Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Yabancı oyuncu sendromu..

Tarih15 Nisan 2010 , 23:31

YABANCI OYUNCU SAYISI ÇOK TARTIŞILACAK...
TVF’nun aldığı 2+1 yabancı oyuncu kısıtlaması beraberinde büyük ve karmaşık tartışmaları da beraberinde getirerek, zaten zengin gündemimizin başına oturuverdi… Avrupa’da başarıya endekslenen kulüpler bu karara karşı çıkarlarken Federasyon Milli Takımların önemini öne sürerek, daha fazla oyuncu müsaadesinin zarar vereceği iddiasında ısrar etmekte…

İki tarafta kendi cephelerinde haklı gözükmekteler… Peki ya iki tarafı da memnun edecek bir formül gerçekten yok mu ?..
Var da yok mu ?...
Yok da var mı ?...
Bu denklem bir bilmece olmaktan gerçekten kurtulabilecek mi ?...
Ne yapmak gerek ?...
Doğrusu ne ?...
Kim ne düşünüyor ?...
Benin önerilerim ne ?...
Tüm bu soruların cevabını gelecek yazımda bu sütunlarda bulacaksınız ?...

ERKEKLERDE FENERBAHÇE ÇOK AVANTAJLI…
Aroma Erkekler Voleybol Birinci Ligi Play-Off Finali ikinci maçında Fenerbahçe, deplasmanda Ziraat Bankası'nı 3-2 yenerek seride 2-0 öne geçti… Üç galibiyet alan ekibin şampiyon olacağı seride 3. maç 17 Nisan Cumartesi günü saat 18.30'da Ankara'da TVF Başkent Spor Salonu'nda yapılacak…

Ziraat Bankası’nın bu maçı kazanması halinde sonraki 4. ve olası 5. maç İstanbul’da yapılacak !...
Şu anda şampiyonluk yolunda Fenerbahçe’nin büyük avantajı bulunuyor…

EPİRDEN 2010 SERİSİ HAZIRLIKLARI TAMAMLANMAK ÜZERE…
EPİRDEN BEACH VOLLEY’in bu yıl 9 etap turnuvasından oluşan plaj voleybolu şenliği serisinin tüm ön hazırlıkları bitmek üzere… Yaz tatillerini antrenman maçları ve kamp yaparak EPİRDEN BEACH VOLLEY’in konuğu olarak geçirecek bir çok ünlü yabancı takımın katılacağı şenlikte bazı ünlü sanatçılar da mini konserler verecek, ve yapılacak dostluk maçları sonrası “En iyiler”i halk seçecek, çeşitli ödüller dağıtılacak !...
Her zaman olduğu gibi EPİRDEN BEACH VOLLEY tabandan geleceğin bayan sporcularını yetiştirmek için seçeceği Türk sporcuları da bu grubun içerisine alacak ve yatırım yapacaktır…

EPİRDEN 2010 LEFKOŞE’DE…
Geçen sene olduğu gibi bu yıl da EPİRDEN 2010, yabancı konuk sporcularıyla Lefkoşe’de…
KKTC’nin Kurtuluşu’nun 36. yıldönümü vesilesiyle Devlet daveti ve KKTC Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya’nın liderliğinde 19-20-21 temmuzda yapılacak 5.500 Dolar ödüllü turnuvaya 12 ülkeden 16 ünlü takım katılacak…

EPİRDEN 2011’İN 4 ÖZEL ETABI YURT DIŞINDA…
Bir sonraki sezonun da hazırlıklarına başlayan EPİRDEN BEACH VOLLEY’in Lefkoşe (KKTC), Rio (BRAZİLYA), Kuzey Karolayna (USA) ve Bükreş (ROMANYA) etapları için çalışmalara başlandı… Yabancı sponsorlar tarafından desteklenen turnuvalarda başarılı olan takımlar Türkiye’ye gelecekler ve EPİRDEN 2011’de “Gösteri Maçları” yapacaklar…

GS TV’DEYİM…
Voleybolcu Başak Koç ne zamandır bana sitem ediyordu…
GS TV’de Voleybol programı hazırlayıp sunan Başak’ı bu kez kıramadım…
27 Nisan Salı günü saat 14.00’te GS TV’deyim…
Cevaplamamı istediğiniz sorularınız için epirden@yahoo.com adresimi kullanabilirsiniz...

DUAYENLER TOPLANIYORUZ…
Türk voleybolunun duayenleri 26 Nisan Pazartesi Bülent Meriç’in Moda’daki evinde toplanıyoruz…
Enver Göçener, Bülent Meriç, Aritun Hançer, Alev Anakök, Jeyan Erben, Adnan Kıstak, Abdullah Gümüşbaş, Cengiz Tokgöz, Enver Bağlarbaşı, Ragıp Tekin, Nejat Sancak, Nedim Özbey, Ertan Albayrak, Can Çavuşoğlu ve bendeniz hasret gidereceğiz… Tabii ki gündemimiz Voleybol olacak...

HALK PAZARLARI ÜZERİNE…
Aslında ismi insanın içini ısıtıyor gibi…
Üstelik biz, halka ne kadar yakın...
Hatta bizim bile diyebiliriz...
Ama kazın ayağı öyle değil...

Amaçları dışında satış yapan halk pazarları düpedüz tüketiciyi yanıltmakta ve bununla kalmamakta zarara uğratmaktadır… Halk pazarlarında hormonlu gıdadan tutun, merdiven altı zücaciyeden giysi, dayanıklı tüketim malzemesine, yani beyaz eşyaya kadar ne ararsanız satılmakta…
Olacak iş değil... Üstelik birçoğu kayıt dışı…
Buralarda vergi yok !... Serbest rekabet ve rekabetin korunması hususunun apaçık ihlal edildiği yerler…

Hoş, Toptancı hallerinin durumu da farklı değil...
Oralar da sebze ve meyve piyasasının mafyalarının cirit attığı yerler…Fiyatlarla resmen oynanıyor… Stokçuluk yapılıyor, mallar tek elde toplanıyor ya da yok ediliyor… Olan hep tüketiciye oluyor…. Üretici ile tüketici arasında değişik komisyon ve aracıların artık kalkması lazımdır… Domates diyarı Antalya Demre’de domatesler tarlalarda ve seralarda şu dönem 10 kuruşa alıcı bulamaz, çürür giderken biz Halk Pazarı’ndan (!) 1 liraya alamıyoruz...
Nerede Devlet ?... Nerede denetim ?... Nerede üreticiyi ve de tüketiciyi koruyan kanun ve yönetmelikler ?...
Yazık… Çok yazık !...

NELER YAPILMIŞTA FARKINDA DEĞİLMİŞİZ...
Geçenlerde Olimpiyat hesapları ibra edildi..
TBMM KİT Komisyonunda, İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu'nun 2008 yılı hesaplarının ibra edilmesi vesilesiyle konuşan Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, ''Olimpiyat organizasyonları, gerçekleştiği şehir ve ülke adına büyük bir prestij ve gurur kaynağıdır'' demiş…
Valla “Bravo”...
Böylece öğrenmiş olduk...

Sözlerine, Türkiye'nin geçmiş yıllarda düzenlediği uluslararası spor organizasyonlarını anlatarak, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Dünya Basketbol Şampiyonası, 2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Oyunları, 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları ve 2012 Dünya Golf Şampiyonası'nın hazırlık süreci hakkında bilgi vererek devam eden Akgül, Türkiye'nin tanıtımı ve uluslararası düzeydeki itibarı için büyük önem taşıyan 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası ve 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları'nın da ülkeye kazandırılması için gayret ettiklerini ifade etmiş…
HDK'nın (İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu ) kuruluşu hakkında da bilgi veren Akgül, kurulun, o günden bu yana olimpiyat hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü, kurulca hazırlanan ''İstanbul Olimpiyat Projesi'' içinde, İstanbul'da 9 alan ve 34 adet spor tesisinin, Atatürk Olimpiyat Köyü'nün, medya merkezinin ve gençlik kampının hazırlanmasının öngörüldüğünü belirtmiş… Bu kapsamda Hazine garantili dış kredilerle finanse edilen ve yaklaşık 120 milyon dolarlık proje bedeli olan Atatürk Olimpiyat Stadyumunun inşasından da gururla bahsetmiş (!) ulaşım sorununun da çözülmüş olduğu müjdesini vermiş...
Ben Akgül’e bazı vurgulamalarda bulunma ihtiyacı hissettim…

Bir kere saydığı organizasyonların hiçbirisi asla “Olimpiyat Oyunları ev sahipliği” için bir örnek, bir kriter teşkil edemez, kıstas da olamaz !...
İstanbul’un önünde o kadar büyük zorluklar, eksiklikler vardır ki bunların asla kısa vadede çözülmesi mümkün gözükmemektedir…
Devlet, GSGM, HDK, TMOK, TOBB, İTO, İSO, TÜSİAD, İBB böylesine büyük bir organizasyon için daha hala bir ön hazırlık, yapabilmiş, sağlıklı, akılcı, radikal birer ön rapor hazırlayabilmiş değillerdir…

İstanbul, alt yapısı, trafiği, konaklama kapasitesi başta olmak üzere, hiçbir yanıyla aday şehir kriterlerine uymaktan oldukça uzaktır… (“Olimpiyat Rüyası” Dosyamı geçmiş yazılarım arasında bulun ve okuyun…) Ayrıca dillerde dolaşan 2016 Oyunları için sıkça kullandığımız bir sözü affınıza sığınarak burada sarf etmek istiyorum… “Geçti Bor’un pazarı… Sür eşeği Niğde’ye…” Madrid çoktan işi bitirdi… Logoları şimdiden dünya merkezlerini süslemeye başladı bile… 2020 de kıta dönemi açısından imkansız… (Olimpiyat Oyunlarının arka arkaya aynı kıtada yapılması çok zor..) Geriye kalıyor 2024… Önümüzde 14 yıllık bir süreç var… Akıllı, ısrarlı ve iştahlı bir planlamayla 2024’e adaylık için şimdiden kolları her yönden sıvamak zorundayız !... Lafla peynir gemisi yürümez !...

GÖKHAN SAYGI GÜNEY AFRİKA’YI KOMŞU KAPISI YAPTI…
EPİRDEN BEACH VOLLEY’in Asbaşkanı Gökhan Saygı iş seyahati için Güney Afrika’ya uçtu… Fırsatını bulup, bol bol plaj voleybolu temaslarında bulunan Saygı, hafta sonu dönecek ve haftaya gezisini tekrarlayacak !...

BİR ALPER BAŞARAN VARDI… (İstek üzerine tekrar)
Soğuk bir kış gecesiydi…
O zamanlar Türk Ticaret Bankası Beyoğlu Şubesi Müdürü olan babacığımı ziyaret etmiş, birlikte o zamanların bakir Ortaköy’ündeki evimize tam dönüyorduk ki, yolda rahmetli Ayhan Demir hocaya rastladık… Kolumuza girdi bizi Galatasaray Kulübünün Hasnun Galip Sokağı’ndaki kulüp binasına sürükledi… O zamanlar Galatasaray Erkek Voleybol Takımı’nı çalıştırıyordu ve de İTÜ ile antrenman maçı vardı…

Kenarda ısınmaları seyrederken gözümü ayıramadığım kilosu diğerlerinden gözle görülür farklı olan İTÜ’nün pasörüne takıldı… Belki o kadar yaşını almış değildi ama saçları biraz hainlik yapmış, seyrekleşmişti… Üstelik gözlüklüydü… Ama her şeyden önemlisi şeker gibi bir adamdı… Maçta o denli paslar attı ki, ağzım açık sonuna kadar ona kilitlenip kaldım… Defanstan zor çıkan ve yere düşmekte olan bir topa yan plonjon atıp, 2 karıştan lokum gibi verdiği paslar beni resmen büyülemişti… Üstelik de nefis defans yapıyor, top düşürmüyordu… Maçtan sonra önünü kestim ve elimi uzatarak tebrik ettim… Başımı okşadı ve “Neden voleybol oynamayı düşünmüyorsun ?...” dedi…
İşte Alper ağabey ile ilk tanışmamız böyle gerçekleşmişti…
İşte o yaz onu Kumburgaz’da Türk Ticaret Bankası Kampında görünce ne kadar sevindiğimi anlatamam…
Zira babam Ayhan Demir hocanın önerisine uyup, beni Beyoğluspor’a rahmetli Valek hocaya (Valentin Holyafkin) çoktan teslim etmişti…

1967,68 ve takip eden senelerde Ayhan Demir hoca, Alper ağabey’in başını çektiği 6 kişilik Türk Ticaret Bankası plaj voleybolu takımında adam yokluğundan 6. eleman olarak figüran olarak yer aldım… Hatta Kumburgaz’da plajlarda, rahmetli Aras Güvercin’li Mavi Marmara Sitesi ile karşılıklı deplasmanlı (!) yaptığımız iddialı ve rekor seyircili maçları hala an be an hatırlarım… Ülkemizde, normal salon kurallarıyla bile oynanmış olsa, plaj voleybolunun ilk deneme maçlarıydı onlar…

Artıl Alper ağabey’in iyi bir seyircisiydim…
Şampiyon İETT, şampiyon Eczacıbaşı…
Yanılmıyorsam tam 19 kez Milli oldu… O zamanlar Milli temaslar çok azdı… Bir ara Beşiktaş Bayan Takımının antrenörlüğünü yaptı…
Bu hayatının dönüm noktalarından biriydi… Orada aşık olduğu sporcusu Nur Dönmez ile hayatını birleştirdi…
Sonra çok kilo aldı… O kilolar onun hayatına mal oldu… 1977 yılında geçirdiği kalp krizi onu elimizden maalesef aldı…
Hayatta vefatına Değer ağabey (Eraybar) ile en çok ağladığım sporcuydu…
Onu bir kez daha sevgi, saygı, minnet ve rahmet duygularıyla anıyorum…
İşte onun içindir ki, her plaj voleybolu mevsimi başlarken ona mutlaka dualarımı göndermeden kolları sıvamam…

TEBESSÜM MOLASI… (İstek üzerine tekrar)
Sekizinci çocuğunu doğurduktan sonra, Fadime'nin canına tak demiş, komşusunun tavsiye ettiği bir kadın - doğum doktoruna gitmiş…
Derdini anlatmış… Doktor hanım, muayene ettikten sonra, Fadime'ye bir vaginal tablet vermiş ve "Bu tableti cinsel temastan önce rahminin ağzına koy, hamile kalmazsın kızım." demiş…
Üç ay sonra, Fadime, kırgın ve sitemkar, çıka gelmiş…
"Verdigun ilaç işe yaramadi tohtur hanum... Ben cene cebeyum !" demiş…
Doktor şaşkın, "Dediğimi yapmadın mı ?" diye sorunca,
Fadime, başlamış anlatmaya…
“Yapmam mu ?... Ha ilacu yalvar yakar Rahmi'nun ağzina godim, herifun ağzi kopük kopük oldi, önce beni döğdi, sona bi godi, gene gebe galdum !"...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar