan Erdem’in adı bir tesiste geçtiği için, ilgili yönetmelikte aynı il içerisinde 2 ayrı tesiste birden geçememesi kısıtlaması göz önüne alınarak) Ayhan Demir ve Değer Eraybar…

DUAYENLERİMİZ 1: NEJAT SANCAK…

Bundan böyle, her yazımda Türk voleyboluna hizmet vermiş, kah aramızdan ayrılıp, ebediyete intikal etmiş olanlarını, kah yaşayan efsane duayenleri, her hangi bir sıralama gözetmeksizin tek tek sizlerle paylaşmaya başlıyorum…
İlk konuğum NEJAT SANCAK...

Benimle beraber kısa adı VAD olan Voleybol Antrenörler Derneği kurucu üyesi, Yeni kurulan Avrasya Voleybol Antrenörleri Derneği'nin çiçeği burnunda başkanı; Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB ) Antrenör Eğitmeni kardeşimle keyifli bir söyleşi yaptık…Yeni kurulan dernek ve kendi voleybol kariyeri ile ilgili bazı sorularımızı açık yüreklilikle cevapladı…

EPİRDEN: Avrasya Voleybol Antrenörler Derneği niye kuruldu ?...
SANCAK: Mevcut voleybol antrenörler derneklerinin dinamizmini kaybettiğinden ve yeterli hizmeti alamadıklarından yakınan bir grup orta ve genç jenerasyondaki antrenör kardeşimiz tarafından; duyulan lüzum üzerine Aralık 2009’da kurduk…

EPİRDEN: Avrasya Voleybol Antrenörler Derneği her hangi bir dernek, federasyon veya zümreye karşı bir hareket midir ?...
SANCAK: Kesinlikle hayır !... İlk icraatını Şubat 2010 da; İstanbul'da 3 günlük başarılı bir eğitim semineri  düzenleyerek göstermiştir…

EPİRDEN: Avrasya VAD'ın Amacı nedir ?...
SANCAK: Öncelikle; Voleybol antrenörlerinin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerine yardımcı olmak ve aralarındaki iletişimi sağlamak, ve daha sonra da voleybolun diğer tüzel kuruluş ve kişileri ile saygı ve etik çerçevesinde; seviyeli ve verimli ilişkiler kurabilmelerine yardımcı olmaya çalışmaktır… Antrenör hakları ile ilgili çalışmalar yapmak ve Eğitim çalışmaları da; derneğimizin amaçları arasında yer almaktadır…

EPİRDEN: Avrasya Voleybol Antrenörleri Derneği üyeleri ve voleybol camiası dernekle nasıl iletişim kurabilirler ?...
SANCAK: Web sitemiz; www.avrasyavoleybol.org ya da, www.eurasiavolleyball.org önümüzdeki hafta online olacak, ve tüm üyelerimiz ve voleybol camiası bu siteden derneğimizle ilişkiye geçip, en taze haberleri de alabileceklerdir…

EPİRDEN: Avrasya adını seçmenizin özel bir önemi var mı ?...
SANCAK: Globalleşen dünya sporunda; Türk voleybol antrenörleri yanında; Türkiye ile tarihi etkileşimde olan; özellikle Balkan devletleri, Arap yarımadası ve Türki Cumhuriyetlerdeki hangi milletten olursa olsun; antrenör kardeşlerimizle de iletişim içerisinde olmak isteğimiz dolayısıyla bu adı seçtik...

EPİRDEN: Sn. Sancak, sizin FIVB deki görevinizde de ciddi mesai harcadığınızı biliyoruz... Bu yıl içerisindeki kesinleşen çalışmalarınız var mı ?...
SANCAK: Evet; 20 Haziran - 2 Temmuz 2010 tarihleri arasında Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenecek; FIVB 2.nci Kademe Uluslararası Voleybol Antrenörü kursunda FIVB tarafından; Kurs Direktörü ve hoca olarak görevlendirildim… Kursa; Slovenya, Slovakya, Polonya, Türkiye, Sırbistan, Karadağ, Hırvatistan, Avusturya ve Bosna Hersek'ten 35 üst seviye Voleybol antrenörü katılacak… Bu; benim de Avrupa'da yöneteceğim ilk kurs olması açısından ; benim için ayrı bir önem taşıyor… Bildiğiniz gibi; 1997 senesinden bu yana; Asya, Uzakdoğu, Karaip ülkeleri ve Afrika'da 18 adet Uluslararası FIVB kursu açtım... Artık bu konuda da kariyerimin zirvesine doğru yaklaştığımı zannediyorum ve FIVB'nin en tecrübeli ve kıdemli hocalarından biriyim…

EPİRDEN: Sizin; Uluslararası Milli takımlara Teknik Direktörlük de yaptığınızı biliyoruz. Önümüzdeki dönemde böyle bir projeniz var mı ?...
SANCAK: Halen, Avrupa kıtasından ve Arap yarımadasından 2 Federasyondan 2010 senesi içindeki uluslararası turnuvalarda milli takımlarına Teknik Direktörlük yapmam yönünde teklifler aldım ve görüşmelerim halen devam ediyor… Her iki tarafında şartları uyuştuğu takdirde, neden olmasın ?... Aktif coach'luk hayatına her an dönebilirim çünkü uluslararası voleybolun aktüalitesini gün be gün; bizzat yaşayarak takip ediyorum ve FIVB Antrenör Eğitmenliğinin getirdiği avantajla; en son bilgilere de erişmekte bir problem yaşamıyorum… Her an; dünyanın en iyi milli takımını dahi rahatlıkla çalıştıracak öz güven, deneyim, bilgi ve birikime de sahip olduğuma inanıyorum ve hazırım !..

EPİRDEN: Sn. Sancak; kendinize ait ve yöneticiliğini kendinizin yaptığı bir şirketiniz olduğunu da biliyoruz… Bütün bunları; hep birlikte nasıl başarabiliyorsunuz ?...
SANCAK: Cevabım klasik olacak ama; çalışmak, çalışmak ve yine çalışmak; ama verimli çalışmak diyorum… Günde 6-7 saat uyurum. 14-16 saat çalıştığım günler oluyor ve araştırma ve geliştirmeye de ciddi vakit ayırırım…

EPİRDEN: Bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim…
SANCAK: Ben teşekkür ederim…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar