Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Kısa... Kısa...

Tarih08 Mayıs 2010 , 16:18

Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim... Adam belki yüz kez vurur taşa.... Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturmaz... Sonra birden, yüz birincide taş ikiye ayrılıverir !... İşte o zaman anlarım ki, taşı ikiye bölen o "SON VURUŞ" değil, ondan öncekilerdir !..." Jacob Riis

VOLEYBOLDAN KISA KISA…
*Aroma Voleybol Ligleri'nin 2009-10 sezonu erkeklerde Fenerbahçe'nin, bayanlarda da geçen sezon olduğu Fenerbahce Acıbadem'in Şampiyonluğu ile noktalandı… Sezon güzel geçti sayılır… Sezon sona ererken, çalışkanlığı ve iş bitiriciliğiyle başta Ankara, İstanbul ve İzmir'de tesis üzerine tesis yapan, inanılmaz işlere imza atan Başkan Erol Ünal Karabıyık da “Yılın en iyi yöneticisi” seçilerek haklı bir övgünün de sahibi oldu…

Fenerbahçe Acıbadem takımının Avrupa'daki muhteşem sonucu sezonun en büyük başarısıydı… Bu başarının özellikle ezeli rakiplerine verdiği mesaj, sadece bir hatırlatmadan müteşekkil değildi…
İçinde, futbolun dışında da büyük başarılar alınabilineceğini, büyük ses getirilebileceğini ve bunun da yapılan onlarca yanlış transferlerin fiyaskosundan sokağa atılan paraların çok küçük bir bölümüyle de gerçekleştirileceğini göstermesi yatıyordu ve çok ama çok önem taşımaktaydı…

Umarım Galatasaray ve Beşiktaş yönetimleri de bu rekabet içerisinde, yüreklenen ve iştahı açılan taraftarlarının baskısına gerek kalmadan aklın ve başarının yolunun bir olduğunu anlamışlar ve şimdiden kolları sıvamışlardır… Taraftar dedim de… Gittiğim ve TV'den seyrettiğim maçlarda voleybol seyircisini rahatsız eden, küfrü ağızlarından düşürmeyen ve de bunu bayanların arasında utanmadan, sıkılmadan marifet sayan sözde taraftarı da sağduyuya, terbiyeye ve sporun erdemini oluşturan en büyük ve ulvi unsur olan “Fair Play”e davet ediyorum …

* Kafama takılan bir konuyu sevgili Cengiz Tokgöz “Mayın Tarlası” sitesindeki köşesinde ele almış… Zaten bunun çok kişinin gözünden kaçmadığı gibi birçok voleybol severi de üzdüğünü biliyorum… Sezon sonunda dağıtılan ve çağdaş bir istatistiki çalışmanın ürünü olan “En İyiler” arasına, bu yıl her ne kadar geçen yıllardaki formundan uzak gözükmüş olsa da takımını çoğu kez, yalnız kalmasına rağmen ateşleyen Neslihan Darnel'e, bayan voleybolunun uzun seneler oynanabilirliğinin açık bir sunumunu gösteren örnek voleybolcu Arzu Göllü'ye mutlaka bir şeyler verilmeliydi diye düşünüyorum… “Vefa”yı unutanlar, er geç bir gün arar dururlar …

* Milli takımlarımızın çalışmaları başladı ve yoğun tempoyla devam ediyor… Liglerin yeni bitmesi yüzünden bence yeterli bir kamp dönemi geçiremeyeceklerinden dolayı endişelerim var … Erkeklerde ay içinde evimizde oynayacağımız Avrupa Şampiyonası Eleme Grubunda işimizin kolay olduğu söylenemez ?...
Bayanlarda ise, sonu Dünya Şampiyonası'na hedeflenen çalışmaların ürününü alacağımıza yürekten inanıyorum… Tek çekindiğim, uzun bir maratonda yorulmuş, yıpranmış kızlarımızın muhtemel bıkkınlığı… Bu konuda renkli ve sosyal aktivitelerle beslenmelerinin gereğine inanıyorum…

* TVF her yıl olduğu gibi bu yıl da “Ödüllü Basın Yarışması” düzenliyor ?... Jüriyi bilmiyorum… “Türkiye Spor Yazarları Derneği Yönetim Kurulunca belirlenecek, alanında uzman 6 spor yazarından oluşacaktır.” Tanımlanması yapılmakta… Bu kişilerin voleybolun ve basının duayenlerinden oluşması bu yarışmayı daha nitelikli ve değerli kılacaktır… Söylemek, hatırlatmak, daha da doğrusu tekrarlamak istediğim bir husus da bu yarışmada, çağdaş basının vazgeçilmez bir parçası olan “İnternet Basını”nın da bu yarışmanın içerisine alınması ?... Daha önce de ifade ettiğim gibi, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı makamlarının tanıdığı ve bültenlerle beslediği “İnternet Basını”nı görmezden gelmek, bir evladını üvey görüp dışlamaktan farksızdır...

EPİRDEN BEACH VOLLEY SEZONA HAZIR…
Plaj voleybolunu ülkemizde tanıtmak, sevdirmek ve yaymak ilkeleriyle misyonunu sürdüren, liderliğini yaptığım EPİRDEN BEACH VOLLEY, TVF'nun plaj voleyboluna el atması sayesinde, sporcu yetiştiricilik görevini de üstlenmesi dolayısıyla bundan böyle bir süre faaliyetlerini yabancı misafir takımlarla yapacağı özel turnuva, şenlik ve gösteri maçlarıyla devam edecektir…

İstanbul, Gökçeada, Güre, Zeytinli, Lefkoşe, Antalya, İzmir'de toplam dokuz beldede halkımızla buluşacağız…

Bu yıl I6 yabancı takım bizlerle tüm sezonda birlikte olacak, hem bol bol maç oynayacaklar hem de kamp yapıp Dünya çapındaki organizasyonlara hazırlanacaklar…

Geleceğe yatırım yapan grubumuz, şu anda tam I66 ülke ile temas halinde olup, beş bine yakın yabancı antrenör, sporcu, gazeteci ve ilgiliyle kontak halindedir…

Önümüzdeki yıllarda yurtdışı turnuvalarına da ağırlık verecek olan EPİRDEN BEACH VOLLEY şimdiden Florida, Rio, Bükreş, Varna ve Lefkoşe turnuvaları için çalışmalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır…

DEVAMLI OKURLARIMA AÇIK DAVET :
On binlerce okuyucum arasında beni en fazla ziyaret eden, yorumlarıyla destekleyen, aşağıda nick isimleri yazılı kardeşlerimi bu yıl bir etabımızda ağırlamak istiyorum… Lütfen benimle gerçek kimlikleri ve de irtibat adresleriyle epirden@yahoo.com adresimden temasa geçsinler…

DOĞRUCU1973, SONSÖZBENİM, BAŞYARGIÇ, MERAKLISPORCU, SPORTMEN82, baphemora anos, TELEKULAK1, PRENSES6, Mr ACME, ceren2, arıza prenses, BEDENEĞİTİMCİ…

TALANCI DEVLET…
Kıyılarımızdaki en büyük talancı bence devletin ta kendisidir … Bugün en önemli yerlerde devlet tesisleri, dinlenme yerleri, eğitim tesisleri, şu veya bu adla kıyılara resmen devlet tarafından yerleştirilmiş, konuşlandırılmıştır …

Son yıllarda “talan” haberleri rekoru kırıldı… Orman talanı, sahil yağması, kıyı talanı.. Kaçak yapılaşma, çarpık kentleşme ve imara aykırı inşaatlar ülkemizin her yerinde aldı başını gitti… Sahiller acımasızca kirletildi… Deniz kenarına devasa çok katlı binalar yapıldı... Bugün ülkemizin her yanında kıyı talanı hala hızla devam etmekte… Üstelik devlet eliyle bu iş tam gaz ilerliyor…

Oysa kıyı kanunu var… Kıyılar herkesin malı sözde ?... Ama gerçek hiç de öyle değil… “Eğitim ve Dinlenme Tesisi” adı altında birçok tesis sıfır deniz kenarında işlevini koruyor ve birçoğunun ruhsatı bile yok... Etrafınıza, özellikle kıyı şeridimize bir bakın ?... Denize sıfır yerler ayrıcalıklı bölge halinde… Kim faydalanıyor ve devlete, millete getirisi ne, topluma getirisi ne bir araştırın ?... Birçoğu inşaat ruhsatı olmayan yerler… Devlet iyi örnek olacağı yerde hep kötü örnek olursa sade vatandaş ve ticaret yapanlar da talana devam eder, durur… Boşuna dememişler, “Üzüm üzüme baka baka kararır...” diye ?... Zaten yeterince morarmadık, kararmadık mı ?...

BEN UTANIYORUM, ONLAR UTANMIYORLAR…
Her Türk vatandaşı gibi bende mecliste olan bitenleri dehşetle izliyorum…

Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci adamına “Hitler” benzetmesi yapmak kimsenin haddine düşmez ?...

Sataşmalar, laf atmalar, küfürler, birbirlerinin üzerine yürümeler, yumruklaşmalar…

Bu kadar mı seviye düşer ?...

Milletin vekilliğini yapmak bu kadar mı ucuz ?...

Ben, “Benim Meclisim” diye utanıyorum, onlar utanmıyorlar ?...

Yazıklar olsun !...

KANSER HASTALARININ DİKKATLERİNE…
Sağlık Bakanlığından alıntıdır…

Acil servisler, yoğun bakım, yanık tedavisi, kanser tedavisi, yeni doğana verilen doğum hizmetleri ve doğum anomalileri cerrahi işlemler, organ ve doku nakilleri, diyaliz ve kardiyovasküler cerrahi uygulamaları ücretsiz… Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa istinaden çıkarılan ve 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, en önemli hükümlerden birisi de genel sağlık sigortalısı hastalardan acil ve ciddi sağlık tehdidinin bulunduğu durumlar için sosyal güvenlik kurumu ile sözleşmeli özel sağlık hizmet sunucuları tarafından ilave ücret talep edilmemesidir. Bu durum acil haller için sosyal güvelik kurumuyla sözleşme yapmamış özel sağlık kuruluşları için de geçerlidir. Zaten kamu hastanelerince eskiden olduğu gibi herhangi bir ilave ücret alınmamaktadır. 1/Ekim/2008 tarihinden önce özel sağlık hizmet sunucuları diledikleri kadar ilave ücret alabilmekteydiler. Aşağıda yer alan liste ilaç ve ücret alınamayacak ciddi sağlık tehditlerinin bulunduğu durumlardır.

1) Acil servislerde sunulan sağlık hizmetleri ile acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,

2) Yoğun bakım hizmetleri,

3) Yanık tedavisi hizmetleri,

4) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),

5) Yeni doğana verilen sağlık hizmetleri,

6) Organ, doku ve hücre nakilleri,

7) Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,

8) Diyaliz tedavileri,

9) Kardiyovasküler cerrahi işlemleri…

Görüldüğü gibi acil servislerde, yoğun bakımda, yanık tedavisinde; kanser tedavisinde, yeni doğanda verilen doğum hizmetlerinde ve doğum anomalilerindeki cerrahi işlemlerde, organ ve doku nakillerinde, diyalizde ve kardiyovasküler cerrahi uygulamalarında vatandaş artık özel hastanelere fark vermeyecektir. Eğer sizden bu hastalıkların teşhisi ve tedavisi için para alınmış ise; makbuzunuzla birlikte şikayetçi olabilirsiniz. Şikayetinizi de bir dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne yapacaksınız.

Sağlık Bakanlığı diyor ki: “Sağlık Uygulama Tebliğindeki hükme rağmen ilave ücret alınması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu`nca özel sağlık kuruluşuna sözleşme iptali ve para cezaları uygulanacaktır. Sözleşmeye aykırı durumun tespiti açısından, vatandaşımız kendi adına sosyal güvenlik kurumunca özel sağlık kuruluşlarına ödenen bedellerin dışında her ne ad altında olursa olsun kendi cebinden bir ödeme yapması durumunda, bu ödeme için faturasını detayları ile talep etmelidir. Ayrıca sözleşmeye aykırı durumların tespiti açısından Sosyal Güvenlik Kurumunca gerekli denetimler kuşkusuz sürekli yapılacaktır…”

TEBESSÜM MOLASI…
Uzaylılar bir görev için dünyaya inecekler görevleri dünya insanları ile cinsel ilişkiye girerek sonuçlarını gözlemlemek. Uzaylılar Türkiyenin tenha bir kasabasında bir çiftlik evine indirmişler gemilerini. Çiftlik evinin kapısını çalarak kapıyı açan adama amaçlarını anlatmaya başlamışlar. Adam biraz şaşkın biraz heyecanlanarak, "Benim hanıma bi sorayım" demiş. İçeri girerek karısına durumu ıkına sıkıla anlatmış… Kadın :
“Tamam bey, olur… Hem bi gecelik değişiklikten bir şey olmaz..” diye de eklemiş… Uzaylılarla beraber biraz oturduktan sonra uzaylı erkekle dünyalı kadın ayrı bi odaya, uzaylı kadın ile dünyalı erkekle ayrı bi odaya geçmişler….

Uzaylı adam başlamış dünyalı kadını soymaya ve daha sonra kendi soyunmaya…

Kadın, uzaylı adamın şeyini görünce çok şaşırmış ve gülmeye başlamış… Uzaylı :
“Neden güldün ?...” diye merakla sormuş…

Kadın utana sıkıla…
“Şey çok küçükmüş ?...”diye cevap vermiş…
Uzaylı :
“Sol kulağımı çek, o büyür…” demiş.
Kadın çekmiş adamın sol kulağını, gerçektende büyümüş…
Bu kez de kadın :
“Ama, şimdide çok ince ?..”
Uzaylı, istifini bozmadan yattığı yerden cevaplamış…
“Sağ kulağımı çek, o kalınlaşır... Kadın uzaylının sağ kulağını çekince gerçektende kalınlaşmış ve sabaha kadar defalarca sevişmişler…

Sabah olunca kahvaltıdan sonra uzaylıları gönderen karı koca aralarında konuşmaya başlamışlar...

Adam kadına “Nasıl geçti ?...” diye sormuş…

Kadın :
“Tek kelime ile mükemmeldi... Peki senin nasıl geçti kocacığım ?.." Adam kendinden çok emin bi şekilde böbürlenerek cevap vermiş… "Sen var ya sen ?... Şu gül gibi kocanın kıymetini bilmiyorsun ?...

Bak, elin uzaylısı zevkten kulaklarımı koparacaktı ?...”

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar