Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Fener'e 2 kupa gülümsüyor..

Tarih05 Mayıs 2010 , 01:30

Damla kendini tamamlayınca damlar… ÖZDEMİR ASAF

FENERBAHÇE Mİ, BURSASPOR MU ?...
Turkcell Süper Ligi’ni kim göğüsleyecek ?...
Her ne kadar Fenerbahçe bir adım önde gibi gözüküyorsa da oynayacağı maçtan da kayıpsız çıkması şart gibi…
Bence Bursaspor’un en az Fenerbahçe kadar şansı var…
Bakalım son haftaya da avantajlı mı girecek ?...
Ankaragücü’nün bu maçı onur mücadelesi yapacağı ve kolay kolay teslim olmayacağını düşünüyorum…
Bu arada hakemlere de çok iş düşüyor… Özellikle bu haftaki maçta…

YANLIŞ HESAP MI ACEP ?…
2016 Avrupa Şampiyonası'nın Ramazan ayına denk gelmesi, ülkemizin şansını oldukça azalttığı konuşuluyor kulislerde...

İlk olarak Fransa tarafından ortaya çıkarılan bu iddia daha sonra İtalya tarafından da UEFA ülkelerinde yürütülen lobi çalışmalarında kullanıldığı ortaya çıktı…

2016 yolundaki iki rakibimizin de özellikle aday şehirler arasında yer alan Konya ve Kayseri'nin yapısına dikkat çektiği öğrenildi...

Futbol dünyası bu konuyu tartışa dursun, sporun politikadan sonra dinlere de bulaşıp karışması, başarı ve rant için avantaj basamağı yapılması çok çirkin…

TFF akılcı bir davranışla her ne kadar dinimizin bir hoşgörü dini olduğunu, Müslümanların misafiri sevdiğini vurgulayıp, Ramazan ayını avantaja dönüştürme çabası izlenecek önemli bir yol olacağı düşünülse de, gelecek çılgın fanatiklerin, futbol magandalarının, holiganların içip içip ortalığı dağıtacağı, bunun da aday şehirlerimiz olan Konya ve Kayseri’de ceryan ettiğini düşünüyorum da, kaş yapalım derken göz çıkarmanın bir örneği olmasını da aklımdan çıkarmıyorum…
Türkiye'nin kaderi 28 Mayıs günü Cenevre'de yapılacak UEFA toplantısında belli olacak..
İnşallah sağduyu ve Olimpik ruh kazanır ?...

OLİMPİK RUH DEYİNCE AKLA TMOK GELİYOR…
Şu TMOK’taki çatlak ülkemizin Olimpiyatlara ev sahipliği şansını neredeyse sıfırlamış bulunuyor…
Rahmetli efsanevi Başkan Sinan Erdem’den sonra Togay Bayatlı ve yönetiminin yetersiz kaldığı görüşünü savunan büyük bir TMOK grubu Genel Kurul’un kaçınılmaz olduğunda ısrar etmekte ve bu kararlılıklarını sürdürmekteler…

Geçenlerde bir gazetede yazdığı “Ağla sevgili vatanım” isimli yazısında bazı gerçekleri ortaya koyup paylaşan TMOK’un en yaşlı ve kıdemli üyelerinden ve AOH’un liderlerinden Erdoğan Arıpınar’ın açıklamaları gerçekten çok çarpıcı ve de düşündürücü…

Gelin o yazıya bir göz atalım ?...
“2010 Türkiyesi’nde Başbakan Erdoğan EURO 2016’yı ülkeye kazandırmak için canla başla çalışıyor ve bunun için 800 milyon € kaynak ayrılacağını söylüyor.

EURO 2016’ya milyonluk bütçe ayıran Türkiye’nin Başbakan’ı niçin Olimpiyatlardan, olimpiyat adaylığından söz etmiyor. Sebebi basit: Bu işin başındakilere güvenemiyor.

Çünkü: Sinan Erdem’in vefatından sonra 6 yıldır Türkiye Olimpiyatlar için ne yaptı? Ne yapıyor? Üç defa Olimpiyata talip olan ve her defasında seçilmese bile mesafe alan Türkiye Milli Olimpiyat komitesi 6 yıldır, Olimpiyat konusunda uykuda.

Türkiye Milli Olimpiyat komitesi Sinan Erdem’den sonra tüm uyarılarımıza rağmen; 4 Olimpiyat (2004 Atina, 2008 Pekin, 2006 Torino, 2010 Vancouver) sonrası bir genel rapor hazırlamadı, bir panel düzenlemedi. Başarı ve başarısızlıkların neden ve “niçin”lerini kamuoyu ile paylaşmadı. Açıkça : işe sahip çıkmadı. Hala da çıkmıyor.

İş, Spor ve Politika dünyasının yakından tanıdığı Yalçın İpbüken 2012 Londra Olimpiyatları’nı incelemek için Londra’ya gitti. 2012 Olimpiyat hareketinin başındaki ünlü atlet 1980-84 olimpiyat şampiyonu Sir Sebastian Ceo (56 yaşında) ile iki hafta çalıştı ve Türkiye’ye dönerek TMOK’a çok geniş bir rapor verdi. Olimpiyatı nasıl alırız? Nasıl aday oluruz? Ne yapmamız gerekli? diye…

“O rapor nerede?” diye sormayın. Sinan Erdem’den sonraki her proje ve her atılım gibi TMOK’un başkanı tarafından çöpe atıldı.”

Gereken yorumu siz saygıdeğer okuyucularım sizlere bırakırken sayın Togay Bayatlı’dan gelebilecek her türlü açıklamayı, her zaman söz verdiğim gibi aynen bu sütunlardan yayınlama sözümü tekrarlıyorum…

SIRA VOLEYBOL MİLLİ TAKIMLARIMIZDA…
Liglerin sona ermesiyle birlikte gözler Milli takımlarımıza çevrildi…

Avrupa Şampiyonası finalleri grup eleme maçlarına hazırlanan A Erkek Milli Voleybol Takımı, antrenör Veljko Basic yönetiminde çalışmalarını günde iki antrenmanla sürdürüyor…

Hedef evimizde oynayacağımız eleme grubundan birinci çıkıp, finallere katılmak…

A Bayan Milli Takım, yaz dönemi hazırlıklarına 06-15 Mayıs 2010 tarihleri arasında Ankara’da yapacağı kampla start veriyor…

Yaz döneminde birçok turnuva oynayacak, ardından da ekim ayında Dünya Şampiyonası Finalleri’ne katılacak olan sultanlarımızın Fenerbahçe Acıbadem ve Vakifbank Güneş Sigorta Türk Telekom takımlarından gelecekler dışında ön kadrosu belli oldu...

Alessandro Chiappini’nin antrenörlüğündeki kadro şu isimlerden oluşuyor:
Pelin Çelik (Pasör, MKE Ankaragücü)
Cansu Aydınoğulları (Pasör, Beşiktaş)
Asuman Karakoyun (Pasör, Eczacıbaşı Zentiva)
Ergül Avcı (Orta oyuncu, Nilüfer Belediye)
Gözde Dal (Orta oyuncu, Galatasaray)
Neşve Büyükbayram (Orta oyuncu, Eczacıbaşı Zentiva)
Elif Onur (Smaçör, Nilüfer Belediye)
Meryem Boz (Smaçör, İller Bankası)
Büşra Cansu (Smaçör, Eczacıbaşı Zentiva)
Neriman Özsoy (Smaçör, Eczacıbaşı Zentiva)
Gözde Yılmaz (Smaçör, Yeşilyurt)
Seray Altay (Smaçör, Eczacıbaşı Zentiva)
Dilara Bilge (Smaçör, Galatasaray)
Selime İlyasoğlu (Smaçör, Konya Ereğli Bld.)
Merve Dalbeler (Libero, Yeşilyurt)

TEBESSÜM MOLASI…
Köyün kahvesinin kapısı açılır, içeri yüzünden düşen bin parça TEMEL girer…
İdris, arkadaşının bu perişan halini görünce hemen yanına varır…
“-Ula Temel’um ?... Haçan nedur bu halcazun ?...” der…
“Sorma İdris’um !...” diye söze başlar Temel… “Fadime ila hiç buluşamayruk !... Tam kaçip, bana gelmek isteyu, bizum evde anam, babam, kardeşum oliyi… Baş başa bi turli kalamayruk, işi bitiremeyrum...”
İdris, Temel’in sırtını sıvazlar, öğüt verir !...
“-İlahi Temel’um !... Bundan kolay ne vardur... Fadime’ye öğütlersun, haçan sizinkiler evden ne zaman ki ayrilurlar, havaya ateş edersun, Fadime de evin boşalduğuni anlar, sana koşarak varır, anlarsun ya...”
Temel’in yüzü güler…
“-Ula çok yaşa hemi İdrus kardeşum... Bak ben bunu heç düşünmemişum !...” der, koşa koşa kahveden fırlar !...”
Fırlayış o fırlayış !... 3 gün, 5 gün, 1 hafta, 1 ay, 3 ay derken kahvenin kapısı açılır, Temel içeri çok daha berbat, çok daha çökmüş vaziyette, üstelik gözü yaşlı içeri girer, bir sandalyeye çöker !... Arkadaşının bu halini gören İdris hemen yanında biter…
“Vay Temel’um... Nerelerdesun ?... Bu halin nicedur ?...” diye sorar…
Temel başlar anlatmaya…
“-Büyük şansizluk !...” diye girer söze…
“-Verdiğun planu aynen tatbik ettum bir süre… Ne zamanki evde yalnuz kaldum, asildum tüfege !... Fadime anladu, koştu geldu, işi biturdum !...”
“-Eeee, iyi ya ?... Daha ne isteysun ?...” diye araya girer İdris…
“-İlk zamanlar her şey yolunda gittu !... Ama….”
“-Amasi nedur Temel’um ?...”
“-Sonrasinu hesap edememişuk !... Haçan av mevsumi celdi, Fadime orospi oldi !...”

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar