Diğer Sporlar

İşte bu..
30 Nisan 2010 , 17:00
İnsan, zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli…
CAN YÜCEL
![]() |
Demek ki aklın yolu birmiş ?...
Her alınan kararın da ötesinde doğrular varmış ?...
Bakmak değil, görmek, “Ben” değil, “Biz” olmak varmış ?...
İşte bu !...
Son dönemde gündemi oldukça meşgul eden, çeşitli tartışmalara, spekülasyonlara, hatta yanlış düşüncelere yol açan 2+2 yabancı oyuncu sayısı kararı uzun tartışmalardan sonra 3 yabancı oyuncu olarak revize edildi...
Mükemmel bir karar bu...
Dahası hem kulüp takımlarının önü kapanmamış, hem de Milli takımlarımıza oyuncu yetişememesi, yeterince maç tecrübesi kazanamaması yönündeki endişeler ortadan kalkmış oldu...
Bazıları bunu Federasyonun bir boyun eğmesi, ve de geri adım atması olarak nitelendirmeye kalktılar ama ben bu görüşü “fesat” bir bakış açısı olarak nitelendiriyor, Federasyonu bu olgunluğu ve çözüm zerafetinden dolayı yürekten kutluyor, makalemin başlığını yüksek sesle tekrarlıyorum ...
“İşte bu ...”
![]() |
BAYANLARDA FİNALİN ADI : FENERBAHÇE ACIBADEM – VAKIFBANK GÜNEŞ SİGORTA TÜRK TELEKOM...
Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi Play-Off yarı final serisi üçüncü maçlarında, ezeli rakibi Galatasaray'ı 3-0 mağlup eden ve seride 3-0 öne geçen Fenerbahçe Acıbadem ile Eczacıbaşı Zentiva'yı 3-0 mağlup ederek seride 3-0 öne geçen Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom adlarını finale yazdırdılar…
3 maç kazanacak takımın şampiyon olacağı final maçları, 1 Mayıs Cumartesi, 4 Mayıs Salı, 6 Mayıs Perşembe, uzatma olduğu takdirde, 9 Mayıs Pazar ve 11 mayıs Salı günleri İstanbul 50. Yıl Spor Salonu’nda oynanacak…
Fenerbahçe Acıbadem’in büyük favori olduğu final maçlarında Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom, Teledünya Bayanlar Türkiye Kupası'nın rövanşını da almaya çalışacak…
![]() |
Plaj Voleybolu Milli Takımlarımızın program dahilindeki 2010 sezonunun ilk kamp çalışması tamamlanırken, sporcularımız Türkiye’nin en donanımlı Plaj Voleybolu Merkezi olan Alanya Club Kastalia’da Polonya, Almanya, İsviçre Plaj Voleybolu Milli Takımları ile çok yararlı bir çalışma dönemi geçirmiş oldular...
Olimpiyat oyunlarına katılan ilk takım olma hedefine ulaşmak için var gücüyle çalışan Plaj Voleybolu Milli Takımlarımızın ilk büyük hedefleri FIVB ve CEV turnuvalarında uluslararası sıralamaya girmek...
![]() |
A ERKEK MİLLİ TAKIMIMIZ KAMPA GİRİYOR…
21-22-23 Mayıs tarihlerinde Ankara’da yapılacak Avupa Şampiyonası grup eleme müsabakalarında mücadele edecek A Erkek Milli Takımımız 2 Mayıs’ta Ankara’da kampa girerek hazırlıklara başlayacak…
A Milliler antrenmanlarını TVF Voleybol Kampüsü bünyesindeki Başkent Voleybol Salonunda, konaklamayı ise Volley Hotel’de yapacak.
19 Mayıs’a kadar sürecek A Erkek Milli Takım kampının kadrosu şu isimlerden oluşuyor :
Semih Oktay: Erkek Milli Takımları Koordinatörü
Veljko Basic: Antrenör
Hakan Özkan: Yardımcı Antrenör
Ferhat Akbaş: İstatistik Antrenörü
Hamza Güçlü: Masör
Sporcular :
Arslan Ekşi Fenerbahçe
Selçuk Keskin Ziraat Bankası
Serhat Coşkun Halk Bankası
Volkan Güç İstanbul B.Ş. Bld
Sinan Cem Tanık Halk Bankası
Kadir Cin Arkas Spor
Mustafa Kırıcı Maliye M.P.
Burutay Subaşı Arkas Spor
Sabit Karaağaç SGK
Emin Gök Arkas Spor
Erhan Dünge İstanbul B.Ş. Bld
Emre Batur Fenerbahçe
Resul Tekeli Ziraat Bankası
Ramazan Serkan Kılıç Fenerbahçe
Hasan Yeşilbudak Halk Bankası
Ahmet Pezük Galatasaray
Özer Özger Ziraat Bankası
Ender Kıdoğlu Ziraat Bankası
![]() |
Ümit Sokullu 1-2 Mayıs 2010 tarihleri arasında Polonya’nın Lodz kentinde yapılacak Indesit Erkekler Şampiyonlar Ligi dörtlü finallerinde görev yapacak...
Indesit Erkekler Şampiyonlar Ligi dörtlü finalleri Polonya’nın PGE Skra Belchatow, Rusya’nın Dinamo Moskova, Slovenya’nın ACH Volley BLED ve İtalya’nın Trentino BetClic takımları arasında oynanacak...
![]() |
RAGIP TEKİN HOCA…
68 yıllık onurlu, başarılarla dolu bir geçmiş…
Örnek bir aile reisi…
Cumhurbaşkanı Turgut Özal Ödülü sahibi… (23 Nisan 1983)
Yılın Öğretmeni… 4 Kasım 1990)
İstanbul Ortaköy Öğretmen Okulu, İstanbul Fikirtepe Eğitim Enst. Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü, Eskişehir Üniversitesi Eğitim Fakültesinde harmanlanan bir öğrenim sürecinden sonra çeşitli okullarda sınıf öğretmenliği, Beden Eğitimi öğretmenliği, Müdür Yardımcılığı ve 13 yıllık Okul Müdürlüğü ile Milli Eğitimde geçen tam 33 yıl 3 ay 23 gün…
Devamlı sporun içinde geçen bir ömrüne emeklilik sonrası bile devam eden bazı çok önemli kilometreleri gelin, şöyle bir anımsayalım…
1969-1987 İzci Lideri.Üsküdar İlçe İzci Kur.Başkanı.
1971-1994 Türkiye Spor Yazarları Derneği Spor Direktörü.
1973-1990 İstanbul Atletizm Ajanı.
1974-1977 Voleybol Küçükler İstanbul Birincisi. (Selimiye İlkokulu)
1980-1983 1.Ordu Karagücü Atletizm Antrenörü.
1987-1988 TRT Merhaba Çocuklar Programı Danışmanı.
1992-1996 İstek Vakfı Spor Müdürü.
1996-2010 MİLLİYET Voleybol Yazarı.
O uzun yıllar gönül verdiği, mesaisinin hemen hemen tümünü harcadığı voleybol dünyamızın çok sevilen tonton ağabeyi…
Bir zamanlar Tankut Antikacıoğlu ve rahmetli Değer Eraybar’ın Milliyet gazetesindeki bayrağını ve de zor sorumluluğunu taşıyor…
Cengiz Tokgöz, Alev Anakök, Enver Bağlarbaşı ile beraber Voleybol basınımızın kare asını tamamlıyor…
![]() |
l. Sinan Erdem Olimpik Hizmet Ödülü töreni geçtiğimiz Çarşamba günü yapıldı…
Türk Sporunun büyük emektar ustalarının bir araya geldiği törende, açılış konuşmasını yapan Kahraman Bapçum, merhum TMOK Başkanı Sinan Erdem’e Olimpiyat Oyunları’nda delegasyon tarafından gösterilen saygı ve sevgiyi bilhassa yaşadığını vurguladı, kendisinin ülkemizde “Olimpizm”in gelmiş geçmiş ve yeri doldurulamayacak en büyük ismi olduğunun altını çizdi…
Bu yıl ilk kez düzenlenen “Sinan Erdem Olimpik Hizmet Ödülü”ne çıkardığı kanunla, Olimpiyatlara ev sahipliği yapmamızın önünü açan TBMM'ye ve o dönemki Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Yılmaz'a şilti Sinan Erdem'in eşi Süheyla Erdem tarafından takdim edildi…
Bu arada Türk Spor Ajansı’nın geleneksel “Türkiye’nin Spor Yazarı” ödülü de Akşam gazetesinden Bahri Havadır’a verildi…
VOLEYBOLUN EMEKTAR ANTRENÖRLERİ TOPLANDIK…
Türk voleyboluna uzun yıllardır yön veren, Türk voleybolunun bugünlere gelmesinde köprü vazifesi görerek büyük katkılarda bulunan antrenörler uzun bir aradan sonra tekrar bir araya geldik…
Konu tabii ki voleybol, günümüzdeki gelişmeleri ve en önemlisi yabancı antrenörlere olan, bizleri haliyle üzen, dahası kızdıran ilgi, verilen değer, bunun yanı sıra Türk antrenörlerine duyulan suni güvensizlik ve bu ortamı yaratan kulüp ve kişilerdi…
Birilerinin kulakları hayli çınlamış, keyifleri (!) kaçmış olacak ki bu toplantıya vesile olanların başını çekenlerden şahsıma telefon ve mail yağdı…
Sevgili Bülent Meriç tüm antrenör arkadaşlarını büyük bir misafirperverlikle ağırladı… Açık büfede yok yoktu… Kadehler birlik ve beraberliğe, Türk voleybolunun geleceğine ve Türk antrenörlerinin başarısı için kalktı…
Bu arada kısa adı VAD olan Antrenörler Derneğimizin diğer kardeş antrenör dernekleriyle birleşip, “Voleybol Antrenörleri Federasyonu”nun kurulması konusunda çok ciddi adımlar atıldı…
Bu çok özel gecede kimler yoktu ki ?...
Bülent Meriç, Aritun Hançer, Enver Göçener, Jeyan Erben, Nejat Sancak, Nedim Özbey, Şükrü Yengil, Abdullah Gümüşbaş, Işık Menküer, Ertan Albayrak, Reşat Arığ, Hakan Özkan, Can Çavuşoğlu, Armando Cosentino ve nacizane bendeniz Hasan Uğur Epirden… Tabii bazı ufak rahatsızlıklar ve doğal mazeret (!) (Bağırsak Bozukluğu, Hazımsızlık, Gazetecilik görevi, yengeden izin alamama, benimle aynı havayı teneffüs edememe yani solunum problemi…) nedeniyle aramızda özellikle görmek istediğimiz, başta “olmazsa olmazlarımız” olan Cengiz Tokgöz, Alev Anakök, Enver Bağlarbaşı, Ragıp Tekin, Adnan Kıstak ve müzdarip oldukları sebepleri saymam halinde ilave sağlık komplikasyonlara sobe olacaklarına inanarak (!) “Es” geçtiklerim de olsaydı gecemiz daha da renklenecekti ?...
![]() |
Çoğunluğunu emektar voleybolcuların ve voleybol antrenörlerinin oluşturduğu Saint-Josephliler yemeğine damgasını vuran Bülent Meriç’ti…
“Stand Up”ıyla milleti kırmaktan geçiren Meriç, özellikle La Fontain’e sataşması ve hayvanları hikayelerinde toplumlara yanlış tanıtmasını öne sürerek “Ti” ye alırken, voleybol camiasında da bir zamanlar “Meçhul kişi” (!) tarafından camiamızın önde gelenleri için yazılan korsan yazılara da atıfta bulundu…
1 saate yakın “Stand Up”ını değiştirilmeye çalışılan Türkiye’mizi ulu önderimiz Atatürk’e duyulan özlemle noktalayan ve devrimlerini, inkılaplarını hiç unutmamamız ve daima sahip çıkmamızı anımsatacak sembolik Atatürk kartpostallarını dağıtarak bitiren Bülent Meriç inanılmaz alkışı hak etti ve aldı…
![]() |
Galatasaray Başkanı Adnan Polat Galatasaray-Ziraat Bankası maçındaydı… Beklentisi vardı elbet ?... Ama takımıyla rakip arasında gözle görülür bir fark da tartışılmazdı… Futbolun gündeminde boğulurken, kamyon dolusu dövizi yanlış politikalar, şaşı görüşlerle sokağa atarken başta voleybol olmak üzere diğer branşları ihmal edenler, voleybolun yükselen trendinde ve de cazibesinde yavaş yavaş uyanmaya başladılar… Özellikle Fenerbahçe’nin Acıbadem güdümlü başarısı, ezeli rekabette Galatasaray ve Beşiktaş’ın da iştahlarını kabarttıkları muhakkak ?...
Adnan Polat’ın önümüzdeki sezon bu yıl voleybola damgasını vuran sarı-lacivertlilerin altında kalmak istemeyeceği gün gibi aşikar…
Büyük Başkanlık işte o zaman tescil edilecektir…
![]() |
Eczacıbaşı Zentiva – Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom maçı… Maçı seyrederken gözüm bir çizgi hakemine kaydı… Müsabaka boyunca şekilden şekle girdi… Voleybolcuların çoğunun dublajda bile beceremedikleri alçak pozisyonda çizgiye yakın düşen, bloktan seken topları kaçırmamak için o kadar çok gayret etti ki ?...
İsmini bilmiyorum… Sormadım da… Gerek de yoktu zaten ?... Ama çok hoşuma gitti, gönlümden alkış aldı…
Mesleğini severek yapmanın, görev sorumluluğunun, sahada akıtılan terin bilincinde bir saygıyla sarıp sarmalanmıştı benliği…
Aklıma bundan çok seneler öncesi, Türk voleybol hakemliğinin tartışmasız en saygın isimlerinden Orhan Utkan’ın bir deplasmanlı lig maçında, yardımcı hakemlik yaparken, bloktan sekip üzerine gelen topun ve onu kovalayan voleybolcunun önünü açmak için geri plonjon attığı an geldi…
Çizgi hakemliğini bir angarya olarak gören ve de sap gibi ayakta kök salmak olarak nitelendiren çömezlere duyurulur ?...
![]() |
İnanılmaz müsrif, hesabını kitabını bilmeyen bir millet olduk !... Hem de ekonominin gittikçe çöktüğü, yaşam standartımızın yerlerde süründüğü, bir dilim ekmeğin kıymetini en çok anlamamız gereken bir dönemde…
Hiç düşündünüz mü, bir yılda çöpe atılan ekmeğin değerini ?...
Günde ortalama 200 milyon ekmek satın alıyoruz… Bayatladığı için çöpe atılan ekmek adedi ise günlük ortalama 37 milyon… Yani yılda ortalama 13 milyar 500 milyon ekmek…
Ortalama 30 kuruştan 4 milyar 50 milyon yeni Türk lirası…
Hemen ilk aklıma gelen, çöpe atılana bu para ile tam teşekküllü 8-10 yeni üniversite inşa edilebilirliği… Bu bir nevi üniversite açığının kapanması, yani sınavlara gerek kalmadan her dileyen Orta Öğretim mezununun rahatça üniversiteye girmesi demektir…
Sadece farklılık burada kalmıyor ?... Para emen dershanelerden de ailelerin kurtulması demek… Bu sektörde, halktan emilen trilyonlar da halkımızın cebinde kalır…
Basit bir hesapla, halkımızın farkında olmadan yaptığı israfı ve bu israfın boyutunu gözlerinizin önüne sermek istedim !...
Lütfen bu günden itibaren ekmeğinize özen gösterin, israftan kaçınınız !...
Biraz daha zamanınız olursa bu formülü israf ettiğimiz su ve elektrik üzerine de düşünelim…
Göreceksiniz aynı kapıya çıkacak ?...
![]() |
Tarih : 23 Nisan 2010…
Yer Başbakanlık…
Tüm 23 Nisanlar'da olduğu gibi Başbakan koltuğuna 10 yaşında bir kız çocuğunu temsili olarak oturtmuş sorularına cevap veriyor…
Buraya kadar her şey çok şirin, şeker…
Ancak çekinen küçük kız öğrencinin bu tutukluluğunu atmasını sağlamak için taktik veriyor…
“-Sen Başbakansın ?... Asarsın, kesersin, dilediğini yaparsın !...”
Anlaşılan herkesi, hatta küçücük bir kız öğrenciyi bile kendisi gibi zannedebildi ?...
Hemde o yavrunun bayramında ?...
İnsan, böyle anlarda ne diyeceğini bilemiyor ?...
Bu arada, Diyarbakır’daki 23 Nisan kutlamalarda stadyumda folklor ekiplerinin oynamaları için çalınan bir potporinin arasına PKK Marşı çalındı… Vali Avni Mutlu da oradaydı… Binlerce kişi de…
Devlet neredeydi ?...
Hala da nerede ?
![]() |
Yer Mardin…
39 Kurumun katıldığı Masa Tenisi Turnuvası’nın final maçı…
Arçelik ile Bayındırlık Müdürlüğü karşılaşması başlıyor…
Şeref Tribünü'nde Vali Hasan Duruer, Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu var…
Daha 1. set devam ederken oyun birden kesiliyor…
Dünyada eşi görülmemiş bir skandal, sporun bağrına hançer saplarcasına ve de görgüsüzce sahnelenmeye başlıyor…
Vali Hasan Duruer'in işlerinin yoğun olduğu ve fazla zamanının olmaması (!) nedeniyle sanal bir seremoniye geçiliyor…
Vali Hasan Duruer, sözde şampiyon ilan edilen Arçelik takımını kutlayıp, (!) kupasını veriyor… Eeee… Vali bey kupa verir de Belediye Başkanı durur mu ?... O da ikinci ilan edilen Bayındırlık Müdürlüğü takımına kupasını vermek üzere Başkan Mehmet Beşir Ayanoğlu sahaya zıplıyor…
Turnuvanın ve günün, kısacası bu müstesna anın pişkince ve yüzsüzce bir de hatıra fotoğrafı çekiliyor…
Vali ve Başkan birlikte salondan ayrılıp, yoğun işlerinin (!) başına geçiyorlar… Maç da kaldığı yerden devam ediyor… şin garip tarafı bu final maçını, 1. ilan edilen Arçelik takımını 3-2 yenen, 2. ilan edilen Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü takımı almaz mı ?... Al sana karmaşanın ve pişkinliğin en üst tarifi olacak formül… Derhal kupalar el değiştiriyor.. Temel fıkrsası gibi.. Çoğunuzun güldüğünü şimdiden görür gibi oluyorum… Ama üzerinde durulacak bir trajik tablo yaşanmış, koskoca Vali ve Belediye Başkan ülkemizde spora bürokrasi platformundan verilen değersizlik ve saygısızlık bu çok düşündürücü örnekle yerle bir olmuş, kimin umurunda… “Burası Türkiye ?...” demekten ben bıktım !... Utanmaz arsızlar bu rolleri üstlenmekten bıkmadılar ?... Yazıklar olsun !...
Kahraman aktörleri “Oskar”a aday gösteriyor, şiddetle de kınıyorum !...
![]() |
ALET MESELESİ
Hikaye bu ya, ülkenin birinde “En ama en Başbakan” her gittiği yerde ailelere en az çocuk yapma emri vermiş ... Hükümet de yeni bir nüfus patlaması beklentisinde özene bezene hazırladığı (!) tasarıyı büyük bir başarıyla (!) meclisten geçirmiş… Ayrıca büyük bir kıyak yaparak çocuğu olmayan ailelerin bu sorununu çözmek için "CİCİ BABA SERVİSİ" kurmuş !... Cici Baba evliliklerinin ilk beş yılında çocuk sahibi olamayanlara yardım eden bir devlet memuru...
İşte CAVCAV ailesi de böyle bir problemlerini gidermek için aile reisi Hacı CAVCAV vasıtasıyla Hükümet'e başvurur...
Hacı CAVCAV cumada veya cumartesindedir... Bayan CAVCAV evde yalnızken, atanan "Cici Baba"yı beklerken kapı çalınır !...
Kapıyı bayan CAVCAV açar !.. Karşısındaki yakışıklı genci gören bayan CAVCAV, "Cici Baba" zannederek heyecanla içeri buyur eder !... Ancak bu genç "Cici Baba" değil, aslında kapı kapı dolaşarak fotoğraf çeken bir seyyar fotoğrafçıdır !... Aralarındaki konuşma aynen aşağıdaki gibidir !...
Bayan CAVCAV : Günaydın ?...
FOTOĞRAFÇI : Günaydın efendim !... Ben şey için gelmiştim...
Bayan CAVCAV : Açıklamanıza gerek yok !... Kocamla "Bebek" konusunda her şeyi konuştuk !... Buyrun, içeri girin !...
FOTOĞRAFÇI : (Biraz şaşırmıştır...) Öyle mi ?... Bebek işinde üstüme yoktur !...
Özellikle ikizlerde...
Bayan CAVCAV : Kocam da öyle söyledi... Buyrun, oturun...
FOTOĞRAFÇI : O zaman kocanız belki de size ............
Bayan CAVCAV : Aaa evet, ikimiz de en iyi sonucun boyle alınacağını düşünüyoruz !...
FOTOĞRAFÇI : Öyleyse hemen başlayalım !...
Bayan CAVCAV : (Kızararak sorar...) Şey nerede başlayalım ?...
FOTOĞRAFÇI : Her şeyi bana bırakın lütfen ?... Ben genellikle iki kez banyo kuvetinde, bir kez kanapede ve belki bir kaç kez yatakta denerim... Bazen oturma odasının halısında, bazen yemek masasının üzerinde iyi oluyor...
Bayan CAVCAV : Banyo, oturma odasının halısı, yemek masasının üstü ?... Neden bizim başarılı olamadığımız şimdi daha iyi anlaşılıyor !...
FOTOĞRAFÇI : Şey hanımefendi, hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç garanti edemez ama yedi, sekiz kere denersek mutlaka istediğimizi elde ederiz !...
Bayan CAVCAV : (Gözleri fal taşı gibi açılmıştır, biraz da sinirlenir...) : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz ?...
FOTOĞRAFÇI : Kesinlikle değil !... Benim işimde insanlar aceleci olmamalıdırlar !...
Bayan CAVCAV : Başarılı oluyor musunuz bari ?...
FOTOĞRAFÇI : (Çantasını açarak, bir sürü bebek fotoğrafı gösterir...) Şu bebeklere bakın... Bunlar benim hep benim işlerim !... Bakın, mesela bu tam dört saat sürdü...
Bayan CAVCAV : Evet çok güzel bir bebek !...
FOTOĞRAFÇI : Fakat gerçekten güç bir iş... Görmek istiyorsanız, şuna bir bakın ?... İster inanın, ister inanmayın, bu Taksim Parkı'nda, bu da Belediye otobüsünün içinde oldu !...
Bayan CAVCAV : (Hayretler içindedir !...) Tanrım !...
FOTOĞRAFÇI : Bunlar da İstanbul'un en şirin ikizleri !... Ama annelerini bir görmeliydiniz ?... Onunla çalışmanın ne kadar zor olduğunu anlardınız ?...
Bayan CAVCAV : Öyle mi ?...
FOTOĞRAFÇI : Sormayın !... Sonunda işi doğru yapabilmek için onu Topkapı Müzesi'ne götürdüm !... Herkes çevremizi sardı... İşimiz gerçekten çok güçleşti !... Peş peşe dört beş !... ve iş bitti !...
Bayan CAVCAV : Dört beş kez ?...
FOTOĞRAFÇI : Evet !... Üstelik üç saate yakın sürdü !... Asistanlarım kalabalığın fazla yaklaşmasını engellediler... Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik ancak güvercinler aletimin üzerine konup gagalamaya başlamazlar mı ?...
Bayan CAVCAV : Ne diyorsunuz ?...
FOTOĞRAFÇI : Böyle istenmeyen durumlar oluyor bazen tabii... Ben tekniğimi geliştirmek için tam 4 yıl harcadım !... Mesela bu işi bir büyük mağazanın vitrininde gerçekleştirmek isterim ?...
Bayan CAVCAV : (Hiddetlenir !...) : Bu kadar da olmaz !...
FOTOĞRAFÇI : Hanfendi hazırsanız, otomobilden ayağı alıp geleyim ?...
Bayan CAVCAV : (İyice şaşırır !...) Ayak mı ?...
FOTOĞRAFÇI : Aaa evet, ağır olduğu için sürekli elde taşımak inanın zor oluyor, onun için ayak kullanıyorum !...
Hanfendi ?... Hanfendi ?... Hay Allah, neden bayıldı şimdi bu kadın ?...
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa




















